Beyazıt Şenbük

YKS sonuçları açıklandı: 5 şehirden 9 şampiyon

17 Temmuz 2024

Ölçme, Seçme ve Yerleştirme Merkezi (ÖSYM) tarafından 8-9 Haziran tarihlerinde düzenlenen Yükseköğretim Kurumları Sınavı’nın (YKS) sonuçları dün açıklandı. 3 milyon 120 bin 878 adayın başvurduğu sınavda bu yıl İstanbul, Ankara, Mersin, Elazığ ve Rize’den tüm soruları doğru cevaplayarak 500 tam puan almayı başaran toplam 9 birinci var.

Sınav sonuçların açıklanmasıyla milyonlarca aday, emeklerinin karşılığıyla yüzleşti. O adaylardan 9’u milyonlarca kişiyi geride bırakarak şampiyon oldu. Başarılarının sırrının ‘düzenli çalışmak’ olduğunu dile getiren birinciler, şunları söyledi:

HEM LGS HEM YKS BİRİNCİSİ

Berra Kuruş (AYT eşit ağırlık birincisi-Galatasaray Lisesi): 2019 yılında düzenlenen Liselere Geçiş Sistemi (LGS) kapsamındaki merkezi sınavda da tam puan yaparak birinci olmuştum. Bu yıl düzenlenen YKS’nin eşit ağırlık alanında tüm soruları doğru yanıtladım. Açıkçası birinci olmak gibi bir hedefim yoktu ancak kendimi YKS’de de şampiyon olarak ara sıra hayal ediyordum. LGS ve YKS sürecinde hep düzenli çalışan biri oldum. Boğaziçi, Sabancı ya da Koç Üniversitesi’nde ekonomi okumak istiyorum. Bir erkek kardeşim var o da bu yıl LGS’ye hazırlandı. İkimiz içinde sınav senesiydi. Evde yoğun bir şekilde ders çalışan birinin daha olması ikimize de fayda sağladı. Bu süreçte birbirimize çok destek olduk. Kardeşim Selim Efe de LGS’de yüzde 0,29’luk dilime girdi.


Depreme Malatya’da yakalanan Arda, ailesiyle Elazığ’a taşınmış.

DEPREMZEDE ARDA EN ZORU BAŞARDI

Yazının Devamını Oku

‘Hayali üniversite’de FETÖ iddiası

15 Temmuz 2024

Sırbistan’da faaliyet gösterdiği ve 168 ülkeden 4 bin öğrenciye uzaktan eğitim verdiği öne sürülen ‘Yeni Pazar Üniversitesi’nin aslında hiç olmadığı ortaya çıkmıştı. Yükseköğretim Kurulu (YÖK) geçen yıl suç duyurusunda bulunduklarını belirtmişti. Hürriyet’e konuşan mağdurların avukatı Dilara Damla Öksüz de şunları söyledi:

KARGOYLA DİPLOMA

“100’ün üzerinde mağdur olduğunu tahmin etsek de 2-3 gündür tarafımıza ulaşan şikâyetlere baktığımızda sayı çok daha fazla. Burada bir üniversite değil şirket söz konusu. Mağdurlar aslında okula değil limited şirkete ödeme yapmış. Diplomanın parasını verenler ve hâlâ diplomayı kargodan bekleyenler var. Ortada Yeni Pazar Üniversitesi diye bir üniversite yok. Adresi, mütevelli heyeti yok. Başka bir başvuruyla sahte bir internet sitesi kurulmuş. ‘Edu.tr’ uzantılı bir siteyi de bu şekilde almışlar. Siz üniversitenin sitesinde olduğunuzu sanıyorsunuz, ancak değilsiniz. Fotoğrafını ve kişisel bilgilerinizin olduğu bir belge, öğrenci belgesi adı altında yollanmış.

KHK’LILARA ‘FREUD’ SERTİFİKASI

Hiçbir öğrenci fiziken okula gitmemiş. Zaten en önemli vaatleri arasında ‘hiç gelmeden diploma alacaksınız’ ifadesi var. Derse giren kişiler arasında FETÖ soruşturması kapsamında KHK ile atılan hâkimler, savcılar ve bazıları kamuoyu tarafından bilinen isimler olduğunu söylediler. Onlar da sertifikalarını, diplomalarda Yeni Pazar Üniversitesi’yle birlikte adı bulunan ‘Freud Üniversitesi’nden almış. Ancak gerçekte böyle bir üniversite de yok. Viyana’da Sigmund Freud Üniversitesi var ve zihinlerde ‘gerçek’ algısı yaratmak için Freud Üniversitesi adını seçmişler.

Bir diğer konu da 4 yıllık eğitim süresi dolmadan para karşılığında sözde ‘erken mezuniyet’ vaat etmeleri. Normal kayıtlar 2 bin ile 4 bin Euro arasıyken ‘erken diploma’ adı altında farklı tutarlarda paralar talep edilmiş. Haklarında ‘Sahte evrak’, ‘nitelikli dolandırıcılık’, ‘suç işlemek amacıyla örgüt kurmak ve yönetmek’ gibi 3 suçtan şikâyette bulunduk.”

REKTÖR KKTC’DE AKADEMİ KURMUŞ

Yazının Devamını Oku

Üniversite hayali rektör sahte

14 Temmuz 2024

HAYALİ üniversite skandalı, diplomaların sahte olduğunu öne süren mağdurların İstanbul Anadolu Adliyesi’ne suç duyurusunda bulunmasıyla ortaya çıktı. Sırbistan’da faaliyet gösterdiğini ve 2-4 bin Euro karşılığında 168 ülkeden 4 bin öğrenciye uzaktan eğitim verdiğini öne süren üniversitenin rektörü Ali İlseven’in de lise mezunu olduğu iddia edildi. Yapılan suç duyurusunda 49 yaşındaki İlseven’in gerçek üniversiteleri taklit ederek, ‘edu’ uzantılı internet siteleri kurduğu, kayıt olanlara ise sahte diploma verdiği ifade edildi.

WEB SİTESİNE ERİŞİLEMİYOR

Hayali üniversite hakkında internette ‘muhatap bulamıyoruz’ şeklinde şikâyetlerin yer aldığı görülürken sözde kuruma ait internet sitesine de ‘bakım’ nedeniyle erişilemediği dikkat çekti. Sitedeki yazıda, ‘Web sitesi, planlı bakımdan geçiriliyor. Biraz sonra geri gelin, yakında hazır olacağız!’ deniliyor.

TV PROGRAMIYLA TANINDI

Lise mezunu olduğu halde kendisini profesör olarak lanse ettiği öne sürülen ‘rektör’ Ali İlseven, 2016 yılında bir televizyon kanalında ‘Kampus Show’ adlı bir program yapmıştı. Programda ‘Dünya Motivasyon Şampiyonu’ unvanını kullanan İlseven, o dönemde üniversiteleri gezerek öğrencilere başarı ve kariyer planlamasıyla ilgili konuşmalar yapıyordu.

LİSE MEZUNU ‘PROFESÖR’

Yazının Devamını Oku

Özel liselerde kayıt dönemi bitti: Milyonluk okullarda boş yer kalmadı

13 Temmuz 2024

Özel okullarda kayıt takvimine göre 3-4 Temmuz arası uygulanan ilk kesin kayıt döneminin ve 8 Temmuz’da uygulanan ikinci kesin kayıt döneminin ardından geçtiğimiz salı günü serbest kayıt dönemi başladı. Serbest kayıtlarda adaylar ve velileri okul önlerinde boş kalan kontenjanlara yerleşebilmek için nöbetteydi. Listelerdeki boşluklara yerleşebilmek için sürdürülen yarışın dışında bu süreçte kayıtlarını geri çekenler, kontenjanını dolduran okullara yerleşmek isteyen adaylara fırsatlar sunmuş oldu. Bu okulların yıllık ücretlerindeki artış, kayıt dönemi öncesinde akıllara ‘milyonluk okullar boş kalır mı?’ sorusunu getirmişti. Özel okulların büyük çoğunluğu kontenjanlarını doldururken Notre Dame De Sion Fransız Lisesi’nde 32, Sainte Pulcherie Fransız Lisesi’nde 6, Saint-Michel Fransız Lisesi’nde 8, İzmir Özel Saint Joseph Fransız Lisesi’nde ise 3 üç kontenjan boş kaldı.

TALEP DÜŞMEDİ ÇÜNKÜ...

Türkiye Özel Okullar Derneği (TÖZOK) Yüksek İstişare Kurulu Başkanı Cem Gülan kayıt sürecini şöyle değerlendirdi: “Yüksek ücretlere rağmen bu okulların dolması insanların kaliteli eğitime önem verdiklerini gösteriyor. Güvenlik, hijyen, yabancı öğretmen, yurt dışı eğitim imkanı gibi artılar ailelere cazip geliyor. MEB iki yıl önce okulların ara kademelerde yüzde 36, geçen sene de yüzde 65 zam yapmasına izin verdi. O dönem devlet memurlarına yüzde 100’ün üzerinde zam yapıldı. Dolayısıyla öğretmen maaşları ile okul ücretleri arasındaki makas açılmaya başladı. Okullar bütçelerini tutturabilmek için fiyatlandırmanın serbest olduğu kademe başlangıcı sınıflarına daha yüksek zam yaptı. Bugün baktığınızda hazırlık sınıfı 900 bin TL olan bir okulun son sınıfındaki öğrencinin ödediği ücret 300 bin TL. Okul kendini kurtarmak için kademe başlangıcında yüksek zam yapıyor.”

