Şeker hastası olmak beni korkutuyor

Sevgili ablacığım, size bugün sağlıkla ilgili beni çok endişelendiren bir sorunum için yazıyorum. Ben 37 yaşında, genç evli bir erkeğim. Bir süreden beri bazı sorunlar yaşıyorum, kısacası rahatsızım. Böbreklerimden, karaciğerimden kuşkulandılar. Çeşitli testler ve tahliller yapıldı. Şekerime de bakıldı. Normal dediler.

Ancak şimdi doktorum tokluk kan şekerime bakılmasını istedi. Bu beni düşündürüyor. Bu ne demek? Kan şekerinin toklukla ilgisi nedir ve neden tokluk kan şekerini önemsediler? Bu genç yaşta şeker hastası olmak beni korkutuyor. Şeker hastası olmak, erkekliğimi kaybetmem demek değil mi? Herkes böyle söylüyor. Çok korkuyorum, baktırmadan önce size danışayım dedim. Siz her derde deva değil misiniz?

RUMUZ: ENDİŞELİ


Ah oğlum, keşke dediğin doğru olsa da her derde deva olabilsem ve insanların dertlerine biraz olsun yardımcı olabilsem. Elimden gelen ancak bu köşeden sizleri biraz ferahlatabilmek işte.

Neyse, gelelim derdine. Elbette bu ciddi konuyu araştırma gereği duydum. Tokluk kan şekeri, sabah aç karnına yapılan kan tahlilinden sonra, hastanın oldukça yüklü bir kahvaltı sonrasında iki saat arayla tekrar kanının alınması ve bu şekilde pankreasın ne kadar çalıştığı, tok karnına şeker düzeyinin nereye kadar çıktığı bilgisini veren bir araştırma. Haydarpaşa GATA Hastanesi Endokrinoloji ve Diyabet uzmanı Prof. Dr. Metin Özata hocamızın çok değerli bir kitabından bu konuda bilgi aldım: "Tokluk kan şekeri yüksekliğinin, damar sertliğini artırdığı yapılan bilimsel çalışmalarda ortaya konmuştur. Yemek sonrası kan şekeri düzeyi yüksek olan hastalarda damar sertliğinin daha sık ortaya çıktığı ve şeker hastalığına bağlı olarak oluşan organ hasarlarının daha fazla olduğu saptanmıştır.

Açlık kan şekeri ne kadar iyi olursa olsun, şeker hastalarında yine de komplikasyonların oluştuğu görülmektedir. Bu nedenle tokluk kan şekerinin de kontrol altında tutulmasının önemi artık ortaya çıkmıştır. Tokluk kan şeker düzeyi yüksek hastalarda kalp hastalığı riskinin fazla olduğu ortaya konmuştur. Özellikle şeker yükleme testinde 2. saat kan şeker düzeyi ile kalp hastalığı riski arasında ilişki vardır.

Yemek sonrası artan şeker, LDL-Kolesterol denen kötü kolesterolün damar sertliği yapıcı etkisini artırmaktadır. Ayrıca damarların içini döşeyen endotel isimli zar tabakasının iyi görev yapması da bozulmaktadır. Kan şekerinin hızlı artmasının pıhtılaşma faktörlerini artırarak damar içinde pıhtı oluşma riskini artırdığı da biliniyor. Kan şekerinin yemek sonrası aniden yükselmesi doku hasarına da neden oluyor."

Endişe ettiğin bu konuda daha fazla bilgi edinmek istersen, Prof. Dr. Metin Özata, Endokrinoloji ve Diyabet Uzmanı (0216) 3486519; "Şekerli Yaşam"/ Epsilon Yayınevi

Gençleri uyuşturucuya karşı uyarın

Merhaba Güzin Abla, ben bugünlerde çok gündemde olan bir konudan bahsetmek istiyorum: uyuşturucu. Artık iş çocuklara kadar düştü. Üstelik çocukları kandırmak o kadar kolay ki! Çevremde o kadar kullanan genç var ki... Birilerinin bu ülke çapındaki derde "Dur" demesi gerekiyor. Her gün birileri bu korkunç maddeye bağımlı oluyor. Başlayanların hepsinin sonu ölüm ve bu ölüme doğru giden yolda krizler, para bulmak için yapılan yasadışı işler, hırsızlık, gasp... Saymakla bitmez. Onun için ne olur, genç okurlarını ve aileleri uyar bu konuda. Bütün bunları bile bile uyuşturucunun hiçbir türüne başlamasınlar...

