Yunus Paksoy

Sivilleri hedef alan SDG’ye Halep’te müdahale

9 Ocak 2026

Suriye’de, Şam yönetimi ile terör örgütü PKK/YPG’nin Suriye kolu olan SDG arasında entegrasyon müzakereleri sürerken terör örgütünün kentte işgali altında tuttuğu Şeyh Maksud ve Eşrefiyye mahallelerinden Suriyeli sivillere yönelik saldırıların artması sonucu başlayan gerilim dün de artarak devam etti. Ateşkes görüşmelerinin sonuçsuz kalmasının ardından Suriye ordusu, bu mahallelerde belirli bölgeler için tahliye uyarısı yayınlayarak sivillerin o bölgeyi terk etmesini talep etti. Duyurunun ardından saat 13.30 sonrası Eşrefiyye, Şeyh Maksud ve Beni Zeyd mahallelerinde terör örgütü SDG mevzilerine yönelik operasyon başlattı. Suriye Savunma Bakanlığı, fotoğraf paylaşarak Genelkurmay Başkanı Tümgeneral Ali en-Naassan’ın sahadaki durumu yerinde denetlemek üzere bölgeye gittiğini açıkladı.

SDG’DEN TOPÇU ATEŞİ

Suriye ordusu terör örgütünün mevzilerini hedef alırken, SDG’nin sivil kurumlara yönelik saldırıları da devam etti. Halep’teki hükümet makamlarından yapılan açıklamaya göre, SDG’nin şehir merkezine yönelik topçu saldırıları sonucu can kaybı 10’a, yaralı sayısı ise 88’e yükseldi. Suriye resmi haber ajansı SANA, örgütün Eşrefiyye çevresine düzenlediği havan saldırısında Suriyeli 4 basın mensubunun yaralandığını duyurdu. Kentte El Razi Hastanesi’nin yanı sıra Halep Üniversitesi’ne ait öğrenci yurtları ve su idaresi merkezi hedef alındı. Halep Müdahale Merkezi Komitesi, 142 bin yerinden edilmiş kişinin olduğunu açıkladı.

SİVİLLERE TAHLİYE ÇAĞRISI

Önceki gün Suriye ordusu, Halep bölgesindeki tüm SDG mevzilerini askeri hedef ilan etmiş; sivillerin tahliye edilmesi için çağrıda bulunmuştu. SDG’nin tahliye sırasında da sivillere ateş açtığı iddia edildi. Şam’a yakın kaynaklar, ordunun hedefinin süregelen topçu atışlarını, keskin nişancı ve insansız hava aracı (İHA) saldırılarını durdurmak, güvenliği yeniden sağlamak, Halep-Azez yolunu açarak sivilleri korumak olduğunu vurguladı.


Yazının Devamını Oku

ABD kamuoyu Maduro baskınına ne diyor... Irak ve Afganistan travmaları tetiklendi

6 Ocak 2026

MEŞRULUĞU SORGULANIYOR

Trump’ın egemen bir ülkenin başındaki bir kişiyi bir gece yarısı operasyonuyla kaçırıp ülkeye getirmesinin meşrutiyeti Amerikan kamuoyunda tartışılan en büyük meselelerden biri oldu. ABD Kongresi’ne herhangi bir şekilde bilgi vermeyen ve bu operasyon için kongre onayı almayan Trump yönetimi, hangi yetki ile bu eylemin gerçekleştirildiği sorulunca “Mahkeme kararı var” dedi. Dışişleri Bakanı Marco Rubio’nun bahsettiği mahkeme kararı, 2020 yılında Maduro ve eşi adına New York Güney Bölge Savcılığı’nda düzenlenen iddianame. Fakat bir ülkenin savcılığının düzenlediği iddianame ile başka bir ülkenin liderinin kaçırılıp kaçırılamayacağı bir başka tartışma konusu.

VENEZUELA VALİSİ Mİ OLDU

Maduro’nun kaçırılmasından sonra olayla neredeyse eş seviyede şok dalgası yaratan açıklama Trump’tan geldi. Yaptığı ilk basın toplantısında Venezuela’yı kendisinin yöneteceğini söyleyen Trump, ülkenin yönetimini Venezuellalılara bırakma riskini alamayacağını söyledi. O andan bu yana Amerikan kamuoyunda en çok tartışılan mesele de ABD’nin Venezuela’ya asker gönderip bu ülkeyi süresiz yönetip yönetmeyeceği oldu. Pazar gecesi Venezuela’yı gerçekte kimin yönettiğine yönelik açıklama yapan Trump, “Her şeyi biz yöneteceğiz. Yöneteceğiz, düzelteceğiz. Doğru zamanda seçimleri yapacağız” dedi.

