Güven Özalp

Avrupa’dan Ankara’ya temsil istisnası

5 Mayıs 2026

Avrupa ülkeleri arasında stratejik yakınlık, işbirliği, diyalog ve koordinasyon amacıyla oluşturulan Avrupa Siyasi Topluluğu (AST) toplantısının 8’incisi Ermenistan’ın başkenti Erivan’da yapıldı. Toplantı için 48 ülkeden devlet ve hükümet başkanları davet edildi. Davet edilen liderler arasında Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan da vardı. Bununla birlikte Erdoğan katılmama kararı aldı. Hem Ermenistan hem de Avrupa Birliği, Türkiye’nin toplantıda temsil edilmesine büyük önem verdiğinden AST’nin kurallarında istisnai değişikliğe gidildi. Bu değişiklikle Türkiye’yi Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz temsil etti.

KURALI ESNETTİLER

AST, normal şartlarda sadece devlet ve hükümet başkanlarının katılımına açık. Lideri katılmama kararı alan ülke toplantıda temsil edilemiyor. Bakanlar düzeyinde ya da başka bir seviyede katılıma izin verilmiyor. Başta Ermenistan Başbakanı Nikol Paşinyan olmak üzere Türkiye’nin katılımına, sembolik boyutu olması ve konjonktürün de etkisiyle, büyük önem verildiğinden ilk kez kurallar değiştirildi. Bulunan formülle Erdoğan yerine Yılmaz’ın katılımı sağlandı. Yapılan kural değişikliğine ilişkin bilgi veren bir AB yetkilisi, Yılmaz’ın katılımının da tarihsel açıdan dikkat çeken bir unsur olduğunu belirterek şunları söyledi: “AST’de normalde katılamayan liderlerin yerine başka birinin geçmesine izin verilmez. Ancak mevcut durumda, Ermenistan-Türkiye ilişkilerindeki benzersiz bağlam ve tarihi an nedeniyle bir istisna yapıldı.”

ALİYEV UZAKTAN BAĞLANDI

Türkiye, AST’nin 6 Ekim 2022’de Çekya’nın başkenti Prag’da yapılan ilk toplantısına katıldı. Erdoğan, 7 Kasım 2024’te Macaristan’ın başkenti Budapeşte’de ve 16 Mayıs 2025’te Arnavutluk’un başkenti Tiran’da yapılan toplantılara da katılım sağladı. 2023’te İspanya ve Moldova’da, 2024’te İngiltere’de ve 2025’te Danimarka’da düzenlenen toplantılara ise davetli olmasına rağmen katılmadı.

Toplantıya katılımı en çok merak edilen liderlerden biri olan Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev, video konferans yöntemiyle katılım sağladı. Bir AB yetkilisi, “Uzaktan olsa da Aliyev’in Ermenistan’da düzenlenen bir toplantıya katılımı son derece önemli. Geçen yaz iki ülke arasında imzalanan barış anlaşmalarından bu yana kaydedilen ilerlemeyi yansıtıyor” dedi.

RUSYA’YA MESAJ ZİRVESİ

Sloganı, “Geleceği İnşa Etmek: Avrupa’da Birlik ve İstikrar” olan toplantı, seçimlere hazırlanan Paşinyan açısından gövde gösterisi halini alırken zamanlama ve yer açısından Rusya’ya mesaj içeren bir niteliğe büründü. Toplantıya Avrupa Birliği (AB) Konseyi Başkanı Antonio Costa ve Paşinyan başkanlık etti. Dünyanın jeopolitik dönüşüm geçirdiği bir dönemde yapılan toplantının konu başlıkları demokratik dayanıklılığı artırmak, bağlantısallığı geliştirmek, ekonomik ve enerji güvenliğini güçlendirmek oldu.

Yazının Devamını Oku

Türkiye’ye Erivan daveti

30 Nisan 2026

Avrupa ülkeleri arasında işbirliği, diyalog ve koordinasyonun üst seviyeye çıkarılmasını hedefleyen toplantıya sadece devlet ve hükümet başkanları katılabiliyor. Sloganı, “Geleceği İnşa Etmek: Avrupa’da Birlik ve İstikrar” olarak belirlenen toplantıya Avrupa Birliği Konseyi Başkanı Antonio Costa ve Ermenistan Başbakanı Nikol Paşinyan başkanlık edecek.

