Bakırköy 15’inci Ağır Ceza Mahkemesi’ndeki duruşmaya SEGBİS ile katılan sanık Kazıcı, Atlas Çağlayan’ı tanımadığını ve sosyal medyada gördüğü anne Gülhan Ünlü’ye ‘bir anlık cahillikle’ mesaj attığını söyledi. Sanık ayrıca, ailenin iletişim bilgilerini Telegram üzerinden bulduğunu, 112’ye asılsız ihbarlar yaparak ve kapıda ödeme yöntemiyle adreslerine yemek siparişi vererek aileyi rahatsız ettiğini kabul ederek pişman olduğunu söyledi.
Cumhuriyet savcısı mütalaasında; sanığın ‘gece vakti yağmaya teşebbüs’, ‘kişilerin huzur ve sükununu bozma’ ve ‘kişisel verileri ele geçirme’ suçlarından toplam 5 yıl 3 aydan 19 yıl 3 aya kadar hapisle cezalandırılmasını talep etti.
14 Ocak 2026’da ‘yan bakma’ tartışması nedeniyle çıkan kavgada 14 yaşındaki E.Ç., 16 yaşındaki Atlas Çağlayan’ı sustalı bıçakla öldürmüştü.
Operasyon kapsamında şüphelilerin telefonları üzerinde yapılan incelemede, fuhuş faaliyetlerine dair müşteri temin eden kişilere ve fuhuştan elde edilen gelirin toplandığı banka hesaplarına ulaşıldı. 17 Nisan 2026’da gerçekleştirilen ikinci operasyonda fuhşa aracılık ettikleri gerekçesiyle gözaltına alınan 7 şüpheli tutuklandı. 6 şüpheli hakkında ise adli kontrol kararı verildi.
Fuhuş eylemlerine aracılık ettiği öne sürülen Nusret Gökçe’nin kardeşi Özgür Gökçe de ‘çocuğun fuhşuna aracılık etme’ iddiasıyla 24 Nisan’da gözaltına alındı. Özgür Gökçe sevk edildiği Küçükçekmece Adliyesi’nde tutuklanarak cezaevine gönderildi.
Dava dün Küçükçekmece 5’inci Asliye Ceza Mahkemesi’nde görüldü. Savcı mütalaasında Murat Övüç’ün ‘halkın bir kesiminin benimsediği dini değerleri alenen aşağılama’ suçundan 6 aydan 1 yıla kadar hapisle cezalandırılmasını istedi.
TAKİPÇİ SAYISI KARARDA ETKİLİ OLDU
Mahkeme, sanığın sosyal medyadaki takipçi sayısının çok fazla olması ve eylemin ulaştığı kişi sayısının çokluğunu göz önünde bulundurarak ‘halkın bir kesiminin benimsediği dini değerleri alenen aşağılama’ suçundan 11 ay hapisle cezalandırılmasına karar verdi. Mahkeme, sanığın sabıkalı geçmişi, suç işlemeye meyilli kişiliği ve cezanın kendisinin geleceği üzerindeki olası etkilerini göz önünde bulundurarak takdiri indirim uygulamadı.
Törene, Özal’ın çocukları Ahmet, Zeynep ve Efe Özal, gelini Sinem Özal ve torunlarının yanı sıra TBMM Genel Sekreter Yardımcısı Ahmet Bozkurt, İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi, İstanbul Valisi Davut Gül, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanvekili Nuri Aslan, İl Emniyet Müdürü Selami Yıldız, İl Jandarma Komutanı Korgeneral Yusuf Kenan Topcu, 52’nci Motorlu Piyade Tümen Komutanı Tümgeneral Hakan Tunç, Sahil Güvenlik Marmara ve Boğazlar Bölge Komutanı Tümamiral Serkan Tezel, Zeytinburnu Kaymakamı Adem Uslu, Zeytinburnu Belediye Başkanı Ömer Arısoy, AK Parti İstanbul İl Başkanı Abdullah Özdemir ile Özal’ın sevenleri katıldı.
Anma programının ardından İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi ve beraberindeki heyet ilk olarak Turgut Özal Anı Mekânı Müzesi’ni ziyaret etti. Çiftçi ve beraberindeki heyet eski Başbakan Adnan Menderes ile eski bakanlar Fatin Rüştü Zorlu ve Hasan Polatkan’ın mezarlarını da ziyaret ederek buraya karanfil bıraktı ve dua okudu. Çiftçi, ardından, Menderes’in eşi Berin ve oğlu Aydın Menderes’in de mezarına giderek dua etti.