TABANDA ÇATLAK YARATTI

Seçim kampanyası döneminde rakipleri Kamala Harris ve Joe Biden’ın dünyayı Üçüncü Dünya Savaşı’na sürükleyeceğini iddia eden Trump, kendisini barış adayı olarak sunmuştu. Trump’ın en sadık müttefiklerinden olan ancak daha sonra Trump’ın vaatlerinden saptığını söylediği için Başkan ile yolları ayrı düşen Cumhuriyetçi Kongre Üyesi Marjorie Taylor Greene, “Başka bir ülkeyi yönetmek ‘Önce Amerika’ anlamına gelmez. Bu, zaten kendi ülkelerinde zor durumda olan Amerikalılar tarafından finanse edilen bir imparatorluktur” diyerek operasyonu eleştirdi.

TRİLYONLAR HARCANMIŞTI

ABD’nin Afganistan ve Irak’ı işgal edip bu ülkelerde ulus inşasına girişmesi birçok asker kaybına ve trilyonlarca dolar masrafa sebep olmuştu. George Bush’un bu politikalarını geçmişte çok sert bir dille eleştiren Trump‘ın da aynı politikaya yönelme sinyalleri geçmiş yaraları tekrardan açtı. Konu hakkında kendini savunan Trump, “Irak’ı ben yapmadım. O Bush’tu. Bu soruyu Bush’a sormanız gerekir” dedi.

Yazının Devamını Oku

Salı günü seçimler yapılıyor... New York Müslüman Başkan’a çok yakın

2 Kasım 2025

ABD’nin en büyük nüfusuna sahip şehri olan New York, salı günü sandık başına giderek yeni belediye başkanını seçmeye hazırlanıyor. Son anketler, Demokratların Müslüman adayı Zohran Mamdani’yi açık ara farkla önde gösteriyor.

MUCİZE OLMAZSA BAŞKAN

Haziran ayında Demokrat Parti ön seçimlerini kazanarak New York ve hatta ABD tarihindeki en büyük sürprizlerden birine imza atan 34 yaşındaki Uganda kökenli Müslüman aday, gençlerin ve siyah nüfusun büyük desteğine sahip. Perşembe günü kamuoyuyla paylaşılan Emerson anketine göre Mamdani, en yakın rakibi bağımsız aday Andrew Cuomo’nun 25 puan önünde. Marist Üniversitesi’nin yayımladığı bir diğer ankete göre ise Mamdani, 16 puan farkla başkanlığa koşuyor.

ERKEN OYLARDA ÖNDE

25 Ekim’de erken oy verme işlemleri başlarken, cuma günü itibarıyla  400 binden fazla seçmenin oy kullandığı belirtildi. Bu sayı, önceki seçimlerin çok daha üstünde. Emerson anketine göre erken oy kullanan seçmenlerin yüzde 58’i Mamdani’yi seçti. Quinnipac Üniversitesi anketi ise erken kullanılan oylarda Mamdani’nin yüzde 43 ile birinci sırada olduğunu öne sürdü. Eski New York Valisi Cuomo ise Mamdani’nin 10 puan gerisinde. Cumhuriyetçilerin adayı Curtis Sliwa ise Cuomo’nun dahi yaklaşık 20 puan gerisinde. Erken oy kullanma işlemi bugün sona erecek.

BAŞKAN TRUMP’A RAĞMEN

Mamdani’nin seçim kampanyası boyunca en üst düzey muhalifi, ABD Başkanı Donald Trump’ın bizzat kendisi oldu. Kendini “sosyalist” olarak tanımlayan Mamdani’ye “komünist deli” diyen Trump, seçimleri kazanması halinde New York’a bütçe vermeyeceğini ve şehre ulusal muhafız askerlerini gönderebileceğini söyledi.

Yazının Devamını Oku

Oval Ofis’te kritik başlıklar

25 Eylül 2025

ABD Başkanı Trump ve Cumhurbaşkanı Erdoğan yerel saatle 11.00’de, Türkiye saatiyle 18.00’de Oval Ofis’te görüşmeye başlayacak. Görüşme başlangıcında her iki liderin açıklamalarda bulunması ve gazetecilerin sorularını cevaplandırması bekleniyor. İki lider en son 13 Kasım 2019’da Beyaz Saray’da görüşmüş ve Oval Ofis’te basının karşısına geçmişti.