48 LİDER ÇAĞRILDI

Erivan’daki toplantıya 27 AB üyesi ülkenin ve Avrupa coğrafyasındaki, Türkiye de dahil, 27 ülkenin lideri davet edildi. Toplantıya ilk kez Avrupa kıtasında olmayan bir ülkenin lideri de katılacak. Kanada Başbakanı Mark Carney özel davetli olarak toplantıda yer alacak. Dünyanın derin bir jeopolitik değişimden geçtiği bir dönemde yapılacak, 48 liderin davetli olduğu toplantının konu başlıkları demokratik dayanıklılığı artırmak, bağlantısallığı geliştirmek, ekonomik ve enerji güvenliğini güçlendirmek olarak belirlendi. Liderler arasında doğrudan ve zincirleme temas imkânı sunan toplantı Ekim 2022’den bu yana altı ayda bir ve rotasyon yöntemiyle yapılıyor. Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, şu ana kadar üç AST toplantısına katıldı.

Yazının Devamını Oku

Orban gitti Ukrayna kredisi onaylandı

24 Nisan 2026

AB, Macaristan’ın vetosunun kalkmasıyla iki kritik konuda art arda karar aldı.

Bunlardan ilki, 2026-2027 dönemi için Ukrayna’ya askeri ve ekonomik destek için tasarlanan 90 milyar Euro tutarındaki kredi paketiyle ilgili. AB, bu paketi resmen onayladı. Ukrayna’ya para aktarımının mayısta başlaması öngörülüyor.

Rusya’ya yönelik yeni bir yaptırım paketine de yeşil ışık yakıldı. Bu, Rusya’nın Ukrayna’ya saldırmasından bu yana AB’nin devreye soktuğu 20’nci yaptırım paketi. AB Konseyi Başkanı Antonio Costa, sosyal medya mesajında, “AB’nin Ukrayna’da adil ve kalıcı bir barış sağlanmasına yönelik stratejisi iki temel unsura dayanıyor: Ukrayna’yı güçlendirmek ve Rusya üzerindeki baskıyı arttırmak. Bugün her iki konuda da ilerleme kaydettik” ifadelerini kullandı. Yakın zamanda Ukrayna’nın AB üyelik sürecine ilişkin hareketlenme de bekleniyor.

Yazının Devamını Oku

Von der Leyen’in sözleri bize ne anlatıyor

23 Nisan 2026

AB Komisyonu Sözcüsü Paula Pinho da Türkiye’ye yapılan atfın herhangi bir başka ülkeyle kıyaslama amacı taşımadığını, ülkenin jeopolitik ağırlığının, büyüklüğünün ve özellikle Batı Balkanlardaki hedeflerinin tanınması olduğunu aktarmış, Ankara’nın NATO müttefiki ve AB aday ülkesi olduğuna işaret edilmişti. Gelinen aşamada sorulan başlıca sorulardan biri von der Leyen’in açıklamasının AB’nin ortak görüşü olup olmadığı.

TEK YAKLAŞIM YOK

AB Komisyonu her ne kadar von der Leyen’in açıklamalarının bağlam dışında yorumlandığı algısı yaratmaya çalışsa da Brüksel’de bunun bir dil sürçmesi olduğunu düşünene rastlamak oldukça zor. AB’de Türkiye konusunda tek ses ya da tek kalıp bir yaklaşım yok. AB Genişleme Komiseri Marta Kos’un önceki günkü, “Türkiye’ye ihtiyacımız var” vurgusu da bunun kanıtı.

CHARLES MICHEL’DEN leyen’e TEPKİ

 Von der Leyen’in sözlerine bir tepki de daha önce kendisi ile aynı dönemde Avrupa Konseyi Başkanı olarak görev yapan Charles Michel’den geldi. Michel, Türkiye’nin NATO’nun çekirdek müttefiki, göç yönetiminde kilit bir ortak, önemli bir enerji koridoru, Avrupa’nın büyük bir savunma aktörü ve ciddi bir bölgesel güç olduğunu belirterek “Avrupa, çifte standart uygulayarak ya da gerçeği basitleştirerek daha güçlü hale gelemez” ifadesini kullandı.