ERDOĞAN’DAN ANMA MESAJI
Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan da Özal’ı ölüm yıldönümünde andı. Erdoğan, “Türkiye’ye ve Türk milletine çok önemli hizmetlerde bulunan; ülkemizin gelişmesinde, kalkınmasında ve atılımlarında öncü bir rol oynayan 8’inci Cumhurbaşkanı Turgut Özal’ı ebediyete irtihalinin 33’üncü yılında rahmetle ve hürmetle yad ediyorum” dedi.
Kahramanmaraş’ın Onikişubat ilçesinde bulunan Ayser Çalık Ortaokulu’nda geçen çarşamba öğle 13.30 sıralarında düzenlediği silahlı saldırıda 8 öğrenci ve 1 öğretmen olmak üzere 9 kişiyi katleden 14 yaşındaki İsa Aras Mersinli’nin hayatına ilişkin ayrıntılar ortaya çıkmaya devam ediyor. Aynı okulun 8’inci sınıf öğrencisi İsa Aras’ın karanlık dijital geçmişine ve sanal bağlantılarıyla ilgili yeni detaylara ulaşıldı. Saldırı sonrası ölen İsa Aras’ın, radikal internet alt kültürleri ve yurtdışındaki arkadaş gruplarıyla kurduğu ilişki ağının boyutu dikkat çekti.
DEHŞETE DÜŞÜREN DİJİTAL İZLER
Yapılan incelemelerde, İsa Aras Mersinli’nin sanal dünyada “incel” (istemsiz bekârlar), LGBT ve aşırı şiddet içerikli oyun gruplarında yoğun mesai harcadığı belirlendi. Özellikle saldırganın mesajlaşma uygulaması WhatsApp profilinde, 2014 yılında ABD’de benzer bir okul katliamı gerçekleştiren ve bu çevrelerde sembolleştirilen Elliot Rodger’ın fotoğrafını kullanması, saldırının ideolojik arka planına dair önemli bir ipucu olarak değerlendirildi. Ayrıca, İsa Aras’ın ayna karşısında etek giyerek çektiği video görüntüleri de dijital mecralarda paylaşılan detaylar arasında yer aldı.
TAKMA ADI ‘KONATA’YDI
Soruşturmanın en çarpıcı gelişmelerinden biri ise İsa Aras’ın sosyal medya üzerinden tanıştığı Arjantin’deki arkadaş grubundan gelen itiraf oldu. Paylaştığı videoda, İsa Aras ile ilişkilerine ilişkin bilgilere de yer veren kız çocuğu, şunları kaydetti: “Aras (Konata), sürekli ‘Okul saldırısı yapacağım, haha’ derdi. Biz de ‘Arkadaşlar gülümseyin, yakında bir belgeselde olacağız’ gibi şakalar yapardık.
‘ÇOK EŞLİ BİR İLİŞKİMİZ VARDI’
Biz bunun olmasını istemedik, Aras (Konata) için de bunu istemedik. O benim ve Victor’un kız arkadaşıydı; poliamor (çok eşli) bir ilişkimiz vardı. Olanları öğrendiğimizde hepimiz ağladık. Ne ben ne de Victor, Aras’ın bunu yapmasını istedik. Ona defalarca kez ‘Lütfen yapma, buna değmez’ dedik. Diğer arkadaşlarımız da öyle. İsim vermeyeceğim ama bulunduğumuz Discord sunucusundaki birçok kişi bunu söyledi.
Şu an sunucu askıya alındı, bu olaydan dolayı sanırım iki yıl boyunca kullanamayacağım. Aras’ın cansız bedenini gördüm... Victor ile birlikte çok ağladık. Kurbanlar için de gerçekten çok üzgünüm.”
Ekrem İmamoğlu’nun koruması Çağlar Türkmen kamera bantlama olayına ilişkin yaptığı savunmada, “1 Ekim 2020’den bu yana İBB’ye bağlı olarak, İstanbul Güvenlik Anonim Şirketi’nde güvenlik görevlisi olarak çalışmaktayım. Biz sadece işimizi yaptık. Bana suç olarak isnat edilen kamera bantlama işi koruma ekibinin kararı ile yapılmıştır. Bu işi yapmamam görevi ihmal suçu olacaktır. Kameraların kapatılması İmamoğlu’nun mahremiyetini sağlamaya yöneliktir. Jammer taşımak da önleyicilik ve caydırıcılık amaçlı tarafımca ilgili yerlere götürülüp bırakılmıştır. Bunun kullanılma sebebi Ekrem İmamoğlu’nu fiziki saldırılardan, terör saldırılarından korumak ve masum vatandaşların can güvenliğini sağlamak” dedi.
