Ömer Bilge

Yine KKTC’nin haklarını yok saydılar... Rumlar Lübnan ile Akdeniz’i paylaştı

27 Kasım 2025

KIBRIS Rum yönetimi, Türkiye ve KKTC’yi yok sayarak doğu Akdeniz’i paylaşma anlaşmalarına Mısır ve İsrail’den sonra Lübnan’ı da ekledi. Ekonomik darboğazda olan Lübnan hükümeti, 2007’de imzaladığı, daha sonra rafa kaldırdığı deniz yetki alanı (Münhasır Ekonomik Bölge) belirleme anlaşmasını, 18 yıl aradan sonra onayladı. Alelacele Beyrut’a giden Rum lider Nikos Hristodulidis, güncellenen anlaşmayı imzaladı.

RUM LİDER BEYRUT’TA

Uzun yıllardır rafta bekleyen anlaşmanın onay süreci, Lübnan Cumhurbaşkanı Joseph Avn ve Başbakan Nevvaf Selam’ın geçen ay bir araya gelerek konuyu ele almasıyla başladı. Başbakan Nevvaf Şerif, bakanlar kurulu onayının ardından anlaşmayı parlamentoya sevk etti. Rumlar ve Lübnan arasındaki sınır hattının başlangıç noktası, Lübnan’ın ABD’nin arabuluculuğuyla üç yıl önce İsrail ile imzaladığı benzer anlaşmanın sınır koordinatlarına göre yeniden belirlendi. Anlaşmanın güncellenen metnini, Lübnan hükümeti adına Ulaştırma ve Kamu İşleri Bakanı Fayez Rassamni imzaladı.

SIRADA ENTERKONNEKTE HAT

Rum yönetimi ve Lübnan ayrıca iki ülke arasında deniz altından kablo ile elektrik hattı (enterkonnekte) çekilmesi konusunda da mutabakat zaptı imzaladı. Rum lider Hristodulidis, Lübnan Cumhurbaşkanı Avn ile görüşmesinin ardından yaptığı açıklamada, “20 yıla yakın bir süredir devam eden bir süreci tamamladık. Lübnan Cumhurbaşkanı Avn ve onay veren Başbakan Şerif’e teşekkür ediyorum, her iki ülkenin de halklarına büyük yararı olacak” dedi. Lübnan Cumhurbaşkanı Avn ise, süreci tamamlayan onay adımının herhangi bir tarafa yönelik olmadığını belirterek, “Şimdi Kıbrıs ve Lübnan, denizlerdeki doğal kaynaklardan daha kolay faydalanacak” ifadelerini kullandı.

LÜBNAN’I 1 MİLYAR EURO’LUK AB YARDIMIYLA İKNA ETTİLER

RUM lider Hristodulidis, derin bir ekonomik krizdeki Lübnan’ı AB’nin 1 milyar Euro’luk yardım paketini kullanarak ikna etti. Yılbaşında AB dönem başkanlığını devralmaya hazırlanan Hristodulidis, paketin 500 milyon Euro’luk bölümünün hemen serbest bırakılacağı vaadinde bulundu, ayrıca dönem başkanlığı sırasında Nisan ayında düzenleyeceği doğu Akdeniz konulu AB zirvesinde Lübnan’a ek yardımlar ve yatırımlar sözü verdi. Yetmedi, AB ile Lübnan arasında stratejik işbirliği anlaşması imzalatacağı vaadinde bulundu.

TÜRKLERİ DIŞLAMA HEDEFİ

Yazının Devamını Oku

20 yıl sonra iki vatandaşlık... Ne KKTC ne de TÜRK kimliği vardı

23 Kasım 2025

Aziz Nesin’in ünlü “Yaşar Ne Yaşar Ne Yaşamaz” romanının bir benzeri KKTC’de gerçek oldu. 20 yıl önce Girne’de evlilik dışı ilişkiden doğan Fatoş, tek resmi evrağı doğum belgesiyle liseyi bitirdi, defalarca ilgili mercilere gitti geldi, ancak ne anne babasının vatandaşı olduğu Türkiye, ne de KKTC vatandaşlığını alabildi. 18 yaşını geçince vatandaş olmadığı için yasadışı ikamet eden durumuna düştü ve ‘853 gün ikamet izinsiz KKTC’de bulunmaktan’ tutuklandı. Avukatı Beste Dal, bürokrasiye isyan ederek, kimliği olmadığı, vatansız da ilan edilmediği için tutuklanan Fatoş’u kimin kurtaracağını sordu, “Bu genç kız kime emanet?” diye feryat etti.