Uluslararası konjonktürün de etkisiyle Türkiye’nin ağırlığı artmış durumda. Bu da AB’nin stratejisini, kendi çıkarlarını ön planda tutarak, önemli alanlarda derinleştirilmiş işbirliği üzerine kurmaya itti. Brüksel’de Türkiye konusunda “zorunluluk boyutunun gönüllülük boyutunun önüne geçtiği” yorumu sıkça yapılıyor. Ankara da tıkanan süreçte bloke olmak yerine fırsat oluştuğunda belli alanlarda ilerleme yaklaşımını benimsemiş durumda. Türkiye’nin AB açısından artan öneminin üyeliğin yolunu açacağına dair yorumların ise Brüksel’de karşılığı yok. Diğer yandan Ankara’nın Brüksel’e odaklanmak yerine İtalya ve İspanya gibi AB üyesi ülkelerle stratejik ilişkilerini geliştirmesi dikkati çekiyor.

TEPKİLER GERİ ADIM ATTIRDI

AB Komisyonu Başkanı Von der Leyen, Türkiye’yi Rusya ve Çin ile aynı kefeye koyan sözlerinden tepkiler üzerine geri adım attı. Eski Konsey Başkanı Michel de, Avrupa’nın çifte standardına dikkat çekerek birlik içinde tek ses olmadığını gözler önüne serdi.

Yazının Devamını Oku

Leyen’den mesafeli Kos’tan sıcak açıklama! AB’den Türkiye’ye çifte mesaj

22 Nisan 2026

Avrupa Birliği Genişleme Komiseri Marta Kos, Türkiye’ye ihtiyaç duyduklarını söyledi. Avrupa Parlamentosu’nda konuşan Kos’un vurgusu son dönemde Türkiye’nin AB için artan önemini göstermesinin yanı sıra Brüksel-Ankara hattında son yıllarda ilişkilerin oturduğu çizgiyi de yansıtıyor.

‘TÜRKİYE’YE İHTİYACIMIZ VAR’

Özellikle AB’ye komşu bölgelerde daha güçlü ortaklıklar kurmak için cesur adımlar atmaları gerektiğini söyleyen ve aday ülke Türkiye ile Ermenistan ve Azerbaycan’la son dönemde yürüttüğü görüşmelerin bu bağlamda değerlendirilmesi gerektiğini belirten Kos, “Avrupa ve Ortadoğu’da değişen jeopolitik gerçekler ışığında Türkiye’ye ihtiyacımız var” dedi. Türkiye’nin AB’nin en büyük beşinci ticaret ortağı olduğunu ve ticaret hacminin Mercosur veya Hindistan ile olanın iki katı olduğunun altını çizen Kos, şu ifadeleri kullandı: “Bu, Avrupa ile Asya arasındaki ticaret yolları açısından hayati önem taşıyor. Ayrıca, Ukrayna’ya ilişkin herhangi bir barış anlaşmasında NATO’nun ikinci büyük ordusuna sahip olan Türkiye’nin rolü vazgeçilmez olacaktır.”

KARŞILIKLI ADIM BEKLENTİSİ

Ulaşım, enerji ve dijital alanlarda yeni yollar geliştirmek istediklerini söyleyen Kos, “Bu bağlantılar, Avrupa ile Orta Asya arasındaki bağları daha da güçlendirerek stratejik bağımlılıkları azaltabilir. Kuzeyde ve güneyde savaşın şiddetini sürdürdüğü bu dönemde, Türkiye ve Güney Kafkasya üzerinden açılan yeni ticaret yolları hayati önem kazandı” diye konuştu. Ticaret engellerini azaltma imkânlarını değerlendirme konusunda Türkiye’yle mutabık kaldıklarını belirten Kos, “Ancak Türkiye’nin de bize ve Kıbrıs’a yönelik adımlar atmasını bekliyoruz” dedi.

AB son dönemde Türkiye stratejisini iki tarafın çıkarına olacak alanlarda işbirliğini derinleştirme olarak belirledi. Türkiye de şu aşamada bu yaklaşımdan rahatsız değil. Üyelik süreci ise her iki taraf için de tamamen geri plana itilmiş durumda.

