Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan başkanlığında toplanan AK Parti Merkez Yürütme Kurulu (MYK) toplantısı sonrası AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik basın mensuplarıyla bir araya geldi. Suriye’de SDG’nin faaliyetlerine değinen ve 10 Mart Mutabakatı’na uyulmasının öneminden söz eden Çelik, Güney Kıbrıs Rum Yönetimi'nin tutumuna ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Çelik, MYK’da, bahis ve sanal kumar meselesinin de ele alındığını belirterek, “Toplumumuzu çürüten, yozlaşmaya sürüklemeye çalışan teşebbüs ve uygulamalara dönük ciddi bir tehdittir. Bu nedenle MYK’mızın da bu gündemi yakından takip etmesi gerektiği ifade edilmiştir. Bahis ve sanal kumar meselesi adeta bir pandemi halini almıştır. Dünyanın her tarafında olduğu gibi maalesef ülkemiz de bundan etkilenmektedir. Hatta bazı aile facialarının ve maalesef bazı intiharların arkasında bu ve benzeri yanlışlıkların olduğunu çeşitli şekillerde tespit ediyoruz” dedi.
‘TOPLUMUMUZA DÖNÜK BİR YOZLAŞMA VE ÇÜRÜME YAYMA GİRİŞİMİDİR’
Bahis ve sanal kumar için bir eylem planının var olduğunun altını çizen Çelik, “En güçlü şekilde mücadele edeceğiz. Hem siyaset kurumu olarak hem de hükümet ve kabine olarak yapılması gerekenler, Cumhurbaşkanımızın talimatları doğrultusunda ortaya konulmuştur. Bir eylem planı çıkmıştı; ancak bundan sonraki süreçte bunun daha yoğun, daha sıkı bir şekilde takibiyle ilgili olarak partideki ilgili birimlerimiz, MYK’mız ve tüm mekanizmalarımız üzerine düşeni yapacaktır. Burada özellikle sanal kumar ve bahis gibi meselelerde tavizsiz davranılması gerektiğinin altını çiziyoruz. Bu, toplumumuza dönük bir yozlaşma ve çürüme yayma girişimidir. Milli güvenlik problemi desek yeridir. Aynı zamanda bir ahlak problemidir. Toplumsal güvenlik, toplumun geleceği ve gelecek nesiller açısından da son derece önemli bir meseledir. Bugün elimizdeki cep telefonları ve çeşitli teknolojik imkanlar sayesinde bu tür zararlı içeriklere daha kolay ulaşılabilmesi, tehdidin büyüklüğünü artırmaktadır. Bu nedenle hukuk çerçevesinde en sert ve en tavizsiz mücadelenin, hem devletin imkan ve kabiliyetleriyle hem de siyaseten oluşturulması gereken hassasiyetler ve stratejiler temelinde ortaya konulacağını ifade ediyoruz” diye konuştu.
‘SURİYE HALKI PROVOKASYONA RAĞMEN İRADESİNİ GÜÇLÜ TUTMAYA ÇALIŞIYOR’
8 Aralık'ın bölge için önemli olduğuna dikkat çeken Çelik, “Suriye devriminin ve kardeş Suriye’nin hürriyet günüdür. Yıllarca Esad rejiminin katliamları altında inleyen Suriye halkı, 8 Aralık günü hürriyetine kavuşmuştur. Bir yıl içerisinde birçok meydan okumaya ve provokasyona rağmen, geleceğe yürüme konusundaki iradesini güçlü tutmaya çalışmaktadır. Türkiye, burada meseleye sadece bir güvenlik sorunu olarak yaklaşmadığını; ekonomik istikrarın sağlanması, Suriye’de okulların yeniden yapılması ve hayatın normalleşmesine yönelik güçlü bir yaklaşım ortaya koyduğunu göstermiştir. Cumhurbaşkanımız, bugün sabah ve öğle saatlerinde yaptığı konuşmada; pek çok kişinin ölümden kaçarak ülkemize sığınmış kardeşlerimizi, Esad rejimi halen iş başındayken, rejimin sözde bazı açıklamalarına referans verilerek geri göndermeye çalışan anlayışın karşısında durmuştur. Özellikle herkese hatırlatmak isterim ki 14–28 Mayıs seçimleri sürecinde, Cumhurbaşkanımızın karşısındaki aday, buradaki misafirlerimizin gönderilmesi gerektiği yönünde bir kampanya yürütüyordu. Bazı anketçiler de bu söylemin karşılık bulduğunu, Cumhurbaşkanımızın 'Hayır, biz bunları ölüme gönderemeyiz' sözünün seçimlerde aleyhine olacağını ifade ediyorlardı. Hatta bilindiği üzere seçimler ikinci tura kalmıştı. O kritik dönemde, Cumhurbaşkanımıza bu söyleminden vazgeçmesi ve seçim sonuçlarını olumsuz etkileyecek bir durum oluşmaması için daha farklı bir tutum alması gerektiği yönünde telkinlerde bulunuldu. Ancak Cumhurbaşkanımız o süreçte ahlaki duruşunu hiçbir zaman bozmadı. Neticede de o kardeşlerimizin hiçbir zaman yalnız bırakılmayacağını ortaya koydu” ifadelerini kullandı.