ANNE’NİN CEZASI 2 MİLYONU AŞTI

Avukat Beste Dal’ın verdiği bilgilere göre, Fatoş 2005 yılında evlilik dışı ilişkiden Girne’de dünyaya geldi. Anne ve biyolojik babası Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı. Fatoş’a üvey babasının ‘Horuz’ soyadıyla doğum belgesi verildi. Anne, Fatoş 3 yaşındayken çalışma izni olmadığı için 2008 yılında KKTC’den ayrıldı. Anne, aradan geçen yıllarda muhaceret cezasının 2 milyon 190 bin liraya yükselmesi nedeniyle KKTC’ye gelemedi. 

BAŞVURU AŞAMASINA  BİLE GELEMEDİ

Büyükelçilikte Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlığına başvuruda annenin imzası ve hazır bulunması şartı nedeniyle Fatoş resmi başvuru aşamasına bile gelemedi. Kimliği olmaması nedeniyle kendisi de Türkiye’ye gidemedi. Fatoş, doğduğu ve hiç dışarı çıkmadığı ülkenin, KKTC’nin vatandaşlığına da başvurmaya çalıştı. Annenin başvuruda bulunma şartı yine karşısına çıktı.

‘VATANSIZ’ DA KABUL GÖRMEDİ

Aradan geçen yıllarda üvey babasının ilgilendiği Fatoş elindeki tek evrak doğum belgesiyle liseyi bitirdi, 20 yaşına geldi. KKTC İçişleri Bakanlığı avukatlarının başvurusuna rağmen, Fatoş’u ‘vatansız’ da ilan etmedi. Vatansız belgesi olsa KKTC’de sürekli ikamet izni olacaktı. Fatoş geçen hafta polisin rutin kontrollerinde kimliği olmadığı ve KKTC’de 853 gün (18 yaşını aştıktan sonra geçen süre) yasadışı ikamet ettiği gerekçesiyle tutuklandı. Hakim, Fatoş’un lehine bürokratik sorunları çözülene kadar poliste tutuklu kalmasına karar verdi.

AVUKATI İSYAN ETTİ

Yazının Devamını Oku

Rum lidere 10 maddelik ‘iyi atmosfer’ paketi

21 Kasım 2025

KKTC’nin yeni Cumhurbaşkanı Tufan Erhürman ve Rum yönetimi lideri Nikos Hristodulidis dün tanışma niteliğindeki ilk görüşmelerini Lefkoşa’da BM denetimindeki ara bölgede gerçekleştirdi. İlk buluşma, sıcak bir atmosferde, ancak temkinli geçti. Erhürman, Kıbrıs sorunu konusunda suçlama oyunlarına girmeyeceğini belirterek, “10 maddelik Türk-Rum günlük hayatını ilgilendiren Kıbrıs sorununa çözüm atmosferi oluşturacak konulardaki önerilerimizi sunduk” dedi.

KARMA EVLİLİĞE VATANDAŞLIK

Bir saat süren görüşme BM’nin Kıbrıs’taki temsilcisi Hasim Diagne’nin ara bölgedeki konutunda gerçekleşti. Erhürman görüşme sonrasında yaptığı açıklamada, Kıbrıs’ta çözüm atmosferinin yaratılması için çaba ortaya konması gerektiğini vurguladı ve olumlu atmosferin oluşturulmasına yönelik 10 maddelik öneri sunduklarını söyledi.