VELİLER NE DİYOR?

İrem Arıkan Ekşi: Akademisyen bir aile olarak çocuğumuzun iyi bir eğitim almasına önem veriyoruz. Bunun için ev, araba almak yerine çocukların eğitimine varımızı yoğumuzu harcıyoruz. Veliler son derece fedakâr bir kayıt süreci geçirdi. Alman Lisesi’ne kayıt yaptırdık.

Gülcan Aydın: Çok stresli ve heyecanlı günler geçirdik, sürekli yedek listelere baktık, okullarla ilgili yorumları okuduk. Abitur olması yani Almanya sistemine dahil olması Alman Lisesi’ni vazgeçilmez yapıyor ama iki okul arasındaki iki kat ücret farkı karar vermeyi zorlaştırıyor.

Fırat Keskin:

Yazının Devamını Oku

Hedef 1 milyon yabancı öğrenci

12 Temmuz 2024

12 ülkeden 120 üniversitenin dahil olduğu ve hem bölgesel hem de uluslararası pek çok alanda geleceğe yönelik planlamalar yapan bir organizasyon olan BSUN’un rektörler buluşmasında konuşan Özvar’ın gündeminde; uluslararası öğrenci hareketliliği, araştırma destekleri, Türkiye’nin yükseköğretim kapasitesi ve kalitesi ile istihdam odaklı programlar vardı. Özvar özetle şu bilgileri verdi:

“Son 50 yılda küresel ekonomiye geçiş ve ekonomilerdeki gelişmeler sonucunda, yükseköğretim giderek global bir nitelik kazandı ve uluslararası rekabetin önemli bir alanı haline geldi. Sadece gelişmiş ülkeler değil, gelişmekte olan ülkeler de yükseköğretimde uluslararasılaşmaya yönelik stratejiler geliştirip uyguluyor. Uluslararasılaşma ve öğrenci hareketliliğinin arttığı bir dönemde Türkiye bir cazibe merkezi haline geliyor. 2023 yılı itibarıyla yaklaşık 200 ülkeden 350 bin uluslararası öğrenciye ev sahipliği yapıyoruz. UNESCO İstatistik Enstitüsü’ne göre, Türkiye şu anda dünyadaki uluslararası öğrencilerin yaklaşık yüzde 2.9’uyla en fazla uluslararası öğrenciye sahip ilk 10 ülke arasında yer alıyor. Yakın gelecekte uluslararası öğrenci sayımızı 500 bine, bir sonraki aşamada ise 1 milyona çıkaracağımıza inanıyor, bu hedef doğrultusunda çalışıyoruz.”


Erol Özvar

Yazının Devamını Oku

Yabancı öğrencide hedef 1 milyon

11 Temmuz 2024

YÖK Başkanı Erol Özvar, İstanbul Üniversitesi’nde düzenlenen Karadeniz Üniversiteler Ağı (BSUN) Toplantısı’na katıldı. 12 ülkeden 120 üniversitenin dahil olduğu ve hem bölgesel hem de uluslararası pek çok alanda geleceğe yönelik planlamalar yapan bir organizasyon olan BSUN’un rektörler buluşmasında konuşan Özvar’ın gündeminde; uluslararası öğrenci hareketliliği, araştırma destekleri, Türkiye’nin yükseköğretim kapasitesi ve kalitesi ile istihdam odaklı programlar vardı.

ULUSLARARASI ÖĞRENCİDE İLK 10’DAYIZ
YÖK Başkanı Özvar şöyle konuştu:
Son 50 yılda küresel ekonomiye geçiş ve ekonomilerdeki gelişmeler sonucunda, yükseköğretim giderek global bir nitelik kazandı ve uluslararası rekabetin önemli bir alanı haline geldi. Bu nedenle sadece gelişmiş ülkeler değil, gelişmekte olan ülkeler de yükseköğretimde uluslararasılaşmaya yönelik stratejiler geliştirip uyguluyor. Uluslararasılaşma ve öğrenci hareketliliğinin arttığı bir dönemde Türkiye bir cazibe merkezi haline geliyor. 2023 yılı itibarıyla yaklaşık 200 ülkeden 350 bin uluslararası öğrenciye ev sahipliği yapıyoruz. UNESCO İstatistik Enstitüsü’ne göre, Türkiye şu anda dünyadaki uluslararası öğrencilerin yaklaşık yüzde 2,9’uyla en fazla uluslararası öğrenciye sahip ilk 10 ülke arasında yer alıyor. Yakın gelecekte uluslararası öğrenci sayımızı 500 bine, bir sonraki aşamada ise 1 milyona çıkaracağımıza inanıyor, bu hedef doğrultusunda çalışıyoruz.

ULUSLARARASI ÖĞRENCİLER TR-YÖS’LE
Kasım 2023 tarihinde Kurulumuz tarafından alınan yeni bir karara göre, Türkiye’deki devlet üniversitelerine uluslararası öğrenci kabulü sadece TR-YÖS ile yapılacak. Sınav, Ölçme, Seçme ve Yerleştirme Merkezi (ÖSYM) tarafından gerçekleştirilecek. Yılda iki kez ve Türkçe, Almanca, Arapça, Fransızca, İngilizce, Rusça olmak üzere 6 dilde uygulanacak sınav yurt dışından öğrenci kabulüne standart getirmeyi amaçlıyor.

YENİ BURS VE ARAŞTIRMA DESTEK PROGRAMLARI

Yazının Devamını Oku

‘Nobel’li fizikçilerle aynı sahnede

10 Temmuz 2024

Nobel Ödüllü bilim insanlarıyla bir arada sahneye çıkan Yusuf Karlı dünyadan sadece 600 genç bilim insanının seçilip davet edildiği toplantılarda  kuantum fiziğinin bulunuşundan günümüz teknolojisine uzanan yolculuğunu ve ‘kuantum dalga denklemi’ni derinlemesine tartıştı. Yusuf Karlı konuyla ilgili şunları söyledi:

İDOLÜYLE YAN YANA

“Lindau Nobel Ödüllü Bilim İnsanları Toplantıları’na katılımda belirli akademik ortaklar her yıl en iyi genç bilim insanlarını seçerek aday gösterir. Ben Avusturya Bilimler Akademisi tarafından gösterilen 11 aday içerisinden Avusturya’nın adayı olarak seçilip davet edildim. Çocukluğumdan beri hayranlık duyduğum Nobel ödüllü bilim insanlarıyla saatlerce sohbet edebilmek, sorular sorabilmek benim için çok değerli tavsiyeleri de beraberinde getirdi. Bu isimlerden bana en çok ilham veren kişi, akademik hayatım boyunca çalıştığım kuantum dolaşıklık olgusunun anlaşılmasındaki çabalarından ötürü Nobel ödülüne layık görülen Anton Zeilinger.

‘NOBEL ÖNEMLİ BİR HEDEF’

Nobel, önemli bir hedef. Kazanmak için anlamlı işleri doğru zamanda yapmak gerekiyor. Yine de kazanmak zor. Nobel dışında da prestijli ödüller var. Ama pek çok bilim insanı gibi ben de bilimsel çalışmalarımı sadece ödül almak için yapmıyorum. Kuantum fiziği alanında anlaşılmamış noktaları aydınlatırken bir ödüle layık görülürsem bu harika olur ama görülmemek de yaptığım işin kalitesini belirleyen bir ölçüt değil.”

GENÇLERİ BİLİME TEŞVİK EDİYOR

‘PSİBİLİM’ isimli bilim iletişimi platformunun kurucusu ve kâr amacı gütmeyen Kuantum Türkiye (QTurkey) oluşumunun koordinatörü olduğunu söyleyen Yusuf Karlı, “Bu platformlarla, kuantumla ilgili bilimsel bilgiye erişimi kolaylaştırmak için çalışıyoruz. Gençler için eğitimler, seminerler ve atölye çalışmaları düzenliyoruz” diye konuştu.

6 Şubat depremlerinde ablasını kaybeden Karlı, “En büyük hedefim, ablam Ayşegül anısına, fırsat eşitliği bulamamış kız çocuklarına motivasyon ve fon sağlayacak, kâr amacı gütmeyen bir enstitü kurabilmek” ifadelerini kullandı.

Yazının Devamını Oku

İstanbul’da LGS şampiyonlarına burs

10 Temmuz 2024

İstanbul Valisi Davut Gül hem İstanbul’da yaşayan hem de eğitim hayatını İstanbul’da sürdürecek olan şampiyonlara burs müjdesi verdi.

LGS’de başarı gösteren öğrencilere İstanbul Çocukları Vakfı tarafından 4 yıl boyunca aylık burs verileceğini aktaran Gül şöyle devam etti: “Geçmiş yıllardaki tecrübelerimize dayanarak söylüyorum; Anadolu’nun çeşitli yerlerinde 500 tam puan alan öğrencilerimizin de yüzde 90’ı, 95’i İstanbul’umuzdaki liseleri tercih ederek burada sizlerle birlikte eğitim öğretim hayatlarına devam edecek. İstanbul Çocukları Vakfı olarak geçen sene olduğu gibi bu sene de hem İstanbul’da yaşayan öğrencilerimiz hem de Anadolu’da yaşayıp İstanbul’u tercih eden öğrencilerimize aylık düzenli olarak burs vereceğiz.”

Vali Gül, geçen yıl LGS şampiyonlarına 3 bin TL burs verileceğini açıklamıştı. Bu yılki burs miktarı henüz belirlenmedi. 

