Nurten'in konukları

Nurten ERK
Haberin Devamı

Koç'un restoranları Azize Hanım'a emanet

Rahmi Koç Vakfı'na ait restoran ve cafeleri Azize Taylan'ın sahibi olduğu Karizma şirketi işletiyor. Azize Hanım, Türk sanayiinin ilk müteşebbislerinden Süha Fazlı Taylan'ın kızı. Azize Hanım, uzun yıllar babasının yanında çalışmış.

Rahmi Koç Vakfı'nın restoran ve cafelerini, Türk sanayinin önde gelen ilk müteşebbislerinden Süha Fazlı Taylan'ın kızı Azize Taylan işletiyor. Rahmi Koç'un bu konuda sağ kolu olan Azize Hanım'a ait Karizma şirketinin işletmecilikteki ilk denemesi Koç Üniversitesi'nin kafeteryası olmuş. Edwards of Hisar'ın yanındaki İngiliz stili Tea Room ve Rahmi Koç Müzesi'ndeki Fransız restoranı Cafe du Levant'ın gördüğü ilgi üzerine Rahmi Bey ve Azize Hanım bu konuda genişlemeyi sürdürmeye karar vermişler.

Azize Taylan, geçtiğimiz Eylül ayında Rahmi Koç Vakfı ve Fatih Belediye Başkanı Sadettin Tantan'ın işbirliğiyle tarihi Zeyrek'te kurulan ‘‘Zeyrekhane’’yi, yeni restoranların izleyeceğini söylüyor. Azize Taylan, Rahmi Koç'un restoranların işletilmesinden kendisine çok yardımcı olduğunu belirtiyor.

Babası Türk sanayinin ilk öncü yatırımcılarından olan Azize Taylan'ın annesi Racia Hanım da eski Mısır kraliçesinin halası. Çok renkli bir çocukluk ve gençlik dönemi yaşayan Azize Hanım, aynı zamanda babasının girişimciliği sayesinde Türk sanayinin ilk tesislerine kavuşmasını bizzat yaşama şansına sahip olmuş.

Azize Taylan ile restoran işletmeciliğinden eski İstanbul'un yeniden canlandırılmasına uzanan bir sohbet yaptık.

Babanız Süha Fazlı Taylan, Taylan Holding'in kurucularından ve Türk sanayinin öncü isimlerinden. İlk fabrikaları kurduğu günleri biraz anlatabilir misiniz?

- Evet babam Krupp fabrikalarının Türkiye mümessiliydi. O zamanlar Türkiye'de hiçbir şey yoktu, herşey dışardan geliyordu. Babam o yıllarda başka büyük firmaların da Türkiye temsilciliğini yaptı. Devlet Demir Yolları'nın yarısından fazlası bunun yanında Denizcilik Bankası'nın gemilerinin birçoğu onun elinden geçti. Babamın en büyük hobisi bahçesiydi. Sonradan bu hobisini meyve suyuna dönüştürdü. Türkiye'de 1960'lı yıllarda hiç meyve suyu yoktu. Krupp'un kardeşi de ortak oldu fabrikaya. Bütün makinaları dışardan getirdiler. Çok kolay olmadığını hatırlıyorum. Bosstay meyve suları on yıl üretildi. Babamın vefatından sonra meyve işi ölmeye başladı. İş yavaşlayınca üretimi bıraktık. Taylan Holding'i ise amcam ve çocukları sürdürüyor.

Rahmi Koç'la çalışmaya başlamadan önce neler yapıyordunuz?

- İsviçre'de işletme eğitimi aldıktan sonra yurda dönünce babamın yanında çalışmaya başladım. Ölene kadar onunla çalıştım. Babamın vefatından 8 yıl sonra da işleri lağvettik ve ben Karizma Şirketi'ni kurdum.

Karizma ile neler yapmayı hedefliyorsunuz?

