Peki ya anne hastalanırsa...

Perişandım. Bir an üşüyor, bir an ter atıyordum.

Ve inanın çocuklar sizi böyle görmekten hoşlanmıyorlar. Yatmayacak ve asla hasta olmayacaksınız. Beni sürekli kaldırıyor, bir şeyler okumamı istiyor, odasına gidip oyunlar oynamamızı emrediyordu!

Artık bu kış bitsin. Her zaman yaza tercih ettiğim, çok daha güzel olduğuna inandığım kış mevsimi bu sene burnumdan getirdi. Fakat biliyorum, sadece benim değil, bütün annelerin burnundan getirdi.

Sürekli hasta olan çocuklar, düşmeyen ateşler, akan burunlar, geceleri bölen öksürüklerden iyice yorulduk. Bu kış inanın pek çok hastalıkla karşı karşıya kaldık. En acısı da çocukla annenin de hasta olması.

Neyse ki bizde henüz böyle olmadı. Önce oğlan iyileşti. Sonra gözümde bir rahatsızlık oldu. Göz nezlesi olmuşum. Neyse, bu kışı bu tip bir nezle ile atlatıyorum derkeeeeennnn, oğlanı anneme bırakıp bir gece gezelim bari dediğin gecenin sabahında yataktan kalkamaz oldum.

Başta bunu içkiye bağladım. Çünkü epey bir zamandır içki içmiyordum ve o gece iyi içmiştim. İçmeyi ve deşarj olmayı kafama takmıştım. Ama ertesi günkü yataktan kalkamama hali 'Yahu ihtiyarladım mı ne? Artık hiç içki kaldıramıyorum' olarak yorumlandı.

Oysa öyle değilmiş. O gece annemde yemek yiyecektik ve ben oraya gittim, ite kaka. Meğersem hasta oluyormuşum.

İliklerime kadar ağrılar, çıkan ateş, uyuma hali... İnanın 92 yılından beri yattığımı bilmem. Hastalık halini bile unutmuşum.

Fırsatım olmadı hasta olmaya...

Neyse ki annem devreye girdi ve o gece de Sinan'ı evinde alıkoyarak benim dinlenmemi sağladı.

Cumartesi kardan dolayı bütün aile evdeydik.

Perişandım. Bir an üşüyor, bir an ter atıyordum.

Ve inanın çocuklar sizi böyle görmekten hoşlanmıyorlar. Yatmayacak ve asla hasta olmayacaksınız. Beni sürekli kaldırıyor, bir şeyler okumamı istiyor, odasına gidip oyunlar oynamamızı emrediyordu!

Sürüne sürüne bir şeyler yapmaya çalıştım tabii. Neyse ki baba evdeydi ve benim bir ara sızmama imkan sağladı. Alıp onu epey bir oynadı.

Bir ara Sinan'ı emzirirken burnum tıkanmıştı da doktor maskelerinden almıştım emzirirken nefesimi bebeğe göndermemek için. Aklıma o geldi.

Hala kolumu kıpırdatacak halim yok. Göz nezlesi babaya da bulaştı ve tek göz ailesi şeklinde evin içinde dolanıyoruz.

Her uzanışımda oğlum tepeme çıkıyor. Yalvarıyorum ona, hastayım, biraz uzanalım diye... 'Hasta değilsin' deyip duruyor.

Bir anne olarak hasta olma hakkımız yok çünkü ve o bunu biliyor. Derdim de ona bulaştırmamak zaten. Ama o bunu da biliyor sanki, ben kendimi ondan çektikçe benim üzerime düşüyor. Yüzünü yüzüme yaklaştırıyor, sarılıp duruyor.

Ah işte yine ter atmaya başladım. Neyse ki anneanne ve dede devreye girdiler ve oğlanı biraz dolaşmaya götürdüler.

Ben de biraz uyuklayayım bari...Hep derler ya anneler en ufak bir fırsatı bile değerlendirmeli, uyumalı, dinlenmeli diye...

Demezler mi?

İyi artık ben diyorum.


Bebeklere ikinci el


Artık internetteki pek çok site bebekler için ikinci el ürünlerin alım satımına başladı. Çok kısa süre için alınan ama kullanılması gerekli olduğu için almadan edilemeyen pek çok ürün işi bittiğinde çok iyi durumda kalıyor. Ya depolara kaldırılıp aile içinde doğabilecek diğer çocuklar için saklanıyor ya da tanıdık birilerine veriliyor. Ama internet sayesinde artık ihtiyacı olan pek çok kişiye bu ürünler çok daha ucuz fiyatlara satılabiliyor.

anneyizbiz.com, annelergrubu.com ve hamileeğitim.com bu işin başını çeken siteler arasında. Burada satılan ürünün sahibinin adı soyadı, ürünün markası, tarifi ve hatta kullanım süreleri de belirtiliyor.

