Eren Sakarya

Sinsi oyun ortaya çıktı! 'Bölünmüş İran, İsrail'in işine gelir'

28 Şubat 2026

ABD ve İsrail, İran’da başkent Tahran başta olmak üzere İsfahan, Kum ve Kerec gibi kritik şehirleri hedef aldı. Öte yandan İran’dan İsrail’e doğru füzeler fırlatıldı. Güvenlik Politikaları Uzmanı Dr. Coşkun Başbuğ, ABD ve İsrail'in İran'a başlattığı saldırıların olası etkilerini değerlendirdi. 

'ALTYAPI YOKSA ÜÇ BEŞ HAVA HAREKATI İLE REJİM YIKILMAZ'

Başbuğ İsrail ve ABD tarafından İran'da amaçlanan rejim değişikliğinin harekatın boyutuna bağlı olacağını ifade etti. Başbuğ sadece hava harekatları ile İran'da rejim değişemeceğini, İsrail ve ABD'nin İran'da çeşitli yapılanmalarının olmasının da gerektiğini kaydetti. Başbuğ "Son açıklamada harekatın işte birkaç gün süreceği ifade ediliyor. Eğer böyleyse buradan bir siyasi sonuç çıkmaz. Eğer İsrail ve ABD'nin İran'da provokatör ajan veya bu tarz bir yapılanması varsa rejimin yıkılmasını da zorlar. Ama eğer içeride bir altyapı karşılığı yoksa lafla veya üç beş hava harekatında rejim yıkılmaz. İran halkında zaten Devrim Muhafızlarına ve kötü ekonomik politikalarına karşı bir tepki var. Dolayısıyla bunların çatışmaya dönüşmesi ancak kendi iç dinamikleriyle olur." dedi."İran halkı enteresan bir yapıdır." diyen Güvenlik Politikaları Uzmanı, İran halkının her ne kadar rejimi sevmese de dışarıdan gelecek müdahalelere karşı ülkelerini savunmak için birleşebileceklerini hatırlattı. Başbuğ "İşte Türk'ün özelliğini burada da görüyorsun. Kendi toprakları dışından yapılacak herhangi bir saldırı, bir Irak veya diğer ülkelerdeki gibi değil tam tersi karşılanır ve halk daha azimle savunmaya geçer. Dolayısıyla Amerika sadece bombalamakla veya İsrail'in yaptığı siyaset ile İran'da bir etki üretemez. Onlar da bunu bildiği için zaten sürekli halkı isyana çağırıyor. Ama ben İran halkının böyle durumlarda devleti önceleyeceğini ve böyle bir darbe, ihtilal veya rejim deişikliğine ihtimal vermeyeceğini düşünüyorum.

'BÖLÜNMÜŞ İRAN EN ÇOK İSRAİL'İN İŞİNE GELİR'

Bölünmüş İran'ın İsrail'in çok işine geldiğini belirten Başbuğ "Onun yolu İran'ın doğusundaki Belucistan'dan başlar. Batıda Kürtlerin yaşadığı bölgede de PEJAK ile benzer bir yapılanma var. Bu tür yapıları eyalete çevirip İran'a bağlamak mı var onu göreceğiz." dedi. Başbuğ "Daha önce de belirttiğim gibi İran ve İsrail daha önce ülkemizde var olan FETÖ benzeri terör yapılanmaları ile İran'da harekete geçebilir. Ancak ben şu anda halkın rejime karşı bir isyanda bulunacağını düşünmüyorum" dedi.

Coşkun Başbuğ "Rejim de Pehlevi de Batı'nın oyuncağı zaten." derken hangisinin desteklenirse desteklensin İsrail ve Amerika'nın değerinin üste taşınacağını ifade etti. Başbuğ "Türkiye burada İran halkını sağduyuya davet etti ve taraftarı ikaz etti. Baktığında gerçekten Allah korusun bu savaş bölgeye yayılırsa, Sadece Türkiye, Irak, Afganistan değil, bütün coğrafya çok ciddi sarsıntılar yaşar. Buna Çin ve Rusya da dahil." uyarısında bulundu.

