Beyazıt Şenbük

Otomotivde Çin’le rekabet için ODTÜ’ye görev

14 Şubat 2026

ODTÜ’nün AI4GTech Anatolia – EDIH adlı projesi, Avrupa Komisyonu tarafından yapay zeka , siber güvenlik, yüksek performanslı hesaplama , veri altyapısı ve dijital beceriler gibi stratejik teknolojilerde rekabet gücünü güçlendirmek için kurulan ‘Dijital Avrupa Programı’na kabul edildi. ODTÜ bu projeyle; 2025 yılında 40 milyar avroluk büyüklüğe ulaşan ve son 20 yılın ihracat lideri olan otomotiv sanayii sektöründe; doğru üretim politikaları ile verimliliği artırmayı ve maliyetleri düşürmeyi hedefliyor.ÜRETİMDE VERİMLİLİĞİ ARTIRMAK
Projenin yürütücüsü ODTÜ Makine Mühendisliği Öğretim Üyesi Prof. Dr. Hüsnü Dal şöyle konuştu:
Üretim süreçlerinde ve ürün geliştirme aşamalarında çok ciddi miktarda veri oluşuyor. Ancak pek çok firma bu veriyi ya hiç toplamıyor ya da karar süreçlerinde etkin biçimde kullanamıyor. Bunu hastaneye yatış sürecinde doktorun tahliller yapmasına; sonra teşhis koyup tedavi planlamasına benzetebiliriz. Sanayide de durum aynı. Veriyi ölçmeden ve analiz etmeden sağlıklı karar almak mümkün değil. Bu da firmaların rekabet gücünü etkiliyor. Düşük verimlilik birim maliyetleri yükseltiyor ve firmaların ürünlerini doğru şekilde fiyatlamasını zorlaştırıyor. Sonuçta küresel pazarlarda fiyat rekabetçiliğimizi kaybediyoruz. Buradaki kritik soru şu: 10 makineyle yaptığımız işi, daha iyi planlayıp daha iyi organize olarak 7 makineyle yapabiliyor muyuz? Çünkü mesele sadece üretmek değil; mevcut kapasiteyi en verimli şekilde kullanmak. Bu kapsamda yapay zekâ farkındalığını artırıyor, eğitimler veriyor, pilot uygulamalar yapıyor ve firmalarda somut değer artışı yaratmaya çalışıyoruz. Sistematik yaklaşımla firmalarımızın maliyetlerini düşürecek çalışmaları yürütmelerine yardımcı oluyoruz.

ÇİN’LE REKABET EDEBİLMEK İÇİN
Bugün küresel ölçekte çok ciddi bir Çin rekabetiyle karşı karşıyayız. Çin artık yalnızca “iş gücü ucuz” olduğu için değil; robotlaşma ve otomasyon seviyeleri çok yüksek olduğu için öne çıkıyor. Türkiye açısından bu tablo kritik; çünkü Türk sanayisi, özellikle makine imalatı ve otomotiv tedarik sanayisi, büyük ölçüde Avrupa Birliği’ne entegre durumda. Bizim en büyük müşterilerimiz Avrupalılar.Türkiye, başta TOGG olmak üzere Fiat, Renault ve Hyundai gibi küresel markaların modellerinin üretildiği güçlü bir üretim üssü konumunda. Bugün Avrupa’da yollarda olan pek çok araçta kullanılan kritik komponent ve alt sistemlerin önemli bölümü Türkiye’de üretiliyor. Ülkemizde 5 binin üzerinde KOBİ ölçeğinde tedarikçi var ve bu firmaların üretiminin yaklaşık yüzde 80’i doğrudan AB ülkelerine ihraç ediliyor. 2025 itibarıyla yaklaşık 40 milyar avroluk ihracat büyüklüğüne ulaşan otomotiv sektörü, son 20 yılda ihracat lideri konumunda.