 

Yazının Devamını Oku

‘Tarihin En İyisi’ni 41 saniyede mat etti

9 Temmuz 2024

Nisan ayında 12 yaş 9 aylıkken büyükusta (GM) unvanı alarak tarihte bunu başaran en genç 4’üncü isim olan ve şu an dünyanın en genç büyükustası olan milli satranç sporcusu 13 yaşındaki Yağız Kaan Erdoğmuş, ‘tarihin en iyisi’ unvanlı Norveçli büyükusta Magnus Carlsen karşısında büyük bir zafere imza attı. Yağız Kaan çevrimiçi düzenlenen ve 1 dakika süre tanınan ‘yıldırım’ turnuvada, satranç efsanesi olan rakibini 41.2 saniyede mat etti. 2022 yılında, 11 yaşındayken dünyanın en genç Uluslararası Usta’sı (IM) unvanını kazandıktan sonra Hürriyet’in evine konuk olduğu Yağız Kaan önümüzdeki Eylül’de en genç A milli takım oyuncusu olarak ülkemizi Satranç Olimpiyatları’nda temsil edecek.

Bursa Nilüfer İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü Özel Öğretim Kurumları Şube Müdürü Selahattin Erdoğmuş ve devlet memuru Gülsüm Erdoğmuş’un iki çocuğundan biri olan 11 yaşındaki Yağız Kaan, Bursa Saadettin Türkün Ortaokulu öğrencisi. Anaokulunda başladığı satrançta ilk büyük başarısı 2019 Avrupa Yaş Grupları Şampiyonası’nda 8 yaş birinciliğiydi. Sonra başarılar art arda geldi. 11 yaşındayken yani 2022 yılının Kasım ayında, dünyanın en genç Uluslararası Usta’sı (IM) unvanını aldı. Bu yıl ise Nisan’da Almanya’da düzenlenen Grenke Açık Satranç Turnuvası’nda yarışan 13 yaşındaki Yağız Kaan Erdoğmuş, son normunu da tamamlayarak Büyükusta-Grandmaster(GM) oldu. Satranç tarihindeki en genç GM’ler arasına giren 13 yaşındaki Yağız Kaan, şu anda Uluslararası Satranç Federasyonu (FIDE) sıralamasına göre ‘Dünyanın En Genç GM’si. Satranca başladığı günden bugüne büyük bir başarı performansıyla ilerleyen ve dünyanın ilgiyle takip ettiği başarılı sporcu, 11 yaşında da ‘Dünyanın En Genç Uluslararası Ustası -IM’ unvanına sahip olmuş ve Türkiye’ye büyük bir gurur yaşatmıştı.

DÜNYANIN EN İYİSİNİ YENDİ
13 yaşındaki milli satranç oyuncusu Erdoğmuş, katıldığı özel ve çevrimiçi bir turnuvada ‘dünyanın gelmiş geçmiş en iyi satranç oyuncusu’ olarak gösterilen beş dünya satranç, dört dünya hızlı satranç ve altı dünya blitz satranç şampiyonluğu bulunan 33 yaşındaki Norveçli satranç büyükustası Magnus Carlsen ile karşı karşıya geldi. Bilgisayar üzerinden düzenlenen maçta oyuncuların 1 dakika süresi vardı. Yağız Kaan’a efsane oyuncuyu mat etmek için 41 saniye yetti.

YAĞIZ YETENEKLİ VE ÖZEL BİR SPORCU
Türkiye Satranç Federasyonu Başkanı Gülkız Tulay Yağız Kaan Erdoğmuş ile ilgili şunları söyledi:

“Yağız dünyanın en genç GM unvanına sahip sporcusu olarak başarısını kanıtlamış bir sporcu ve çok başarılı bir sporcuyu yendi. 13 yaşından gün almış bu sporcumuz A milli takıma davet edilen en genç sporcu da oldu. Eylül’de Macaristan’ın başkenti Budapeşte’de düzenlenecek 45. Dünya Satranç Olimpiyatı’nda A milli olarak ülkemizi temsil edecek. Yağız çok yetenekli ve özel bir sporcu. Küçük yaşta elde ettiği başarılar, onun gideceği çok yol olduğunu gösteriyor. Şu an satranç dendiğinde en çok tanınan isim Magnus Carslsen belki ama ileride bu isim Yağız Kaan ya da bizim sporcularımızdan biri olabilir. Satrançta yukarı doğru kazanılmış bir ivme var. Olimpiyatlar öncesi Sporcularımız dünyanın en iyi antrenörleriyle çalıştılar. Hepsinden iyi dereceler bekliyoruz.”

Yazının Devamını Oku

Özel okullarda ilk kayıt dönemi sona erdi

4 Temmuz 2024

Özel okullar, ilk kayıt günü yani 3 Temmuz akşamı internet adreslerinden, açık kontenjanlarını açıkladı. İkinci kayıt gününde veliler ve adaylar sabahtan itibaren okul önlerinde stresli bekleyişe başladı. İstanbul’da özel okullar sabah saat 09:00’u gösterdiğinde yedek listede olan adayların velilerini okulların bahçesine aldı ve  kayıt işlemleri gün boyu sürdü. Bazı özel liseler ise farklı bir uygulamayla saat 14:00’te  bir liste daha yayınladı ve kalan adaylara bir kayıt şansı daha tanıdı.

BİR GÖZ KAPIDA DİĞERİ TELEFONDAOkul kapılarındaki veliler, sıranın kendilerine gelip gelmeyeceğini merakla beklerken bir gözleri de telefonda başvuru yaptıkları diğer okullardan yapılacak duyuruları bekliyor, açıklanan listelerde kesin kayıt yaptırmış öğrencilerin puanlarını takip ediyorlardı.

BİR YANDA GELECEK BİR YANDA MUHASEBEBu yılın özel okul kayıt takviminde velilerin başlıca gündemi okul fiyatlarındaki 4 katı bulan artışlardı. Çocuklarına iyi bir lise eğitimi sunmak için kayıt stresi yaşayan ebeveynler kapı önlerinde ince muhasebe hesapları da yapmakla meşguldü. Hem kayıt sürecini hem de okul ücretlerini değerlendiren bazı veliler şunları söyledi:Fırat Keskin: 489 puanla isteğimiz İstanbul Erkek Lisesi (İEL) ya da Alman Lisesi’ydi. İEL’e girme ihtimalimiz olmadığı için Alman Lisesi’ne tek tercih yaptık. Yedeklerde üst sıralarda yer aldığımızdan erken saatte kayda geldik. Oğlum Almanya’da üniversite okumak istediği için lise eğitimini de ona göre planladık. Bu fiyatların kontenjanları açık bırakabileceğini ya da geç doldurabileceğini düşünüyorum.

Serhan Özhan: Oğlum Erel 480,8 puan aldı. Saint Joseph, Alman Lisesi ve geçen yıl kızımı kaydettirdiğim St. Georg Avusturya’ya başvurduk. Saint Joseph’e dün kayıt yaptırdık. Geçen sene ücret yakmamıza gerek kalmadı ama bu sene ablasıyla aynı okula kabul alırsa Fransız okuluna ödediğimiz 980 bin TL’nin yüzde 10’unu yani 98 bin lirayı  yakacağız. Günlerdir bilgisayarda araştırmalar yapıyoruz. Bir excel tablosu hazırladım ve sürekli okulların sayfalarını takip ediyoruz. Kayda da bilgisayarımla geldim, beklerken takip edeceğim.

İrem Arıkan Ekşi: Akademisyen bir aile olarak çocuğumuzun iyi bir eğitim almasına önem veriyoruz. Bunun için ev, araba almak yerine çocukların eğitimine varımızı yoğumuzu harcıyoruz. Veliler son derece fedakar bir kayıt süreci geçirdi. Oğlum yurt dışında okumayı istiyor. Alman Lisesi’ne kayıt yaptırdık ama St. Georg Avusturya Lisesi’nde de şansımızı takip ediyoruz.Gülcan Aydın: Alman Lisesi ve St. Georg Avusturya olmak üzere iki okula da kayıt yaptırabilecek durumdayız. Ancak para kaybetmemek için bekliyoruz. Çok stresli ve heyecanlı günler geçirdik, sürekli yedek listelere baktık, okullarla ilgili yorumları okuduk. Abitur olması yani Almanya sistemine dahil olması Alman Lisesi’ni vazgeçilmez yapıyor ama iki okul arasındaki iki kat ücret farkı karar vermeyi zorlaştırıyor.

VELİLERİN VEKALET SEFERBERLİĞİİşi şansa bırakmaktan kaçınan ve gelen sırayı kaçırmak istemeyen veliler  bu yıl da ‘vekaletname’ yöntemine başvurdu. Kayıt işlemleri adayın yalnızca anne ya da babasıyla yapıldığından diğer aile bireylerine veya yakınlara vekaletname verildi. Bu kişiler yedek listede bulundukları farklı okullara dağılarak kayıt sürecini takip etti. Bu nedenle okul kapılarının önündeki telefon trafiği gün boyu sürdü.

KAYIT SİLDİREN YÜZDE 10 KAYBETTİBaşvurdukları okulları, isteklerine ve maddi imkanlarına göre sıralayan aileler, vekâlet yöntemini kayıt silmek için de kullandı. Kesin kayıtların ilk günü bir okula kaydolanlar, dün daha çok istedikleri bir okula giriş imkanı bulduğunda vekâlet verdiği kişiden daha önce yapılan kaydı silmesini istedi. Kayıt sildiren aileler yıllık okul ücretinin yüzde 10’unu yakmak zorunda kaldı. Bu da aileleri 30-100 bin TL arası kayba uğrattı.