RUMUZ: HEPSİ 13


Sevgili okurum, bu ülke çapında değil, dünya çapında bir sorun ne yazık ki... Ve işin en korkuncu da, gençleri bu illete bulaştıranlar ya en yakın arkadaşları ya da sevgilileri oluyor. Bu konuda bir yararım olacağını bilsem, her gün yazarım.

Ağız kokusundan yakınan okurlarınıza bilgi

Sayın Feyza Algan, yazılarınızı ilgiyle ve beğenerek okuyorum. Şiddetli ağız kokusundan şikayetçi olan bir okurunuzun yazısını gördüm. Aynı sorun babamda da uzun yıllar vardı. Her şeyi denememize rağmen kendisini bu dertten kurtaramadık. Sonra internette insanların midesine yerleşen bir mikrobun buna neden olabileceğini okudum. Bu mikrobun adı helikobakter pilori. Anılan mikrop mideye yerleşip, midede oluşan asitten korunmak amacıyla bir enzim üretiyor ve midedeki asidi zararsız hale getirirken gaz oluşuyor. Bu gaz ise nefes yoluyla ağızdan koku olarak çıkıyor. Halkın yaklaşık yarısında bu mikrobun olduğu, bazılarında daha fazla bazılarında daha az koku yaptığını okudum. Her dahiliyeci doktor, nefes testi ile bu mikrobun midede olup olmadığını test edebiliyor. O zaman 1 hafta boyunca günde 1 hapla bu dertten kurtuluyorsunuz. Hemen hemen 30 sene ağız kokusu çeken babamı 1 hafta içerisinde rahatlattık. Tabii ki dişlerde herhangi bir hastalık veya çürük yoksa ve başka bir hastalık söz konusu değilse, aşırı ağız kokusu olan kişilerin mutlaka bu mikrobu taşıyıp taşımadıklarını test ettirmeleri uygun olur. Bu mikrobun mide ülserine de neden olduğu dikkate alınırsa, kurtulmakla bir taşla iki kuş vuruluyor. Bu bilgileri yayınlarsanız okurlarınıza yararım dokunacağını düşündüm

RUMUZ: AĞIZ KOKUSU

Sevgili okurum, bugünü sanırım sağlık konularına ayırmış olduk böylece. Ama gerçekten çok yararlı bilgiler bunlar. Ve pek çok okurumun da bu sıkıntısına yararı dokunacaktır. Onlar adına size sevgilerimi yolluyor, çok teşekkür ediyorum.
X

Onu sevmediğini söylerken doğum günümde evlendi

Eski sevgilim nişanlısıyla evlenmeden hemen önce benimle buluştu. Onu sevmediğini ve evlenmek istemediğini söyledi. Beraber olduk. Fakat bir süre sonra doğum günümde evlendi.

7 sene önce bir adama âşık oldum. Ayrılıklarla beraber 1 seneye yakın birlikte olduk... Son ayrılığın ardından senelerce hiç konuşmadık.
Uzun zaman sonra arkadaşım vesilesiyle bir araya geldik. Ben belki yeniden başlarız düşüncesindeyken, o “nişanlanıyorum” dedi.
Zaten beni hiç sevmedi ve hiç değer vermedi. Benim ne hissedeceğimi düşünmeden suratıma nişanlanacağını söyledi. Günlerce ağladım ve o günden sonra da hiç konuşmadım.
Evlenmeden 1 buçuk ay önce, görüşmek istediğini mesaj attı. Ben de bir umut, “Belki evlenmez, vazgeçer” diye düşündüm. Hatta istemeyerek onunla birlikte bile oldum ve ilkimi yaşadım.
Fakat bunun da bir değeri olmadı. Arkasına bile bakmadan çekti gitti ve üstelik doğum günümde evlendi. Oysa “Onu sevmiyorum, evlenmek istemiyorum” diyordu.
Çok mutlu fotoğraflar çektirmişler. Hatta o kadar mutlu ki sanki huzur bulmuş gibi. İçimden, “Bu mu evlenmek istemeyen, sevmeyen adam? Kendimi ziyan ettiğim adam...” dedim. Tahmin edeceğiniz gibi çıldırdım, sinir krizleri geçirdim.
Şimdi de psikiyatriste gidiyorum ama ilaçlar da fayda etmiyor.

Yazının Devamını Oku

En çok istediğim şey bebekti ama onu doğuramazdım

Eşimle evliliğimiz boyunca en çok istediğimiz şey çocuktu... Yıllarca denememize rağmen olmadı. Maalesef eşimi aldattığım adamdan hamile kaldım ama onu doğuramazdım...

Bu sırrımı mutlaka birine anlatmalıyım rahatlamak için... Bu da siz olacaksınız çünkü sizin tarafsız, dürüst ve şefkatli biri olduğunuza inanıyorum.