Arada hiç kullanılmamış ürünler bile çıkıyor. Listelerde kıyafete pek rastlanmıyor. Zaten kıyafete pek ilgi olacağını da sanmıyorum çünkü pek çok anne hala kendisi ikinci el giymeyi sevse bile çocuğuna yeni almayı tercih ediyor.

İHTİYACINIZ OLANI YAZIN SATICISI SİZİ BULSUN

Ama pusetten steril makinelerine, telsiz aletlerinden salıncak ya da oyuncaklara kadar pek çok şey buralarda satılıyor. Satış listelerinden başka arayanların da listesi var. Mesela annelergrubu.com sitesindeki tabloya ihtiyacınız olan ürünü de gönderip size cevap gelmesini sağlayabiliyorsunuz.

anneyiz.biz sitesinin yetkililerinden Pınar Yücel en çok ilginin piyasada pahalı satılan ve kullanım süresi kısa olan ihtiyaç malzemelerine yönelik olduğunu belirtiyor: ‘‘Kanguru, yürüteç veya jimnastik aleti olarak kullanılan oyuncaklar gibi. Otomobil koltukları ve göğüs-süt pompaları da çok satılıyor, çünkü yenileri çok pahalı ve kullanım süreleleri bu gibi şeylerin özellikle bazı ürünlerde çok kısa olabiliyor. Mama sandalyesi, puset vb. şeyler de çok satılıyor ama sanırım anneler bu gibi ihtiyaçların hep yenisine sahip olmak istiyorlar. Şu anda bizde toplu alınmış elde kalmış, kullanım tarihi henüz geçmemiş mamalardan, hiç giyilmemiş giysilere kadar bir çok konuda ilan var. Mesela bizim kangurumuz, oyun parkımız, ana kucağı ve bir otomobil koltuğumuz şimdi oğlum Emre Berent'in arkadaşları tarafından kullanılıyor.’’

OĞLUMUN EŞYALARINI BU YOLLA SATABİLDİM

Genel ilgiden de memnunlar. Çok fazla ilan geliyor ve herkes elindeki bir şekilde çıkarmaya çalışıyor ama özel, uzun süreli kullanımı olan şeylerde yenisini almayı tercih ediyorlar.

annelergrubu.com yöneticilerinden Dilek Çukran ise ikinci el bölümünün sitelerinde en çok ziyaret edilen yer olduğunu söylüyor. 'Keşke oğlum bebekken böyle bir şey olsaydı’ diye hayıflanmıyor değilim. Bizim daha önce amatör bir sitemiz vardı ve orada da ikinci el ürünler oldukça ilgi görüyordu. Şimdi ise daha çok insana ulaşabildiğimizden sayı oldukça arttı. Mesela ben oğlumun kullanmadığımız neredeyse tüm eşyalarını bu sayede satabildim. Hem de ülkenin dört bir yanına...

Bu sitede de en çok satılan ürünler mağazalarda dünya paraya satılanlar... Bebek arabaları, oto koltuğu, ana kucağı, sterilizatörler, yürüteç, göğüs pompaları ve bebek telsizi...

Şimdilik hiç talep olmadı ama Dilek Hanım'ın amaçlarından biri ikinci el bebek kıyafetlerini oturtabilmek: 'Zira çok para harcanıp çok kısa giydiriliyor.'

anneyizbiz.com, annelergrubu.com, hamileeğitim.com


İkinci el ürünler kaç para

(Fiyatlar ürünün kullanım süresine ve kondisyonuna göre değişebiliyor. Yine de yenilerinin üçte biri civarında...)

Kanguru: 15-45 milyon TL

Ana kucağı: 30-50 milyon TL

Steril Makinesi: 30-100 milyon TL.

Yürüteç: 50 milyon TL

Oto koltuğu: 40-100 milyon TL.

Pilli salıncak: 200 milyon TL.

Beşik: 100 milyon TL.

Bebek arabası: 100-150 milyon TL.

İkiz arabası: 125 milyon TL.


İşitme sorunu canınızı sıkmasın


Duyma sorunu genellikle büyükleri, hatta yaşlıları ilgilendirir diye düşünülür. Fakat ne yazık ki zamanında teşhis edilemeyen duyma soranları çocuklarda hatta bebeklerde bile karşımıza çıkabiliyor. Yapılan araştırmalarda 20 çocuktan birinin okula işitme kaybı ile başladığını ortaya koyuyor. Pak çok sebepler arasında akraba evliliği de bulunuyor.