ÜRÜNLERİMİZİ DOĞRU FİYATLAYAMIYORUZ
Bizler üretim hatlarımızdaki verimsizlikten dolayı ürünlerimizi doğru fiyatlayamadığımız için dünyaya karşı avantajımızı, rekabetçiliğimizi kaybediyoruz. AI4GTech Anatolia, makine imalatı ve otomotiv tedarik sanayiinde ikiz dönüşümü hızlandırmak üzere kurgulanmış, yapay zekâ odağı güçlendirilmiş bir Avrupa Dijital İnovasyon Merkezi yaklaşımı. Bu proje firmaların üretim, planlama ve karar süreçlerinde oluşan verileri düzenli ve sistematik biçimde toplamasını, bu verilerin anlamlandırmasını ve yapay zekâ destekli karar mekanizmalarına taşımasını sağlıyor. Bu sayede üretimde verimlilik artışı, maliyetlerin düşürülmesi, doğru fiyatlama ve küresel pazarlarda rekabet gücü artıyor.

KOBİ’LERE DİJİTAL STRATEJİ

Yazının Devamını Oku

Yerel yönetimlere anaokulu çağrısı

13 Şubat 2026

Bakan Tekin İstanbul Beykoz Anadolu Kavağı’nda yeniden yapımı tamamlanan Salim Düzgit İlkokulu ve Ortaokulu’nun açılışına katıldı. Bakan Tekin daha sonra Beykoz Belediyesi tarafından yapılıp Milli Eğitim Bakanlığına devredilen Sevgi Anaokulu’nu ziyaret etti ve ardından da Beykoz Eğitime Destek Derneği tarafından okul öncesi eğitim alanında hizmet vermesi amacıyla inşası tamamlanmak üzere olan bir anaokulunun daha Millî Eğitim Bakanlığına devredilmesine yönelik protokolün imza törenine katıldı.

DEPREM BÖLGESİNDE 25 BİN OKUL
Yusuf Tekin açılış töreninde yaptığı konuşmada 6 Şubat 2023 tarihindeki depremlerden sonra büyük yıkım yaşanan illerde yapılan çalışmalara da değinerek, “6 Şubat depremlerinden etkilenen 11 ilimizde 9 bin 700 civarında dersliğimiz yıkıldı, kullanılamaz hale geldi. Yaklaşık 10 bin diyelim. Bu yıl eylül ayında bölgede 15 bin ilave derslik eğitim-öğretime açılmış durumda. Önümüzdeki eylül ayında bu sayı 25 bine çıkacak. Yani 6 Şubat’ta yıkılan 9 bin dersliğin yerine 11 ilde yaklaşık 25 bin derslik eğitim-öğretime kazandırılmış olacak. Bu gerçekten devrim niteliğinde, çok büyük fedakarlık gerektiren bir iş” dedi.

STANDARTLAR ÇERÇEVESİNDE İZİN VERİRİZ
Bakan Tekin yerel yönetimlerle Bakanlık arasında olması gereken iş birliği konusunda da şöyle konuştu:
Şu an Türkiye’de yaklaşık olarak 2 milyona yakın çocuğumuz okul öncesi eğitim kurumlarına devam ediyor. Bizim Milli Eğitim Bakanlığı olarak yaklaşık olarak 4 binin üzerinde resmi anaokulumuz var. 5 bine yakın da özel anaokulu var. Çocuklarımızın başta sağlık, can güvenliği olmak üzere çocuklarımızın her türlü istismardan uzak tutulup tutulmadığını denetleyecek standartlar getiriyoruz. Dolayısıyla bir kamu kurumu, bir sivil toplum örgütü, bir meslek örgütü ya da bir özel işletme özel anaokulu açmak istiyorsa bize başvurusunu yapar. Biz de tanımladığımız standartlar çerçevesinde izin veririz.

