Milat, 29 Aralık

MUTLU yıllar sevgili voleybolseverler; 2006 yılının bütün camiaya mutluluk ve başarı getirmesi dileğimi hiç bu kadar inanarak söylememiştim.

Bir devir kapandı. Son mali genel kurulda delegeler hem katılımın yüksek olmasıyla, hem de oylamada gösterdikleri tavırlarla voleybola sahip çıktılar. Bazen iyi bir çıkış için dibe vurmak gerekir. Türk voleybolunda son yıllarda geldiği nokta buydu. Ekonomik, izlenme ve medyada yer alma açısından tam anlamıyla dibe vurmuş olan voleybol yeni kurulacak federasyonla tekrar özlediğimiz noktaya çıkacaktır.

İlk raundu kaybetti

Hiç alışık olmadığımız bir sürü şaibelerden kurtulması anlamında da önemliydi bu oylama. Ancak her şeye rağmen oylama sırasında yapılan bir teklifle ibra edilme şansını yakalamıştı federasyon. Eğer seçim kararı alsalardı... Olmadı ve sonuçta kol kırılıp yen içerde kalmadı ve ilk defa bir mali kongreden bir federasyon ibra edilmeden çıktı. Yakıştı mı? Tabii ki hayır. Ama buna neden olanların utanması gerekiyor.

Oylamanın ilk raundunu divan başkanlığı seçiminde kaybetti federasyon. 57-51. Daha sonra gelen, delegeleri aşağılayan tavır, geri tepti ve son oylamada fark iyice açıldı; 67-43. Ekonomik konularda sorulan sorulara yeterli ve tatmin edici cevaplar alamayan ve ibra etmek için her yolu deneyen kurul üyeleri sonunda gereken cevabı verdi ve bu voleybol tarihimizde kara bir leke olarak kalacak.

Camia kucaklanmalı

Son genel kurulda seçilen divan heyeti voleybolumuzu seçimlere kadar yönetmeli diyorum. Gelelim diğer bir konuya... Yapılacak başkanlık seçimlerinde kim başkan olacak? Ekibinde kimler olacak? En kısa zamanda bu soruların cevaplarını bu operasyonu düzenleyen grubun vermesi lazım.

Bundan önceki federasyonun yapamadığını yaparak aileyi kucaklayan yapı kurulmalı. Hatta tek adayla seçime gidilerek geçmişin kötü izleri silinmeli. 29 Aralık’ı milat kabul edip süratle yukarıdaki sorulara açık cevaplarla şeffaf katılımcı bir yönetim oluşturulmalıdır.

Adama sorarlar

Aslında Sayın Hüsnü Can’ın yaşadığı bu olayın tüm seçimle iş başına gelmiş insanlara derslerle dolu olduğunu söylemek istiyorum. Kimse seçildiği camiadan büyük değildir. Ne zamanki bu tür büyüklük ve ne yaparsam olur havalarına girilirse, aynı seçen grubun gazabına uğraması kaçınılmazdır.

Sayın Hüsnü Can’a, çete yakıştırmasını yaptığınız, voleyboldan anlamayanlar dediğiniz grubun yakın geçmişte yanınızda yer aldığını hatırlatırım. Adama, "Ne değişti de böylesi yakışıksız terimler kullandınız" diye sorarlar. Sonuçta keskin sirke küpüne zarar vermiştir.

Önemli olan voleybol camiasının uğratıldığı zararlardan bir an önce kurtulmasıdır. Güzel bir 2006 ve aydınlık günler voleybol camiasını beklemektedir. Var gücümüzle ve en önemlisi hep beraber daha iyisi için çalışmalı ve beklentisizce destek olmalıyız. Yeni oluşum hepimize hayırlı olsun.
X

Dünya onuncusuyuz

Voleybol Milli Takımımız, ABD’ye 3-1 yenilip dokuzunculuğu rakibine kaptırdı.