VON DER LEYEN’DEN ÇELİŞKİLİ ÇIKIŞ

Önceki gün Türkiye konusunda dikkat çeken bir başka çıkış da AB Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen’den geldi. Von der Leyen, AB’nin genişlemesini desteklediğini belirterek şu ifadeleri kullandı: “Avrupa kıtasını tamamlamayı başarmalıyız ki Rus, Türk veya Çin etkisine girmesin. Daha büyük ve jeopolitik düşünmeliyiz.”

Yazının Devamını Oku

İspanya bastırdı ama AB’den İsrail adımı yok

22 Nisan 2026

İsrail’le ilişkiler bir kez daha AB dışişleri bakanlarının gündemindeydi. İsrail’e karşı acil ve sert adım atılmasını isteyen ülkelerin başını çeken İspanya’nın Dışişleri Bakanı Jose Manuel Albares, AB’nin kredibilite sorunuyla karşı karşıya olduğunu söyledi.

İspanya, İsrail’le Ortaklık Anlaşması’nın askıya alınmasını istiyor. Bunun için oybirliği gerekli. Almanya “uygun olmayacağını” düşündüğü bu adıma karşı. AB Komisyonu anlaşmanın ticari boyutunun askıya alınmasını önermişti. Bunun için oybirliği değil nitelikli çoğunluk gerekiyor.

Buna rağmen Eylül 2025’ten bu yana masada olan öneri için yeterli destek toplanamadı. Bunda Almanya ve İtalya’nın tavrı etkili. İsrail’e yönelik baskı sivil toplum ve vatandaş boyutuna kadar genişlemiş durumda. Belgenin askıya alınmasına destek amacıyla bir milyondan fazla imza toplandı.

Yazının Devamını Oku

Magyar hem AB’ye hem Rusya’ya göz kırptı

14 Nisan 2026

Önceki gün yapılan Macaristan seçimleri ülkede yeni bir siyasi dönem başlatabilecek parlamento denklemini ortaya çıkardı. Yüzde 79’luk tarihi katılımın yaşandığı seçimlerin galibi Peter Magyar’ın partisi Tizsa yüzde 53.7, Viktor Orban’ın Fidesz’i ise yüzde 38.43 oranında oy aldı. Buna göre 199 sandalyeli Macar parlamentosundaki 138 sandalyeyi Magyar’ın partisi 55’ini ise Fidesz vekilleri dolduracak. Tizsa partisi bu çoğunlukla tek başına anayasa değiştirme imkânını da elde etmiş oldu. Yeni kurulacak hükümetin güçlü bir pozisyon elde etmesi Avrupa Birliği, Rusya ve Ukrayna açısından da bölgesel dengeleri etkileyebilir. Orban’ın AB içindeki oyun bozan tavrı ve Moskova yanlısı tutumuna karşı, dün basına geniş açıklamalar yapan Magyar daha dengeli bir politika izleme sinyali verdi.

‘ORBAN DÖNEMEYECEK’

Anayasada başbakanlık için iki dönem sınırı değişikliği yapacaklarını ve böylece Orban’ın gelecekte göreve dönmesini engelleyeceklerini söyleyen Magyar, “Orban’ın kuklası” olmakla suçladığı Cumhurbaşkanı Tamas Sulyok’a da “istifa et” çağrısı yaptı. Magyar, Macar halkının AB ve NATO üyesi olmaktan gurur duyduğunu söyledi, Ukrayna’da barış yapılmasını istediğini söyledi. Magyar’ın aynı zamanda, Rusya ile komşu olduklarını ve enerji alım ilişkilerini vurgulayarak “Ukrayna’da barış sağlandıktan sonra Avrupa’nın Rusya’ya yönelik yaptırımları kaldırmasını umduğu” sözleri dikkati çekti. Magyar’ın gelişi, AB’de “rahatlama” Rusya’da ise “temkinlilik” yarattı.