Aradan yıllar geçtiği halde, aklımdan çıkmıyor ve vicdanımı zorluyor. Evli bir kadınım. Eşimi seviyorum, ondan çok da memnunum, beni sever, sayar, kollar... Ama uzun yıllardır evliyiz ve aramızda heyecan kalmamıştı.

Çalışıyorum, bir işyeri sahibiyim. Eşimin de benim de kazancımız yerinde. Ne yazık ki çocuğumuz olmadı.

Önceleri doktor doktor dolaştık ama sonunda bunu kabul ettik. Ama işte bu doktor doktor dolaştığımız sırada...

Bir hastanede bir röntgen uzmanıyla tanıştım. Adamı görünce anında vuruldum. Sanırım bu duygular karşılıklıydı. Raporumu vermek bahanesiyle özel telefonumdan beni aradığında, bunu hissettim.

Biraz konuştuk, bir kahve içimlik buluşmaya karar verdik...

Ve tahmin edeceğiniz gibi bir süre sonra kendimizi birbirimizin kollarında bulduk.

Ona çılgın gibi âşık olmuştum, o da bana. Dünyayı unutmuştuk, hiç kimse umurumuzda değildi. Sonuçta o da evliydi ve iki çocuk babasıydı. Artık düzenli olarak buluşuyor, birlikte bulutlarda yaşıyorduk...

Yazının Devamını Oku

Eşim beni en yakın arkadaşımla aldattı

Eşimin telefonunda üniversiteden en yakın arkadaşım, hatta oda arkadaşım olan bir kişiyle cinsel içerikli mesajlaşmalarını yakaladım. Eşim aralarında fiziksel bir yakınlaşma olmadığını söylese de ondan soğudum.

Güzin Abla, eşimle 7 yıldır beraberiz. 1 yıldan beri de evliyiz. Çok mutluyduk. Ya da ben öyle sanıyormuşum...

2 hafta önce eşimin telefonunda ailece görüştüğümüz, benim üniversiteden en yakın, hatta oda arkadaşım olan bir kişiyle cinsel içerikli mesajlaşmalarını yakaladım.

Dünya başıma yıkıldı ve evde kıyamet koptu. Bu süre içinde kendisini asla savunmadı. Ancak çekip gitmeme izin vermedi. Çok pişman olduğunu, neden böyle bir şey yaptığını bilmediğini, baştan sona saçmalık olduğunu söyledi. 

Anlattığına göre sadece yazışmışlar, aralarında kesinlikle bir fiziksel yakınlaşma olmamış.

Hâlâ aynı evi paylaşmaya devam ediyoruz. Ama bu olayı yakaladığım günden beri üzerime titriyor, “Sana bunları unutturacağım, her şey normale dönecek” diyor.

Pişmanlığını hissettiriyor aslında. Ben de ne düşüneceğimi bilemiyorum. Çok soğudum ondan, o günden beri hiçbir şeyine tahammül edemiyorum, sürekli kötü davranıyorum.

O ise aksine bana karşı çok sabırlı, eskiye oranla aşırı ilgili. Ama bana her hareketi batıyor. Bazen unutur gibi oluyorum ama erkeklik gururuma yediremiyorum.

Bazen bir an eskisi gibi sevgi dolu oluyoruz ama ben mutlu olduğumuzu hissettiğim o anda yine sinirleniyorum, ona iyi davrandığım için kendimi suçluyorum.

Yazının Devamını Oku

Boşanma aşamasındaki sevgilimle devam edeyim mi

Erkek arkadaşım boşanma aşamasında ve bu durum kafamı çok karıştırıyor. “O olgun biri, başından evlilik geçmiş, beni üzmez kırmaz” diye düşünüyorum. Yine de emin olamıyorum...

Selam Güzin Abla, bekar bir genç kızım... Karşıma boşanma aşamasında olan bir adam çıktı. Eşiyle anlaşamadıkları için anlaşmalı boşanmak istemişler. Ama pandemi dolayısıyla mahkeme uzamış. Kendisi de benden 10 yaş büyük.

Aynı yerlerde oturuyoruz. Bir süre yazıştık, konuştuk. Bana âşık olduğunu söyledi. Her an beni çok seveceğini de dile getirdi.

Birkaç kez de buluştuk, görüştük. Kanım kaynadı ona... Gerçekten de ruhumuz uyuşuyor. Ama işte çocuklu biri kendisi.

