GeriSpor Şakalar ve Gerçekler
MENÜ
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

Şakalar ve Gerçekler

Abone Olgoogle-news

Cüneyt E. KORYÜREK

Atletizm pistinden gelmiş bir politikacı olan, Spordan Sorumlu Devlet Bakanı Yücel Seçkiner, aklın yolunun bir olduğunu vurgulayan bir davranışla, bundan evvel bu köşede önerdiğim bazı hususları süratle ele aldı. İnönü Stadı'nın tartan piste kavuşması, atletizmde dört yıldır yayınlanmayan Şeref Listeleri'nin hazırlanması ve suçları kesinleşmeden Federasyon tarafından cezalandırılmak istenen iki genç bayan atletin yarışma haklarının geri verilmesi konularını çözümledi.

Ama, iki gün evvel gazetelerde, Yücel Seçkiner'in ağzından olduğu söylenen bazı beyanlar yayınlanınca, ortada bir ‘‘Şakacı’’ kişinin dolaştığını fark ettim. Habere göre, Seçkiner, bundan böyle yurt dışında katıldığı yarışmada ilk altıya giremeyen sporcunun harcırahını vermeyecekmiş. Yücel gibi hem sporcu hem de yönetici olarak koşmuş ve çalışmış bir kişinin böyle bir laf etmesi dahi düşünülemez. Herşeyden evvel, harcırah sporcuya kanun maddesine göre ödenen zorunlu bir paradır. Bunun aksine bir karar almak, işi mahkemelere kadar götürür.

ÖNEMLİ OLAN AMAÇ

Amaç, büyük şampiyonalarda iyi sonuçlar almaksa -ki aslı budur- o zaman, sporcunun mümkün olduğu kadar dışarıda yarışmasının temin edilmesi gerekir. Bir atlet, sırf deneyim sahibi olsun diye Dünya Şampiyonaları veya Olimpiyadlar'a yollanmaz. Küçük ve sık dış temas sonunda gelişen rakiplerini tanıyan ve olgunlaşan sporcu, zamanla büyük şampiyonalarda dereceye girebilir. Bu nedenle, bu haberi ben sadece bir şaka olarak alıyorum. Benim tanıdığım Yücel böyle laflar etmez.

İkinci şaka ile dolu bir haber, gene gazetelerde yayınlandı. Atletizm Federasyonu Başkanı, geçen hafta İzmir'de yapılan Balkan Gençler Şampiyonası'ndaki sonuçları ele alarak, ‘‘Balkanlar lideriyiz’’ demiş ve ilave etmiş, ‘‘Federasyon olarak, altyapıya eğilmemizin karşılığını, altı ay gibi kısa bir sürede aldığımıza inanıyorum’’. Alın size bir başka şaka daha. Eğer başkan o kadar yetenekli ise, hemen Mesut Yılmaz'ı indirip onu hükümetin başına geçirelim.

BALKANLAR'DA YERİMİZ

İşin doğrusu Türkiye'deki atletizm Balkanlar'da sadece Makedonya ve Arnavutluk'un önünde ve diğerlerinin gerisinde sıralanıyor. Bu yıl Haziran için de yapılan Avrupa Kupası Atletizm Ligi'nde Yunanistan, Süper Lig grubunda İngiltere, Rusya, Almanya, İtalya ve Fransa'nın dişli atletleri ile yarıştı ve erkeklerde üç ikincilik, ve üç üçüncülük aldı. Balkan ülkelerinden Romanya, Süper Lig'de ve Bulgaristan 1. Lig'de yarışırken, bizler 2. Lig'in B Grubundayız. Ve bu yarışmada, erkeklerde sadece Ruhan İşim, sırıkla atlamada birinci olurken, dört genç kızımız Aksel Gürcan, Öznur Dursun, Birsen Elma ve Nazan Pehlivan birincilik kürsüsünde yer aldı.

Birbirimizi aldatmayalım. Türk atletizminde yepyeni bir ufuk açılıyor. Bir taraftan gençler diğer taraftan da bayanlar arasında çok kabiliyetli çocuklarımız var. Ama bunlar, bugünkü Federasyon'un altı aylık çalışması sonunda olmadı. Bunun nedeni, bundan evvelki federasyonların katkısı, bu çocukları yetiştiren ve adlarını dahi kimselerin bilmediği ‘‘isimsiz’’ çalıştırıcılar ve gençlerin kendileri.

Şaka ile gerçeği birbirine karıştırmayalım. Dünya Atletizm Şampiyonası'na gitmek hakkını ‘‘B’’ barajı ile aşan bayan sporcuların hazırlıklarına başlamalarını sağlayalım ve takımı da ilan edelim. Bir zamanların güçlü Türk atletizmi, Atina'da sadece üç bayan atlet ve baraj olmayan maratonda seçilen atletlerle temsil edilecek. Bakın, nerelere geldik!

Tüm eleştiri ve önerileriniz için Fax: (212) 241 36 47

e-mail: koryurek@superonline.com

False