GeriErtuğrul ÖZKÖK Sayın Aydın Doğan
MENÜ
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

Sayın Aydın Doğan

AYDIN BEY, bu yazı, 18 yıllık patronuma dilekçemdir.

Dün gece bir televizyon kanalında, bana atılan bir iftiraya cevap vermek üzere bu televizyon kanalına bağlanmışsınız. Size her zamanki saygımla bir kez daha teşekkür ediyorum. Orada böyle bir olayın olmadığını söylemişsiniz.

Bu arada da “Ertuğrul Özkök böyle bir şey yapmışsa şerefsizdir” demişsiniz.

Çok haklısınız. Doğru şerefsizdir.

Şimdi hayatımın en önemli yıllarını verdiğim Hürriyet’e ve size karşı olan sevgim ve saygım nedeniyle açık tarihli bir istifa mektubu sunuyorum.

Benim elimde eski Turizm Bakanı Bahattin Yücel’le ilgili bir yolsuzluk dosyası yoktu. Olsaydı derhal yayınlardım. Bahattin Yücel’e böyle bir şeyi söylemedim. Zafer Mutlu ile aramda böyle bir konuşma geçmedi. Ama Bahattin Yücel “Evet Ertuğrul Özkök bana böyle bir şey söyledi” derse, bu istifa mektubumu o an yürürlüğe koyunuz.

Bunun karşılığında 25 yıldır çalıştığım Hürriyet gazetesinden tek kuruş hak talep  etmeyeceğim. Ve gazeteciliği hayatımın sonuna kadar bırakacağım.

Saygılarımla.

Ertuğrul Özkök

Arkadaş, memleketini tanıyor musun

1988 yılında Murat Vargı adlı genç bir işadamı Ankara’daki ofisime gelip bana heyecanla GSM adı verilen cep telefonu projesini anlatmıştı.

O gün, Vargı’nın anlattığı şeyin ne anlama geldiğini anlamıştım.

Ama 23 Şubat tarihli Wall Street Journal gazetesinde, “Türkiye’nin internet kaplanı harekete geçiyor” başlıklı yazıyı okuyunca daha da iyi anladım.

ÇARPICI RAKAMLARLA BİR TIGER DEVRİMİ

Avrupa Birliği’nin resmi rakamlarına göre, memleketimizin 2010 yılındaki büyüme hızı yüzde 9’du. Aynı yıl AB’nin 27 ülkesinin ortalaması sadece yüzde 2’ydi.

2011’de büyüme hızımız yüzde 7.5 oldu. AB’nin ortalaması ise sadece yüzde 1.9’du.

Comscore adlı internet reyting şirketine göre 77 milyon Türkiye vatandaşının 35 milyonu internet kullanıcısı. Bunun yüzde 70’i 34 yaşından genç. Bu da Türkiye’yi Avrupa’nın beşinci büyük internet pazarı yapıyor.

Türkiye’nin internet kullanıcıları, Hollanda ve İngiltere’den sonra ekran başında en uzun vakit geçiren kullanıcılar.

Türkiye sosyal medyada da dünyanın en büyük pazarlarından biri. Facebook’un en büyük 5’inci, Twitter’ın ise 10’uncu izleyicisi.

Türkiye, internetin lojistik ve fiziki altyapısı bakımından çok kuvvetli. Üçüncü nesil internet şebekesinin gelişme hızı birçok Avrupa ülkesinden daha ileride.

Dünyanın en büyük ticari internet şirketleri gözünü Türkiye’ye dikti.

Naspers adlı Güney Afrika devi, Markafoni adlı alışveriş şirketinin çoğunluk hisselerini aldı.

Dünyanın en büyük sanal alışveriş devi eBay, “Gittigidiyor” adlı şirketi satın aldı.

Dünyanın internetten en büyük kitap ve CD satış şirketi olan Amazon, yeni kurulan Çiçek Sepeti hisselerinin bir bölümünü alıyor.