Erhürman Rum lidere sunduğu önerilerin, Kıbrıslı Türklerin karma evliliklerden doğan çocuklarına “Kıbrıs Cumhuriyeti” vatandaşlık hakkı, Lefkoşa’da karşılıklı araçlı geçişin yapıldığı Metehan Sınır Kapısı’nda geçişlerin kolaylaştırılması, dostluk maçları yapılması, iki liderin Kayıp Şahıslar Komitesi’ni birlikte ziyaret etmesi, mülkiyet ile ilgili tutuklama ve yargılanmalar, iki taraf arasında AB’nin Yeşil Hat Tüzüğü çerçevesindeki ticaretin kolaylaştırılması, Kıbrıs Türkleri’nin AB müktesebatına uyumu konusunda Ad-Hoc Komitesi’nin tekrar kurulması, Kıbrıs Türk ile Kıbrıs Rum Güvenlik Kuvvetleri arasında iletişim kurulması ve iki liderin Metehan’da yol genişletme çalışmalarını ziyaret etmesi konularının yer aldığını kaydetti.

EŞİT EGEMENLİK ŞARTI

BM Genel Sekreteri Antonio Guterres’in, garantör ülkelerin de katılımıyla yapmayı planladığı yeni toplantıya eli boş gitmek istemediğini anlatan Erhürman, temsilcilerin sıklıkla bir araya geleceğini, liderlerin ise, telefon ile görüşeceğini ve gerekmesi halinde bir araya geleceklerini kaydetti.

Erhürman, Kıbrıs sorununun kapsamlı çözümüne ilişkin, müzakerelerde takvimin bulunması, Türklerin egemen eşitliğinin tartışma konusu olmaması, geçmiş uzlaşıların kabul edilerek açıklanması ve muhtemel müzakerelerin yine başarısız olması halinde Türk tarafına ne olacağının önceden belirlenmesini içeren 4 maddelik metodoloji taleplerini de Rum lidere sunduğunu kaydetti.

İlk görüşmeye memleketi Kolombiya’da bulunan BM Genel Sekreteri’nin kişisel Kıbrıs temsilcisi Maria Holguin Cuellar da çevrimiçi katıldı. Holguin önümüzdeki ay Ada’ya gelerek liderlerle buluşacak.

Yazının Devamını Oku

Kıbrıs’ta ilk buluşma

19 Kasım 2025

İki lider başkent Lefkoşa’da Birlemiş Milletler (BM) denetimindeki ara bölgede yer alan BM temsilcisi Khassim Diagne’nin evinde görüşecek. Erhürman, Rum lider ile Kıbrıs sorununda bir sonraki atılacak adımlar ile ilgili temasları ele alacak. Ayrıca, iki tarafın da günlük yaşamını ilgilendiren sınırlardan daha rahat geçiş ve yeni kapıların açılması gibi konuların ön plana çıkması bekleniyor. Erhürman görüşme öncesi yaptığı açıklamada, karşılıklı suçlama oyununa girmeyeceğini ve sorunları diyalog yoluyla çözmeye çalışacağını söyledi.

Rum lider Nikos Hristodulidis her ne kadar ‘BM çerçevesinde müzakerelere hemen başlamaya hazırım’ çağrıları yapsa da bir dizi şart öne sürüyor. Hristodulidis, müzakerelerin 2017’de İsviçre’de masayı terk ettikleri noktadan ve BM Güvenlik Konseyi kararları ile Avrupa Birliği (AB) değerlerine uygun bir formatta başlamasını talep ediyor. Erhürman ise Kıbrıs Türklerinin ‘egemen eşitliğinin’ tartışma konusu yapılmadan sonuç odaklı müzakere istiyor. İki tarafın talepleri arasındaki farklılıklar nedeniyle BM resmi müzakerelerinin gecikmesi bekleniyor. 

 

Yazının Devamını Oku

Lefkoşa’dan Rumlara net mesaj: Kıbrıs’ta kırmızı çizgi Türklerin eşit egemenliği... KKTC 42 yaşında

16 Kasım 2025

15 Kasım 1983’te ilan edilen KKTC’nin 42’nci kuruluş yıldönümü dün Lefkoşa’da bir dizi tören ve etkinlikle coşkuyla kutlandı. KKTC’nin yeni seçilen Cumhurbaşkanı Tufan Erhürman, törendeki konuşmasında Kıbrıs Rum yönetimine, Kıbrıs Türklerinin eşit egemenliği teyit edilmeden herhangi bir müzakere masasının kurulmayacağı mesajı verdi. Törenlerde Türkiye’yi temsil eden Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz’ın konuşmasının sonunda vurguladığı, “Yaşasın Türkiye Cumhuriyeti, yaşasın Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’ sözleri büyük alkış aldı.