'ŞU ANDA BİR GÖÇ TEHDİDİ YOK'

Türkiye'nin yapması gerekeni yaptığını belirten uzman isim "Savaşın Türkiye'ye etkisi göç konusunda şu an için göç tehdidi yok. İran halkı zaten Van sınır kapısını sık sık kullanıyor. Oradan gerek alışveriş gerek günübirlik ziyaret" birçok konuda Türkiye ile bir temas söz konusunda. Hani bu toplu göçe dönüşür mü? Yani bombalamaların şiddetine bağlı tabii bu. Eğer doz artarsa Türkiye'ye muhakkak bir hareketlenme olacaktır.

Yazının Devamını Oku

Pakistan-Afganistan savaşında kritik detay! Uzman isim kirli planı ifşa etti: Arkasında İsrail var!

27 Şubat 2026

Dünya bu sabah Afganistan ve Pakistan'ın arasında Durand Bölgesi boyunca çıkan çatışmalara uyandı. Pakistan'ın Afganistan'a savaş ilan ettiğini duyurdu. Emekli Hava Korgeneral Erdoğan Karakuş ise iki ülke arasında tansiyonun yükselmesinin ardından önemli açıklamalarda bulundu. Karakuş, kendisine yönelttiğimiz ABD ve Rusya bu savaşa nasıl bakıyor sorusu üzerine "Esas Çin nasıl bakıyor ona bakmak lazım" cevabını vererek Pakistan'ın bölgedeki en büyük müttefiklerinden biri olan Çin'i işaret etti. Çin ile çekişme halinde olan bölgedeki diğer güç Hindistan'ın Afganistan'ı adeta ele geçirdiğini ifade eden Karakuş, "o yüzden bu olaylar vuku buluyor. Çin'i ve Pakistan'ı sıkıştırma isteği Batı'nın Hindistan'ın ve İsrai'in isteği" dedi. Bilindiği üzere Hindistan, bölgede Pakistan'ın en büyük rakibi olarak göze çarpıyor. Hindistan, Pakistan'ın bazı bölgelerinde hak iddia ediyor. Geçtiğimiz yıl Pakistan ile Hindistan arasında çıkan savaşı Pakistan kazanmıştı.

'İSRAİL'İN VE BATININ AMACI HÜRMÜZ BOĞAZINI ELE GEÇİRMEK'

Hindistan Devlet Başkanı Narenda Modi'nin İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu ile görüşmesinin ardından Pakistan-Afganistan çatışmasının çıkması da dikkatleri çekti. Emekli Korgeneral çıkan çatışmada İsrail'in parmağı olduğunun altını çizdi. İran'ın doğusu ve Pakistan'ın batısında bulunan ve Basra Körfezi'nin çıkışı olan Hürmüz Boğazı'na kıyısı olan Belucistan Bölgesi'nin önemine de değinen Karakuş "Hindistan, ABD ve İsrail'in isteği İran'ı bölerek Belucistan Bölgesi'nden Afganistan'a ulaşacak şekilde Hürmüz Boğazı'nın karşısını ele geçirmek. Burada Belucistan Devleti'ni kurmak istiyorlar. Hürmüz Boğazı'nın diğer karşısı da zaten ABD ile yakın olan Umman'ın elinde" dedi. Karakuş ABD ve İsrail'in amacının İran ve Pakistan'da çıkacak karışıklıkla Belucistan Bölgesi'ne hakim olarak dünya petrol ticaretinin merkezlerinden biri olan Hürmüz Boğazı'nda kontrolü sağlamak olduğunu ifade etti. Emekli Korgeneral bölgedeki bir diğer önemli ticaret yolu olan Kızıldeniz çıkışındaki Babül Mendep Boğazı'nın kontrolünü ele geçirmek için bölgedeki Somaliland Bölgesi'nin bağımsızlığını tanıdığını da hatırlattı.

'ÇİN'İN ÖNÜ KESİLMEK İSTENİYOR'

Amacın Çin'i sıkıştırmak olduğunu ifade eden Karakuş, kurulmaya çalışılan Belucistan ile Çin'in ticaret yollarından biri olan Orta Koridor'un önünün kesilmek istendiğini anlattı. Yine Hürmüz Boğazı yakınında Çin'in Pakistan'ın Gwadar Limanı'na yatırımlarını hatırlatan Karakuş Çin'in bölgeye olan çıkışının kapatılmak istendiğini açıklıyor. "Daha önce de dediğim gibi Hindistan, Afganistan'ı ele geçirdi. Arzu edilen şudur. 'Afganistan'da aşırı zorlamalar sonucunda Müslüman kadınlar kendini eğitime veremesinler daha sonra Afganistan'ı ve Müslüman dünyasını yutalım' amaçları var" açıklamalarında bulundu. Ancak Pakistan'ın bu işin peşini bırakmayacağını söyleyen uzman isim "Afganistan'ın hava gücü olmaması dolayısı ile Pakistan'a karşı direnmesi pek mümkün değil" dedi.