Yazının Devamını Oku

Panzeri dağıttık

Filenin Sultanları, Neslihan’ın smaçları ile bir kez daha yıldızlaştığı maçta Almanya’yı 4 sette yıktı. İlk kez katıldığı Dünya Şampiyonası’nda 9’unculuk mücadelesi yapmaya hak kazanan ay yıldızlıların rakibi ABD. SULTANLARIMIZIN, Almanya karşısındaki oyununu gördükten sonra "daha önce neredeydiniz?" demekten kendimi alamadım. Özellikle Esra günün en önemli oyuncularından biriydi. Esra, servis karşılamada, defansta, blokta, hücumda mükemmel oynadı.

Kim ne derse desin, Natalia ve Esra gibi oyuna katkı anlamında birbirine yakın iyi smaçörlerin varken, turnuvada varlığını geç hissettiren bir diğer iyi oyuncu Aysun, çaprazı Özlem ve kenarda Eda gibi orta oyunculara sahipsen; sakatlanan 1.pasör Bahar’ın yerine gayet iyi idare eden Elif’i, inişli çıkışlı da olsa arkada güven veren libero Gülden’iyle... En önemlisi de dünyanın en skorer oyuncusu Neslihan’ıyla bu takım ilk dörtte yer alabilirdi demek hayal değildir.

En büyük handikabımız, bütün oyucularımızın maçların genelinde iyi oynamalarını sağlayamamamız.

Rakibimiz ABD

Brezilya’yı dışarıda tutarsak ilk dörtteki diğer takımları (Rusya, İtalya, Sırbistan-Karadağ) daha evvelki organizasyonlarda yendiğimize göre ilk dört talebimin "ayakları yere basmıyor" diyemez kimse. Turnuvadaki en iyi oyunumuzla Almanya’yı 3-1 yenmemizin önemi, yakın geçmişte yaşadığımız olumsuz olayların acısını çıkarmış olmamızdır. Bugün ABD maçında da benzer oyunu oynarsak, ilk defa katıldığımız dünya şampiyonasını 9. olarak bitiririz. 15. Dünya Bayanlar Voleybol Şampiyonası’nda Almanya’yı 3-1 yenen Sultanlarımız, Tayvan’ı 3-0’la geçen ABD ile bugün 9-10’unculuk maçı yapacak. TSİ 08.00’deki maçı, TRT 3 naklen yayınlayacak.

TÜRKİYE-ALMANYA

á SALON: Nagoya Rainbow

á HAKEMLER: Andrey Zenovic (***) (Rusya), Zorica Bjelic (***) (Sırbistan-Karadağ)

á TÜRKİYE: Elif (***), Natalia (***), Özlem (**), Neslihan (****), Esra (***), Aysun (****) (Gülden ***, Deniz **, Eda **, Seda **)

á ALMANYA: Weiss (**), Bouagaa (**), Fürst (**), Thumm (**), Grün (***), Ssuschke (**) (Tzscherlich **, Kozuch *, Hart *, Dumler **, Benecke **)

á SETLER: 23-25, 25-16, 25-20, 27-25

á SÜRE: 96 dakika (26, 19, 23, 28)
Yazının Devamını Oku

Tesadüf değil

VOLEYBOL A Milli Erkek Takımımız final vizesini Finlandiya’nın Salo kentindeki ikinci etap maçlarında Ukrayna, Finlandiya ve Norveç takımlarına set vermeden aldı. Elemelerden birinci olarak Avrupa Şampiyonası finallerine katılmaya hak kazanan ilk takım olarak tarihe geçti. Bu tesadüf değil. Geçen sene Avrupa İkinci Ligi’nden, Birinci Ligi’ne çıkarak başladıkları yükselişe, Bahar Kupası’nda alınan birincilik, Avrupa Ligi’nde Final Four oynamaları ve İzmir’deki Universiad’da alınan birincilik eklendi.

Bu jenerasyonda iş var diyen ve bu ekibe inananlardan öncelikle eski milli takım antrenörü Nedim Özbey’e, menajeri Paidar Demir ve antrenör Mustafa Çayır’a, ardından yeni antrenörümüz Işık Menküer, menajer Hakkı Filibeli ve antrenör Cem Akyol’a tebrik ve teşekkürü bir borç biliriz.