HUKUKTAN KURUM KAÇIRARAK

Yazının Devamını Oku

2. dönem bayrak temasıyla başladı... Okullar kırmızı-beyaz

3 Şubat 2026

İlk dönem 16 Ocak’ta karnelerinin dağıtılmasıyla sonlanmıştı. İki haftalık yarıyıl tatilinin ardından öğrenci ve öğretmenler için ikinci dönemin ilk ders zili dün çaldı. Milli Eğitim Bakanlığı, 2025-2026 eğitim öğretim yılının ikinci döneminin okullarda Türk bayrağına yönelik eğitim ve farkındalık çalışmalarıyla başlayacağını bildirmişti. Bu kapsamda ikinci dönemin ilk gününde okullar ‘bayrak sevgisi’ temasıyla açıldı. Sabah saatlerinde öğrenciler, okula ellerinde Türk bayraklarıyla geldi. İstanbul Bayrampaşa Kocatepe İlkokulu da güne tüm diğer okullarda olduğu gibi İstiklal Marşı ile başladı. 3’üncü sınıf öğrencisi Hafsanur Ustaosmanoğlu’nun ‘Bayrak Şiiri’ni okuduğu törenin ardından sınıflarına giren öğrencilerden ilk olarak kendi hayal güçleri ve duygularıyla bayrak temalı bir şiir yazmaları istendi. Sıralarda oturan her bir öğrencinin yanında getirdikleri Türk bayrakları vardı. Dersin devamında öğretmenler bayrak sevgisinin önemini anlattı.

VATAN VE BAYRAK SEVGİSİ

İstanbul İl Milli Eğitim Müdürü Murat Mücahit Yentür ise yaptığı konuşmada şunları söyledi: “İlk dersimiz bayrak temasıyla başladı. Bu topraklar bize şehitlerin kanıyla emanet edilmiş en kutsal varlığımız. Okulların da en temel amacı çocuklarımıza vatan ve bayrak sevdasını öğretmek. Müfredatımızın en önemli temel görevi de bu bilinci çocuklarımıza aktarmak.”

ARA TATİL MARTTA

2025-2026 eğitim öğretim yılı 8 Eylül’de başlamış, ilk dönem 16 Ocak’ta karnelerinin dağıtılmasıyla sonlanmıştı. 19 Ocak’ta resmen başlayan sömestr tatili sonrası öğrenciler, 2 Şubat Pazartesi günü ders başı yaptı. İkinci dönem ara tatili 16-20 Mart’ta yapılacak. 2025-2026 eğitim öğretim dönemi 26 Haziran’da sona erecek.


Yazının Devamını Oku

Okullarda ‘Bayrak Sevgisi’ temasıyla ilk ders zili çaldı

2 Şubat 2026

İlk dönem 16 Ocak’ta karnelerinin dağıtılmasıyla sonlanmıştı. İki haftalık yarıyıl tatilinin ardından öğrenci ve öğretmenler için ikinci dönemin ilk ders zili dün çaldı. Milli Eğitim Bakanlığı, 2025-2026 eğitim öğretim yılının ikinci döneminin, okullarda Türk bayrağına yönelik eğitim ve farkındalık çalışmalarıyla başlayacağını bildirmişti. Bu kapsamda ikinci dönemin ilk gününde okullar ‘bayrak sevgisi’ temasıyla açıldı. Sabah saatlerinde öğrenciler okula ellerinde Türk bayraklarıyla geldi. İstanbul Bayrampaşa Kocatepe İlkokulu da güne tüm diğer okullarda olduğu gibi İstiklal Marşı ile başlandı. 3’üncü sınıf öğrencisi Hafsanur Ustaosmanoğlu’nun ‘Bayrak Şiiri’ni okuduğu törenin ardından sınıflarına giren öğrencilerden ilk olarak kendi hayal güçleri ve duygularıyla Bayrak temalı bir şiir yazmaları istendi. Sıralarda oturan her bir öğrencinin yanında getirdikleri Türk bayrakları vardı. Dersin devamında öğretmenler bayrak sevgisinin önemini anlattı.

ÖDEVİMİZ TÜRK BAYRAĞI
Bayrampaşa Kocatepe İlkokulu öğrencileri ay-yıldızla başlayan ikinci dönemi ve tatili nasıl geçirdiklerini şöyle anlattılar:
Levent Şahin (3’üncü sınıf): Hem gezerek hem ders çalışarak çok güzel bir tatil geçirdik. Rahmi Koç Müzesi ve Pierre Loti’ye gittik. Manzara seyretmek çok keyifliydi. Haliç’te kayığa bindim. Ayrıca Bayrak Sevgisi teması için bir el işi ödev hazırladım. Arkadaşlarımı da öğretmenimi de çok özledim.