GÖÇ TÜRKİYE'Yİ ETKİLER Mİ?

Belucistan'ı Pakistan'ı bölerek kurmanın zor olduğunu söyleyen Karakuş "Pakistan'ın hava gücü ve nükleer gücü var' dedi. ABD-İran gerginliğine de değinen uzman isim, şimdiki hedefin İran olduğunu, bu ülkede karışıklık çıkartılarak Belucistan'ın İran üzerinden de bölünmeye çalışıldığını söyledi. "Türkiye'nin mevcut İran Cumhurbaşkanı'nı desteklemesi gerekir. Zaten Türkiye, Katar, Mısır ve Suudi Arabistan savaşın çıkmaması için elinden geleni yapıyor" ifadelerini kullandı. Karakuş bu savaşın bir göç sorunu yaratacağını beklemediğini belirtirken "Geçtiğimiz yıllarda Afganistan'dan kaçanlar, ABD ile işbirliği yapan ve Taliban'dan kaçan erkeklerdi" dedi.

'HİNDİSTAN TÜRKİYE'Yİ KENDİNE RAKİP GÖRÜYOR'

Yazının Devamını Oku

Dolandırıcıların yeni adresi arkadaşlık uygulamaları! Bal tuzağına dikkat! Yeni bir aşka yelken açma umudu ile paralarınızı kaptırmayın!

18 Şubat 2026

Arkadaşlık uygulamaları son zamanlarda mobil cihazlara en çok indirilen programlar arasında yer alıyor. Kullanıcılar tanımadıkları kişilerle arkadaşlık kurmak ya da yeni bir ilişkiye yelken açmak için bu uygulamaları yüklüyor. Bu tarz uygulamaların kullanım şekli ise hemen hemen aynı. 

Uygulamalarda yer alan kullanıcı profilleri sağa kaydırılırsa o kişi beğenilmiş oluyor. Karşı taraf da sizi sağa kaydırırsa eşleşme gerçekleşiyor. Eşleşen çiftler sohbet etmeye başlıyor ve duruma göre ilk buluşma ayarlanıyor.

Kimileri bu uygulama üzerinden mutluluğu bulurken kimileri ise adeta kabusu yaşıyor. Bu tarz uygulamalar üzerinden artan dolandırıcılık olayları birçok kişiyi mağdur ediyor. Bazı mağdurlar bu tarz arkadaşlık uygulamalarında açılan sahte hesaplara güvenip para ve kişisel bilgilerini karşı tarafa yollayarak mağdur oluyor. Bazıları da bu programlar üzerinden tanıştığı kişiler ile bu kişilerin davet ettiği mekana giderek tuzağa düşüyor. Mekan tarafından fahiş hesaplar ödettirilerek mağduriyet yaşanıyor.

DOLANDIRICILIK AĞINA ÇEKİLDİK  

Hurriyet.com.tr olarak sosyal medya üzerinde gördüğünüz mağduriyet yaşayan insanların mesajlarından yola çıkarak bu tarz uygulamalarda nasıl dolandırıcılık yaşandığını denemeye karar verdik. Uygulama üzerinden eşleştiğim ve kendisini güzellik uzmanı olarak tanıtan bir şahıs benimle hemen yakınlık kurdu ve beni farklı bir mesajlaşma uygulamasına davet etti.

