GeriOya BERBEROĞLU Oya Berberoğlu: Devlet ihalesi çarkı tek disipline giriyor
MENÜ
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

Oya Berberoğlu: Devlet ihalesi çarkı tek disipline giriyor






Oya BERBEROĞLU

DEVLET İhale Kanunu yeniden yazılıyor. Yasa tasarısı tamamlanmak üzere.

Yolsuzluklara, usulsüzlüklere mahal vermeyecek, uygulamada ortaya çıkan aksaklıklarda yetersiz kalmayacak, AB ve Dünya Ticaret Örgütü norm ve mevzuatlarına uygun bir devlet ihale yasası arzu ediyoruz. Tüm taraflar mevcut yasadan yakınıyor, yolsuzluk ve usulsüzlüklerde bu yasayı ‘‘çıban başı’’ olarak addediyorlardı. İşte şimdi değişiyor. Her devlet kurumu mesela TEAŞ diyelim, kendine yönetmelik yapıp ihaleye çıkamayacak. Devletin parası için tek disiplin olacak. İnşallah uygulama beklentilere yanıt verir.

Ana değişiklikler nedir? Bayındırlık ve İskan Bakanı Koray Aydın'dan tasarıyı istemiştik. Bakanlık Yüksek Fen Kurulu Başkanı Hakkı Usta Ömer, Devlet İhale Yasa Tasarısı'ndaki önemli değişiklikleri aktardı. Bazılarını bilginize sunuyorum:

l Uygulama projesi olan yapım işlerde ‘‘Anahtar teslimi götürü bedel’’ uygulanacakmış. Uygulama projesi yapılamayan yapım işlerinde ise ‘‘Teklif birim fiyat’’ alınacakmış. Diğer işlerde de ‘‘götürü bedelle’’ ihaleye çıkılması benimsenmiş. Böylece işlerin süresinde ve keşif artışı olmaksızın bitirilmesi sağlanacakmış. Yanı sıra rekabet ortamının gelişeceğini, usulsüzlük ve yolsuzlukların da önleneceği söyleniyor.

l KİT'ler dahil bütün kamu kurum ve kuruluşları bu yasa kapsamına alınıyor.

l Uygulama projesi olmayan işlerin ihalesi yasaklanıyor. Ancak afet gibi durumlarda ön proje ile ihale izni var.

l Yüzde 3 geçici teminat, yüzde 6 kesin teminat oranları da değişiyor. Teklif edilen bedelin yüzde 4'ü geçici teminat, yüzde 10'u da kesin teminat olarak belirleniyor.

l Yeterlilik komisyonu, teknik komisyon gibi komisyonlar olmuyor. İhaleleri sadece ihale komisyonu sonuçlandıracak.

l Ödenek yetersizliği dolayısıyla yıllarca bitirilemeyen işlerde ihale yapılabilmesi için en az yüzde 20 ödeneğin bulunması şartı getiriliyor.

l İhalelerde uygun bedelin tesbitinde, teknik değerlendirme gerektiren işlerde en yüksek puana sahip teklif, diğer işlerde ise en düşük teklif değerlendirmeye alınıyor.

Olmaz diyen ben değilim

YOLSUZLUK, usulsüzlüklerden, bu bağlamda operasyonlardan söz ederken, bazı iddilara yer vermiştik. Askeri kesimin yolsuzluklara el attığını, Batı Çalışma Grubu'nun ağırlıklı olarak bu işlerle ilgilendiği bilgilerini aktarmıştık. ‘‘Beyaz Enerji’’den sonra sırada ‘‘Bayındırlık dosyası varmış’’ demiştik.

Bu yazı üzerine, Bayındırlık Bakanı MHP'li Koray Aydın'ın tepkisini, görüşlerini yine buradan sizlere ilettim. Bakan Aydın, ‘‘Bizde yolsuzluk olmaz’’ demişti.

Müteahhitlik işi yaptıklarını, ihalelere katıldıklarını söyleyen bazı işadamları aradı. Bazıları, ‘‘Yolsuzluk olmaz diyorsunuz bakın şunlar şunlar oluyor’’ gibi bir takım iddialarda bulundular. Bir kere Bayındırlık Bakanlığı'nda yolsuzluk olmaz diyen ben değilim. Bakan söylüyor. Bakan'ın bu sözüne tepki gösteren bazı müteahhitler de ‘‘Bayındırlık'ta ihalelerin satıldığını, İller Bankası'nın da bu işlere dahil olduğunu, 10 artı 5, 10 artı 10 gibi yüzde formüllü komisyonlar alındığını’’ iddia ettiler. Bize belge göndereceklerini söylediler. Yaşadıklarını, bilgi ve belgeleri merakla bekliyorum. ‘‘Çete iddiaları’’ için de Emniyet'e, savcılara bilgilerini, belgelerini aktaracaklardır herhalde.

