GeriRamazan Özel Hz. Bilal-İ Habeşi (R.a) Kimdir? Hz. Bilal Habeşi'nin Hayatı
MENÜ
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
  • Yorumlar
    0
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

Hz. Bilal-İ Habeşi (R.a) Kimdir? Hz. Bilal Habeşi'nin Hayatı

Hz. Bilal-İ Habeşi (R.a) Kimdir? Hz. Bilal Habeşi'nin Hayatı
Abone Olgoogle-news

Son peygamber Resullah (s.a.v.)’in müzzeni sıfatı ile meşhur olmuş olan Bilal-i Habeşi (r.a.), ilk ezanı okuyan kişi olarak hala bilinen, konuşulan bir kişidir. Hz. Bilal-i Habeşi (r.a.) kimdir? İşte Hz. Bilal Habeşi’nin hayatı ve kişiliği ile ilgili bilgileri sizler için derledik.

Hz. Bilal Habeşi ilk kez ezanı okuması ile asırlar geçse de unutulmayan hala konuşulan biridir. İslamiyet’in yayılma döneminin en zor günlerinde Müslüman olduğunu açıkça net bir şekilde ifade edebilen ilk yedi Müslüman kişinin arasında yerini almış oldukça önemli olan sahabelerden birisidir. İslam’a girmesi nedeni ile çok büyük acılar ve çok büyük sıkıntılar çekmiştir. Fakat kendisine uygulanan hiçbir zulme yenik düşmemiş İslam davasından vazgeçmemiştir. Şiddet, korku ve alay edilmelere sabretti ve kahramanlaştı ve unutulmayan sahabeler arasına girdi.

 Hz. Bilal-i Habeşi Kimdir?

 Hz. Bilal-i Habeşi aslında Habeşistan’lı olan biridir. Annesinin Hamame, babasının adı ise Rebah’tır. Miladi olarak 581 yılında Mekke’de Cumahoğulları isimli bir kabilenin ferdi olarak dünyaya geldi. Yıllar içerisinde Ümeyye İbni Halef isimli bir adama köle oldu ve annesi de doğduğu kabilede bir cariye idi. Ebubekir (r.a.)’ın aracılık etmesi ile İslam ile şereflenmiştir. Hz. Bilali Habeşi (r.a.) oldukça dürüst ve mert biriydi. Kölesi olduğu Ümeyye kervanının yanında tek başına gönderecek kadar O’na güveniyordu. Sesi de kişiliği kadar güzel birisiydi. Şenliklerin ve düğünlerin aranan yüzüydü ve bu nedenle de Ümeyye Bilal’i Habeşi (r.a.)’ı yanından ayırmazdı. Her zaman mertliğini, dürüstlüğünü koruyan bir kimse oldu.

 Hz. Bilal Habeşi’nin Hayatı

 Ümeyye bir gün kervanı ile Bilal’i Habeşi (r.a.)’ gönderdiğinde, Hz. Ebubekir (r.a.) ile beraber olmuştur. Ebubekir (r.a.) kendisinin görmüş olduğu bir rüyayı yorumlattığı rahibin, yorumunu anlatmaktaydı. Bilal’i Habeşi (r.a.) rüya yorumunu dinledi. Ahir zamandaki nebinin Mekke’den çıkacak olduğunu bu şekilde duymuştu. Bunu unutmamak üzere aklına not etti. İslamiyet’in yeni geldiği günlerin birinde kervan ile seferden dönen Bilal’in kulağı konuşulanlardaydı. Yeni peygamberin kim olduğunu merak ediyordu. Bir gün bir gece yarısı vaktinde Hz. Ebubekir (r.a.) Bilal’i Habeşi’nin yanın ageldi. Bilal’i Habeşi’ye ahir zaman peygamberinin Abdullah’ın oğlu olan Muhammed (s.a.v) olduğunu bildirdi ve kendisinin O’na iman ederek İslam’a girmiş olduğunu söyledi. Bilal’i Habeşi ahir zaman peygamberinin kendilerini neye davet ettiğini sordu. Ebubekir (r.a.) ise her şeyin yaratıcısı olan Allah’a ibadet etmeye davet ettiğini ve davet edildiği bu dinde yalnız kulluk ve iman ile üstün olunacağını söyledi. Bilal’i Habeşi dine nasıl girildiğini sordu ve Ebubekir (r.a.) hemen Kelime-i Şehadet getirmesi gerektiğini söyledi. Kelime-i Şehadet getire Bilal’i Habeşi İslam dini ile şereflenmiş oldu.

 Hayatında bambaşka olan, yepyeni bir sayfa açılan Bilal’i Habeşi(r.a.) kimseden korkmayarak, çevresinde kendisini koruyacak olan kimsenin olup olmadığını sorgulamadan açık şekilde İslam’a girmiş olduğunu ilan etti. Kölesinin Müslüman olmuş olduğunu duyan ve dehşete kapılan Ümeyye ne yapacağını şaşırmıştı. Kendisine herhangi bir şey sormadan kölesi nasıl yeni ve farklı bir dine girebilirdi bunu düşünüyordu. Aynı şekilde yeni bir dine girdiğini nasıl açıkça böyle söyleyebiliyordu anlam veremiyordu. Bunu hazmedemeyen ve kalbi katı olan Ümeyye işkence ve zulüm etti. Yeni dininden Bilal’i Habeşi (r.a.)’ı yorulana dek dövdü, kızgın çöl kumları üzerinde öğlen sıcağında süründürdü. Putların ismini söylesin diye türlü işkenceler yaptı fakat Bilal’i Habeşi (r.a.)’n söylediği tek şey “Ehad” idi. Allah’ın bir olduğundan başka bir şey söylemiyordu. Bilal’i Habeşi’ye yapılan bu zor işkenceler Muhammed (s.a.v.)’i üzüyordu. Hz. Ebubekir (r.a.) bütün servetini vermek pahasına olsa da O’nu kölelikten kurtarmak için gitti. Artık hür olmuştu ve Muhammed (s.a.v)’in yanında kalarak O’na yardımcı oluyordu. İslam’ın ilk müezzini olmuştu. Mekke’nin fethinde Kâbe’ye Resullah (s.a.v.) ile girerek ezan okudu. Resullah (s.a.v.) vefat edince artık Bilali Habeşi (r.a.) ezan okuyamaz oldu. Şam’a gidip cihada katıldı ve Resullah (s.a.v.)’i rüyasında görünce geri dönerek ezan okudu. Fakat Resullah (s.a.v.)’in hasretine dayanamadı ve tekrar Şam’a göç etti. Miladi olarak 642 yılında vefat etti.

 

False
Haber Yorumlarını Göster
Haber Yorumlarını Gizle