Burada da vakit kaybetmeden İstanbul'un Beşiktaş semtinde bir görüşme ayarlamak istedi. Şahıs başka bir semtte buluşma isteğimi kabul etmeyerek Beşiktaş'ta kendi belirlediği bir mekanda buluşmak üzere ısrar etti. Şahsın Beşiktaş'ta davet ettiği mekana doğru yola çıktım. Şahıs yol boyunca yazdıklarımı cevaplamadan yaklaşık 10 dakikada bir tam geliş saatimi sordu. Mekan, diğer popüler yerlerin aksine Beşiktaş Çarşısı'nda değil, arka sokakların birinde izbe bir yerdi. Girişteki güvenlik de sanki beni daha önceden tanıyormuş gibi misafirimin üçüncü katta beni beklediğini söyledi. Bir üst kata çıktığımda üçüncü kata sadece özel misafirlerin alındığını belirten korumalar üst araması yapmak ve ceketimi almak istedi. Üst aramasını kabul etmeyerek mekanın dışına çıktım ve eşleştiğim kişiye "bu mekanı beğenmedim başka bir yere gidelim" diye mesaj attım. Şahıs ise beklememi söyledi ve kapıya geldi. Eşleştiğim kişinin kapıya gelince uygulamadaki kendisinin uygulamaya yüklediği fotoğrafları ile hiç benzemediğini gördüm.

Yazının Devamını Oku

İran'da neler oluyor? Uzmanlar, Orta Doğu'da savaş ihtimalini değerlendirdi: 'Türkiye'ye etkileri büyük olur'

12 Ocak 2026

İran'da 15 günü geride bırakan eylemlerde sokaklar göstericilerle doldu. Riyaldeki sert değer kaybı ve ekonomik sorunlara tepki gösteren esnaf, büyük şehirlerde kepenk kapattı. Eylemler, başlangıçta küçük kitlelerin bir araya gelerek tepkilerini dile getirdiği gündüz gösterileriyken, kısa sürede rejime karşı bir isyan dalgasına dönüştü. Protestocular güvenlik görevlilerini öldürdü, polise ait binaları ateşe verdi ve devlet kurumlarını hedef aldı. Tahran yönetimi, göstericilere sert karşılık verdi. Ülkede çok sayıda protestocunun gözaltına alındığı ve yüzlerce kişinin öldürüldüğü öne sürüldü.

ABD ve İsrail, İran'da hükümetin düşmesi için devrede olduğunu gizlemiyor. ABD Başkanı Donald Trump, eylemlerin henüz ciddi bir boyut kazanmadığı ilk günlerinde, göstericilere müdahale edilmesi durumunda İran'a saldıracaklarını söylemişti. Trump, bugün yaptığı açıklamada ise İran'a karşı harekete geçebileceklerini bildirdi. Tahran, saldırıya uğraması durumunda ABD ve İsrail'e ait askeri ve ekonomik tesislerin meşru hedef olacağını duyurdu. İsrail'in bölgede; kendi güdümünde, zayıf ve bölünmüş ülkeler oluşturmaya çalıştığını belirten Prof. Dr. Ali Fuat Gökçe ve Dr. Çağatay Balcı, Hürriyet'e yaptığı açıklamalarda, Türkiye'nin bölgede olası bir savaş ve karışıklıktan doğrudan etkileneceğini kaydetti.

İran'daki gösterilere müdahale sonucu çok sayıda kişinin öldürüldüğü iddia edildi. AFP'nin doğruladığı görüntülerde, bir adli tıp kurumunun önünde cesetlerin yığıldığı görüldü.

<iframe src='//www.hurriyet.com.tr/video/embed/?vid=43082633&resizable=1&autostart=true&playsinline=true&v_utm_source=haber_detay' width='580' height='326' loading='lazy' frameborder='0' scrolling='no' allow='autoplay; fullscreen' allowfullscreen></iframe>

'BU PROTESTOLARI FARKLI KILAN TRUMP OLDU'

İran Araştırmaları Merkezi analisti Dr. Çağatay Balcı, protestolarla "Bu tür halk hareketleri İran'da tırnak içinde bir kronik sorun. Yani 1999'dan itibaren çeşitli periyotlarla bu tür halk hareketleri yaşandı" yorumunda bulundu.

Akademisyen isim "Örneğin 2009'da Ahmedinejad'ın kazandığı cumhurbaşkanlığı seçimi sürecinde yaşananlar bunun kat kat fazlasıydı. İşte o zaman yeşil hareketten bahsediyorduk. Örneğin 2017 ve sonrası, özellikle 2022'deki Mesha Emini gösterileri ve İran'ın gösterilere sert müdahalesi aslında alışılmamış bir durum değil İran açısından. Burada bu süreci istisnai kılan husus Trump'ın açıklamaları oldu." dedi.