İKİLİ ANLAŞMALAR SONUÇLANACAK

* 47’nci ABD Başkanı, geçtiğimiz hafta görüşmeyi duyurduğu sosyal medya mesajında, “Boeing uçaklarının büyük ölçekli satışı, önemli bir F-16 anlaşması ve olumlu sonuçlanmasını beklediğimiz F-35 görüşmelerinin devamı dahil olmak üzere birçok ticaret ve askeri anlaşma üzerinde çalışıyoruz” demişti. Oval Ofis’teki görüşmede sonuçlandırılan ikili anlaşmaların imzalanması da bekleniyor.

F-35’E DÖNÜŞ MÜMKÜN MÜ

* Kamuoyunda merakla beklenen meselelerden biri de Türkiye’nin F-35 programına dönüş yapıp yapamayacağı. ABD Başkanı’nın mesajında sürecin olumlu sonuçlanmasını beklediğini söylemesi beklentileri arttırırken, programa resmen dönüş için Kongre’nin de harekete geçmesi gerekiyor. 2020 Savunma Bütçe Yasası (NDAA) kapsamında Türkiye’nin F-35 savaş uçaklarına yeniden erişimi şartlara bağlanırken, bu şartlar Ankara’nın Rusya’dan temin ettiği S-400 hava savunma sistemlerini elden çıkarmasını ve bir daha bu tür bir sistem satın almamaya taahhüt vermesini içeriyor.

SURİYE ENTEGRASYONU

* Trump ile konuşulacak kritik başlıklardan biri de Suriye’deki süreç olacak. Mart ayında Suriye hükümeti ve PKK’nın Suriye kolu olan SDG arasında varılan mutabakata göre yıl sonuna kadar terör örgütünün merkezi hükumete entegre olması planlanıyordu. Bu konuda şu ana kadar bir gelişme yaşanmazken Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın görüşmede bu konuyu da masaya yatırması planlanıyor. Pazar günü New York’a geldikten sonra konuya değinen Erdoğan, “Şara ile ilgili olarak yapacağımız ikili görüşmelerimiz var. Sayın Trump ile yapacağımız görüşmeler var, çünkü bölgeyi ilgilendiriyor. Ortadoğu’daki her atılacak adım hayatidir. Ve bunları da Trump ile görüşmemiz gerekiyor” demişti.

Yazının Devamını Oku

U masanın şifreleri... Gazze’ye barış umudu

25 Eylül 2025

ABD Başkanı Donald Trump’ın salı günü Birleşmiş Milletler (BM) 80’inci Genel Kurul marjında Gazze gündemiyle bir araya getirdiği Türkiye, Suudi Arabistan, Katar, Mısır, Birleşik Arap Emirlikleri, Pakistan ve Endonezya toplantısı, İsrail katliamının sona erdirilmesi adına olumlu sonuçlandı.

‘ÇOK VERİMLİ’

Toplantı sonrası BM binasından ayrılan ve Türkevi’ne hareket eden Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Türkevi’ne girmeden önce CNN Türk’ün sorularını yanıtladı. Bu zirvenin somut bir sonuç doğurup doğurmayacağı sorusunu yanıtlayan Erdoğan, “Gerek (ABD Başkanı) Sayın Trump gerek (Katar Emiri) Sayın Temim’in yapacağı açıklamalarla bu akşamki toplantının sonuç bildirgesi ortaya çıkar. Çok çok verimli ve güzel bir toplantıyı bitirdik” dedi. “Peki siz memnun musunuz?” sorusuna ise Cumhurbaşkanı “Ben memnunum. Sonuçları da hayrolsun” cevabını verdi.

<iframe src='//www.hurriyet.com.tr/video/embed/?vid=42959463&resizable=1&autostart=true&playsinline=true&v_utm_source=haber_detay' width='580' height='326' loading='lazy' frameborder='0' scrolling='no' allow='autoplay; fullscreen' allowfullscreen></iframe>

İKİ LİDER YAN YANA

Ev sahibi ve zirvenin düzenleyicisi olarak ABD Başkanı Trump, ‘U ‘şeklindeki masanın başına otururken Müslüman ülke liderleri de masanın her iki tarafında yer aldı. Sadece Cumhurbaşkanı Erdoğan masanın başında Trump’ın yanında oturdu.