Şükran Başanbaş (Veli): Oğlumla zaman geçirmek için yıllık izin aldım. Evde bol bol birlikte etkinlikler yaptık. Oğlum için eğitim öğretim yılının güzel devam etmesini diliyorum.
Fatih Mert Arslan (Birinci Sınıf): İlk dönem okuma yazmayı öğrendim. Tatilde öğretmenimin verdiği kitabı okudum. Harfleri, sayılara göre daha çok seviyorum.

BAYRAĞI KALDIRDIĞIMDA BEN DE YÜKSELİYORUM


Yazının Devamını Oku

Adana’da kar sevinci

15 Ocak 2026

Binden fazla öğrencisi olan Adana Kozan’daki Halit Dağlı İlkokulu’nda yüzlerce çocuk için sıra dışı bir etkinlik gerçekleştirildi. Okul müdürü Seyban Karaköse ‘ bizde neden kar tatili yok’ diyen minik öğrencileri için Toroslar’ın yüksek kesimlerinden 2 kamyon kar getirtti. Kamyonlar karları okulun bahçesine boşaltınca öğrencilerin eğlencesi de başlamış oldu. Kar topu oynayan minikler kardan adam yaptıktan sonra sucuk ekmeğin tadını çıkardılar.

İLK DEFA KAR GÖRDÜLER
Okul müdürü Seyban Karaköse öğrencileri için düzenlediği etkinliği şöyle anlattı:


Bizim memleketimize pek kar yağmaz, çocuklarımız da her zaman karın hasretini çekerler. Son günlerde tüm yurtta etkili olan kar yağışı nedeniyle illerde eğitime ara verilirken onlar ‘bizde niye tatil yok’ demeye başlamışlardı. Hatta ‘biz de yağmur tatili istiyoruz’ diyenler oldu. Kar bazı yerlerde esaret sayılırken bizde eğlence olarak görülüyor. Etkinlik haftasında 1184 öğrencimiz için farklı bir deneyim organize etmek istedik. Okulumuza 100 kilometre uzaklıktaki yüksek kesimlerde bulunan Saimbeyli’nin Belediye Başkanı Mahmut Dal ile görüştüm. Okulumuza 2 kamyon kar gönderdi. O kar okulumuzun bahçesine boşaltıldı. Her ders saatinde bir sınıf bahçeye indi. Velilerimizi de davet ettik ve onların da katılımıyla gün boyu hep birlikte kardan adam yaptık, kar topu oynadık. Pek çok öğrencimiz hayatlarında ilk defa kar gördüler.

MANGAL OLMASA OLMAZDI
Adana’da olunca ‘mangal yanmazsa olmaz’ diye düşündük. Kar deyince akla sucuk ekmek geldiğinden burada işin ehli bir usta ile anlaştık ve okulumuda dev bir mangal kurarak sucuk ekmek de yaptık. Sponsor velilerimiz oldu, kalan ücreti öğretmenler olarak aramızda toplayarak dayanışma usulüyle öğrencilerimize böyle bir deneyim yaşattık. Tek amacımız çocukların yüzündeki mutluluğu görebilmekti.

Yazının Devamını Oku

‘Çintemani’ modern sanatta Timur’un sancağı Yavuz’un kaftanı...

7 Ocak 2026

El sanatları dersinde öğretmenlerinin anlattığı Çintemani motifinden etkilenen Bilim ve Sanat Merkezi (BİLSEM) öğrencileri Zeynep Sayar, Hayat Göktaş ve  Berfin İdil Gürüz, TÜBİTAK 2204-B yarışması için ‘Çintemani’nin Şifreleri: Yeni Nesil Tasarımlarla Kültürel Sürdürülebilirlik’ projesi hazırladı.