Bebek ve çocuklarda hafif de olsa duyma sorununun erken teşhis edilmesi ve tedavinin yapılması çok önemli. 40 yıldır işitme sorunlarına çözüm getiren Danimarkalı Widex firmasının ürettiği, çocuklar ve hatta 2 aylık bebeklerin bile rahatlıkla kullanabileceği kulak arkası ve kulak kanalı içi işitme cihazları artık Türkiye'de.

Çocuklar için üretilen Senso işitme cihazlarının pek çok avantajı var. Çocuk büyüdükçe ergonomik yapısı ayarlanabiliyor. Ya da zamanla sese verdiği tepkilerin değişimi mümkün olabileceğinden yeniden programlanabiliyor. Hatta güvenlik kilitleri bile mevcut. Değişen işitme ortamlarına göre otomatik ayarlar yapılabiliyor. Mesela anneannenin hafif sesinin yanı sıra bir doğum günü partisi için ayrı ayarlara gerek yok.

Şekli ve görüntüsü ile çocuğu da rahatsız etmeyecek şekilde hazırlanan bu aletler pek çok duyma sorununa önemli çözümler getiriyor.

Tabii kullanımında bazı şeylere dikkat etmek gerekiyor. Mesela yere düşürmemeye, ıslatmamaya, aşırı ısıya, fön makinesine maruz bırakmamak gibi...

Daha detaylı bilgi ve bu cihazlara ulaşmak için www.elektromediks.com.tr'ye girebilir ya da (212)237 57 85 - 235 80 12 Fax: (212) 254 66 65 telefonlarını arayabilirsiniz.


ANNEMİN KÖŞESİ


Annemle yaptığımız kaçamaklar


Bazen oturup annemle eski günleri hatırlıyoruz. Daha doğrusu resimlere bakarken falan çok yad ediyoruz eskileri. Bayağı eğlendiğimiz dönemler vardı ana kız. Öyle torun torba derdi de yoktu tabii. Ne kolaydı yahu, annemle kaçamaklar yapardık. Paramız olduğu zamanlarda yurt dışına bile gitmiştik ana-kız. Gerçi sadece kavga ederdik ama olsun. Artık edeceğimizi sanmıyorum. Eh bir de beraber gidilen, benim sığdığımı iddia ettiğim ama annemin 'Nora bu biraz dar' diye kibarca uyarmaya çalıştığı alışverişler, '2 tabak yedin, bari tatlı yemesen' diye cilveli konuştuğu yemekler, sinema öncesi uğradığımız ve 'Aaa bu annen olamaz''la başlayan Touchdown bar muhabbetleri, (ki aynı laflar babam için de söylendi, belirteyim!)...

Özledim yahu o günleri...

Şöyle havalar ısınsa, oğlan baba ve dedesi ile gezmeye çıksa da bizde anamla biraz başbaşa kafa dinlesek

Deeermişiiiimmmm......


Anlatın beraber gülelim


Hafta içi bir aksam kızımız Işıl'ı da alıp Carrefour'a gittik. Eşim bir şeyler almak istiyordu. Siz de çok iyi bilirsiniz 3 yaşındaki bir çocukla alışveriş yapmanın çok zor olduğunu... Bunun için eşime 'Sen alışverişini yap, biz yemeğimizi yiyelim, zamandan kazanalım'', dedim. Yemek yedik, Işıl'la dolaştık ve bir saat sonra eşimle buluştuk. Hem rakamları yüksek bulduğu, hem istediği gibi birşey bulamadığından hiçbir şey almamış. Kızımla aralarında şöyle bir diyalog geçti:

-Baba kazak aldın mı?

-Almadım kızım

-Babacım pantolon aldın mı?

-Almadım kızım, çünkü güzel yoktu.

-Baba çorap aldın mı?

-Yok kızım almadım, hiçbir şey almadım.

-Baba ayakkabı aldın mı?

-Bir şey almadım dedim ya kızım, amma çok maydonoz oldun(gülerek), sen

maydanoz musun?

-Baba ben maydonoz değilim (kızgınlıkla), baba ben yeşil de değilim, hem de kokmuyorum, bak daha yeni yıkandım, güzel kokuyorum bak, baba ben yeşil değilim dedim.

-Kızım şaka yaptım, özür dilerim.

-olsun ben gene de maydonoz değilim, yeşil de değilim, güzel de kokuyorum, di mi anne?

-Tamam kizim değilsin!!!!!!!!!!!
Yazarın Tüm Yazıları