Çocukları ise şu an eşinde. Boşanınca da eski eşinde kalacaklarmış. Ama içimde hep kötü bir his var. Onun geçmişini nasıl unutabilirim ya da nasıl görmezden gelebilirim!

İlişkimiz evliliğe kadar gitse durum ne olur? İleride çocukları yüzünden aramıza soğukluk girer mi? Benim bekar olmam, onun ise çocuklu ve dul biri olması herhangi bir sorun yaratır mı? 

Ailem ve arkadaşlarımın ne diyeceklerini çok düşünüyorum. Fakat onunlayken de çok mutluyum. Kafam çok karışık. Ne yapmam gerektiğini bilmiyorum.

Bir yandan şöyle düşünüyorum: “Benden olgun biri sonuçta başından bir evlilik geçmiş. Neyin ne olduğunu biliyor... Beni üzmez, kırmaz...”

Yine de emin olamıyorum.

Yazının Devamını Oku

Sevgilim benden önce başkalarıyla birlikte olmuş

Sevgilimin benden önce başkalarıyla birliktelikleri olmuş. Bu benim ve ailemin kabulleneceğim bir şey değil. Birbirimizi seviyoruz ama ne yapmam gerektiğini bilmiyorum.

Bundan yaklaşık 4 buçuk yıl evvel bir evlilik geçirdim. Fakat eşim olacak kişi, Doğu’dan Batı’ya tayin olmak için beni kullanmış. Bunu öğrenince beraberliğimiz yürümedi.

5 ay sonra hemen boşanma kararı alıp boşandık. Ama insanlara güvenim yerle bir oldu.

Aradan yıllar geçti... Ne kadar evlenmeye olumlu bakmasam da yeni birini hayatıma almaya karar verdim. Aynı işyerinde çalıştığım, hep abi dediğim biri vardı. Kendisi bana açılınca “deneyeyim” dedim.

Aramızda 7 yaş fark var.

Onun geçmişinde birçok sevgilisi olmuş.

 Cinsel birliktelikleri de olmuş ve yabancı bir kadınla 6 ay birlikte yaşamış.

Muhafazakâr biriyim ve bunlar kabulleneceğim şeyler değil. Ama “her insan hata yapar” diyerek göz yumdum.

Ben, bu adamı sevmeye başladım...

Yazının Devamını Oku

Evliyim ama eski sevgilimi hâlâ unutamıyorum

Ailemin üzülmemesi için sevdiğim adamla değil başkasıyla evlendim. Ama eski sevgilimle hâlâ birbirimizi seviyoruz. Eşimden ayrılıp eski sevgilimle mi beraber olmalıyım?

Merhaba Güzin Abla, ben evli, 1 çocuk annesiyim. Eşimle nişanlıyken onu sevmediğimi söyledim. Ama eşim ısrarla beni sevdiğini söyledi ve vazgeçmedi.

Şu an evliyiz ve sürekli kavga ediyoruz. Hiçbir zaman yanımda olmadı, beni ailesine karşı hiç savunmadı ve hep yargıladı. Evliliğimiz boyunca, eski sevgilimi başıma kaktı.

Akrabamız olan eski sevgilim, nişanlıyken kaçmamızı istedi ama cesaret edip onunla gitmedim.

Onu çok sevmeme rağmen ailemin, üzülmesini istemedim.

Eşimin ailesinin bedduasının bizi mutsuz edeceğini düşündüm.

Onu sevsem de eşimle evlenmek zorunda kaldım.

Eşim de kendisini istemediğimi biliyor ve “Aklın, kalbin hâlâ onda. Ruhun benimle değil” diyor.

Eşimle yataklarımız ayrı.

Yazının Devamını Oku

Annemle sevdiğim adam arasında kaldım

Sevdiğim adam, 1 yıl önce hayatıma girdi. Bana evlilik düşünmediğini ama benimle cinsel birliktelik yaşamak istediğini söyledi. Bu adam yüzünden annemin güvenini kaybettim...

Merhaba Güzin Abla, ben annemle sevdiğim adam arasında kaldım.
Sevdiğim, hayatıma 1 yıl önce girdi. Kendisi katıldığım bir kursta öğretim üyesiydi. Daha sonra aramızda yakınlık oldu ve görüşmeye başladık. Şu ana kadar sadece 1 kez dışarıda buluştuk. Sadece telefonda görüştük.
Kendisi evlilik konusunda pek hevesli değil. Bana, “Hayatımda ne olursa olsun, ne yaşarsam yaşayayım, her anımda olmanı istiyorum” dedi.
Benimle cinsel birliktelik yaşamak istediğini de söyledi.
Benden söz istedi ve “Bana, asla ‘hayır’ dememelisin. Koşulsuz şartsız kabul etmelisin” dedi. Ona söz verdim ama büyük bir aptallık yapmışım.
Sonra benden yapamayacağım bir şey istedi. Ben de kabul etmedim. “Sözünü çiğnedin” dedi.
Bana “Param olsa dahi borç isterim, sırf karşı tarafın ne kadar güvenilir olduğunu görmek için” diyordu.