St. Georg Avusturya Lisesi’ne ilk gün kesin kayıt yaptıran ve Alman Lisesi’nde kayıt hakkı kazanınca dün kaydını sildirmeye gelenlerden Serkan Yaman şunları söyledi: “488 puanla 5 okula başvurduk. Önceliğimiz Alman Lisesi’ydi ancak dün işi garantiye almak için St. Georg Avusturya Lisesi’ne kesin kayıt yaptırdık. Bu sabah ise eşim sabah erkenden Alman Lisesi’ne gidip oradaki kayıt şansımızı takip etmeye başladı. Orada kayıt hakkımız çıkınca buradaki kaydımızı sildirdim. Okulun 550 bin liralık senelik ücreti olduğundan 55 bin TL’yi yaktık. 5 yıldır Alman Lisesi’nin fiyatlarını takip ediyorum. Her zaman döviz bazında senelik 10-11 bin Euro civarıydı. Bu sene 27 bin Euro olarak açıklandı. Oğlum yaklaşık 950 bin TL’ye hazırlık okuyacak. Geçen sene giren arkadaşı 400 bin TL civarı ödeyecek. Aynı okulu okuyacaklar ama biz iki katından fazla para harcayacağız. Bu fiyat artışlarından dolayı başvuru sayılarının azaldığını gözlemliyorum. Kontenjanlar boş kalırsa bu puanlardan değil fiyatlardan olacak.”

Yazının Devamını Oku

Özel okullarda kayıt telaşı

4 Temmuz 2024

Önkayıt dönemini 29 Haziran-2 Temmuz tarihleri arasında tamamlayan okullar, 2 Temmuz akşamı kontenjanlarına göre puan sıralaması yaparak yedek ve asil kayıt listelerini açıkladı.

ERKENDEN SIRAYA

Adaylar ve velileri ise dün sabahın erken saatlerinde kaydolmak istedikleri lisenin önüne geldi. Kayıt süreci ilk olarak asil listedekilerin isimlerinin okunması ve okul bahçelerine alınmasıyla başladı. Yedek listede olanların gözü asillerden kaçının okula geldiğindeydi. Okulların kayıtlarını kaç puandan kapatacağını talebin yoğunluğu belirleyecek. Kayıt sürecindeki heyecanlı bekleyişin sınav kadar gergin ve stresli geçtiğini söyleyen velilerle adaylar şöyle konuştu:


Mine Uncu Görgen

‘SINAVDAN DAHA STRESLİ’

- Serkan Özköy: 484 puanla Sankt Georg Avusturya Lisesi Ticaret’e asil listeden kayıt yaptıran ilklerdeniz. Fiyatlara rağmen elimizden geleni yapıyoruz.

-

Yazının Devamını Oku

Özel okul kayıtlarında ilk gün... Hangi okulda kaç kontenjan kaldı?

3 Temmuz 2024

Ön kayıt dönemini 29 Haziran-2 Temmuz tarihleri arasında tamamlayan okullar, 2 Temmuz akşamı kontenjanlarına göre puan sıralaması yaparak yedek ve asil kayıt listelerini açıkladı. Adaylar ve velileri ise sabahın erken saatlerinde kaydolmak istedikleri lisenin önüne geldi. Kayıt süreci ilk olarak asil listedekilerin isimlerinin okunması ve okul bahçelerine alınmasıyla başladı. Yedek listede olanların gözü asillerden kaçının okula geldiğindeydi. Bazı okullarda asillerin kayıtları öğleye kadar tamamlandı ve sıra yedeklere geldi. Bu okullar saat 13:00 itibarıyla yedek listeden alacakları öğrenci sayısını duyurmaya başladı. Bazı okullar ise kesin kayıt döneminin ilk gününü asil listedekilere ayırıp yedeklerin ikinci gün gelmesini istedi.

KAYIT SÜRECİ SINAV KADAR GERGİN

Kayıt sürecindeki heyecanlı bekleyişin sınav kadar gergin ve stresli geçtiğini söyleyen veliler şöyle konuştu:Savaş Çağlar: Oğlum Selim Çağlar 479 puan aldı. Saint Joseph, Sankt Georg Avusturya Lisesi ve Notre Damme de Sion gibi okullara kayıt yaptırdık. Önceliğimiz olan Notre Damme de Sion’da asil listedeyiz, kaydımızı yaptıracağız. Ancak fiyatlar çok yüksek, zor bir süreç başlayacak. Tek çocuğumuz olduğu için bu yükü alabileceğimizi düşündük.Hüseyin Şahin: Oğlum 475 puan aldı ve büyün Fransız ile İtalyan okullarına ön kayıt sürecinde başvurduk. Bunlardan bazılarında asil listedeyiz. Maliyet tarafı bizim için öncelikli kriterlerden ancak en önemli şey çocuğumun eğitimi. Fiyat artışlarının kayıtları etkileyeceğini çok düşünmüyorum. Sonuçta ev almak yerine çocuğunun geleceğine yatırım yapıyorsun.İlter Emin: Kızım Ceren 488 puan aldı Alman Lisesi ile Sankt Georg Avusturya Lisesi’ne başvurduk. Yüksek bir puanla her ikisinde de yedekteyiz. Bunun velilerin gitmeyecekleri okullara bile ön kayıt yaptırmasından kaynaklandığını düşünüyorum. Eşim Alman Lisesi’nde bekliyor ben ikisinin de olma ihtimalini yüksek görüyorum.Serkan Özköy: 484 puanla Sankt Georg Avusturya Lisesi Ticaret’e asil listeden kayıt yaptıran ilklerdeniz. Başka liselerde ve burada yedeklerdeydik ama mesleki tercihler doğrultusunda yerleştik. Veliler çocuğun özelliklerine göre üniversite projeksiyonunda düşünüyorlar ve fiyatlara rağmen ellerinden geleni yapıyorlar.

Ali Sarp Özköy: Kayıt sonrası kapıdan çok mutlu çıktım. Bursa’dan geliyoruz ve benim için güzel bir şehirde güzel bir eğitim dönemi başlayacak. Yurt dışına gitme hayalim var.Hülya Açıkgöz: Kızım Öykü Ada 483 puan aldıktan sonra benzer ekolden okullar seçtik ve  hem Alman hem de Sankt Georg Avusturya Lisesi’ne ön kayıt yaptırdık. İkisinde de yedeklerdeyiz. İlk defa böyle bir süreç yaşıyoruz. Sınavdan daha zormuş. Öykü bu stresi yaşamamak için gelmedi ama yarım saatte bir arayıp okul önündeki kişi sayısını soruyor, fotoğraf istiyor ve buna göre kendi şansını takip ediyor. Çok gergin bir ortam.Mine Uncu Görgen: 484 puanla Amerikan Robert Lisesi, Alman Lisesi ve Sankt Georg Avusturya Lisesi’nde 200 civarı sıralardayız. Yüksek fiyatların yoğunluğun önüne geçeceğini düşünüyorduk ama öyle olmayacak gibi. Aileler göndermeyecekleri okullara bile ön kayıt yaptırmış.

Kerimcan Görgen: Amerikan Robert Lisesini çok istiyordum ama gelecek gibi görünmüyor. Ağabeyim Almanya’da üniversite okudu ben de oraya gidip genetik mühendisi olmak istiyorum.

VEKÂLET VERDİK 55 BİN LİRAYI YAKABİLİRİZSevcan Ayrılmaz Coşkun: Oğlum Can 488 puanla 0,26’lık dilime girdi. Nitelikli tüm özel okullara ön kayıt yaptırdık. Saint Joseph’te 44. asil oldu. Diğer tüm okullarda yedek listeye kaldık. Fransız okullarının fiyatlarındaki artış asilden gitmeyişimizde çok etkili oldu. Alman Lisesi’nde 74. yedek, Sankt Georg Avusturya Lisesi’nde 10’uncu yedeğiz. Saint Joseph ile Alman Lisesi’nin fiyatlarının yakın olduğunu düşünürsek o fiyatlara çıktığımızda oğlumun mühendis olma isteğini düşünerek Alman ekolü tercih ettik. Sankt Georgs Avusturya Lisesi’nde kaydımızı yaptırdık. Bugün Alman Lisesi kayıtları için kardeşime vekalet verdim. Eğer Alman Lisesi’nin bahçesinde sıra gelirse vekalet verdiğimiz kişi Avusturya lisesindeki kaydımızı sildirecek. Bu durumda Avusturya Lisesi’nin yıllık ücretinin yüzde 10’unu yani 55 bin lirayı yakmak zorunda kalacağız.

BAŞLANGIÇ VE ARA SINIF MAKASI AÇILDITürkiye Özel Okullar Derneği (TÖZOK) Yüksek İstişare Kurulu Başkanı Cem Gülan yabancı liselerin başlangıç sınıflarındaki 4 kata varan fiyat artışlarının talebi nasıl etkileyeceğiyle ilgili şöyle konuştu: İki yıl önce MEB okulların ara sınıflarda yüzde 36, geçen sene de yüzde 65 zam yapmasına izin verdi. Bu artış oranları başta öğretmen maaşları olmak üzere okulların giderlerini karşılayamadı. Okullar da bütçelerini tutturabilmek için serbest olan kademe başlangıcı ücretlerine daha yüksek zam yapmaya başladılar. Bugün bakıyorsunuz hazırlık sınıfı 900 bin TL olan bir okulun son sınıfındaki öğrencinin ödediği ücret 300 bin TL. Okul kendini kurtarmak için alt sınıflara bu kadar zam yapınca ücretler çok yükseldi.