Rusya’nın arama motoru devi Yandex Türkiye pazarına girdi.

Dünyanın en büyük yatırım şirketleri, internet pazarının canlanması sonucunda gözlerini Türkiye’ye dikti. Accel Partners adlı yatırım devi, Antalya’da yapılan internet konferansına özel olarak iki elemanını gönderdi.

Nereden bakarsanız bakın, moda deyişle, dünyada bir “Tiger” doğuyor.

Yani bir internet kaplanı...

Yalnız, gazetedeki analizde bir eksiklik dikkatimi çekti.

Almanya’nın alışveriş şirketi Rocket Internet’in Türk pazarına gireceğini ve bunun da Türk şirketlerine tehdit oluşturacağını yazıyor. Ama analizinde, başarılı onlarca internet şirketine sahip, piyasanın gerçek devi Doğan Grubu’na ait lider alışveriş sitesi “Hepsiburada”dan hiç söz etmiyor.

Avrupa’nın en çok ziyaretçi kabul eden alışveriş merkezine yılda 1.5 milyon kişi gidiyor. “Hepsiburada.com”a alışveriş için gelen kişi sayısı ise ayda 15 milyon.

Bu sitede 350 bin ürün satılıyor. Avrupa’nın en büyük 18’inci internet alışveriş sitesi.

Dolayısıyla Rocket’in Türk pazarındaki işi o kadar kolay değil.

GİZLİ TIGER’LAR

Türkiye bugün internet pazarında, 3G pazarında bu kadar kuvvetli bir yere geldiyse, bunda rahmetle andığım Özal’ın ve hiçbir zaman ön plana çıkmadan GSM devrimini bizlere anlatan Murat Vargı’nın vizyonunu ve militanca mücadelesini hiç unutmamalıyız.

Hiçbir zaman unutmamamız gereken iki isim de Başbakan Tayyip Erdoğan ve Ulaştırma Bakanı Binali Yıldırım’dır.

Onların vizyonu da bu “Tiger devriminde” çok büyük paya sahip.

Bu büyük devrimi anlatırken, iki genç kaplanın ismini de eklemeden geçemeyeceğim.

Vuslat Doğan Sabancı ve Hanzade Doğan Boyner...

Bugün Türkiye’nin gerçek internet devi, Doğan Grubu bünyesindeki şirketlerdir.

Bu da Doğan Grubu’nun ve bu iki kadının vizyonu sayesinde gerçekleşti.

PORNO SEYREDEN ŞU TÜRK ERKEKLERİNİ İYİ TANIYIN

İLGİYLE izlediğim “GQ” dergisinin Türkçe versiyonunun ilk sayısında bir araştırma yayınlandı.

“GfK Türkiye” adlı araştırma şirketinin geçen kasım-aralık ayında 20-55 yaş arası Türk erkekleri üzerine yaptığı araştırmanın sonuçlarına bakalım.

YALANCI Yüzde 83’ü yalan söylüyor. Bu soruya ne kadar doğru cevap verdiğini de hemen bir sonraki soruda ispatlıyor:
Güya Türk erkeğinin yüzde 60’ı bebek için kariyerine ara verirmiş.

İNTERNET AŞKI Yüzde 39’u internette ilişki yaşamış.

PEMBE ERKEĞİ BOZAR Büyük çoğunluğunun tercih ettiği renkler sırasıyla siyah, gri, lacivert, kahverengi ve beyaz.

ÜLKE SEVGİSİ anlayışı ilginç. Yüzde 57’si “Sevgilim için ülkemi değiştiririm” diyor.
Yorum: Yalan kontenjanına girebilir.

Yüzde 89’u başarılı olan insanları seviyor.

Soru: Durum böyleyse, “Her başarının bir cezası vardır” atasözü neden İngilizcede değil de Türkçede vardır?

Demek ki hemen arkasından şu soruyu da sormak gerekirdi: “Başarılı insanı kıskanır mısınız?” Cevabının yüzde 83’lük yalan kontenjanından geleceğine kalıbımı basarım.