ASKERİ MÜDAHALE OLASILIĞI

Yazının Devamını Oku

Havacılık uzmanı: Elektrik arızası olan uçak aniden düşmez... Ankara'daki uçak kazası sonrası kritik 'patlama' yorumu

24 Aralık 2025

Dün Ankara Esenboğa Havalimanı'ndan Trablus'a gitmek üzere kalkan Falcon 50 tipi özel bir iş jetiyle radar bağlantısı kesildi. Mürettebat ile beraber 8 kişinin bulunduğu uçağın Haymana ilçesindeki boş bir araziye düştüğü tespit edildi. Uçağın enkazına ve karakutusuna ulaşıldığı öğrenildi. Uçakta Ankara'ya resmi temaslarda bulunmak için gelen Libya Genel Kurmay Başkanı Ali Muhammed Al-Haddad, Libya Kara Kuvvetleri Komutanı General Al-Fitouri Gharibil ve beraberindeki heyetin bulunduğu belirtildi. 3 kişilik Fransız uyruklu mürettebat ile birlikte kazada uçakta bulunan 8 kişinin hayatını kaybettiği açıklandı. 

Uçağın neden düştüğü ise karakutunun incelenmesinden sonra kesinlik kazanacak. Ancak kalkıştan sonra pilotun "elektrik arızası" bildirdiği ve "acil iniş" talep ettiği açıklandı. Uçağın düşüş nedenleri ile ilgli birçok iddia ortaya atıldı. Sosyal medyadaki bazı hesaplarda uçağın yaşanan bir patlama sonrası düştüğü iddia edilirken bazı hesaplar da sabotaj iddiasını ortaya attı.

Hürriyet Yazarı Uğur Cebeci Libya Genelkurmay Başkanı ve Kara Kuvvetleri Komutanı'nın bulunduğu uçağın düşmesi ile ilgili değerlendirmelerde bulundu. Cebeci "Şu anda kaza ile ilgili çok bir şey söylemek mümkün değil. 32 bin feet yükseklikte olan bir uçak. Bir elektrik arızası deklare etmiş ama uçak bir elektrik arızası yüzünden o yükseklikten aniden düşmez." ifadelerini kullandı.

'GÜVENLİK NEDENİYLE HER ZAMAN FAZLA YAKIT ALINIR'

Uçakla ilgili patlama iddiaları ile ilgili olarak Cebeci, patlamanın uçağın yere çarpması nedeniyle gerçekleştiğini, patlamanın havada olmadığını ifade etti. Cebeci patlama ile ilgili iddiaları şöyle açıkladı:

"Uçaklar güvenlik amacıyla ekstra yakıt alır. Bu fazla yakıt alımının nedeni uçağın gittiği havalimanı ile ilgili sorun olursa sonraki 3 meydana daha inebilmesi içindir. Yakıt miktarını pilotlar kendileri belirler. Bu uçakta da fazla miktarda yakıt alındığı belli. Bu uçaklarda fazla yakıtı boşaltmak için de "dump" sistemi yok. Kalkıştan sonra uçak 32 feet yükseklikte elektrik arızası bildirince uçağın iniş ağırlığını düşürmesi için belli bir miktar yakıtı boşaltması gerekir. Dump sistemi olmayan uçaklar ise acil iniş öncesi havada tur atarak yakıtını bitirirler. Ancak belki elektrik arızası yüzünden belki de hidrolik bir arıza sebebiyle o arada ne olduysa uçak kaskatı kesilmiş ve 32 bin feet'ten aşağı düşmeye başlamış. Bu yükseklikten düşen uçaklar kendi ekseni etrafında dönerek düşebilirler. Bu yüzden düşerken ses hızını aşmış olabilir. Uçak ses hızını aşarak düşerse yere çakılınca darmadağın olur. Patlama olarak söylenen şey uçağın yer ile temas etmesi sonucu yakıtın patlamasıdır. Uçak yakıtlarına açık alanda kibrit atsanız yanmayabilir. Ancak uçak yakıtları kapalı alanda bir çarpma sonrası bomba gibi patlar. Bunun en önemli örneği 11 Eylül 2001'deki New York Dünya Ticaret Merkezi'ne yapılan saldırılardı. Uçaklar kulelere çarpınca bomba gibi patlamıştır."