Yazının Devamını Oku

Evlendiğim gece “bakire çıkmadın” diyerek beni babaevime bıraktı

Evlendiğimiz gece, eşimin ailesi evimize gelerek “Çarşaf almaya geldik” dedi. Ardından da eşim “bakire çıkmadın” diyerek beni babaevime bıraktı.

2 senelik nişanlımla ağustos ayında evlendim. 27 yaşındayım, iki üniversite bitirdim. Eşim lise mezunu, ben ikinci üniversitemi okurken ailesinin ısrarı üzerine üç ay içerisinde nişanlandık.

Bu dönemde bir küs, bir barışık bir sürü badire atlattık. Sonunda evlendik... Tam “Bitti, artık mutlu oluyoruz” diyordum ki ilk gece birlikteliğimizde kan gelmediği için eşim bana hiçbir şey hissettirmeden, ailesinin yanına gidip bakire çıkmadığımı bildirmiş. Yengeleri oyun kurup bize geldiler. “Çarşaf almaya geldik” dediler.

Ben de “O halde bir hastaneye gidelim” dedim. Evden “hastaneye” diye çıktık. Ancak eşim beni babamların evine bıraktı.

Annemler şok oldu... “Evinize dönün, biz kızımızdan eminiz” dedilerse de ikna olmadı. Annesi ve babası o gün konuyu sonradan duymuş gibi bize geldi. Bana sarılıp ağladılar... Onlarla birlikte iki hastaneye gittik.

Biri özeldi, ancak adli vaka olmadan muayene olunamayacağını söylediler. Bu arada eşim de beni annemlere bıraktıktan sonra, evimize dönüp evdeki altınları alıp gitmiş.

Biz ailesiyle hastaneye gittikten sonra “Sen bizim kızımızsın” diyerek evlerine götürdüler. Onu da çağırdılar yanımda çok dil döküp onu ikna etmeye çalıştılar. İçi rahat değilmiş, öyle söyledi. Eve döndük. Ertesi gün yine yengeleri, kardeşi bana yüklendi.

Bir doktor bulduklarını, onu seviyorsam gitmem gerektiğini söylediler. Ben de “Hepinizden şikayetçi olacağım” dedim.

Dayısı öğretmendi, eşi de hemşireydi. Onlar olaya sonradan dahil olup onu ikna etmeye çalıştı. “Sizin baş başa konuşmaya ihtiyacınız var” diyerek bizi evimize getirdiler...

Yazının Devamını Oku

Tüm hatalarına rağmen evlenmeli miyim?

Sevgilimle birbirimizi severken bir anda beni başkalarıyla aldattı. Barıştık ve sözlendik ama hâlâ güvenimi kazanamadı. Yaptığı tüm hatalarına rağmen onunla evlenmeli miyim?

Ben 19 yaşında bir kızım, şu anda nişanlıyım ama nişanlımı bir türlü affedemiyorum...

Biz sevgiliyken bana çok kötü şeyler yaptı. Gitti başkalarıyla oldu, güvenimi kırdı. Ona olan inancım da bitti. Artık ne söylese, ne yapsa bir türlü olmuyor. Yaptığı hataları bütün ailem öğrendi.

Annem ve babamdan çok tepki gördüm. Babam şimdiye kadar bana hiç söylemediği sözleri söyledi. Sevgilim de ailesinden çok tepki gördü, hata üstüne hata yaptı...

O hata yapınca, ben daha çok üstüne gittim. “Peşimi bırak” dedim, tüm hesaplarını engelledim, bu sefer iyice delirdi.

3 sene boyunca her günümüz kavgayla geçti. Yan yana her geldiğimizde birbirimizi yedik. Bana her defasında yalan söyledi ve güvenimi iyice kaybetti.

Daha sonra da kalkıp beni zorla kaçırdı...

Ortalık karıştı, babam beni buldu, mahkemelik olduk. Şikayetimi çekmeseydim 12 sene hapis cezası alacaktı. Bu nedenle nişanlandık.

Ama ben bir türlü bağlanamıyorum, sevemiyorum, yaptıklarını unutamıyorum.