PUANLAR DÜŞEBİLİR

Yazının Devamını Oku

Müfredatın örnek sınıfı

2 Temmuz 2024

Köy okulunda okul öncesi öğretmeni olan Rümeysa Çevlik’in ‘açık hava sınıfı’ önümüzdeki eğitim öğretim yılından itibaren uygulanacak yeni müfredatta ‘örnek sınıf modeli’ olarak yer aldı. Tiyatro, erken okur yazarlık, günlük yaşam becerileri, müzik, bitki gözlem ve Atatürk merkezleri ile böcek oteli, denge yürüyüş alanı, ağaç evde kitap okuma alanı, çamur alanı olmak üzere 10 açık hava eğitim istasyonu kuran Çevlik’in öğrencileri bütün bir eğitim öğretim yılını çamurda yuvarlanarak, böceklere ve bitkilere dokunarak doğayla iç içe geçirdiler.  

Osmaniye’nin Kadirli ilçesinde doğup büyüyen Rümeysa Çevlik, Konya Selçuk Üniversitesi Okul Öncesi Öğretmenliği bölümünden 2010’da mezun oldu.  Mardin’de bir yıl görev yaptıktan sonra memleketine dönerek, dağ köyünde bulunan ve taşımalı 14 öğrencisi olan Kayasuyu ilkokulunda çalışmaya başladı. Pandemide farklı bir eğitim modeli arayışına girdi ve ‘ekolojik açık hava sınıfları’ kurmaya karar verdi. Velilerin evlerinden çıkan atıkları dönüştürdü, iş gücü konusunda yine velilerden destek aldı. Öğrencileri için sıfır maliyetle, atıkları dönüştürerek oluşturduğu ‘açık hava sınıfları’ 2024-2025 eğitim öğretim yılından itibaren uygulanacak yeni müfredatta okul öncesi eğitimde örnek sınıf olarak gösterildi.

DOĞADA ÇOCUKLARIN İLGİLERİNİ DE ANLIYORUM
“Geleneksel okul öncesi eğitim anlayışında çocuklar doğaya zarar veren sim gibi plastik esaslı materyallerle çalışırlar ve çok fazla kâğıt tüketip atık çıkarırlar. Önce içerisinde doğaya zarar veren atıkların plastiklerin olmadığı bir ekolojik sınıf oluşturmayı ve çocuklara da küçük yaştan çevre bilinci aşılamayı düşündüm” diyen Rümeysa öğretmen okulunda gerçekleştirdiklerini şöyle anlattı:

”Günlük yaşam becerileri atölyesi’nde ahşaptan çatal, bıçak, çivi, çekiçle el becerilerini geliştiriyorlar. Buğday değil kum eliyorlar. Büyük, küçük, dar, geniş gibi kavramları da kitaptan ya da kâğıt boyayıp israf ederek değil, yaşayarak öğreniyorlar.

BÖCEK OTELİNDE RESEPSİYONİST ‘SALYANGOZ’Tuğla deliklerinden odaları olan böcek otelimizde bir yaşam alanı oluştururduk. Farklı türlerin hareketlerini farklı büyüteçlerle inceliyorlar. Böcek otelinin resepsiyonunda ‘salyangozlar’ bekliyor. Böcek oteli sakinlerini ekmeğin kırıntılarıyla beslerken paylaşmayı, oda numaralarından matematiği öğreniyorlar. İlkokula geçince ilk kitabı ağaç evde okuyorlar. Yani bizim kütüphanemiz küçük ahşap bir ev. Müzik atölyemizdeki enstrümanları depodaki soba, borusu kova gibi kullanılmayan malzemelerden ürettik. Bitki gözlem merkezinde lavanta gibi buranın doğasında yetişmeyen farklı bitkilerin gelişimlerini takip ediyorlar. Denge yürüyüş alanlarında fiziksel olarak güç kazanırken nasıl düşeceklerini ve sonra da nasıl kalkacaklarını öğreniyorlar. Tarım alanında çocuklar tohum ekip yetiştiriyorlar. Meyve sebze artıklarını toprağa vitamin olsun diye gömüyorlar. Bu atölyelerimizin bir ‘sınıf’ olması için ise önce ‘Atatürk Köşesi’ni koyduk. İlkokul grubu Ata’ya mektuplar yazdılar. Benim çocuklarım da resimler çizdiler. Tüm bunları yaparken sadece çivi ve tekerlekler için boya aldık. Onun dışında tamamen evlerdeki kullanılmayan malzemelerden faydalandık.

 

Yazının Devamını Oku

Fizik dünyasının ‘inci’si

28 Haziran 2024

Princeton’da Fizik ana dalıyla beraber Fizik Mühendisliği ve Uygulamalı ve Hesaplamalı Matematik çift yan dalını ‘Onur’ derecesiyle bitiren İnci Karaaslan, ikisi de tıp doktoru olan Gülin ve Sinan Karaaslan’ın kızı olarak 2002’de İstanbul’da doğdu. Üsküdar Amerikan Lisesi’ndeki eğitimin son senelerinde fizik ve matematik alanına yoğunlaşan İnci, 17 yaşında Kanada’daki Perimeter Teorik Fizik Enstitüsü’nde kuantum teknolojileri dersleri aldı. Fizik ve matematiğe olan hevesi ona ABD’de tam 12 seçkin üniversitenin kapısını açtı. Ancak o Princeton Üniversitesi’ni seçti. Bir çok Nobel ödüllü fizikçiyi hem geçmişte hem de günümüzde bünyesinde barındıran Princeton Üniversitesi’nin kapısından evren hakkında bilinmeyen soruları yanıtlayacak bir bilim insanı olmak hayaliyle giren İnci, 4 yıllık öğrencilik hayatına çok önemli başarılar sığdırdı. Bunlardan biri NASA’nın 2025’te başlayacak Yıldızlararası Haritalama ve İvme Sondası (IMAP) proje ekibinde yer alarak atom ışın kaynaklarının kalibrasyonu için cihaz tasarlamak ve astronotların giysilerindeki ay tozunun azaltılması için lazerli temizleme sistemi geliştirmekti. İnci Karaaslan’ın daha üniversite öğrencisiyken imza attığı ikinci önemli çalışma da CERN’de parçacık etkileşimleri ve jetler üstüne araştırma yapıp araştırma sonuçlarını Amerikan Fizik Topluluğu’nda sunmak oldu.

22 YAŞINDA AMA 5 ÖNEMLİ ÖDÜLÜ VAR
Aynı dönemde Princeton Fizik Öğrencileri Topluluğu başkanı olarak fizik departmanına katkılarından dolayı 2022 Manfred Pyka Fizik Ödülü ve 2024 Allen G. Shenstone Fizik Ödülü’ne layık görülen Karaaslan, IBM’in kuantum bilgisayarları üzerine yarışmalarında ikincilik ve birincilik ödülleri aldı. Mezuniyet tezini CERN’deki çarpışmalar sonrası etkileşimleri tespit etmek için geliştirdiği yapay zeka algoritmaları üstüne yazan İnci, Princeton Üniversitesi’nde her yıl bir kişiye verilen En İyi Fizik Mühendisliği Bağımsız Çalışma Ödülü’nün de bu yılki sahibi oldu. 22 yaşında olmasına rağmen kariyerine fizik alanında 5 önemli ödül sığdıran Karaaslan, güz dönemi başlayacağı parçacık fiziği yüksek lisansı için de ABD’de 8 okuldan kabul aldı. Ancak o, ABD’nin CERN’ü olarak bilinen Fermilab ve dünyanın en güçlü süper bilgisayarlarından birine sahip Argonne Ulusal Laboratuvarları’nda çalışmak için Chicago Üniversitesi’ni tercih etti. StudyinAmerica tarafından ABD'deki en başarılı 25 mezun arasında gösterilen İnci Karaaslan başarılı öğrencilik hayatını ve gelecek hayallerini şöyle anlattı:

EVRENİN BİLİNMEZLİĞİ DİKKATİMİ ÇEKTİ
“Liseye geçmeden fizik alanına özel bir ilgim yoktu ama hep yaşıma uygun bilim dergileri okurdum. 9’uncu sınıfta ‘atom’ merakı doğdu. Bu merak IB programının fizik dersinde kuantumla derinleşince ABD’de fizik okumaya karar verdim. Lisedeki çalışmalarımla dünyadan sadece 40 öğrenci seçen Perimeter Teorik Fizik Enstitüsü’nün yaz programına katılmaya hak kazandım. Princeton Üniversitesine kabulümde de bu çalışmalar etkili oldu.

NASA’NIN YILDIZLARASI ÇALIŞMASINNDA
Üniversitede ilk yılımda Princeton Roket Kulübüne girdim. NASA’nın Big İdea yarışması için, uzayda astronotların ekipmanlarına zarar veren ay tozuna karşı medikal ihtiyaçla kullanılan lazerle temizlik sağlayacak bir proje geliştirdim. İkinci sınıfta, galaksideki manyetik alanın kaynağını anlamaya çalışan bir simülasyon geliştirdim. Üçüncü sınıfta, NASA’nın 2025’te başlayacak Yıldızlararası Haritalama ve İvme Sondası projesine öncülük eden Princeton Uzay Fiziği Laboratuvarına dahil oldum.Yıldızların kendi etrafında büyüyen manyetik alanın nasıl olduğunu çözmeye çalışacak bu çalışma için ABD’de10’dan fazla laboratuvar ihtiyaç duyulan sondanın çeşitli parçalarını yapıyor, sonunda birleştiriliyor.