Yazının Devamını Oku

Yabancı basında KIZILELMA övgüsü! 'Türkiye tarih yazarken dünya şaşkınlıkla izledi'

15 Aralık 2025

Bayraktar KIZILELMA, hava-hava füzesi ile bir hedefi başarıyla vurdu. 30 Kasım 2025'te Karadeniz'de Sinop açıklarında gerçekleştirilen test, savunma sanayii çevrelerinde geniş yankı uyandırdı. Söz konusu deneme, bir insansız aracın bu kategoride kaydettiği ilk başarı olarak tarihe geçti.

Test uçuşu sırasında KIZILELMA, hedefi ASELSAN'ın MURAD AESA radarı ile tespit etti. Ardından TÜBİTAK SAGE tarafından üretilen GÖKDOĞAN füzesini fırlattı. Füze, jet motorlu hedefi tam isabetle vurarak imha etti.

Görevin bir diğer dikkat çeken yanı, insanlı ve insansız platformların ortak harekatı oldu. 5 adet F-16 savaş uçağı ve bir Bayraktar AKINCI İHA'sı, KIZILELMA'ya test boyunca eşlik etti. Senaryo, karmaşık hava operasyonlarında farklı sistemlerin entegre şekilde nasıl çalışabileceğini gösterdi.

Dünya basını, bu başarının hava muharebe doktrinlerini değiştirebilecek potansiyel taşıdığını belirtti. Düşük radar izine sahip KIZILELMA'nın, "görünmeden gör, vurulmadan vur" prensibiyle tasarlandığı belirtildi. Haberlerde, KIZILELMA'nın sergilediği yeteneğin gelecekteki hava harekâtlarında insansız platformların oynayacağı rolü ortaya koyduğu kaydedildi.

MAARİV: TÜRK HAVA KUVVETLERİ TARİH YAZDI, DÜNYA ŞAŞKINLIKLA İZLİYOR

İsrail merkezli Maariv gazetesi, Türkiye'nin askeri havacılık alanında küresel bir atılım gerçekleştirdiğini duyurdu. "Türk Hava Kuvvetleri tarih yazdı ve tüm dünya şaşkınlıkla izliyor" başlıklı haberde, KIZILELMA'nın henüz hizmete girmeden hava-hava füzesi kullandığı vurgulandı. Gazete, bu gelişmenin uluslararası silahlanma yarışında yeni bir standart belirlediğini aktardı.

Maariv, testin ayrıntılarına geniş yer verdi. KIZILELMA'nın hedefi MURAD radarıyla bulduğunu ve GÖKDOĞAN füzesini fırlattığını yazdı. İnsansız bir hava aracının ilk kez böyle bir müdahalede bulunduğunu belirtti.

Yazının Devamını Oku

Düşen uçak Türkiye'yi yasa boğdu, 1976'daki olayı hatırlattı... Uzmanlar iddiaları Hurriyet.com.tr için değerlendirdi: 'Pilotlardan herhangi bir ikaz yok'

13 Kasım 2025

Dr. Öğr. Üyesi Osman Nuri Sunar, C130'ların, Türk Hava Kuvvetleri'nde yıllardır kullanılan ve görevlerinde kendilerini kanıtlamış uçaklar olduklarına dikkat çekerek, "Olay yaşandığı andan bu yana birçok kez dile getirildi: Bu güvenilir bir uçak. Geldiği rota biliniyor. Pilotlarımızın daha önce de kullandığı bir rota. Dolayısıyla bu konuda onların eğitimleri açısından bir tereddüt olduğunu da düşünmüyorum" dedi.

Uçak kazalarında teknik sebeplerin, pilotaj unsurunun ve hava koşullarından kaynaklı sorunların her zaman söz konusu olabileceğini ifade eden Sunar, "Bir de olmasını hiç istemediğimiz ancak bu tür olaylarda hep konuşulan, fiziki olarak içeriden ya da dışarıdan bir etkinin olması söz konusu" dedi ve şöyle devam etti:

"'İçeriden' ile kastettiğimiz şu: Normalde belli kısıtlamalar var tehlikeli maddelerin taşınmasıyla ilgili. Bu hem sivil havacılıkta geçerli hem de askeri havacılıkta. Askeri havacılıkta durum tabii ki biraz daha farklı. Burada savunma ihtiyaçları göz önünde bulundurularak çeşitli şekillerde silah ya da mühimmat gibi birtakım şeyler taşınıyor. Bu uçaklarda mühimmat taşınmasıyla ilgili son yönergeleri bilmiyorum ancak taşındığını düşünelim. İçeride bir mühimmat ya da bir hava aracının mühimmat içeren bir parçası taşınıyorsa bunlar tetiklemiş olabilir."