ORTA ASYA MOTİFİ

Kökleri Orta Asya’ya uzanan, Osmanlı padişahları tarafından kullanılan, geleneksel ancak unutulmaya yüz tutmuş bu motifi takvim, ajanda, tarak, takı, tabak bardak gibi gündelik kullanıma uygun ürünler üzerinde kullanan öğrenciler, bir de çocuklara uygun bir dijital oyun kodladı. Proje danışmanı Sosyal Bilgiler Öğretmeni Emine Tekin şunları söyledi: “Çintemani, çini sanatında kullanılan 3 göz şeklinde bir motif. Timur’un sancağında ve Yavuz Sultan Selim’in kaftanında kullanılan bu motif gücü, kudreti, koruyuculuğu simgeliyor ve insanın akıl, beden ve kalp gözünü temsil ediyor. İnsanın karar verirken bu üçünü dengede tutması gerektiğini anlatıyor. Biz bu motifin görüntüsünden çok derin anlamına odaklandık. Kültürümüzde çok önemli bir yeri olan ancak unutulmaya yüz tutmuş bu motifi tozlu raflardan indirip kullanımını yaygınlaştırmayı ve günümüze uygun şekilde çeşitlendirmeyi amaçladık. Hedefimiz Çintemani’nin yaygınlığını artırmak, bu kadim değeri ‘müzelik eşya’ olmaktan çıkarıp ‘yaşayan bir estetik’ haline getirmek.”

Yazının Devamını Oku

Müzik öğretmenlerinden ‘ukulele’ orkestrası

4 Ocak 2026

İstanbul Beykoz Tokatköy Ortaokulu’nda 2018 yılından beri müzik öğretmeni olarak görev yapan Kamuran Sönmez, öğrencileriyle kurduğu orkestraların ardından bu kez meslektaşlarına enstrüman öğretmek için kolları sıvadı. Geçtiğimiz yıl öğretmenlere ukulele dersi vermeye başlayan Sönmez’in öncülüğünde, öğretmenlerden oluşan bir orkestra kuruldu. 1 yılda yaklaşık 50 öğretmenin ukulele çalmayı öğrenerek katıldığı ‘Ukulele Biz’ ekibi, çocuklar için ücretsiz konserler veriyor.

‘ZIPLAYAN PİRE’

Kamuran Sönmez, ‘Ukulele Biz’ ekibinin kuruluşunu ve çalışmalarını şöyle anlatıyor: “Ben, ortaokuldaki müzik öğretmenim Nermin Baş’ın bana dokunmasıyla mesleğimi seçtim. Ondan aldığım ilhamla çocukların hayatına dokunmak istedim. Öğretmen olduktan sonra öğrencilerimle çeşitli korolar, orkestralar oluşturdum ve onlarla aynı sahneyi paylaştım. Onların heyecanlarına sahnede ortak oldukça, konservatuvara gönderdiğim öğrencilerimi gördükçe mesleğime daha da hevesle bağlandım. Geçtiğimiz yıl, ‘Okulöncesi ve özel eğitim öğretmenleriyle ukulele çalışması yaparsam onlar da öğrencilerine öğretirler’ diye düşünerek meslektaşlarıma bu enstrümanı öğretmek istedim. Ukulelenin anlamı ‘zıplayan pire’ demek ve çocuk şarkılarına çok uyumlu bir enstrüman. Aynı zamanda öğrenmesi de çok zor değil. Bu yüzden bize en uygun enstrüman olarak ukuleleyi gördük. Bir ekip arkadaşımız öğrencilerine öğretmeye başladı, sınıfında 20 öğrenciye ukulele dersi veriyor.

20 KİŞİYLE BAŞLADIK

Onların desteğiyle de yıl içinde sınıf öğretmenlerimiz, okulöncesi öğretmenlerimiz ve diğer branşlardan da öğretmenlerle çalışmalara başladık. Yola ilk çıktığımızda 20 kişiydik, toplam 50 öğretmene ulaştık ve güzel bir ekip ortaya çıktı.

Beykoz’dan gelen meslektaşlarıma farklı ilçelerden arkadaşlarımız da katıldı ve hızla büyüdük. Geçen sene haftada 2 gün prova yapıyorduk, bu sene haftada 1 çalışıyoruz. Geçen sene 9 Ekim’de çalışmalara başladık ve yaklaşık bir buçuk ay sonra, 24 Kasım’da ilk konserimizi verdik. Çok istekli olduğumuz için hızlı ilerledik ve büyüdük. Ukulele aynı zamanda bizim sosyalleşme ve terapi alanımız oldu.”