HAFTADA KAÇ GÜN Türk erkeği “Haftada 4 ideal” diyor.
Yorum: Maalesef, şu iğrenç soruyu de sormak gerekirdi. Kaçı evde, kaçı dışarıda?

AKSESUVARINI SEVSİNLER Yüzde 84’ü “Aksesuvarsız çıkmam” diyor.
Yesinler senin aksesuvarını. Çünkü aksesuvar denince aklına 3 şey geliyor: Saat, kemer ve cüzdan.
Yorum: Sizce bir eksik yok mu? Mesela “alyans”? Küçük ama ilginç bir eksiklik değil mi?

ONLINE ERKEK Yüzde 73’ü sosyal ağlara giriyor. Yüzde 29’u sörf yapıyor. Yüzde 25’i internetten gazete ve haber okuyor.
Küçücük bir ayrıntı. Yüzde kaçı internette pornoya giriyor bilin bakalım. Sadece yüzde 4... İyi mi... (Yüzde 83 kontenjanından.)

ERKEKLER AĞLAMAZ Sen öyle zannet. Bal gibi ağlar ama nerede?
Buyurun: Yüzde 30’u yalnızken; yüzde 28’i ailesinin yanında; yüzde 21 ağlamıyor.
Bir de arızalı grup var: Yüzde 1’i sadece “annesinin yanında” ağlıyor.
Anasını ağlatanları biliyorduk da anasının yanında ağlayanları da öğrendik.

HARBİ AYRILIK “Türk erkeği sevgilisinden nasıl ayrılır?”

Yüzde 72’si “yüz yüze” ayrılıyormuş. Mertçe yani, harbi bir delikanlı gibi, direkt yüzüne söylüyor.
Telefonda ayrıldığını söyleyen yüzde 22.
Yorum: Peki geriye kalan yüzde 6? Dergide cevabı yok. Herhalde onlar “zombi sevgili”. Ayrıldığı halde, ayrılmamış gibi yaşayan erkekler. (Veya öldürünceye kadar ayrıldığını kabul etmeyenler.)

EN ÖLDÜRÜCÜ Türk erkeğinin yüzde 75’i “cinsel fantezilerini paylaşıyormuş”.
Peki cinsel fantezi ne? Cevabı yok.
Kuvvetli tahminim, renk tercihi gibi.
Yani renk yok... Olsa olsa mutfakta ve ayna karşısında sevişmek...

HA UNUTMADAN SÖYLEYEYİM Parayla sekse sıcak bakan Türk erkeği sadece yüzde 15...
Eh sadece yüzde 4’ü internette pornoya giren bir neslin ahvadı, tabii ki parayla sekse de sıcak bakmaz. Çünkü o bedavacıdır.

SON YORUM: Başbakan’ın dindar nesil yetiştirme çabası gereksiz. O nesil zaten yetişmiş.

X

'Upper Cihangir' sezon finali - Koskoca semt dedelere kaldı

Geçen perşembe akşamı itibarıyla Türkiye “lockdown”a girip eve kapanırken seviyeli magazinin yeni merkezi Upper Cihangir de bir nevi sezon finali yaptı.

Seviyeli magazinin ağırlık merkezi de Bodrum’a kaydı. Bölgenin yeni nesil magazincisi Tuğrul Eryılmaz’ın T24’te her cuma günü merakla beklenen Upper Cihangir fısıltıları köşesi de geçen hafta pek tatsızdı.

Bütün bir sayfadan aklımızda kalan tek konu Sırrı Süreyya Önder’in dede olmasıydı.

Demek ki koskoca Upper Cihangir artık, müzik denince aklına sadece The Rolling Stones gelen tonton dedelere ve eski tüfek Mülkiyelilere kaldı.

Böylece magazin meydanı, “Memleketin bunca meselesi varken ısrarla seviyeli seviyesiz her magazine dalan” bendenize kaldı.