"YÜKÜN KAYMASI VEYA YER DEĞİŞTİRMESİ UÇAĞI ZORA SOKMUŞ OLABİLİR"

Düşen uçağın bir kargo uçağı olarak çeşitli yükler taşıyor olmasının da göz ardı edilmemesi gereken bir faktör olduğuna vurgu yapan Sunar, "Arkadaşlarımız ne kadar eğitimli de olsalar, burada hava koşullarından kaynaklı bir dengesizlik olduğunda, bir 'stall' durumu söz konusu olduğunda, bu yükün kayması veya yer değiştirmesi bu uçağı zor bir koşula sokmuş olabilir. Yükün kayması, dengenin bozulması ve toparlanamaması sonucunda havada buna bağlı olarak bazı fiziki durumların söz konusu olması mümkün. Bunların hepsinin incelenmesi lazım" dedi.

"MOTORUN KOKPİTİ PARÇALADIĞINI DÜŞÜNÜYORUM... BU TARZ KAZALAR ABD'DE DE OLUYOR"

Uçağın düşüş nedeni ile ilgili tahminde bulunan Emekli Hava Korgeneral Dr. Karakuş ise motorun kopup kokpiti, oluşan hava basıncının da kuyruğu parçaladığını düşündüğünü söyledi.

Yazının Devamını Oku

Türkiye'den güç dengesini değiştirecek hamle! İsrail basınından dikkat çeken Eurofighter analizi

15 Aralık 2025

Türkiye'nin Eurofighter Typhoon uçaklarını alması İsrail'in gündeminden bir türlü düşmüyor. Son olarak İsrailli Maariv gazetesi Eurofighter konsorsiyomunun CEO'su Jorge Tamrit Degenhardt'in Breaking Defence web sitesine verdiği röportaja geniş yer verdi. Habere göre Eurofighter CEO'su Jorge Tamrit Degenhardt'ın Türkiye'nin imzaladığı 20 adet sıfır Eurofighter Typhoon savaş uçağı alımı anlaşması ile ilgili sözlere değinildi.

Konsorsiyumu CEO'su Jorge Tamrit Degenhardt, Türkiye'nin 20 uçakla yetinmeyebileceğini ve gelecekte uçak siparişinin iki katına çıkabileceğini söyledi. CEO Türkiye ile imzalanan bu anlaşmanın Eurofighter'ın diğer ülkelere satışının da önünü açabileceğini vurguladı.

Degenhardt, "20 uçakla başlıyoruz, ancak sayı artabilir. Bu, diğer ülkelere bir sinyal gönderebilir," dedi ve anlaşmanın diğer ülkeler için uyandırma çağrısı" olabileceğini ekledi.

Haberde Temmuz ayında Uluslararası Savunma Sanayii Fuarı (IDEF) kapsamında İngiltere ile Türkiye arasında imzalanan mutabakata göre Türkiye'nin alımlarının toplam 40 uçağa kadar çıkarabileceği de hatırlatıldı. 

'GÜÇ DENGELERİNİ DEĞİŞTİRECEK ANLAŞMA'

Türkiye, mühimmatları, yedek parça, bakım ve teknik destek unsurları ile birlikte 20 adet Eurofighter Typhoon savaş uçağının alımı ile ilgili 10.7 milyar dolarlık bir anlaşma imzalamıştı. 24 adet ikinci el Eurofighter savaş uçağının tedariki ile ilgili de Umman ve Katar ile görüşmelerin sürdüğü açıklanmıştı.

Bu anlaşma 7 Ekim 2023'ten bu yana Gazze'de katliamlarını sürdüren ve 70 bin insanın ölümüne neden olan İsrail'i rahatsız etti. İsrail gazetesi Maariv, "Türkiye'nin, güç dengesini değiştirecek muazzam anlaşması" başlığını kullanarak anlaşmayı duyurmuştu.

Anlaşmanın NATO müttefikleri arasındaki savunma ilişkilerini derinleştirdiği kaydedilen haberde, Eurofighter savaş uçakları için "Türkiye’nin hava kuvvetlerini modernize etmesine de katkı sağlayacak" denildi.

Yazının Devamını Oku