Nerede ne giyeceğinizi biliyor musunuz?

Neden bir sabah programı sunucusu yerlere kadar tuvalet giyer? Kravatla gidilmesi gereken bir davete blucinle katılmak ‘cool’luk mu, ‘terbiyesizlik’ mi? Yıldırım Mayruk’a kulak verin .

Haberin Devamı

Ayağımı kırdım. Öyle atlarken zıplarken de değil üstelik, oturduğum yerde. Ev kazası bile denmez, kapı çaldı, açmak için kalkmaya yeltendim, ayakkabımın tabanı ne hikmetse yere yapıştı, bir ayağım havada diğeri parkeye çakılı kaldı ve olan oldu, tarak iki yerinden kırıldı.
Alçı filan derken ne zamanki zonklama bitti, acı geçti doktorun söyledikleri kafama dank etti.
Yürümek yok, yere basılmayacak, kalkılırsa da koltuk değneği kullanılacak. Değnek ısmarlandı, kolluk kuvveti Situş işi-gücü bırakıp bana taşındı, televizyonun karşısındaki kanepeye serin çarşaflar serdi, masaya henüz okumadığımı söylediğim kitapları dizdi ve mutfağa girdi.
Hani “Her şerde bir hayır vardır” denir ya, öyle midir değil midir bilmem ama şu kırık ayak sayesinde hayatımda ilk kez yerli - yabancı birçok kanaldaki programları keşfettim. Bu sabah tam yazıya oturacağım, Seda Sayan’ın programı başladı. Sultanların sultanı konukları arasında Yıldırım Mayruk olduğunu söylediğinde uzaktan kumandayı bırakıp izlemeye başladım.
Yıldırım Mayruk hayran olduğum biri. Dillere destan terziliğine de hayranım tamam ama benim asıl meftunu olduğum, kişiliği. İnsan olarak hayranım ona. Dikkatine, nezaketine, alçakgönüllülüğüne.
Mayruk kaybetmekte olduğumuz bir kuşağın, bir değerler silsilesinin temsilcisiydi. Derdim âdâp üzerine kalem oynatmak ya bundan iyi fırsat mı gelir insanın kırık ayağına diye düşündüğümden her sözünü kulaklarımı dikip dinledim. Kısaca bu hafta kalem bende, söz ustada..

Haberin Devamı

TUVALET DEDİĞİN GECE GİYİLİR!

Neden bir sabah programı sunucusunun seher vakti yerlere kadar tuvaletler giyerek programa başladığını ya da o programa konuk olan bir şarkıcının neden başında bir şapkayla şarkı söylediğini anlamıyor.
“Tuvalet dediğin uzun kıyafet sadece gece giyilir” diyor. İşlemelisi süslemelisiyse ancak özel gecelerde. Sahne kılıklarınıysa ayrı tutuyor. Sahnenin frapanlığı kaldırdığını, hatta gösteri dünyasında fark edilmenin çarpıcı kostümler giymekten geçtiğini ancak bunun sadece sahneyle sınırlı kalması gerektiğini belirtiyor. Erkeklerin de nerede ne giyileceğini bilmediklerinden yakınıyor. Davetiyelerde belirtilen kıyafet zorunluluğuna uymamayı matah sanan, kravatla gidilmesi istenen bir davete blucinle katılan birinin moda deyişle ‘cool’ değil düpedüz terbiyesiz olduğunu düşünüyor.
Ayrıca ancak bir akşam davetinde giyilebilecek yüksek topuklarla alışveriş merkezlerine filan da gitmeyin. Ama gidiliyor...
Ne diyeyim. Yeminle bilemedim.
Hadi beni dinlemediniz ustayı dinleyin bari derim.

Yazarın Tüm Yazıları