- Başlangıçta Koç Üniversitesi içinde yemekhane dışında, öğrencilere brunchlar, sandviçler, salata gibi menüleri, biraz daha hoş bir ortamda sunmak istedik. Burası bizim için prestij yeri oldu. Rahmi Koç Müzesi yapılmaya başlayınca, Rahmi Bey müzenin yanında bir restoranı olsun istedi. Bistroya çok meraklı olduğu için, elinde çok miktarda eski bistro malzemeleri toplanmıştı. ‘Neden bir Fransız bistrosu olmasın’ diye bana sordu. 'Peki yapalım' dedim. Zaten üniversiteden bu işe alışmaya başlamıştım. Cafe du Levant böylelikle açıldı. Paris'ten Fransız aşçı getirdik. Burası bir müze restoranından ileri giderek, kendi başına bir restoran oldu.

Zeyrekhane nasıl doğdu?

- Rahmi Koç Vakfı, Sadettin Tantan'la beraber Zeyrek'i ele aldı. Zeyrek Camii değerlendirildi, etrafı temizlendi. Geçtiğimiz Eylül ayında açılan Zeyrekhane'yi bugünkü haline getirmek iki yılımızı aldı. Zeyrek'in özelliği tam Zeyrek Camii'nin karşısında olması. Burası Bizans döneminin önemli bir yapıtı ve eskiden kiliseymiş. Zeyrekhane Türk yemekleri ağırlıklı. Ancak camiinin tam karşısında olduğu için içki satılmıyor. İç mimarisi ve dekorasyonu İslam motifleri hakim. Zeyrekhane buradaki konakların birinin kalıntısı üzerine aslına sadık kalınarak yapıldı. Tam sırtınızda Zeyrek Camii, önünüzde Süleymaniye, baktığınınz yer Haliç, Karaköy Limanı, Üsküdar, Kız Kulesi ve Kadıköy'e kadar uzanan bir manzarası var.

Yeni restoran projeleriniz olacak mı?

- Evet, herhalde 2000 yılına doğru olacak. Rahmi Koç Müzesi'nin karşısında bulunan Hasköy Tersanesi alındı, bir süre önce müzeye katıldı. Müzenin büyük ve ana parçaları yer olmadığı için henüz teşhir edilemedi. Müze bir süre sonra oraya da uzanacak. Burada da böyle bir Türk restoranı ve İngiliz pub'ı projemiz var. İnşaat geliştikçe yeni projeler de ortaya çıkabilir.

Osmanlı döneminin gözde mekanlarını yeniden canlandırırken nelere önem veriyorsunuz?

- Çok titizim, her şey yerinde, temiz ve güzel olsun isterim. Dekora ve görüntüye çok önem veririm. Tabii ki ben tek başıma değilim. Rahmi Bey'in de çok büyük katkıları var. Ben bu yerleri yaşatırken, benim şahsiyetim de buralara yansıyor. Çünkü insan bir tabloyu bir yere koyarken bile kendine özgü bir şekilde koyar. İstanbul'da bilinmeyen, ayak basılmadık yerleri insanlara göstermek istiyoruz. Nişantaşı'nda lokanta açmak kolay. Rahmi Koç Vakfı'nın yaptığı güzel işlerden birisi de akılda olmayan yerleri ortaya çıkarması ve insanların kullanımına sunması.

AZİZE TAYLAN

Rahmi Koç Vakfı'nın restoran ve kafeteryalarını işleten Karizma Şirketi'nin sahibi Azize Taylan, 1937 İstanbul doğumlu. Üsküdar Amerikan Kız Lisesi mezunu. İsviçre'de işletme eğitimi aldıktan sonra 1958 yılında babası sanayici Süha Fazlı Taylan ile Krupp'da çalışmaya başladı. 1981'de aile şirketinden ayrılan Taylan, çalışma hayatına bir süre ara verdikten sonra 1990'ların başında Karizma Şirketi'ni kurdu.

Rahmi Bey'le çalışmak zevkli

Rahmi Koç'la çalışmak nasıl?

- Rahmi Bey'in çok renkli bir kişiliği vardır. Onunla çalışmak hiç zor değil, bilakis çok zevk verici. Hiçbir zaman canınız sıkılmaz. Her türlü antikalara ve sanata merakı olan bir kişi. İnsan onun yanında çok şey öğreniyor ve çok kişi tanıyor, kültürü artıyor. Bilmediğim bir çok şeyi onun sayesinde, onunla dolaşarak öğrendim. En azından bir bistro antikasını bilmiyordum.



Yazarın Tüm Yazıları