Bugünden itibaren 17 Mayıs gününe kadar “Lockdown 2021 Özel” sayfalarıyla karşınızdayım.

*

Yani “

Yazının Devamını Oku

Bir ayağı İstanbul'a basan ve Tahran'ı dağıtan bir 'narafig'

“Narafig” Farsça’da dostunu sırtından bıçaklayan kişi demek... Büyük ihtimalle de bir derin devlet komplocusu...

Tahran’ı darmadağın edip oradan Washington ve Tel Aviv’e sıçrayan bu “yeni nesil patlayıcı”, 24 Nisan günü esrarengiz bir ‘Narafig’in, Londra’daki Iran International adlı haber sitesi ve televizyon kanalına bir yoldan ulaşması ile başladı.

Esrarengiz Narafig’in elinde İran’ı darmadağın edecek bir ses kaydı vardı...

Tahran’da kapalı kapılar ardında yapılmış 3 saatlik bir görüşmenin kaydıydı bu.

Şimdi dönelim 24 Nisan gününe...

Türkiye o gün ABD Başkanı Biden’ın sözde soykırım konuşmasına kilitlenmişken, aynı saatlerde Iran International’a ulaşan kişi veya kişiler onlara bu üç saatlik kaydın bazı bölümlerini getirmişti...

Sitenin Londra’daki yöneticileri “ellerindeki malın” ne olduğunu anında anladılar.

Kayıt adeta Tahran’ı uçuracak yepyeni nesil bir patlayıcı gibiydi.

Bu kaydın açıklanması, İran’da bir süredir yaşanan

Yazının Devamını Oku

47'li bir erkek, 54'lü Blair'in bu fotoğrafına bakınca ne hisseder

Biraz narsistçe...

Biraz da bencilce bakıyorsa...

Yani benim gibiyse, kesinlikle benim hissettiğimi hisseder...

İngiltere’nin eski Başbakanı Tony Blair epeydir ortada görünmüyordu.

Pandemi başından beri ilk fotoğrafını dün İsmet Berkan’ın “10 Haber” sitesinde gördüm.

Geçen hafta İskoçya’nın bağımsızlığı ile ilgili bir televizyon programına çıkmış...

Tabii herkes programda söylediklerini değil, bu halini konuşmaya başladı. Başbakan saçlarını uzatmış... Bayağı uzatmış.

Boyamadığı için de uzun saçları ile folk şarkıcısı

Yazının Devamını Oku

Modi'nin inanç mağarasında fiyatlar neden böyle düştü

Hindistan’ın popülist başbakanı Narendra Modi’nin “seçim şovu meditasyon mağarasını” ilk defa Müslüman bir Hint asıllı Amerikalıdan öğrendim.

Yaptığı şahane televizyon şovları ile popülist liderlerin komik hallerini hicveden Hasan Minhaj, bir programında Hindistan’daki seçimleri anlatırken, şu anki başbakan Modi’nin “dua etmek ve meditasyon yapmak üzere bir mağaraya çekilmesini” anlatmıştı.

*

Ancak orada öğrenmiştim ki, Tanrı ve kendisiyle baş başa kalmak için kapandığı bu mağarada 4 kamera görüntülerini kaydediyordu.

Ancak Hasan Minhaj, Modi’nin yüzündeki sahte ifadeleri gösteren görüntüleri yayınlarken hepimizi kahkahalara boğan bir ayrıntıya dikkatimizi çekmişti.

Güya meditasyon yapmak ve dua etmek için inzivaya çekilen Modi’yi 4 kamera görüntülüyormuş...

Amaç?

Bunları seçim kampanyasında

Yazının Devamını Oku

Katarlı bayan Alya'nın mektubundaki 2 cümle

1)Şimdi anlatacağım olay, bana çok gizli kanallardan ulaşmış bir haber değil...

Birleşmiş Milletler’in herkese açık bir platformundan geldi...

Şimdi dikkatle okuyun lütfen...