Yazının Devamını Oku

Öğretmene hain pusu

27 Haziran 2024

Kocaeli’nde, Çayırova Fevzi Çakmak Anadolu Lisesi Müdür Yardımcısı Mahir Çoğaç (45), dün 09.00 sıralarında okula gitmek için evinden çıkarak Fatih Caddesi’nde park halinde olan otomobiline bindi.

BAŞINDAN TEK KURŞUN

Mahir Hoca emniyet kemerini taktığı sırada kendisini bekleyen kişi aracın yanına gelerek başına tabanca ile 1 el ateş etti. Çoğaç kanlar içerisinde kalırken, saldırgan koşarak kaçtı. Çevredekilerin ihbarı üzerine bölgeye polis ve acil sağlık ekipleri geldi. Ağır yaralanan Çoğaç, ilk müdahalesinin ardından ambulansla Gebze Fatih Devlet Hastanesi’ne kaldırıldı. Ancak doktorların tüm çabasına rağmen kurtarılamadı.

2 ZANLI GÖZALTINDA

Şüphelinin olaydan bir saat önce Mahir Çoğaç’ın evinin yakınında beklediği anlar bir işyerinin güvenlik kamerasına yansıdı. Saldırının ardından başlatılan soruşturma kapsamında 2 şüpheli gözaltına alındı. Asayiş Şube Müdürlüğü Cinayet Büro Amirliği ekipleri tarafından Çoğaç’ı vuran şüpheli ile ona yardım ettiği öğrenilen bir kişi polis ekiplerinin düzenlediği operasyonla İstanbul’un Ümraniye ilçesinde yakalandı. İki şüpheli işlemleri için Kocaeli Emniyet Müdürlüğüne götürüldü.

‘ÖĞRENCİ DEĞİL TETİKÇİ’ İDDİASI

Müdür yardımcısı olarak görev yapan Mahir Çoğaç, Eğitim Bir-Sen üyesiydi. Seminere katılmak üzere görev yaptığı okula gitmek isterken öldürüldü. Evden çıktığında yanında 10 ve 6 yaşındaki iki çocuğu ve komşusu da vardı. Çocukları, yaz tatilinde devam ettikleri kursa komşusu bırakacağı için Çoğaç arabasına yalnız bindi. O sırada saldırıya uğradı. Saldırganın yanında bir kişi daha olduğu iddia edildi.

Yazının Devamını Oku

Elektrikli uçaklara Gökçin imzası

19 Haziran 2024

MICHIGAN Üniversitesi Havacılık ve Uzay Mühendisliği Bölümü’nden Dr. Gökçin Çınar, gelecekte sürdürülebilirlik ve çevre açısından büyük fayda sağlayacak olan hibrit elektrikli uçaklar üzerine çalışıyor. Çınar, ODTÜ Havacılık ve Uzay Mühendisliği’nden mezun olduktan sonra Amerikan Georgia Tech’te doktorasını tamamladı. 2022’de hibrit elektrik sistemlerinin uçaklara uygulanabilmesi çalışmasıyla NASA tarafından fon alma hakkı kazandı ve yine hibrit elektrik uçak tasarımıyla ilgili araştırması NASA’dan ‘en iyi makale ödülü’nü aldı.

NASA İSTEDİ O YAPTI

Bu başarısı NASA’nın resmi sosyal medya hesabından paylaşılan Çınar, bu kez ekibiyle birlikte yüksek teknoloji uçakların kolayca tasarlanabileceği Future Aircraft Sizing Tool (FAST-Gelecek Uçakların Boyutlandırma Aracı) isimli bir yazılım hazırladı. NASA’nın isteği ve desteğiyle hazırlanan, geleceğin havacılık teknolojisine rehber olacak bu yapay zekâ destekli yazılım aynı zamanda bünyesindeki verilerle öğrenciler için de etkili bir kaynak olacak. FAST, NASA’nın üzerinde çalıştığı ve 10 yıl içinde üretilip kullanıma sunulması beklenen hibrit elektrikli uçakların tasarımına ve mühendisliğine de katkı sağlayacak. Çınar, süreci şöyle anlattı:

“NASA, 2.5 yıl önce hesaplamalı uçak tasarımı yapabilen, kullanımı herkese açık olan, öğrenim aşamasının kolay olacağı hem uzmanların hem de hayatında hiç hesaplamalı tasarım yapmamış kişilerin kullanabileceği, çok hızlı ve çok az girdiye ihtiyaç duyan bir yazılım yapmamızı istedi. Bu yazılım sadece mevcut uçakları tasarlamıyor. Geleceğin teknolojileri dediğimiz elektrikle ya da hidrojenle çalışan uçakları da tasarlayabilecek bir yazılım. Kısa zamanda fazlaca uçak tasarımı ve hesaplaması yapabiliyor, önemli bir kolaylık sağlıyor.

YAPAY ZEKÂLI YAZILIM 

Hesaplamalı uçak tasarımı ‘Bir uçaktan neler isteriz?’ sorusuna yanıt arar. ‘Menzili ne kadar olsun, ne kadar yolcu taşıyabilsin, hangi motoru ve enerjiyi kullansın?’ gibi soruları cevapladığınızda uçağın tasarımını tanımlamaya başlarsınız.  Geliştirdiğimiz FAST uzmanlara hız kazandırırken, uzman olmayanlar ve öğrenciler için tüm geleneksel yöntemlerden fazlasını sunuyor. En güzel özelliklerinden biri tarih boyunca uçan 200’den fazla uçağın ve motorlarının özelliklerinin bulunduğu zengin veri tabanı. Yazılım kendi içerisinde ‘Madem gerekli bilgileri senden alamıyorum o zaman veri tabanına bakarım’ diyor. Makine öğrenmesiyle kullanıcının giremediği parametreleri dolduruyor. Böylece hiç bilmeyen biri de kullanabiliyor. Uzman biri kullanırsa uçak çok daha özelleşmiş, detaylı oluyor.”

10 YIL SONRA GÖKYÜZÜNDE

Yazının Devamını Oku

‘Yapay zekâ’lı kopyaya suçüstü

11 Haziran 2024

Türkiye genelinde 8 Haziran’da yapılan Yükseköğretim Kurumları Sınavı’nın (YKS) ilk oturumu olan Temel Yeterlilik Testi’nde (TYT) Isparta’da M.E.E. isimli aday,  sınav salonunda düzenek yardımı ile kopya çektiği sırada yakalandı. M.E.E. sınavda kopya çekmek için düğme kamera, ‘router’ adı verilen yönlendirici ve kulaklıktan oluşan bir düzenek kurdu. Sınav öncesi elektronik düzeneği  ayakkabısının astarını yırtarak içine yerleştirdi. Sınav salonuna girişteki polis kontrolünü bu şekilde atlatmayı başaran M.E.E., içeri girdikten sonra da tuvalete giderek ayakkabısından çıkardığı düzeneği üzerine yerleştirdi.

ARKADAŞI CHATGPT’YE BAKIP YANITLARI İLETTİ

Sınav başladıktan sonra M.E.E., düğme kamerayla sorunun fotoğrafını çekip ‘router’ aracılığıyla dışardaki arkadaşı A.B.’ye gönderdi. A.B. ise sorunun yanıtını ChatGPT’den alıp M.E.E.’nin kulaklığına iletti. Ancak M.E.E.’nin tavırlarından şüphelenen polis, adaya suçüstü yaptı.

KREDİ KARTI GÖRÜNÜMLÜ CEP TELEFONU, 3 KAMERA

 M.E.E.’nin üzerinde ‘router’ denilen ve internet bağlantısı sağlayan cihaz, kredi kartı görünümünde cep telefonu, düğme görünümü verilmiş 3 kamera ve kulaklık ele geçirildi. M.E.E. ve arkadaşı A.B. gözaltına alındı. A.B. serbest bırakılırken, M.E.E. ‘Ölçme ve Seçme ve Yerleştirme Merkezi Hizmet Kanunu’na muhalefet’ suçu kapsamında tutuklanarak cezaevine gönderildi.

Yazının Devamını Oku

 Abdülaziz av köşkü yazarlık okulu oldu

10 Haziran 2024

Çocuk Yazarlar Okulu’nun açılışı öncesinde çocukların karşıladığı Bakan Yusuf Tekin, kurdeleyi öğrenciler ve eğitmenlerle kestikten sonra restore edilen binayı inceledi. Burada gazetecilere açıklamalarda bulunan Bakan Tekin, sahada öğretmenlerle yaptıkları görüşmelerde çocukların okuldaki bilgilerinin beceriye dönüşmediğine dair eleştiriler aldıklarını belirterek, bu imkânın oluşması için çalışmalar yaptıklarını söyledi.