YENİ KONSERLER YOLDA

Başlarken amacımız konser vermek değildi, ancak provalar sırasında ‘Çocuklara konserler verebiliriz’ dedik. Öğretmenlerini enstrüman çalarken görmelerinin öğrenciler için  unutulmaz bir hatıra ve deneyim olacağını, aynı zamanda müziğe olan ilgilerini artıracağını düşündük. Öğretmenler Günü’nde sahneye çıktık. İlçede iki konserimiz oldu. Beykoz sahilde bir etkinliğe katıldık. Sanat müziği konseri verdik. Son olarak da bir çocuk konseri düzenledik. Tüm bu konserleri ücretsiz veriyoruz. Ayrıca dekorları da kendimiz yapıyoruz. Eğitim öğretim yılının sonunda bir çocuk konseri ve 80’ler, 90’lar konseri vermeyi planlıyoruz. 

Yazının Devamını Oku

Prof. Arıcı Hürriyet'e anlattı: A’dan z’ye MEB Akademisi

19 Aralık 2025

KASIM’da yapılan 15 bin öğretmen atamasının ardından KPSS ile öğretmenlik devri kapandı. Bundan sonra öğretmenler MEB Akademi Giriş Sınavı (MEB AGS) puanına göre Milli Eğitim Akademisi’nde eğitim aldıktan sonra göreve başlayacak. Bu uygulama kapsamında ilk10 bin öğretmen ataması için branş dağılımlarının açıklanması bekleniyor. Branş ve kontenjan dağılımıyla birlikte adayların hangi illerde eğitim alacağı da belirlenmiş olacak. Milli Eğitim Akademisi’nde hazırlık eğitimlerinin 2026’nın ilk aylarında başlaması bekleniyor. Akademi Başkanı Prof. Dr. Ali Fuat Arıcı, akademi sürecini ve güncel çalışmalarda gelinen noktayı detaylarıyla açıkladı:

BRANŞ DAĞILIMLARI: Bakanlık bu konuda yetkili kurum olarak çalışmalarını sürdürüyor. Çok yakında hangi branştan kaç öğretmenimizin Akademi’ye alınacağı açıklanacak.  Branş dağılımları açıklandıktan sonra hangi branş için hangi şehirde eğitim verileceğini açıklayacağız. Yüksek kontenjan ayrılan branşlar için farklı şehirlerde eğitim açmayı planlıyoruz. Öğretmen adaylarımızın konaklama ve ulaşımı daha rahat sağlamaları açısından yüksek kontenjanlı branşlar için böyle bir karar aldık.

EĞİTİM MERKEZLERİ

Öncelikli olarak öğretmen eğitimleri için nitelikli ve kapsamlı bir program hazırladık. Eğitim ve uygulama merkezlerimizin hazırlıklarında da sona gelindi. Çevre düzenlemeleri ve temizlik işlerini yapıyoruz, bunlar da bitmek üzere. Branş dağılımları belli olunca süreç hızlanacaktır. Adaylar branşlara göre başvurularını yapacaklar. Güvenlik soruşturmasının ardından 2026’nın ilk aylarında Akademi’de eğitime başlayacaklar. 1 yıllık hazırlık eğitiminin ardından öğretmen adayları MEB’in kura sistemi üzerinden atanacaklar.

DERS İÇERİKLERİ

Öğretmen adaylarımız ‘eğitim sürecinin bütün olarak yönetimi’, ‘dijital beceriler’, ‘veli öğretmen ilişkisi’, ‘akran nezaketi’ gibi mesleki olarak tam anlamıyla donatacak ve hazır hale getirecek eğitimler alacaklar. Diğer yandan toplam 1200 saatlik eğitimin 480 saatini Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli doğrultusunda ‘uygulama eğitimi’ olarak hazırladık. Öğretmenler yakında duyuracağımız ‘hazırlık eğitimi programı’ kapsamında günde 6 saat olmak üzere haftada 30 saat eğitim alacaklar. 

Yazının Devamını Oku