*

22 Mart 2021 günü...

Yani bundan 38 gün önce BM Genel Sekreteri’ne bir mektup sunuldu...

Mektubun altında şu imza vardı:

Alya Ahmed Saif Al-Thani...

*

Yazının Devamını Oku

Yüksek lisanslı ilk rehber köpeği 'Kara' ikizler burcu

Bugün, yani 28 Nisan, Dünya Rehber Köpekler Günü...

Ben de bu özel gün dolayısıyla size Türkiye’de okumuş ve mezun olmuş, lisansüstü eğitimli ilk rehber köpeği “Kara”yı tanıtayım...

“Kara” 21 Mayıs 2015 günü doğdu.

Safkan dişi bir Labrador.

Lisans eğitimini Ankara’da Birleşik Krallık Büyükelçiliği görevlileri gözetiminde tamamladı.

Ama eğitimi orada bitmedi. Bir de yüksek lisans eğitimi var.

Onu da İngiltere’de yaptı.

Yüksek lisans hocası, uluslararası rehber köpek eğitmeni

Yazının Devamını Oku

Ben bu gürültüye kulaklarımı tıkadım şu üç cümleye baktım

1) Ülkenin muhafazakârı, laiki...

Dincisi, milliyetçisi, ulusalcısı ayakta...

“NATO’dan çıkalım” diye bağıran...

“İncirlik’i kapatalım” diye haykıran...

ABD ile bütün ilişkilerimizi keselim diyen...

Öyle bir gürültü var ki...

Ülkenin en makul insanları bile bazı çok önemli şeyleri göremiyor, duyamıyor...

Oysa 24 Nisan günü sadece o kelime yoktu... Çok önemli şeyler de oldu.

Yazının Devamını Oku

Sabık deputattan biyarbırçi görüntü

“Sabık”, yeni Türkçede “eski” demek...

- “Deputat”, Rusça kökenli bir kelime, “milletvekili” anlamına geliyor.

- “Biyarbırçi”, Azericede “Utanç verici” demek...

- “Görüntü” ise aynen “görüntü...”

*

Dün sabahtan beri Bakü’den gelen bu videoya gülüyorum ve güldüğüm için de kendime kızıyorum.

Dün T24’te gördüm. Azerbaycan’da günün konusuymuş ve televizyonlarda işte bu başlıkla verilmiş. Eski milletvekili Hüseyinbala Biralamov, ki kendisi 75 yaşında....

Yazının Devamını Oku

Banzai Mustafa Kemal Paşa çok çok banzai

Geçen gün bir arkadaşım gönderdi...

Japonya’da yapılmış video...

Kim yapmış, sözleri nedir hiç bilmiyorum.

Ama içinde bir kelime var ki....

Beni çok etkiledi.

*

Video önce İzmir’i tanıtarak başlıyor.

Arkasından İzmir’de işgalci Yunan ordusuna karşı başlatılan milli mücadele çok güzel çizimlerle anlatılıyor.

Yazının Devamını Oku

İçimizdeki en tonton anarşiste bandanalı bir Babıâli vedası

Önce köşe yazarı vardı...

Yukarıdaki babamız biz köşe yazarı milletini yaratırken, bazı unvanları çok cömertçe bağışlamıştır...

Mesela “siyasi köşe yazarı...”

Tanrı babamızın eli cömerttir... Her isteyene vermiştir bu unvanı...

Onlara bir de “Ağır ol da molla desinler” duygusunu vermiştir aynı cömertlikle...

Bir de kibir ve egoyu...

İşte böyle çıkmıştır piyasaya saçılmış binlerce siyaset köşe yazarı...

*

Yazının Devamını Oku

Emin kardeşim ben piyanistim niye hep bana ateş ediyorsun

Sözcü gazetesi, Turgut Özal’ın 28’inci ölüm yıldönümü günü herkese örnek olması gereken harika bir şey yaptı.

Özal’ı müthiş övücü bir manşet ve sayfayla andı.