‘TÜRK DÜNYASININ AYRILMAZ PARÇASI’

Başkent Lefkoşa’daki resmi geçit töreninde ilk konuşmayı Cevdet Yılmaz yaptı. Türkiye’nin 20 Temmuz 1974’te ve KKTC’nin ilan edildiği 15 Kasım 1983’te olduğu gibi bugün de, yarın da Kıbrıs Türk halkının yanında olmaya devam edeceğini söyleyen Yılmaz, “Kıbrıs’ta adil, kalıcı ve sürdürülebilir çözümün yolu, Kıbrıs Türk halkının egemen eşitliği ile eşit uluslararası statüsünün tescilinden geçmektedir. KKTC devleti, büyük Türk milletinin ayrılmaz parçası olan Kıbrıslı Türklerin, egemenliklerinden ve özgürlüklerinden asla vazgeçmediklerinin ve vazgeçmeyeceklerinin teminatıdır” ifadelerini kullandı.

YILMAZ’DAN GAZZE ÖRNEĞİ

Yılmaz, bölgedeki jeopolitik gelişmelerin, Kıbrıs meselesinde kazanılan hakların değerini her geçen gün daha net ortaya koyduğunu Gazze örneğiyle anlattı. Yılmaz, “Gazze başta olmak üzere bölgede yaşanan insani trajediler, müstakil bir devlete ve siyasi eşitliğe sahip olmanın ne kadar kıymetli olduğunu bir kez daha göstermektedir” dedi. Yılmaz BM’den beklentilerini ise, “Ada’nın tamanının yararına olacak iş birliklerine her zaman olumlu yaklaşıyoruz. Eşit siyasi egemenlik temelinde, BM zemininde belirlenen alanlarda somut adımlar atılmasını bekliyoruz” diye konuştu.

‘HAKKIMIZI YEDİRMEYİZ’

KKTC Cumhurbaşkanı Erhürman da konuşmasında Kıbrıs Türklerinin siyasi eşitliğinin tartışma konusu yapılmayacağını vurgulayarak şu ifadeleri kullandı: “Kıbrıs Türk halkı, sonu gelmeyen ya da başarısızlıkla sonuçlanacağı baştan belli olan müzakere masalarını değil, adada ve bölgede istikrara ve barışa hizmet edecek kalıcı bir çözümü istemektedir. Çocuklarımızın haklarını kimsenin insafına bırakmaz, kimseye yedirmeyiz. Güvenlik, enerji, deniz yetki alanları, hidrokarbonlar, ticaret yolları gibi konularda Kıbrıs Türk halkının iradesi olmaksızın karar verilmesi kabul edilebilir değil.”

Yazının Devamını Oku

Erhürman’ın Ankara ziyareti öncesinde Rum liderden ılımlı mesajlar

13 Kasım 2025

ULUSLARARASI zirvelerde karşılaştığı Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’la ayak üstü bile olsa yanyana gelmeye çalışan Kıbrıs Rum yönetimi lideri Nikos Hristodulidis, federasyon temeliyle Rumlarla müzakerelere sıcak bakan KKTC’nin yeni Cumhurbaşkanı Tufan Erhürman’ın bugünkü Ankara ziyareti öncesinde Türkiye’ye sıcak mesajlar gönderdi. AB dönem başkanlığına hazırlanan Rum lider, “Coğrafyayı değiştiremeyiz, Türkiye ile iyi ilişkileri geliştirmek istiyoruz. Ankara’nın AB’ye yakın olmasını tercih ederiz” ifadelerini kullandı.

AB ZİRVELERİNE ÖZEL DAVET

İngiliz Financial Times gazetesine röportaj veren Hristodulidis, yılbaşında 6 aylığına devralacağı AB dönem bakanlığı süresince Türkiye’yi her gayriresmi AB zirvesine davet edeceğini söyledi. Hristodulidis, “AB Konseyi Başkanlığım süresince düzenlenecek gayri resmi zirvelere, Cumhurbaşkanı Erdoğan ya da Dışişleri Bakanı Hakan Fidan’ı davet edeceğim. Türkiye-AB ilişkilerine de çok olumlu katkı sağlamış olacağız. Coğrafyayı değiştiremeyiz, Türkiye ile sürekli komşu kalacağız” dedi.

