Patavatsızlığın kitabı

Alişan, Özcan Deniz’in kız arkadaşı Fahriye Evcen’le ilgili durup dururken, "6 ay birlikteydik, yemeğe falan çıktık, onun dışında bir şey olmadı" dedi.

Daha ne olsun, bu açıklamanla yapacağını yaptın zaten...

Sonra da söylediği lafın altında ezildiği için, "Benim bunu söylediğimi kanıtlasınlar bu işi bırakacağım" diyerek olayı inkar etti. Ne yazık ki Alişan bu konuda sütten çıkmış ak kaşık değil.

Geçen yıl, durup dururken 17 Ağustos deprem gecesi de Ebru Gündeş’le aynı evde olduğunu söylemişti. Sonra Gülşen’le gittiği Avustralya gezisinin görüntülerini vermişti magazin programlarına...

Yani bu tür sansasyonları seviyor... Şimdi de eski arkadaşının sevgilisi hakkında, "6 ay takıldık" açıklaması yapıyor.

Sonra da "Bir akşam yemeğe çıktık yanımızda başkaları da vardı" diye olayı düzeltmeye çalışıyor.

Oysa kapalı kameralar sonrasında ben Alişan’ın muhabirlere ne dediğini de biliyorum, burada yazmasam iyi olacak.

Bunu yapan da delikanlılığın kitabını yazdığını söyleyen adam ha...

Bu nasıl bir delikanlılık kitabıdır anlamadım!

Hangi kitapta birlikte olduğun kadınları uluorta açıkla, arkadaşının sevgilisiyle birlikte olduğunu ima et yazıyor Alişan?

Aynalı Tahir dizisinden Alişan’a miras kalan bu yakıştırmanın, sadece bir dizi sloganı olduğunu çoktan kanıtlamıştı Alişan zaten...

Aynalı Tahir delikanlılığın kitabını yazan bir karakterdi.

Onu oynayan Alişan ise patavatsızlığın kitabını yazıyor.

Hümeyra mağdur değil

Avrupa Yakası’ndan artık klasik hale gelen sezon başı ayrılıkları bu yıl da devam etti ve son olarak Hümeyra ile Tolga Çevik ayrıldı diziden.

Gazetelere bakıyorum da Hümeyra mağdurmuş gibi sunuluyor. Ata Demirer’in "Tek koşulla diziye dönerim, Hümeyra giderse" türünden bir çiğlik yapacağına ihtimal vermiyorum.

Öyleyse ortada görülen en büyük sebep para...

Hümeyra’nın geçen sezon aldığının neredeyse iki katına yakın bir para istediği söyleniyor.

Bu parayı istemek, tutan bir dizide maaşına zam talep etmek oyuncunun en doğal hakkı...

Ama vermemek de yapımcının en doğal hakkı...

Sinan Çetin’i aradım, "Şu kadar para istiyorum veriyorsanız bir hafta içinde bana dönün, yoksa başka diziyle anlaşacağım diye bize rest çekti. Biz de bu resti görmeyip bir hafta içinde kendisine dönmedik, bu tamamen benim tasarrufumdur Gülse Birsel’in değil" dedi.

İş dünyasının kuralı bu...

Çalışanın nasıl para talep etme, başka bir işe geçme hakkı varsa, patronun da istediği oyuncu, istediği yazar, istediği futbolcuyla çalışma, kafasındaki parayı önerme hakkı vardır...

Sinan Çetin, Hümeyra’nın "Daha iyi bir yapımcıyla çalışacağım" sözlerini söylediğine de inanmıyor.

Bunu sorunca, "Hümeyra istediği zammı alamayınca 5 senedir para kazanıp mutlu olduğu kuruma laf etmeyecek kadar şerefli bir insandır" yanıtını verdi Sinan Çetin.

Dediğim gibi tek sorun paraysa ortada mağdur falan yok...

Ancak galiba asıl sorun diziden bu kadar çok oyuncunun ayrılmasında. Neden başka dizide değil de bir tek Avrupa Yakası’nda bu kadar ayrılık yaşanıyor ve neden her biri bu kadar gürültülü koparıyor.

Toplam 4,5 sezonda 7 oyuncunun -üstelik her biri dizide güçlü karakter- diziden ayrılması çok normal olmasa gerek...

Ata Demirer

Evrim Akın

Bülent Polat

Peker Açıkalın

Gürgen Öz

Hümeyra

Tolga Çevik


Tutan bir diziden bu kadar oyuncunun neden kaçtığının yanıtını da önce Gülse Birsel’in kendisine vermesi gerek...

Neymiş bu Bekir...

Son dönemin en güzel magazin haberlerinden biri dünkü Kelebek’in manşetindeydi...

Cemil İpekçi’nin erkek arkadaşı Bekir Coşar, bir süre önce İpekçi’den ayrılarak Pınar Coşar adında bir kadınla evlenmişti.

Pınar Hanım’ın iddiasına göre, Cemil İpekçi mesajlar atıp tehdit ediyormuş kendisini...

"Senin kocanı elinden aldım, kocanı bırak" türünden mesajlarmış bunlar.

Hangi cephesinden bakarsanız bakın şaşırtıcı, ilginç, merak uyandırıcı bir aşk üçgeni.

Neymiş bu Bekir...

Birileri bulup konuşsa da hikayesini okusak.
Yazarın Tüm Yazıları