GeriRamazan Özel Sünnet-i Müekkede Nedir? Sünneti Müekkede Anlamı Ve Örnekleri
MENÜ
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

Sünnet-i Müekkede Nedir? Sünneti Müekkede Anlamı Ve Örnekleri

Sünnet-i Müekkede Nedir? Sünneti Müekkede Anlamı Ve Örnekleri

Sünnet Hz. Muhammed (s.a.v.)’in yapmış olduğu davranışlar ve uyguladığı her şey anlamına gelir. Sünnet olan bir davranış yapılıyorsa bu davranış Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed (s.a.v.)!in davranışını uygulamak ve bunu sürdürmek anlamına gelir. Sünnet-i müekkede nedir? Sünneti müekkede anlamı ve örnekleri nelerdir? İşte cevaplar.

Sünnet-i müekkede birçok kişinin anlamını merak ettiği bazı noktalarda ise karıştırdığı bir şeydir. Kelime anlamı olarak sünnet-i müekkede kuvvetli sünnet anlamını taşır. Sünnet-i müekkede fıkıh ilmine ait olan terimlerden biridir. Dini vecibeleri tamamlayan fiilleri ile Allah resulü Hz. Muhammed (s.a.v.)’in yapmaya devam ettiği fakat herhangi bir bağlayıcılığı olmayan fiiller olduğunu bildirmek amacı ile bazen o fiilleri terk edip bazen de bizzat bu fiilleri eda etmenin vacip olmadığını bildirdiği sünnetlere sünnet-i müekkede denilir.

 Sünnet-i Müekkede Nedir?

 Allah Resulü Hz. Muhammed (s.a.v.)’in devamlı şekilde işlediği fakat nadiren terk etmiş olduğu; vacip ya da farz olmayan amellerine sünnet-i müekkede denilir. Sünnet-i müekkede olan ameller dini hayatın kemale erdirilebilmesi için yerine getirilen amellerdir. Bu tür sünnetlerin farz ibadetlerde yapılabilecek olan kusurların telafi edilmesi için yapılan ibadetlerdir. Bu nedenle sünneti müekkede olan amelleri terk etmek günah olmamak ile birlikte sevap getiren amellerdir.

 Resulallah’ın yapmış olduğu bu sünneti müekkedeleri zaman zaman yerine getirmek önemlidir. Bu sayede sünnetlerin terk edilmesi gibi bir durum ile karşı karşıya kalınmaz. Sünneti müekkede olan amellerin yerine getirilmesi kişinin sevap kazanmasına vesile olur.

 Sünneti müekkedenin terkinde herhangi bir günah yoktur. Resulallah (s.a.v.)’in kedidinin Allah rızası için yapmak istediği ve yapılmasının hayırlı olduğu fakat terkinin bir sorun teşkil etmediği amelleridir. Allah Resulü Hz. Muhammed (s.a.v.)’in sünnetlerinin terki haram iken, sünneti müekkede de böyle bir durum söz konusu değildir.

 Sünneti Müekkede Anlamı ve Örnekleri

 Sünneti müekkede; Allah Resulu Hz. Muhammed (s.a.v.)’in devamlı olarak yapıp bazı zamanlarda yapmadığı amelleridir. Sünneti müekkede de vacip olan veya farz olan hiçbir durum söz konusu değildir. Örneğin sabah namazının farzının kılınmadan öncesinde kılınan iki rekat, öğle namazının farzının kılınmasından önceki dört rekat ile sonraki iki rekat, akşam namazının farzının kılınmasından hemen sonra kılınan iki rekat ve yatsı namazının farzının kılınmasının ardından kılınan iki rekat olan namazlar birer sünneti müekkededir.

 Sünnet olarak kılınan bu rekatlar bazı dönemlerde terk edilebilir. Terk etmenin sakıncası yoktur fakat yapmanın sevabı bulunur. Bu konu ile ilgili olarak Allah Resulü Hz. Muhammed (s.a.v.) sünneti müekkede olarak sayılan toplamda on iki rekat olan sünnetlerin kılınmasının devamlı olması durumunda Allah’ın o kişiye cennet içinde bir köşk inşa edeceğini haber vermiştir.

 Bunun dışında Allah Resulü Hz. Muhammed (s.a.v.) genel olarak namazlarını cemaatle kılar, bazen cemaat olmadan da kıldığı olmuştur. Bu sebep ile cemaatle namaz kılmak bir sünneti müekkede örneğidir. Cemaatle namaz kılmak çok faziletli bir ameldir fakat namazın cemaat dışında kılınmasının herhangi bir günahı bulunmaz. Buna rağmen Allah Resulü Hz. Muhammed (s.a.v.) cemaate katılmamanın geçerli bir sebebi yoksa bu durumdan pek hoşlanmazdı.

 Bunların dışında ise elde necaset bulunduğu düşünüldüğünde ellerin yıkanması, abdest almadan önce ağız için misvak kullanımı, abdest alırken burun ve ağızı iyice yıkamak, abdest sırasında parmakları hilallemek, ezanın yüksek bir yerden okunması gibi durumların her biri birer sünneti müekkede örneğidir. Abdest azalarının abdest alırken üç defa yıkanmasında bir sünneti müekkededir. Bu davranışları terk etmek kişinin günah işlemiş olmasın sebep olmamaktadır.

 

False