LİMAN-VİZE TEKLİFİ

Hristodulidis, Türkiye-Kıbrıs (Rum yönetimi) ilişkileri konusunda ise aşamalı olarak ilişkilerin geliştirilmesi ve güven artırıcı adımlar atılması gerektiğini öne sürdü. Türk işinsanlarına AB’de vize serbestliği getirilebileceğini karşılığında ise Türkiye’nin Kıbrıs Rum yönetimine bir limanını açabileceğini kaydetti. Türkiye, resmi olarak tanımadığı Kıbrıs Rum yönetimine hava ve deniz limanlarını kapalı tutuyor. Türkiye’nin, ‘KKTC’nin limanlarının açılması karşılığında Rumlara limanların açılması’ teklifi uzun yıllardır masada bulunuyor. Bu teklifi Rumlar kabul etmiyor. Ayrıca, AB’nin BM şemsiyesindeki Kıbrıs müzakerelerinde yapıcı rol oynayabileceğini de savunan Rum lider, AB’nin geçen yıl müzakerelerine dahil olması amacıyla Johannes Hahm’ı özel temsilci olarak atadığına dikkat çekti.

KKTC CUMHURBAŞKANI BUGÜN ANKARA’DA

KKTC’de 19 Ekim’deki cumhurbaşkanlığı seçimlerini kazanan ve Rumlarla federasyon temelinde müzakerelere olumlu yaklaşan Tufan Erhürman bugün Ankara’ya ilk ziyaretini gerçekleştirecek. Erhürman, Cumhurbaşkanı Erdoğan’la görüşecek ve Kıbrıs sorununda Türkiye ile ortak zemin arayışında olacak. Kıbrıs’ta federasyon yerine iki devletli çözüme destek veren Erdoğan, Erhürman’ın son dönemde sıkça dile getirdiği “İki eşit egemenlikte çözüm’ formülünün önemli olduğuna dikkat çekmişti.

Yazının Devamını Oku

Kıbrıs’ta ‘Türk düşmanlığında’ gaza bastılar... Erhürman’a Rum usulü ‘hoş geldin’

27 Ekim 2025

Seçimlerin üzerinden geçen son bir haftada, Lübnan hükümetinin Rumlarla Doğu Akdeniz’i tek yanlı paylaşan anlaşmayı onaylamasını sağladı, Avrupa Parlamentosu’nda Kıbrıs’taki Türk kayıpları ‘yok’ sayarak Rum kayıplar için anıt dikilmesi kararı aldırdı, Yunanistan’la birlikte Türkiye’nin AB’nin savunma programına ’girişini engelleyeceğini ilan etti, bir yıldır hapiste tuttuğu KKTC’de yatırım yapan işinsanına 5 yıl hapis verdi.

Türkler aleyhine peşpeşe atılan ve Erhürman’a ‘denk gelen’ kararların detayları şöyle:

1. AP’DE RUM KAYIPLARA ANIT

Avrupa Parlamentosu’nda Rum milletvekilleri, 1974 Kıbrıs Barış Harekâtı öncesi Rum terör örgütü EOKA’nın katlettiği ve katliam çukurlarına attığı, BM’nin de kayıp kabul ettiği 492 Kıbrıslı Türk’ü ‘yok’ saydı ve sadece Rumların kayıpları için bina içine anıt dikilmesi önergesi verdi, parlamento önergeyi kabul edip, bütçe ayırdı. Tufan Erhürman, Rumları ve Parlamentoyu sert bir dille kınadı.

2. LÜBNAN’LA DENİZ PAYLAŞIMI

Lübnan hükümeti Türkiye ve KKTC’nin itirazları sonucu 18 yıldır rafta beklettiği, Rumlarla 2007 yılında imzaladığı doğu Akdeniz’i paylaşan deniz yetki anlaşmasını onayladı. Lübnan Cumhurbaşkanı Joseph Aoun ve Başbakanı Nevvaf Selam perşembe günü anlaşmanın hükümet tarafından kabul edilip meclis onayına sunulmasına karar verdi. Rumlar 2003’te Mısır, 2010’da da İsrail’le benzer anlaşmalar imzalamıştı.