ORTAĞINI KAYBEDEN KREMLİN TEMKİNLİ

Macaristan’da Peter Magyar’ın seçim zaferi sonrası Avrupa’daki bir numaralı müttefikini yitiren Rusya ılımlı ve temkinli mesajlar vermeyi tercih etti. Kremlin Sözcüsü Dmitriy Peskov, Macaristan seçim değerlendirmesinde, “Macar halkının seçimine sonsuz saygımız var. Budapeşte’de oluşacak yeni yönetimle pragmatik ilişkilerimiz olacağını düşünmek istiyoruz” dedi. “Sadece Macaristan ile değil, tüm Avrupa ülkelerine yakın, karşılıklı çıkara dayalı dostane ilişki istiyoruz” diyen Peskov, Avrupa Birliği’nin Ukrayna’ya verilmesi planlanan 90 milyar Euro’luk finansman paketine de değindi. Orban yönetiminin vetosunun yeni kurulacak yönetim tarafından kaldırılıp kaldırılmayacağı sorusuna, “Tüm ikili ve bölgesel konular yeni hükümet kurulduktan sonra karşılıklı görüşmelerle ele alınacak. Ancak Ukrayna’da cereyan eden hadiselerle Macaristan yönetiminde değişimin birbirine bağlı olmadığını düşünüyoruz” dedi. Peskov’un “Macaristan’ın şu anda Rusya dostu bir ülke olmadığı için Magyar’a tebrik mesajı göndermeyeceklerini” söylemesi de dikkati çekti. Orban yönetimindeki Macaristan, Ukrayna savaşında bariz Rusya yanlısı bir tutum sergilemişti. AB’nin aldığı kararlar çoğu zaman Orban vetosuna takılmıştı.

AB RAHAT NEFES ALDI

Macaristan’daki seçim sonrası rahat nefes alanlar listesinde Avrupa Birliği’ni ilk sıraya yazmak mümkün. Orban, özellikle son dönemde AB açısından tüm sınırları zorlamış ve hatta Ukrayna’ya 90 milyar Euro’luk destek örneğinde olduğu gibi kırmızı çizgiyi aşmıştı. Zaferi “oyun değiştirici” görülen Peter Magyar, AB’yi ciddi bir sorundan kurtarsa da Brüksel’de pragmatik bir yaklaşım hâkim. Beklenti, Magyar’ın Macaristan’ı AB’yle sürekli kavga eden bir ülke olmaktan çıkaracağı yönünde. Macaristan’ın yeni yönetiminin ülkeyi ana akım çizgisine çekmesi öngörülüyor. Müstakbel başbakanın AB’ye yönelik açıklamaları Brüksel’e umut verse de somut değişimin zaman alacağı görüşü öne çıkıyor.

Yazının Devamını Oku

Schengen’e girişte yeni sistem yürürlükte

11 Nisan 2026

Uygulanmasına kısmi olarak geçen yıl ekimde başlanan Giriş- Çıkış Sistemi (EES), Schengen Bölgesi’ne girişte biyometrik ve kişisel bilgilerin depolanmasına dayanan bir uygulama. İrlanda ve Güney Kıbrıs Rum Yönetimi hariç AB ülkeleri ile İsviçre, İzlanda, Liechtenstein ve Norveç’e giriş yapmak isteyen tüm üçüncü ülke vatandaşları bu uygulamaya tabi olacak.

NASIL UYGULANACAK

- Bu sistemin uygulandığı ülkelere ilk girişte pasaport kontrol noktasında kişisel bilgiler sorulacak, yüz fotoğrafı çekilecek ve parmak izi alınacak. Bu veriler dijital ortamda depolanacak.

- Parmak izleri vize aşamasında alındığından kısa süreli kalış vizesine sahip olanların sadece fotoğrafları depolanacak. 12 yaşından küçük çocuklardan parmak izi alınmayacak.

İHLALE SIKI TAKİP

- EES’le kalış sürelerini ihlal edenler de sıkı takip altına alınacak. Sürenin aşılması halinde sistem kişiyi tanımlayacak ve bu bilgiyi kaydedecek. Aynı durum yetkililerin girişi herhangi bir nedenle reddetmeleri halinde de geçerli olacak. Bu kayıt bir sonraki girişte ya da olası vize başvurusuna verilecek yanıtta belirleyici unsurlardan biri olacak.

- Sistemdeki tüm ülkeler bu kaydı dikkate alacak. AB, diplomatlar, uzun vize sahipleri, oturum izni olanlar gibi bazı kategorilerin muaf tutulduğu sistemin ilk uygulama sonuçlarından memnun. AB’nin bu yılın sonuna doğru Avrupa Seyahat Bilgi ve İzin Sistemi’ni (ETIAS) de devreye sokması öngörülüyor.

Yazının Devamını Oku