Duruşmaya İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu, Şişli Belediye Başkanı Resul Emrah Şahan ve Beylikdüzü Belediye Başkanı Mehmet Murat Çalık’ın da arasında bulunduğu tutuklu ve tutuksuz sanıklarla, avukatları katıldı.
Tutuklu sanık KİPTAŞ Genel Müdürü Ali Kurt’un avukatları savunma yaptı.
300 MİLYONLUK ARAÇ ALSAYDIM...
Ardından İmamoğlu’nun koruma müdürü Mustafa Akın da savunmasında otel kameralarının, daha önce balıkçı ve The Marmara otelindeki görüntülerin yayılmasının ardından tedbir amaçlı bantlandığını söyledi. Söz alan İmamoğlu, “Kamera bantladı diye aylarca burada hapis yatan güvenlik personeli var. İki tane zırhlı araçtan bahsettiniz. Nadiren o aracı kullandım. İki tane 300 milyonluk araç alsaydık, iddia makamı idamla yargılardı. Benim hukuka aykırı herhangi bir talimat verdiğime 12 senede şahitlik ettiniz mi” diye sordu. Akın da “Hayır başkanım, hiç şahitlik etmedim. Biz bu zırhlı araçları güvenlik için getirirken başkana bile söylemezdim” dedi. İmamoğlu, ardından izleyicilere “İyi ki varsınız sizi seviyorum” diye seslendi.
İstanbul 40. Ağır Ceza Mahkemesi’nce, Marmara Kapalı Ceza İnfaz Kurumu’nun karşısındaki salonda yapılan duruşmaya İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu, Şişli Belediye Başkanı Resul Emrah Şahan ve Beylikdüzü Belediye Başkanı Mehmet Murat Çalık’ın da arasında bulunduğu tutuklu sanıklar, tutuksuz sanıklar ve avukatları katıldı. Dünkü duruşmada, tutuklu sanık KİPTAŞ AŞ Genel Müdürü Ali Kurt savunma yaptı. Tutuklanmadan önceki aylık gelirinin 400 bin TL olduğunu ve son 13 yıldır üst düzey yöneticilik yaptığını belirten Kurt, “Huzur hakkı alıyorum, standartların üzerinde bir gelirim var diye malvarlığım hakkında spekülatif beyanlarda bulunuyorlar. Ne telefonumda ne bilgisayarımda bir tane suç unsuru bulunamadı, MASAK raporu yok ama ben tutuklanmadan 20 gün önce tüm malvarlığıma el konuldu” dedi.
1 AY FAZLA MI
‘Vadi İstanbul’ ihalesini kazanan İnvest’in sahibi Bahattin Uçar’a, 50 dairenin İBB personeline değerinin altında satılması için baskı yaptığının iddia edildiğini ifade eden Kurt, “Bunu kabul etmediği için de bir ay boyunca satış onayı vermemişim, hak ediş ve satış onaylarını geciktirmişim. Bahattin Bey bize yazdığı yazıları bir ay geciktirdiğimizi söylüyor. 250 bin metrekarelik bir inşaattan bahsediyoruz. Her dairenin ilk satış onayı önemlidir. Ne kadar arsa payı var, şerefiyesi nedir? Böyle büyük bir işte yazının 1 ayda gelmesi fazla mı?” dedi.
Kurt, savcının “Müşteki Bahattin Uçar, sanıklar Ekrem İmamoğlu ve Ertan Yıldız ile Vadi İstanbul projesiyle ilgili bir toplantı yaptınız mı? Yaptıysanız konusu neydi?” sorusunu, “Toplantı yapıldı ve gizli değildi. Bahattin Bey projesini Ekrem Başkan’a anlatmak istedi. Hatta konutlarla ilgili İBB personeline kampanya yapalım mı diye düşündük ama Bahattin Bey bunu kabul etmedi” diye yanıtladı. Kurt, İmamoğlu’nun “6 yıl boyunca herhangi bir kişi için herhangi bir projede özel bir indirim yapılmasını istedim mi?” sorusuna ise “Kesinlikle böyle bir şey olmadı” yanıtını verdi.
Tutuklu yargılanan reklamcı Esma Bayrak da “Bu iddianame psikolojimi bozdu. Artık bir şey suç mu gibi böyle ekstra ekstra sorgulamaya başladım. Yani mail gönderiyorsunuz, bu bir suçmuş gibi iddianamede karşınıza çıkıyor” dedi.