3. AB SAVUNMASINA TÜRKLER GİREMEZ

Rum yönetimi lideri Nikos Hristodulidis, Brüksel’deki AB zirvesinde Türkiye’nin katılma talebinde bulunduğu AB’nin savunma ve silahlanma programı (SAFE) girişini engellediklerini ileri sürdü. Yunanistan bu konuda, Türkiye’nin “Ege’deki Yunan adalarının kara sularının 12 mile çıkartılmasını” savaş nedeni sayan TBMM kararının kaldırılması şartı koymuştu. Rum lider, “AB üyesi bir ülkeyi işgal eden (KKTC’yi kastediyor) ya da tehdit eden (Yunanistan’ın talebi) bir ülkenin SAFE programına giremeyeceği konusunda güvence aldım” açıklaması yaptı.

Yazının Devamını Oku

KKTC’nin yeni Cumhurbaşkanı Erhürman: Türkiye’nin garantörlüğünden vazgeçmeyiz

26 Ekim 2025

İlk röportajını AA’ya veren Erhürman, Türkiye’nin tüm adanın garantörü olduğuna dikkat çekerek, Kıbrıs Türklerinin değişen şartlarda artan güvenlik ihtiyacını şöyle anlattı:

ADA’NIN GARANTÖRÜDÜR

“Özellikle son 2 yıldır yabancı devletlerin Rum kesimindeki askeri varlığı arttı, şartlar da değişti. İsrail’in ve ABD’nin güneye geldiği, Fransa’nın geldiği, Avrupa Birliği zaten orada, İngilizlerin zaten egemen üsleri var. Bütün bunlar varken, Rum yönetimi lideri Nikos Hristodulidis’in Türkiye’nin Ada’nın tamamı üzerindeki garantörlüğünü herhalde tartışmaya açmayı düşünmüyordur. Çünkü anlamlı değil, artık bu noktadan sonra bu konu. Kesinlikle konuşulabilir bir konu değil. Türkiye Cumhuriyeti, evet, Ada’nın tamamının garantörüdür, böyle olacak ve bugünkü koşullarda daha da önemli hale geldi. Çünkü bizim kendimizi güvende hissetmemiz daha da güçleşiyor günden güne.”

İSRAİL ÇOCUKLARI ÖLDÜRDÜ

“Sonuçta İsrail, Gazze’de çocukları öldürüyordu. O sırada Baf Hava Üssü, (Rum yönetiminin askeri üssü) İsrail’e imtiyazlı olarak kullanım hakkı noktasına geldi. Sonra İsrail döndü, İran’a saldırdı. İran’da dedi ki ‘İsrail’e sadece size füze atmayacağız. Nerede üs kullanıyorsanız, oraya da füze atacağız.’ Üs burada Baf Üssü ve Kıbrıs Türk tarafında biz 1974’ten sonra ilk defa KKTC’de sığınaklar nerede diye bir tartışmanın içinde bulduk kendimizi. Yani hiçbir şekilde dahil olmadığımız, hiçbir şekilde irademizin olmadığı bir kararın. Biz içinde olmadığımız bir şeyin bedelini ödeme riski ile karşı karşıya kaldık.”

TÜRKİYE’SİZ ADIM ATMAYIZ

Erhürman, KKTC ile Türkiye ilişkilerinin gelecek dönemde daha da ileriye taşınacağını vurgulayarak, “Türkiye ile istişare etmeksizin ne müzakere, ne Kıbrıs sorunuyla ilgili herhangi bir hamle, ne dış politikada herhangi bir hamle, bugüne kadar yapılmadığı gibi bundan sonra da yapılmayacak. Artı Türkiye Cumhuriyeti ile ilişkilerin çok daha iyi bir seviyeye gelmesi de benim kendime özel olarak görev bildiğim, misyon bildiğim bir şeydir” diye konuştu.

Yazının Devamını Oku