‘10 MART ANLAŞMASI, ESASINDA SİLAH BIRAKMAYI ÖNGÖRMEKTEDİR’
Suriye’nin üç tehditle karşı karşıya bırakıldığına işaret eden Çelik, bunlardan birincisinin, Esad’dan kalma bir takım unsurların, Lazkiye bölgesinde, mevcut Suriye yönetimine karşı bir takım kalkışma planlaması olduğunu belirtti. Lazkiye bölgesinde Alevilerin, Şiilerin hakkını savunmak üzere terör eylemi yapanları kastettiğine vurgu yapan Çelik, “Hiçbir şekilde Suriye'deki Alevi kardeşlerimizle, Şii kardeşlerimizle bir ilgisi yok. Bunlar Esad'ın katliamcı rejimini bir şekilde diriltmek isteyen unsurlar. Bu Şebbiha unsurlarıyla, Alevi Şii kardeşlerimizi birbirine karıştırmak çok vahim bir hata olur. Gerçekten Alevi kardeşlerimize, Şii kardeşlerimize, Nusayri kardeşlerimize dönük olarak yanlış bir yaklaşım olursa biz bunun karşısında oluruz. İkinci tehdit, güneyde hiçbir şekilde Dürzi kardeşlerimizi temsil etmeyen Siyonist yanlısı bir kanaat önderi var. Burada esas olan, 10 Mart Anlaşması’nın uygulanmasıdır. Bu anlaşmanın hayata geçirilmesi ve ardından silahların bırakılması temel hedeftir. Teröre bulaşmamış silahlı unsurların Suriye ordusuna entegre olması da 10 Mart Anlaşması’nın ortaya koyduğu çerçeve içerisinde gerçekleşmelidir. Zaten 10 Mart Anlaşması, esasında silah bırakmayı öngörmektedir. Anlaşmanın ikinci maddesi, Suriye Kürtlerinin ve Suriye’deki Kürt kardeşlerimizin tüm hak ve hukuklarının esas alındığını ve korunduğunu açıkça ifade etmektedir. Yedinci maddesinde ise her türlü bölünmeye, nefret suçuna ve ayrıştırıcı yaklaşıma karşı, Suriye’nin birliğini ve dirliğini savunan bir çerçeve ortaya konulmaktadır” ifadelerini kullandı.
‘TERÖR ÖRGÜTÜNÜN VARLIĞI, MEŞRU KAVRAMLARLA MASKELENEMEZ’
İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya X hesabından “Hangi bültenle aranırsa aransın, nerede olursa olsun suç işleyenleri bir bir yakalayıp ülkemize geri getiriyoruz” notuyla yaptığı paylaşımla 7'si kırmızı bültenle aranan toplamda 10 şüphelinin yakalandığını duyurdu.
İşte Bakan Yerlikaya'nın paylaşımı:
“Hangi bültenle aranırsa aransın, nerede olursa olsun suç işleyenleri bir bir yakalayıp ülkemize geri getiriyoruz”
- Kırmızı Bültenle Aradığımız 7 Suçluyu,
- Ulusal Seviyede Aradığımız 3 Suçluyu,
ALMANYA(4), GÜRCİSTAN(3), KUZEY MAKEDONYA (2) ve FAS’tan Ülkemize Getirdik.
Kırmızı bültenle uluslararası seviyede aranan B.Ö., S.B., E.G., R.D., T.Ö.A., D.Ö., Y.A. ile ulusal seviyede aranan E.F., A.Ç., N.Ş. isimli şahıslar yakalandı ve ülkemize iadeleri sağlandı!
EGM Interpol-Europol Daire Başkanlığımız, Adalet Bakanlığı görevlileri, İstihbarat, KOM ve Narkotik Suçlarla Mücadele Başkanlıklarımız ve Asayiş, Siber Suçlarla Mücadele, Göçmen Kaçakçılığıyla Mücadele ve Hudut Kapıları ile TEM Daire Başkanlıklarımız koordinesinde yapılan çalışmalar sonucu;
AK Parti Sözcüsü ve Genel Başkan Yardımcısı Ömer Çelik, Cumhur İttifakı ile ilgili açıklamada bulundu. Çelik mesajında "Cumhur İttifakı’mız “Türkiye Yüzyılı” hedeflerimize ulaşmak için bir ve bütün olarak yoluna devam ediyor." ifadelerine yer verdi.
"BÜNYEMİZİ SAĞLAM TUTARAK GELECEĞE İLERLİYORUZ"
İşte Ömer Çelik'in paylaşımı:
Cumhur İttifakı’mız “Türkiye Yüzyılı” hedeflerimize ulaşmak için bir ve bütün olarak yoluna devam ediyor.
Ülkemizin etrafındaki kaos senaryolarına karşı en güçlü ve stratejik cevabımız Cumhur İttifakı’nın siyasi iradesidir.
Cumhuriyetimizi koruyarak, demokrasimizi güçlendirerek ve iç bünyemizi sağlam tutarak geleceğe ilerliyoruz. “Tek vatan, tek millet, tek devlet, tek bayrak” ilkemizi en yüksekte tutuyoruz.
Sayın Cumhurbaşkanımızın ve Sayın Devlet Bahçeli’nin kararlı ve dirayetli duruşu ile hedeflerimize ilerliyoruz.
Geçtiğimiz 27 Ekim'de meydana gelen 6.1 büyüklüğündeki deprem sonrası Balıkesir Sındırgı'da artçı sarsıntılar devam ediyor. Son olarak AFAD tarafından kaydedilen güncel verilere göre merkez üssü Balıkesir Sındırgı olan 3.6 büyüklüğünde deprem meydana geldi. Deprem derinliği 7.2 kilometre olarak kaydedildi.
4.9'LUK BİR DEPREM DAHA
AFAD, saat 15,35'te merkez üssü Balıkesir'in Sındırgı ilçesi olan 4,9 büyüklüğünde deprem meydana geldiğini bildirdi.
AFAD tarafından kaydedilen güncel verilere göre bugün saat 09.38'de merkez üssü Aydın'ın Didim ilçesi açıklarında (Ege Denizi) 3.9 büyüklüğünde deprem meydana geldi.
Depremin derinliği 7.04 kilometre olarak kaydedildi.