Ben de Sözcü yazıişlerini ve bu sayfayı hazırlayan arkadaşımız Emin Özgönül’ü alkışlayan bir yazı yazdım.

*

Ama o ne...

Bütün hayatı boyunca maddi manevi geçimini Özal ve herkese hakaretle sağlayan Emin Çölaşan, gazetesine bir şey diyemeyince hıncını yine benden çıkardı...

Üstelik yine bir sürü yalan dolanla...

Neymiş ben ona Turgut Özal’la ilgili kitabını okudum çok beğendim demişim.

Yazının Devamını Oku

57 milyon riskli vatandaşı acilen koruma altına almanın formülü

Dün itibarıyla dünya “COVID atlası” şöyleydi.

İsrail aşılamasını tamamlamış, bütün yasakları kaldırmış ve halkı da plajlara hücum etmişti.

Yeni Zelanda ve Avustralya arasında serbest seyahat başlamıştı.

Dünyada COVID olayını en ağır geçiren ülkelerden Amerika’da Biden politikası sonuçlarını vermeye başlamıştı.

16 yaş üzeri isteyen her Amerikan vatandaşına aşı uygulanabiliyordu.

330 milyonluk ABD’de yeni vaka sayısı 67 bindi.

Haziran ayı ortası itibarıyla nüfusunun yüzde 70’ini aşılamış olacağını açıklamıştı.

80 milyon nüfuslu Türkiye’de ise yeni vaka sayısı 55 bindi...

Yazının Devamını Oku

Korkuyorsunuz çünkü statlarda idare ediyorduk ama ekranda edemiyoruz

Alman liglerinin tatsızlığı, İtalya’nın statları yenilememesi, koca Rusya’nın doğru dürüst bir takım çıkaramaması, herkesi Premier Lig ve La Liga hastası yaptı. Bakıyorum, tüm Avrupa ülkelerinin federasyonları ayakta. Paniğin sebebi belli... Siz daha VAR’ı bile yönetemiyorsunuz. Kalite yerlerde. Şimdi korkuyorsunuz.

Bu bir deprem... Futbolun 8.1 şiddetindeki depremi. Hiç kuşkunuz olmasın, arkasından tsunami de gelecek... Gelecek ve bu bütün derme çatma ‘Milli ve yerli futbol düzeni’ bu tsunaminin altında kalacak.

TÜRKiYE LiGi’NiN VASATLIĞI ALMAN LiGi’NiN RUHSUZLUĞU

· 12 Avrupa takımının pazar günü “Biz artık Avrupa’da bir ‘Ultra Süper Lig’ kuruyoruz” açıklaması tam bir depremdir. Ve yıllardır “Geliyorum” diyen bir deprem bu...

· Alman liglerinin tatsızlığı, tuzsuzluğu, ruhsuzluğu.

· İtalya’nın futbol oynadığı sahaları bile yenilemede nal toplaması.

· Fransa’nın Arap sermayesi sayesinde çok
geç Avrupa futboluna dönmesi.

· Oligarklarını bile İngiltere’ye kaptıran koskoca Rusya’nın doğru dürüst bir futbol takımı çıkaramaması, sonunda bütün Avrupa seyircisini Premier Lig ve La Liga hastası yaptı. Onlar da bu vasatlıkta debelenirken sonunda bu kararı aldılar.

Yazının Devamını Oku

Lüzumsuz bir köşe yazarının çok lüzumlu üç-beş saniyesi

T24 haber sitesi yazarı Ali Akay hatırlattı.

Dün, yani 19 Nisan, Fransız yazar ve düşünürü Jean-Paul Sartre’ın cenazesinin kaldırıldığı günün yıldönümüydü.

Sartre 15 Nisan günü ölmüştü...

Öyleyse niye onu 19 Nisan günü hatırlıyoruz...

*

Cevabı çok basit...

Çünkü onu Montparnasse Mezarlığı’na uğurlayan öylesine büyük bir kalabalık vardı ki...