GAZZE’DE SAVAŞI BİTİRECEĞİZ

Toplantının başlangıcında Trump, Erdoğan’a dönüp “Bunu önemli bir toplantı haline getireceğiz, değil mi?” dedi. Demeçlerine devam eden Trump, “Gazze’deki savaşı sona erdirmek istiyoruz. Sona erdireceğiz. Belki şimdi hemen sona erdirebiliriz” dedi. ABD Başkanı, salı günü birçok ikili görüşme yaptığını belirtti ancak “en önemli görüşmesinin” Gazze toplantısı olduğunun altını çizdi.

Yazının Devamını Oku

Trump ve Erdoğan’dan Gazze zirvesi

23 Eylül 2025

CUMHURBAŞKANI Tayyip Erdoğan’ın 80’inci Birleşmiş Milletler Genel Kurul haftası kapsamındaki programı devam ederken bugün ABD Başkanı Donald Trump’ın davetiyle kısıtlı sayıda Müslüman liderlerle yapacağı Gazze toplantısına katılacak.

Bugün Türkiye saatiyle 21.30’da Birleşmiş Milletler binasında gerçekleşmesi planlanan toplantıya Türkiye’nin yanı sıra Suudi Arabistan, Mısır, Katar, Ürdün, Kuveyt, Birleşik Arap Emirlikleri, Pakistan ve Endonezya’nın da katılması bekleniyor. Amerikan medyasındaki iddialara göre Beyaz Saray, davet edilen Müslüman ülkelerin Gazze için savaş sonrası yeniden inşa ve imar planına katılmasını ve hatta İsrail ordusunun yerini alacak bir istikrar gücü için asker göndermesini istiyor.

NETANYAHU’YA BASKI TALEBİ

ABD Başkanı’nın Genel Kurul marjında İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu ile görüşmesi bekleniyor. Trump’ın Müslüman ülkelerle yapacağı toplantıda Netanyahu’yu savaşı bitirmeye ikna etmesi yönünde baskı talebi bekleniyor. Netanyahu aynı zamanda 29 Eylül’de Beyaz Saray’da Trump tarafından kabul edileceğini duyurmuştu. Trump birçok kez İsrail’in Gazze’de düzenlediği operasyonları “hızlıca bitirmesi gerektiğini” söylemiş ancak bu çağrıları cevapsız kalmıştı. İsrail’in bu ay içinde Katar’ın başkenti Doha’yı bombalamasından sonra ise “İsrail’e mesajım şu ki çok ama çok dikkatli olmak zorundalar. Hamas konusunda bir şeyler yapmaları gerekiyor, ama Katar Amerika Birleşik Devletleri’nin büyük bir müttefiki” demişti. Trump’ın bu uyarısı da İsrail Başbakanı tarafından dikkate alınmazken Netanyahu, Hamas yetkililerini nerede olursa olsun hedef almaya devam edeceklerini söylemişti.

İSRAİL YAPAYALNIZ

Birleşik Krallık, Kanada ve Avustralya’nın Filistin Devleti’ni resmen tanıması ve diğer Batılı ülkelerin de bu hafta içinde aynı adımı atacağını taahhüt etmesiyle birlikte İsrail’in “New York yalnızlığı” giderek artıyor. Fransa, Andorra, Belçika, Lüksemburg, Portekiz, Malta ve San Marino’nun da Filistin’i tanıması bekleniyor. ABD, dün BM’de gerçekleştirilen iki devletli çözüm konferansına katılmazken, bu toplantıyı destekleyen BM Genel Kurul kararına karşı oy kullanan yalnızca 10 ülkeden biri oldu. İsrail ise söz konusu ülkelerin Filistin’i resmen tanımasına misilleme olarak harekete geçeceğini ve bunun işgal altındaki Batı Şeria’nın bazı kısımlarını ilhak etmeyi içerebileceğini öne sürdü.

TRUMP’IN TAVRI NE OLUR

ABD Başkanı Donald Trump’ın Müslüman ülkelerle görüşmesi olumlu bir adım olarak görülürken bu görüşmenin somut bir sonuca yol açıp açmayacağı ise belirsiz. Trump yönetimi, Birleşmiş Milletler Genel Kurul zirvesine seyahat edecek olan Filistin yönetimi yetkililerine yaptırımlar uygulamıştı. 89 yaşındaki Filistin lideri Mahmud Abbas’a vize vermeyen ABD, BM’ye hitap etmek için New York’a gelmesini engellemişti.