Türkiye lobisi

YENİ bir lobi gurubu oluştu. Türkiye'nin doğru tanıtımını amaçlıyorlar.

Kültürel ve sanatsal etkinliklere ağırlık verecekler. Ancak Türkiye'nin dış dünyaya anlatmakta zorluk çektiği, karalama kampanyalarına maruz kaldığı konularda (Sözde Ermeni soykırımı, Kıbrıs, Ege sorunları gibi) Türkiye'nin haklı tezleri için de kampanyalar yapacaklar.Türkiye lobisi yapacak bu grupta siyasetçiler, sanatçılar, bilim adamları, işadamları yer alıyor.

Grubun çatı örgütü bir vakıf. Yeni kuruldu. Türkiye Tanıtım Araştırma Demokrasi ve Laik Oluşum Vakfı (TÜLOV). Vakfın Başkanlığı'nı DSP İzmir Milletvekili, eski Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Hakan Tartan yapıyor. Onur Kurulu'nda yer alan kişiler arasında Dışişleri Bakanı İsmail Cem, Kültür Bakanı İstemihan Talay, Yılmaz Karakoyunlu, Kamran İnan, Ahmet Priştina, Özdem Samberk, Prof. Oğuz Makal, Zuhal Olcay var.

Bence bu Kurul’da, turizmde yüzlerin gülmesinde, tanıtımda en büyük katkıyı yapan Galatasaray ve eski Teknik Direktör Fatih Terim ile Turizm Bakanı Erkan Mumcu da olmalı...

Türkiye’de ticareti gözden geçirebilirim

BAŞBAKAN Yardımcısı, ANAP Genel Başkanı Mesut Yılmaz'ın büyük oğlu Yavuz Yılmaz, geçen hafta hakkında yazdığımız yazıya tepki gösterdi.

ABD'de üniversite öğrencisi olan Yavuz Yılmaz'ın iş hayatına atılmak için okulunu yarım bıraktığını, sonra baba ve annesinin buna tepki göstererek okulunu bitirmesini istediğini, gaz işi için nasıl görüşmeler yaptığını filan yazmıştım. Yadırgadığım şey, genç bir adamın, kimin oğlu olursa olsun iş hayatına atılmak istemesi değil -en doğal hakkıdır- okulunu yarım bırakmayı düşünmesiydi.

Yavuz Yılmaz, bir mektup gönderdi. Üzüntülerini de belirttiği mektubunda özetle şöyle diyor:

‘‘Okulumu bırakmam veya bunu düşünmem asla söz konusu olmamıştır... Bu olanlar ışığında ileride Türkiye'de ticaret yapma fikrimi yeniden gözden geçirebilirim. Sonuçta Yılmaz Ailesi'ni karalamak uğruna yapılan çalışmalar dostlarımı ve sevdiğim temiz insanları yaralar hale büründü... Sayın Yalçın Bayer'e gönderdiğim elektronik posta mektubumun ABD'den gönderilmediğini, benim doğruyu söylemediğimi ima etmenize de hiç gerek yoktu. Türkiye'de olsaydım kendisiyle yüz yüze görüşmeye çalışırdım. (Yavuz Yılmaz ile telefonla konuşmayı talep ettim ama cevap alamadım O.B.)

Son olarak devletle iş yapmama kararımı çok önceden, ailemle hiç konuşmadan aldığım bir karar olduğunu bilmenizi isterim. Daha ticaret hayatına girme düşüncesi içinde olduğu zamanda bile bu kadar haksız eleştiriye uğrayan birinin, devletle şu veya bu şekilde ilişkili bir konuda yapacağı herhangi bir çalışmaya ne kadar objektif yaklaşılabileceği de merak konusudur. Ama sanırım ben bu sorunun cevabını yeterince aldım. Bence bütün bunlardan sonra üzücü olan tek nokta, dürüstçe para kazanıp, hakkıyla vergi ödemenin, insanlara ekmek kapısı açmanın, Türkiye'ye en büyük hizmet olacağına inansam da politik kavgaların ve haksız yargıların buna kısa dönemde engel olmaya çalışacağı gerçeğidir. Umarım bu ve buna benzer vizyonsuz çekişmelerin dönemi pek yakında kapanır ve daha adaletli, haklara saygılı, gerçek gündemlerle meşgul bir dönem başlayabilir...’’

X