OKUMA YAZMA BECERİLERİNİ GELİŞTİREN PROJELER
Bakan Tekin, beceri temelli eğitimler konusundaki eksikliklerden hareketle müfredatı revize etme yoluna gittiklerini anlatarak şöyle konuştu:
“Hem uluslararası alanda rekabet edilebilecek bir eğitim programı oluşturmak hem de öğretmen arkadaşlarımızın eleştiri ve önerilerini karşılayabilmek için tamamen beceri odaklı bir müfredat yayınladık. Yılın son haftasını da çocuklarımızın bu anlamdaki etkinliklerinin sergilendiği bir şölen havasına kavuşturmak istiyoruz. Önümüzdeki haftadan itibaren bunları da hayata geçireceğiz. Okullarımızda çocuklarımızın okulu ve benzeri projelerini sergilediğimiz festival havasında şenlikler organize edeceğiz. İstanbul İl Milli Eğitim Müdürlüğümüz de bizim bu süreçteki çabamızın hayata geçirilebileceği bir mekanı organize etmiş. Burada ‘çocuklar’ diyoruz ama yarın Türkiye’nin en büyük yazarlarından olacaklar. İnşallah böyle bir yapı kurgulansın istiyoruz. Hem tarihi anlamı var hem de içinde bulunduğu lokasyon itibarıyla sessiz, sakin ve çocuklarımızın bu tür etkinliklerini merkeze alabilecek bir yapı. İnşallah dediğimiz gibi buradan önümüzdeki yıllarda hepimizin gururla yazdıklarını okuyabileceğimiz yazarların yetiştiği bir başlangıç noktası olur.”

EDEBİ KÜLTÜR KAZANACAKLAR
İstanbul İl Millî Eğitim Müdürü Doç. Dr. Murat Mücahit Yentür ise çocukların soyut düşünme becerilerinin geliştirilmesini amaçlayan “Geleceğin Yazarları” projesine 560 okulun başvurduğunu, 625 özgün hikâye, anı, fıkra kitabı gibi yazınsal eser ortaya çıktığını aktardı. Projenin öğretmenler tarafından sahiplenilmesini kıymetli bulduğunu dile getiren Yentür, restore edilen binanın 1876 yılında Abdülaziz av köşkü olarak yaptırıldığını belirterek binada yaz tatilinde öğretmenler ve öğrencilere yönelik 15 günlük eğitimler verileceğini kaydetti.”

Yazının Devamını Oku

Bir maratonun daha sonu

10 Haziran 2024

Bu yıl YKS’ye 3 milyon 120 bin 878 aday başvurdu. Dün üniversite sınavının ikinci oturumu olan ve 2 milyon 19 bin 709 kişinin başvurduğu Alan Yeterlilik Testi (AYT) saat 10.15’te, 233 bin 389 adayın başvurduğu üçüncü ve son oturum olan Yabancı Dil Testi (YDT) ise 15.45’te başladı. AYT’de saat 10.00’dan, YDT ise 15.30’dan sonra adaylar sınav salonlarına alınmadı. AYT’ye girenlerin toplam 160 soru için 180 dakikaları, YDT’ye girenlerin ise 80 soru için 120 dakikaları vardı. Adaylara göre sözel alana ait sorular sayısal testlere göre daha basitti. Sınavdan çıkanların çoğu, matematik sorularının bu yıl çok zor olduğunu söyledi. Hürriyet Eğitim Servisi muhabirleri Beyazıt Şenbük ve Melike Çalkap sınavı İstanbul Üniversitesi ve Kadıköy Anadolu Lisesi’nde izledi.

MATEMATİĞE ‘ZOR’ DEMEK AZ KALIR

Üniversite yolunda sınav aşamasını geride bırakan adayların kimi mutluyken kimi göz yaşlarıyla salonu terk etti.

İkra Çelik: Sorular çalıştığım konulardan geldiği için bence gayet kolaydı. Sayısalcıyım ve fonksiyon soruları ağırlıktaydı. Sözele de baktım, o da iyi geçti. İlk 70 binin içinde olurum diye düşünüyorum. Sınavdan mutlu çıktım.

Furkan Kuzu: Matematik sorularının zor olduğunu düşünüyorum, özellikle integral sorusu. Fizikteki metronom sorusu da terleten sorulardandı.

Muhammed Demir: Yorum soruları kolaydı ama bilgi sorusu çok fazlaydı. Tarih soruları beni bitirdi. Çok iyi geçmedi.

Ceren Cindoğdu: Edebiyat herkesin yapabileceği kadar kolaydı. Tarih ve coğrafya da bir iki soru hariç basitti. Matematik için zorlayıcı demek hafif kalır çok zordu. Çok fazla konuyu bir arada sormuşlar. Trigonometri ile çemberi, integralle mutlak değeri birleştirmişler. Parabol sorusu da zordu.

Onur Kot:

Yazının Devamını Oku

YKS maratonu sona erdi

9 Haziran 2024

17.45 YDT SONA ERDİSaat 15.45’te başlayan YDT sona erdi. 80 soru için 120 dakika boyunca ter döken adaylar YDT’nin de sona ermesiyle YKS maratonunu geride bırakmış olmanın rahatlığı içindeydi. 233 bin 389 adayın başvurduğu sınava, adayların bir kısmı dil becerilerini ölçmek için bir kısmı da hedefledikleri mesleği elde etmek için katıldı. YDT’den çıkan adaylar sınavı şöyle yorumladı:

Mehmet Polat Ortak: İngilizce testini çözdüm. Aslında çok zor bir sınav değildi ama seviyesi yüksekti. Çok fazla paragraf sorusu vardı. Testte, okuduğunu anlamaya yönelik bir ölçüm yapılmıştı diyebilirim.


Gül Cihan: Sınava İngilizceden girdim. Bence önceki yıllara kıyasla daha kolay bir sınavdı. Uzun paragraflar sorular arasında çoğunluktaydı. Yani 15 soruda paragraf vardı, kalanları grammer ve kelime odaklıydı.


Rüzgar Özcan: Geçtiğimiz yıldan daha zordu bence. İngilizceden Türkçeye çeviri yapmamızı isteyen ve paragrafta yazanı anlamaya dayalı sorular çoğunluktaydı. Bir de paragrafın devamına uygun olan cümleyi seçiniz tarzında sorular vardı. Grammeri ölçen sorular daha kolaydı. 

Yiğit Özbek: Eski sınavlara kıyasla daha zordu.  Hatta üniversitelerin İngilizce hazırlık bölümünün bitirme sınavlarından da zordu. Sınav B2 ya da C1 seviyesine yakındı. Ancak İngilizceden Türkçeye ve Türkçeden İngilizceye çeviri soruları kolaydı. Fakat bilimsel konuların anlatıldığı paragraf soruları hakikaten sınavı güçleştiren etkenlerdendi. Örneğin ‘bilim insanları araştırdı’ diye başlayan paragraflar vardı. Şu an üniversitede okuyorum ancak bölümümü sevmiyorum. Eğer YDT’den iyi bir puan alırsam tercih yapıp farklı bir bölümde üniversite okuyacağım. 

15.45 YDT BAŞLADI

Yazının Devamını Oku

Uzmanlar YKS sorularını Hürriyet’e yorumladı: Türkçe çeldirici matematik kolaydı

9 Haziran 2024

TÜRKÇE

SÜRPRİZ YOKTU

TYT Türkçe sorularının soru kökleri, dil bilgisi ve anlam oranları geçmiş yıllardaki sınavlara benzer nitelikteydi. Soruların 33’ü anlam bilgisi, 7’si dil bilgisi konularını ölçtü. Yeni nesil sorular yoktu. Dili kullanma gücü ve analize bağlı sorular soruldu. Paragraf sorularında öğretici ve bilimsel metinlerden yararlanıldı. Çeldiricileri oldukça kuvvetli anlam ve paragraf soruları sınavın belirleyicileri oldu. Okuyan, sorgulayan öğrencinin çözebileceği bir sınavdı.

MATEMATİK

SEÇİCİ SORULAR AZDI

Matematik testindeki sorular son yılların sorularına göre daha rahat çözülebilir nitelikteydi. Temel bilgilerin sorgulandığı bir sınav oldu. Geometri testi ise orta düzeyde sorulardan oluşan, çalışan öğrencinin yapabileceği bir sınavdı. Geometride yeni nesil sorular günlük hayata entegre edilerek soruldu. Matematik sorularında MEB müfredatına uygun, konu dağılımı geçmiş yıllardaki sınavlarla paraleldi. Seçici soruların az olduğu bir sınavdı. 

Yazının Devamını Oku

YKS’nin ilk ayağı TYT geride kaldı... Beklenenin aksine bilgiye dayalı sorular vardı

8 Haziran 2024

Türkiye genelinde, Lefkoşa’da ve Hırvatistan’ın başkenti Zagreb’de toplam 245 sınav merkezinde düzenlenen TYT, dün saat 10.15 itibarıyla tüm sınav merkezlerinde eş zamanlı başladı. Adaylar saat 10.00’da kapıların kapanmasından sonra sınav binalarına alınmadı. Yaklaşık 1 milyon kişinin görev aldığı sınavda adaylara Türkçeden 40, sosyal bilimlerden 20, temel matematikte 40, fen bilimlerinde 20 soru soruldu. Toplam 120 sorunun yer aldığı sınavda süre 165 dakikaydı. Hürriyet Eğitim Servisi muhabirleri TYT’yi İstanbul Üniversitesi, Yeşilköy Anadolu Lisesi ve Kadıköy Anadolu Lisesi’nde izledi.

ADAYLAR SALONDA VELİLER DIŞARDA TERLEDİ
İstanbul Üniversitesi Beyazıt kampüsünün tarihi kapısı önünde kalabalık saat 08:00 itibarıyla artmaya başladı. Saat 09:15 itibarıyla adaylar sınav merkezlerine alınmaya başlandı. Adaylar sınav salonlarına sınava giriş belgeleri ve kimlikleri dışında sadece etiketi sökülmüş su şişeleriyle girebildi. TYT başladıktan sonra sınav merkezlerinin çevresinde gürültü olmaması için veliler güvenlik görevlileri tarafından uyarıldı. Sınava girenler soruları çözmeye çalışırken, veliler de 30 dereceye yaklaşan sıcakta çocuklarını beklerken ter döktü.