Yazının Devamını Oku

Eşimin başka kadınla ilişkisi var

Hamileyken eşimin başka bir kadınla beraber olduğunu öğrendim. Ayrılmaya çalıştım ama beni çok sevdiğini söyledi. Peki, eşim beni bu kadar severken o kadınla nasıl olabiliyor?

2016 yılında kızıma hamileyken eşimin telefonunda bir kadınla yazışmalarını gördüm.
Dünyam yıkıldı çünkü biz severek evlendik ve çok mutluyduk. Kavga filan da etmezdik... Ta ki bir kadın aramıza girene kadar.
Bana yalvardı, “Tamam, o ilişkiyi bitireceğim, beni bırakma” dedi. Ben de inandım. Ama bitirmemiş. Birlikte olduğu kadın da evliymiş ve kocası beraber görmüş onları. Eşini boşamış, eşimle mahkemelik olmuş.
Ben de eve evrak gelince öğrendim.
Ama yeni doğum yapmıştım. Küçük bebekle kime sığınacaktım?
Ailem köyde ve zor geçinen insanlar. Onlara yük olmak istemedim. Üstelik 18 yaşında bir oğlum, 13 yaşında bir kızım daha var.
Küçük kızım 1 yaşındayken kadına işyeri açtığını öğrendim... Meğer bankadan para çekmiş.

Yazının Devamını Oku

Asker olduğum için beni istemiyorlar

Subay olduğum için kız arkadaşımın ailesi birlikte olmamıza karşı. Ama biz birbirimizi çok seviyoruz. Ne yapacağımı şaşırdım.

Sevgili Güzin Abla, ben subayım. Kız arkadaşımın ailesi asker olduğum için beni istemiyor. Eşi polis olan bir teyzesi var, ona “Benim kocam polis, bak ne kadar zorluk çekiyorum” diyormuş.
Kız arkadaşım mesleğimi sıkıntı etmiyor ama ailesi istemediği için onları karşısına alamıyor.
Hatta bu sorun yüzünden 4 aylık bir ayrılık sürecimiz oldu. Daha sonra bu ayrılığa dayanamayıp barışma kararı aldık. Ama kız arkadaşımın annesi beni istemediği için, kızına benimle barışmaması konusunda baskı yapmaya başladı.
Sonunda onu da ikna ettiğimizi sandık. Ama davranışları ile hâlâ beni istemediğini belli ediyordu.
Kız arkadaşım da sonunda benden ayrılmak zorunda kaldı. Bu ayrılığı kabul mü etmeliyim yoksa çabalamaya devam mı edeyim?
◊ Rumuz: Tek sorun ailesi

YANIT

Sevgili oğlum, ne ilginç bir dünyada yaşıyoruz... Sevgili oğlum, ne ilginç bir dünyada yaşıyoruz... Her şey ne kadar değişti.Eskiden aileler kızlarını subaylarla evlendirmek için yarış ederlerdi. Subayla evlenmek büyük bir prestijdi. Toplumda büyük bir saygınlıktı. Şimdi ise senin bu mektubuna bakınca, şaşırıyorum ve görüyorum ki, aileler kızlarını subaylarla evlendirmekten çekiniyor. Bunun nedeni olarak da subay ya da polis eşi olmanın zorluklarını, tehlikelerini öne sürüyorlar. Bir anlamda polis ya da subay eşi olmak her dönemde zorluk taşır. Böyle mesleklerin saygınlığının yanı sıra, her zaman hayati tehdidi de vardır. Çünkü subaylar da emniyet görevlileri de vatanımızı, milletimizi her türlü tehdide karşı korumakla görevlidir. Bu görev de elbette hiç kolay değildir. Ve yine eşleri için de hayat öyle pek kolay olmayacaktır.  Ancak böyle şerefli meslek sahibi bir eşe sahip olmanın da sağladığı onur hiçbir şeyle kıyaslanamaz. Bu yüzden sevgili oğlum, sevdiğin kızın her şeye rağmen sana gelmesini beklerim. Umarım sevdiğin gerçeği görür ve her şey gönlünce olur.   

Yazının Devamını Oku

Benimle o kadar ilgilendi ki evli olduğumu bile unuttum

Beni eskiden sevmiş olan bir genç, yeniden karşıma çıktı. Çok zengin olmuş, çok da değişmiş. Bana “Seni hiç unutamadım” dedi. Güzel sözler söyledi, güzel hediyeler aldı. Hep ihtiyacım olan şeylerdi.