Fransa, onu, siyasette en büyük muhalifi olan cumhurbaşkanı De Gaulle’ün söylediği şu sözle hatırladı:

“Sartre Fransa’dır...”

Yazının Devamını Oku

Bir Upper Cihangir magazini... Diziyi çekerken 6 kere öpüştük o COVID oldu ama ben olmadım

Tabii Upper Cihangir’deki en büyük haber kaynağımdan öğrendim haberi.

1- Kanal D’nin başarılı bir başlangıç yapan dizisi “Camdaki Kız” meğer tam anlamıyla bir Upper (Yukarı) Cihangir dizisiymiş.

*

Nereden mi çıkardım?

Bir kere dizinin bazı sahneleri Cihangir Caddesi’ndeki köşkte çekilmiş.



Yazının Devamını Oku

Sizce bu 'Reformist Tonton' sayfası hangi gazetede çıktı

Tam 28 yıl olmuş...

Bugün Turgut Özal’ın ölümünün 28’inci yıldönümü...

Sabah büyük bir sürprizle uyandım.

Bir gazete harika bir Özal’ı anma sayfası hazırlamış.

*

Tepedeki manşeti şöyle:

“Reformist Tonton...”

Üst spotları şöyle:

- “Hayata veda etmesinin üzerinden 28 yıl geçti ancak yaptıkları hafızalardan hiç silinmedi.”

Yazının Devamını Oku

Yuhh yahu yuh artık ne diyeyim ben bu kafaya

Önceki gün benim açımdan iki sevindirici gelişme vardı...

Sabah Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü İbrahim Kalın’ın “Hiç Oldum” şarkısı için yaptığı klibin haberi ile uyandım.

İkincisi ise aynı sabahın akşamı Ahmet Altan’ın serbest bırakılmasıydı.

*

Hayatım boyunca devlette görev yapan insanların müzikle, sanatla, sporla ilgilenmelerini çok sevdim...

Çünkü tanıdığım siyasetçilerin çok büyük bölümünün siyaset dışında hiçbir uğraşısı yoktu...

Şuna inanıyorum...

Bir insan sanatla, müzikle, sinemayla ilgilendiği zaman bu onun vicdanına, adalet duygusuna ve üslubuna da yansıyor...

Nitekim

Yazının Devamını Oku

Bodrum'dan doğan bir özel Türk 'Lirası'

Önceki gün Türkiye’de çok ilginç bir şey oldu...

Ekonomi tarihimizde ilk defa bir şahsın Bitcoin hesabına haciz kondu...

Bunun anlamı şu...

Artık hepimizin hayatında “Bitcoin” denilen bir para var...

Aslında bu para cebimizde...

Tek farkı ceket cebinde değil cep telefonumuzda olması...

Üç yıla yakın bir süredir bir insan arıyorum...

Bana çok basit biçimde “Bitcoin nedir” anlatsın...

Yazının Devamını Oku

Türkiye'nin çaresiz ev kadını hangi okula rüşvet verirdi

Aslında yazının gerçek başlığı şu:

“Türkiye’nin Ivy League okulları hangisidir...”

O nedenle, araya “Çaresiz ev kadını” ifadesinin girmesinin hikâyesiyle başlayayım.

*

Geçen ay bir streaming platformunda, ABD’de 2019 yılında yaşanan “üniversiteye giriş” skandalıyla ilgili belgeseli seyrediyordum.

ABD’nin önde gelen bazı varlıklı ve şöhretli aileleri çocuklarını en iyi üniversitelere sokmak için rüşvet tezgâhını kurmuş biri aracılığıyla bal gibi rüşvet anlamına gelecek paralar harcıyorlar.

*

Onlardan biri de “Çaresiz Ev Kadınları” dizisinde Lynette Scavo rolünü oynayan oyuncu Felicity Huffman...

Emmy, Altın Küre, SAG ödülleri var

Yazının Devamını Oku