YORUM BEKLERKEN BİLGİYİ ÖLÇTÜ
Adayların sınav sonrası yaptıkları ilk yorumlarda genel izlenim; TYT’de geçen senelere göre daha çok ‘bilgi’ ölçen soru olduğu yönündeydi:

Leyla Yılmaz: Sınav çok zordu özellikle matematik soruları beklediğimden zordu. Türkçe sorularında paragraflar uzundu. Seçenekler birbirine yakındı.Eren Kısa: Matematik beni zorladı ama geometri basitti. Ancak buna rağmen geometride sinüs ile ilgili bir soruyu yapamadım. Geçen senelerin sorularını çok rahat çözmüştüm. Ama ev ortamındaydım ve üzerimde baskı yoktu. Gerçek sınav farklıymış.

Sena Bayraktar: Sınava ilk girişimdi ve çok heyecanlıydım. Sözelciyim sayılsalda zorlandım tabii. Türkçede paragraf çoktu ve okuduğunu anlama üzerine yoğunlaşmışlardı.Güneş Circi: Sınav gayet güzeldi. Türkçede şıklar tereddüte düşürdü. Tarih ve coğrafya da zordu çünkü bilgi soruları vardı. 80-90 net çıkarmayı bekliyorum.Elif Özsaraç: Soruların geçen birkaç seneye göre daha kolay olduğunu düşünüyorum. Test test bakarsak Türkçe ve matematik basitti. Tarih ve fizik beni zorladı. Tarihte Harzemşahlar ile ilgili bir soru vardı. AYT gibi bilgiye dayalı bir soruydu şaşırdım o yüzden.

Melisa Poyraz:

Yazının Devamını Oku

YKS'nin ilk oturumu TYT tamamlandı

8 Haziran 2024

13.00 TYT SONA ERDİYKS’nin ilk oturumu olan TYT sona erdi. Sınavın sonuna kadar kalan adaylar 2 saat 45 dakika boyunca karşılarına çıkan Türkçe, sosyal bilimler, temel matematik ve fen bilimlerinden 120 soruya yanıt vermek için çabaladı.Mehmet Çobanoğlu: Sınav kolaydı ama sorular uzundu süre o yüzden zorladı. Felsefede ve fen bilimlerinde kafa karıştıran sorular çoktu. AYT için daha umutluyum.

Malike Çobanoğlu (veli): Heyecanla çıkmasını bekledim gülerek çıktığını görünce rahatladım. Kendisini huzurlu hissetmesi için de çok dua ettim. Umarım gönüllerine göre olur.Melisa Poyraz: Sınavım güzel geçti ama yanımdaki çocuk silgi bile kullanmadı o biraz canımı sıktı. Sayısalcı olmama rağmen fen beni çok zorladı. Sosyal ve feni zorlaştırıp sözeli basit sormuşlar. TYT’de beklenenin aksine çok bilgi sorusu vardı. Harzemşahlarla ilgili soru tamamen bilgi sorusuydu.Nevriye Yaman: Sınava ilk kez girdim. Türkçe kolaydı ama matematik beni çok zorladı. Çünkü sorular çok uzundu. Fen de iyidi ama sosyal de zorladı. Akdeniz Üniversitesi’ni istiyorum. Orta iyi arası bir sınavdı.

Melis Benan Kılıç: Mezuna kalan öğrenciydim. Geçen seneye göre bence bir tık daha zordu. Ancak 2021’deki zorluk yoktu. İkinciye şansımı denedim. AYT’ye de katılacağım. Bu sınavda Türkçe daha kolaydı, çünkü uzun paragraf soruları yoktu. Yani bir sayfalık paragraf yoktu.Tamer Akalp: Bu sınava ikinci girişim, 19 yaşındayım. Şahane geçti. Ben sözelciyim. İlk bir saat sosyal bilimleri çözdüm. Türkçeye çok vaktim kaldı. Onu da fullediğimi düşünüyorum. Yarın da YDT’ye katılacağım.Güneş Circi: Sınav gayet güzeldi. Türkçede şıklar zordu. Tarih ve coğrafya da zordu. Çünkü coğrafyada bilgi soruları vardı. Bu benim ilk sınava girişim ve çok çalışmıştım. 80-90 net çıkarmayı bekliyorum. Ankara Üniversitesinde veterinerlik istiyorum.Berra Ayşe Erbaş: Matematiğe zamanım yetmedi ama Türkçe gayet iyiydi çünkü sorular kısaydı. Din nedense çok zordu çünkü ezbere dayalı sorular çoğunluktaydı. Diğer dersler yoruma dayalıydı. Ancak diğer sınava kıyasla daha kolaydı.Kutay Kantarcı: Sınava bir ay çalıştım ve bence çok kolaydı. Her dersten soru çözdüm. Sosyal bilimlerde iki üç boşum vardır. Türkçede birkaç dil bilgisi sorusunu atladım. Sınava ikinci girişimdi.Ece Yıldız: Sınav genel olarak geçen seneye göre daha kolaydı. Bu ikinci girişim. Daha basitti bence. Genel olarak tamamı kolaydı. Geçen sene daha şaşırtmacalı sorular vardı, bu sene yoktu. Soruların bir kısmı yoruma bir kısmı ezbere dayalıydı. Tarihte geçen sene yoruma dayalı sorular vardı ama bu sene bilgi isteniyordu. 
Eren Kısa: Matematik beni zorladı ama geometri basitti. Ancak buna rağmen geometride sinüs ile ilgili bir soruyu yapamadım ve kaçırdım. Genetik mühendisliği istiyorum. Geçen senelerin sorularını çok rahat çözmüştüm. Ama ev ortamındaydım ve üzerimde baskı yoktu. Gerçek sınav farkı oluyormuş.

Sevgi Aydemir Kısa (veli): Oğlumun emeğinin karşılığını almasını beklediğimiz bir döneme giriyoruz. Başarılı olacağına inanıyorum.

Lara Gündoğdu: TYT benim için güzel geçti. Geçen sene de girmiştim ama istediğim gibi olmamıştı. Bu sene sorular daha zordu ancak ben de daha iyi hazırlandım. Türkçede sorular uzundu sınav anında beni yetiştirme kaygısı dışında rahatsız eden bir şey olmadı. Matematik de geçen seneye göre zordu. Tarih testinde Osmanlı soruları daha ağırlıklıydı. Çelişkili soru olduğunu düşünmüyorum.
Elif Özsaraç: Önceki yılların sorularını çözdüm ve geçen birkaç seneye göre daha kolay olduğunu düşünüyorum. Test test bakarsak Türkçe ve matematik basitti. Tarih ve fizik beni zorladı. İkisinden birer tane olmak üzere toplam 2 boşum var. Tarihte Harzemşahlar ile ilgili bir soru vardı. AYT gibi bilgiye dayalı bir soruydu şaşırdım o yüzden. Emin olamadım risk almak istemedim o nedenle boş bıraktım.

12.20 İLK ÇIKANLARDAN İLK YORUMLAR

Yazının Devamını Oku

Matematik bu yıl zorladı

3 Haziran 2024

MİLLÎ Eğitim Bakanlığı (MEB) tarafından Liselere Geçiş Sistemi (LGS) kapsamında gerçekleştirilen merkezi sınav dün yapıldı. Sınava bu yıl 8’inci sınıftaki 1 milyon 38 bin 192 öğrenci başvurdu. İki oturum halinde yapılan sınav, 973 yurtiçi sınav merkezinde, 3 bin 891 okuldaki 62 bin 663 salonda; yurtdışında ise 11 sınav merkezinde, 11 okuldaki 35 salonda gerçekleştirildi. Sınavın birinci oturumunda öğrencilere sözel alanda Türkçe, T.C. inkılap tarihi ve Atatürkçülük, din kültürü ve ahlak bilgisiyle yabancı dil derslerin-den toplam 50 soru soruldu. Sınavın ikinci oturumunda ise matematik ve fen bilimlerinden toplam 40 soru yöneltildi. Hürriyet, LGS sınavını İstanbul’da Beşiktaş Ali Yalkın Ortaokulu ve Bakırköy Hamdullah Suphi Tanrıöver İlkokulu’nda takip etti. Öğrenciler sorularla ilgili şu değerlendirmelerde bulundu...

ÖĞRENCİLER NE DÜŞÜNÜYOR

Kuzey Çelik: En zor kısım benim için fen bilimleriydi. Orada bir yanlışım olabilir. İnkılap bence fen bilimlerinden sonra en zor testti. Matematik ise çok basitti. İstanbul Erkek Lisesi ya da Alman Lisesi hedefliyorum.

Seyid Ahmet: Fen dersinde kimya konusuyla ilgili bir sorunun iki cevabı olduğunu düşünüyorum. Türkçede ise çelişkili birkaç soru vardı.

Muhammed İshak Karagüney: Din ve İngilizce basitti. Matematik de çok zor değildi. Geçen yıllara göre daha zordu. İnkılap tari-hi zora yakındı.

Nil Kobal: Sayısalıma güvenmiyordum ama aşırı kolaydı. Sözel beklemediğim şekilde zor geldi. En zoru da inkılaptı. Sorular hep iki şık arasında bırakan türdeydi. Geçen senelere göre zordu ama çözdüğüm denemelere göre kolaydı.

Ekin Pehlivanoğlu: Sözel zordu sayısalda matematik özellikle çok kolaydı. Sınavın kolay olmasındansa zor olması sıralamada avantajlı olabilir.

Eymen Bolgün:

Yazının Devamını Oku