Yazının Devamını Oku

Trump ‘savunmadan’ ‘savaş’a geçti

7 Eylül 2025

ABD Başkanı Donald Trump, cuma günü Oval Ofis’te düzenlediği basın toplantısıyla ABD Savunma Bakanlığı’nın isminin Savaş Bakanlığı olarak değiştirildiğini duyurdu. İlk olarak 1789’da Savaş Bakanlığı olarak hayata geçirilen kurum, 1947’de Başkan Harry S. Truman’ın görev süresi sırasında Kongre tarafından “Savunma Bakanlığı” olarak değiştirilmişti.

‘GÜNÜMÜZE UYGUN’

Basın mensuplarına açıklamalarda bulunan Trump, “Bence bu isim, özellikle dünyanın şu anda bulunduğu durum göz önüne alındığında, çok daha uygun bir isim” derken, ABD’nin dünyanın en güçlü ordusuna sahip olduğunu öne sürdü. ABD’nin Birinci ve İkinci Dünya savaşlarını kazandığını söyleyen Trump, daha sonra ise hiç savaş kazanamadıklarını söyleyerek bunu kısmen isim değişikliğine bağladı. Başkan sonrasında sözü yeni “Savaş Bakanı” Pete Hegseth’e verdi. Hegseth, “1789’da bağımsızlık savaşını kazandıktan sonra George Washington Savaş Bakanlığı’nı kurdu. 150 yıl sonra, 2’nci Dünya Savaşı’nın ardından 1947’de ismi Savaş Bakanlığı’ndan Savunma Bakanlığı’na çevrildi. Ve sizin de işaret ettiğiniz gibi, Sayın Başkan, o günden beri büyük bir savaş kazanmadık” dedi. Hegseth ayrıca “Kaybetmemek için değil kazanmak için savaşacağız. Yalnızca savunmaya değil, saldırıya geçeceğiz; Sadece savunucular değil, savaşçılar yetiştireceğiz” dedi.

YENİ BİR ANLAYIŞ MI

Trump’ın yeni kararıyla ABD güvenlik doktrininde bir değişiklik olup olmayacağı da belirsizliğini koruyor. 1947’de Başkan Truman, “Askeri görevler, savaşa değil, fetihlere değil, barışa yöneliktir” demişti. 1945 sonrası kurulan barış ve uluslararası ittifaklar dönemi de isim değişikliğinin zamanın ruhuna uygun olduğunu göstermişti.

Bu isim değişikliğinin, Trump’ın “güç yoluyla barış” doktrini ile uyumlu olduğu söyleniyor. Trump’ın Beyaz Saray’a ikinci kez geldiği günden bu yana bazı ülkeleri işgalle tehdit etmesi, İran’ı bombalaması, Venezuela’dan ayrılan botu vurması, Venezuela savaş uçaklarını ‘vurma’ yetkisi vermesi de yeni anlayışın tezahürü olarak görülüyor.

Yazının Devamını Oku

ABD Kongresi’nde Türkiye karşıtları yine devrede

6 Eylül 2025


New York Kongre Üyesi Dan Goldman tarafından sunulan tasarı, Türkiye’nin “Hamas’a veya bağlantılı örgütlere yardım edip etmediğinin araştırılmasını” öngörüyor. Önergeye göre, Ulusal İstihbarat Direktörü, Savunma, Hazine ve Dışişleri Bakanlarıyla birlikte, yasalaşmadan itibaren 120 gün içinde Kongre’ye rapor sunacak. Rapor, Türkiye’nin “Hamas üyelerini veya mal varlıklarını barındırıp barındırmadığını, bunların ülke topraklarında faaliyet gösterip göstermediğini ve Ankara’nın mali ya da askeri destek sağlayıp sağlamadığını” değerlendirecek. Temsilciler Meclisi’nde New Jersey Kongre Üyesi Josh Gottheimer tarafından sunulan bir diğer önerge de ABD’nin Türkiye’ye yapacağı silah satışları ve savunma hizmetlerini şarta bağlamayı hedefliyor. Teklife göre, Washington’un herhangi bir satışı onaylaması için, Ankara’nın Yunanistan, Güney Kıbrıs Rum Yönetimi ve diğer Amerikan müttefiklerinin egemenlik ihlallerine son verdiğini resmen belgelemesi gerekecek. Her iki önerinin de 2026 NDAA’ya girme ihtimali yüksek görünmüyor.

Yazının Devamını Oku