GeriSpor Rakipler ve Rekorlar (2)
MENÜ
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

Rakipler ve Rekorlar (2)

Abone Olgoogle-news

Cüneyt KORYÜREK

Dünya sürat koşuları piyasasında Linford Christie ve Carl Lewis kendilerini emekli ettikten sonra meydan, ilk bakışta Jamaika kökenli Kanada vatandaşı Donovon Bailey ve Namibia'Frankie Fredericks'e kalıyor gibi görüldü. Bailey, 1995 dünya şampiyonası ve Atlanta'daki birinciliği ve 9.84 ile kendine mal ettiği 100 metre rekoru ile, burada da favori. Fredericks ise, hem Bailey, hem de Johnson'u Atlanta'da 100 ve 200 metrelerde rekor kırmalarını sağlayaak rekabeti doğuran ve ikisinin ardından gümüş madalya alan bir atlet. Son aylardaki formu mükemmel değil ama, hemen her şampiyonada kendilerinden korkulan bir adam. Şampiyon dahi, ufak bir hata yaptığında Fredericks yarışı kapar ve götürür.

Bailey ve Fredericks, 30 yaşın baharını yaşıyorlar; ama arkadan gelen iki genç var ki, şöhrete aç iki kızgın adam ve aynı antrenörle çalışıyorlar. Bunlardan biri, Atlanta'da iki bronz kazanmış ve 24 yaşına rağmen iki Olimpiyad'da yarışmış Trinidadlı Ato Boldon; bu genç adam 1.76 metrelik boyuna rağmen sırtında küfe taşır gibi 75 kg ile koşuyor. Buldozer gibi, herkesin ensesinde ve bazen de önünde koşabiliyor. Bu son haftalarda ise formunun zirvesinde. Bu genç şampiyon adaylarından ikincisi ise Amerikalı Maurice Greene. Daha 23 yaşında olmasına rağmen, epey tecrübeli ve bu yıl 9.90 koşarak kendini gösterdi. Amerikan takımında 200 metre koşmamasına rağmen, geçen haftalar içinde bu mesafede de 19.86 koşarak, gelecek yılların en büyük sprinterlerinden biri olacağını duyurdu. Atletizm severler için büyük ve unutulmaz bir ziyafet olacak buradaki yarışmalarda sadece 100 ve 200 metrecileri seyretmeyeceğiz. Burada belki de kendinden en çok bahsettirecek olan kişilerin başında, Atlanta'da kimselerin unutamayacağı 200 metre rekorunu kıran ve biraz da çerez olsun diyerek 400 metrede de birinci gelen Michael Johnson geliyor. Aslına bakılırsa, muhteşem bir dünya rekoru ve iki branşda Olimpiyad altını alan kişinin artık pek beklentisi kalmıyor gibi. İşin bundan sonrası para kazanmak, geçilmemek ve imkanı varsa rekorlar kırmak.

Sanırım, sakatlığı nedeniyle Amerikan seçmelerinde koşmadığı için takıma giremeyen ve Nebiola'nın kararı ile burada koşma hakkına kavuşan Johnson haziran başında geçirdiği sakatlığı yenebilirse, katılacağı 400 metredeki dünya rekorunu kırarak, eski haşmetine kavuşabilir; dünya rekoru yedi yıllık ve 43.29'da duruyor.

Ama, durun bakalım; şampiyona daha başlamadı bile ve buraya gelen her şampiyon ve rekortmen, eminim aynı şeyi düşünüyor. Öyle ya, burası sadece gelecek haftalarda Avrupa'nın her tarafında yapılacak olan ve tüm rakipleri biraraya getrecek yarışmalara davet edilecek atletler burada kendilerini gösterecek ve Atina'da adını en üste çıkaracak atlet de, bu yarışmalara sadece katılması için eline bol sıfırlı çekler verilecek ve rekor kırdığı sürece banka hesabı yükselecek. Atina'da büyük şampiyonlar rekabet içinde rekor kırmak için yarışacaklar. Bizler de seyredeceğiz. Hem de büyük zevkle.

False