Güzin Abla, 4 senelik evli bir kadınım. Bir çocuğum var. Eşimle 1 ay içinde tanışıp evlendik. Önceleri her şey güzeldi ama evlenince değişti. Ailesiyle birlikte yaşıyorduk. Eşim bana çok kötü şeyler yaşattı, ailesiyle yaşadığım her sorunda hep onların yanında oldu.
Ailesi bana hiçbir zaman ısınamadı zaten. Bu arada eşimin eski sevgilisiyle mesajlaştığını fark ettim.
Bu olaydan sonra iş boşanmaya kadar gitti ama ayrılmadık.
Eşim, ailesiyle bir arada olmamızın doğru olmadığını anladı sonunda.
Evi ayırdık ve aramız daha iyi oldu.
Maaşımın hepsini kocama veririm.
Hep istediklerini yaparım ama o bana ne güzel bir söz söyler, ne küçük bir hediye alır. Bu arada beni eskiden sevmiş olan bir genç, yeniden karşıma çıktı. Çok zengin olmuş, çok da değişmiş. Çalıştığım firmadaki patronumun da yakın arkadaşıymış.

Yazının Devamını Oku

Nişanlımı terk etmek zorunda kaldım

Yakın arkadaşımla bir süre sonra sevgili olup nişanlandık. Bir anda değişti ve devamlı benim kişiliğimi baskılamaya başladı. Çok sevdiğim nişanlımı terk etmek zorunda kaldım.

23 yaşında üniversite mezunu ve özel bir kurumda çalışan biriyim. 7 yıldır beni karşılıksız sevmiş, tüm zor zamanlarımda yanımda olmuş, gerçekten arkadaşlığına ve kendisine çok güvendiğim bir arkadaşım vardı.

O hayatımda tanıdığım en güzel adamdı. Bir ilişkiye başlayıp sonradan anlaşamayıp onu kaybetmekten çok korkuyordum. O yüzden hep arkadaş olarak yaklaştım ona.

Bir zaman sonra beni çok sevdiği için arkadaş kalamayacağını, eğer istersem benimle evlenmek istediğini söyledi. Önce olmayacağını söylesem de içimdeki ses ve çevremdeki insanlar beni bu kadar seven, değer veren kıymetimi bilen bir insanı kaybetmemem gerektiğini söyledi.

Ve kabul ettim, sözlendik, inan her şey çok güzeldi. Ama annesi akrabasının kızını istediği için ve tesettürlü olmadığımdan beni istemedi. Hep sorun çıkaracak davranışlarda bulundu.

Ben ve ailem, hep yapıcı davrandık ama olaylar büyüdü. Ailem de bu evliliği istememeye başladı. Ama bu sorunları aştık ya da ben öyle sanmıştım. Sonra nişanlandık...

6 ay nişanlı kaldık ama kısıtlamalar başladı. Telefon numaramı bile kimseye verdirmiyordu.

Arkadaşlarımla görüşemiyordum.

Onun istemediği bir şeyi yapınca hata yaptığımı söylüyor ve benimle günlerce konuşmuyordu.

Yazının Devamını Oku

Geleceğe umutla bakacağız

Çok acılar yaşadık ama her yıl gibi bu yıl da geçmişe sünger çekip geleceğe umutla bakacağız. Her şeye rağmen geçen yılı geride bırakıp, yeni bir yıla neşeyle ve güzel hayallerle girmiş olalım...

Oh, şükürler olsun, şu uğursuz 2020 yılı son buldu... Günler, haftalar, aylar, göz açıp kapayıncaya kadar geçip gidiyor. Arkasından bakakalıyoruz... Ancak 2020 her yıldan çok farklıydı herkes için. Bir virüs tüm dünyayı hükmü altına aldı, hepimizi esir etti, evlerimize kapadı.

Eşimizi dostumuzu, evlatlarımızı, büyüklerimizi göremez, ziyaretlerine gidemez olduk.

Hatta ne acıdır ki yakınlarımızın cenazelerine bile gidemiyoruz.

Düğün, bayram, yılbaşı, doğum günü kutlamaları askıya alındı.

Herkes kendi küçük dünyasına kapandı, eskiden sıradan olarak gördüğümüz en basit alışkanlıklarımızı bile rafa kaldırdık... Yılbaşı demek, hediye, alışveriş, sevdiklerimizle güzel bir sofrada buluşmak demekti...

Hiçbiri bu sene olmadı.

Bir yandan da “yeni bir yıl” demek, yaşların gelip geçtiğini gösteriyor. İnanamıyor insan. Yılların bunca süratine... Bir korku sarıyor yürekleri.

Zamanı durduramıyorsak, bizim için pek hoş değil bu hızlı gidiş...

Yazının Devamını Oku

5 yıllık ilişkimi başkası yüzünden bitirdim

5 yıldır sorunsuz yürüyen ilişkimi, başkası hayatıma girince gözümü bile kırpmadan bitirdim. Şimdilerde ise bunun pişmanlığını yaşıyorum.

20 yaşındayım ve 5 yıllık bir ilişkiden yeni çıktım. İlişkim hiçbir zaman kusursuz değildi.
Birkaç defa karşı tarafın isteğiyle ayrılık yaşamıştım ama hiçbir zaman sevmekten vazgeçmemiş, peşini bırakmamış ve nihayetinde onu yeniden kazanmıştım.
Halen üniversite okuduğumdan evlilik için daha zaman var.
Ancak evlenmeyi kesinlikle karşılıklı olarak planlamaktaydım.
Şimdilerde ise son 2 aydır ilk defa soğuduğumu ve eskisi gibi hissetmediğimi düşünüyorum. Hatta biter bitmez, başka bir erkekle yeni bir ilişkiye başladım bile.
5 yıllık ilişkimi, onu eskisi gibi sevmediğimi ve artık bende aşkın tükendiğini söyleyerek bitirdim.
Zaten o hamleyi yapmadan önce de zorla sürdürüyormuş hissi vardı içinde. Ancak bana karşı hiç kötü bir davranışı olmadığından bir türlü bitiremedim. Ama başkası hayatıma girince gözümü bile kırpmadan, “artık seninle mutlu değilim” deyip çekip gidebildim.

Yazının Devamını Oku

14 aydır elini bile tutamadım

14 aydır önce tanıştığım kadının her şeyiyle ilgilendim, maddi destek oldum ama doğru dürüst elini bile tutamadım. Şimdiyse birbirimize dargınız. Ona aldıklarımı geri mi isteyeyim?

14 ay önce bir kadınla tanıştım ve ona bir anda âşık oldum. Tanıştığımızdan bu yana evine, çocuklarına sahip çıktım. Maddi ve manevi yönden dünya kadar para harcadım ama bir türlü âşık edemedim kendime...

Telefonla görüşüyorduk, arada bir de buluşuyorduk.

Bir gün beni aradı ama o gün çok işim vardı, cevap veremedim ve mesaj yazdım, “İşlerim şu an çok karışık, çok zor durumdayım, cevaplayamadım” diye. Beni 30 kere aramış ve cevap vermeyince WhatsApp’tan engellemiş. Uzun süre de engeli kaldırmadı.

14 gün sonra aradım, “Konuşalım” dedim. Buluştuk. Bana kızgın ve dargın olduğunu söyledi. “Ben her yerden seni engelledim. Bak bakalım ulaşılamamak, kavuşamamak nasılmış” dedi. O günden sonra da bir daha aramadı.

Ben de o arasın diye bekledim. Çünkü sonuçta ben de ona kızgınım.

Düşünün, 14 ay boyunca çalıştım ve tüm kazancımı hep ona verdim. Her şeyiyle ilgilendim, elimden geldiğince maddi destek oldum. Ama buna karşılık ne gördüm?

İnanın doğru dürüst elini bile tutamadım. Ben ne yaptım da bana bu kadar kızıyor ve beni aramıyor?

Zaten o beni hiç sevmedi, hiç yakınlık göstermedi. Size soruyorum şimdi, ne yapmalıyım?

Yazının Devamını Oku

3 yıldır başka bir kadınla berabermiş

Eşim gizlice 3 yıldır başka bir kadınla berabermiş. Hatta imam nikâhıyla evlenmişler bile... Bunu öğrendiğimden beri depresyondayım...

13 senelik evliyim ve 2 çocuk annesiyim. Eşim benden 8 yaş büyük... Ben, 19 yaşındayken severek evlendik. Her şey yolunda giderken, çok mutluyken, beni aldattığını öğrendim... Meğer 3 yıldır bir kadınla berabermiş. O kadına imam nikâhı kıymış ve 2 yıl kadar da evli kalmışlar...
Son bir senede de kadının eşine söylerim tehditleriyle devam etmiş ve bir şekilde ben öğrenince kadını sildi. Yalvardı yakardı, ben de çocuklar yüzünden boşanmaktan vazgeçtim ama içimden bir türlü atamıyorum.
Şu anda beni mutlu edebilmek için elinden geleni yapıyor. Ama ben ona her baktığımda aklıma geliyor.
Depresyon ilaçları kullanmaya başladım.
Öğreneli 4 ay kadar oldu. Bu durum düzelir mi? Çok çaresizim, çocuklar olunca hemen silip atamıyorsun...
Eşimi de seviyorum.
◊ Rumuz: Depresyon

Yazının Devamını Oku