Hep birlikte tek yürek

Bu başarı yeni federasyona yakıştı. Geçmiş senelere baktığımızda Avrupa’daki üst düzey takımlardan teknik olarak pek bir farkımız yoktu. Ancak fiziksel kapasite olarak yetersiz kalıyorduk. Bu son jenerasyon hem fizik kapasitesi, hem de teknik yeterlilik anlamında dünya standartlarında oyunculardan oluşmaktaydı. Oyuncularımızın Türkiye Ligi finallerindeki form grafiği bizi umutlandırmıştı. Sadece deneyim eksiklikleri vardı. Finaller öncesi iyi bir hazırlık dönemi, Milli Takımımız’ın ilk defa katıldığı Avrupa finallerinde misafir olmadığını gösterip, ilk dörtte yerini alarak, bu platformda kalıcı olacaklarına inanıyorum. Rusya’da 2007 Eylül’ünde Milli Takımımız’la hep birlikte tek bir yürek olacağız. Bize bu mutluluğu yaşatan başta oyunculara, teknik kadrolara ve emeği geçen herkese "Helal Olsun" diyoruz.
Yazının Devamını Oku

Helal olsun

TÜRKİYE Milli Olimpiyat Komitesi’nin, varlığını genellikle olimpiyatlara aday olduğumuz zaman hissederiz. Onun dışında "orda bir köy var uzakta" şarkısı gibi o ordadır ve bizimdir. Bir haftadan beri voleybol camiasının Alev ablası "Alev Ercins" beni birkaç defa arayıp 10.yıl ÜSO etkinliğine çağırıyordu. Benden başka ünlü! yok herhalde deyip kızımı alıp gittim.

Fakat etrafa baktığımda bir ben ünsüzdüm. Gazanfer Bilge’den Beden Terbiyesi Müdürü Mehmet Atalay ve Neslihan’a kadar birçok tanınmış sima oradaydı. Bu kadar insanı cumartesi günü 40 derece sıcakta Burhan Felek’e getirmek ciddi emek ister.

Kadınlar Kolu faaliyeti olduğunu duyduğumda hobiler geçici hevesler olarak bir iki senede sıkılıp bırakılacak bir uğraş sanıyor insan. Ama ÜSO (Ücretsiz Spor Okulları) tam 10 yılı geride bırakmış durumda. Duyunca önce şaşırıyor sonra da helal olsun diyor insan. Bu işe sosyal sorumluluk anlamında katkıda bulunan Kent Gıda, Turkcell, Nike ve Aydın Doğan Vakfı gibi kurumlara teşekkür ediyoruz.
Yazının Devamını Oku

Nefes kestiler

NESTEA Avrupa Şampiyonası Türkiye Master 2006 Alanya’da bayanlarda ve erkeklerde finallere yaklaştıkça maçların kalitesi ve heyecanı artıyor. Sahaların Alanya’nın girişine taşınması, yeni tribün düzeni ve sahaların genel görüntüsüyle gurur duymamak elde değil. Bu güzellikte tek eksik seyirci. Maçların yapıldığı yerin Alanya’nın merkezinden biraz uzak olması bahane olmamalı. Alanyalılar sizin için yapılan bu organizasyonlara katılımcı olmanız şart.

Finanse edilmeli

Gelin coşun, eğlenin ve coşturun. Bu ilk ayak olduğu için Avrupa’daki bütün iyi oyuncular burada. Kızlarda favori Yunanlı Arvanity ile Karadasiou yarı finalde. Erkeklerde ise yarı finalin sürpriz ikilisi Rus Arkaev ile Barsuk, gelecekte çok şampiyonluklar kazanacak gibi gözüküyor.

Bu güzellikleri TRT ekranlarından izleme şansınız var. Biz hem eğleniyoruz, hem de plaj voleyboluna doyuyoruz. Ancak finallerde ve yarı finallerde kendi oyuncularımızın yer almaması tek üzüntümüz.

Federasyon’un bir an önce plaj voleybolu oyuncularını finanse ederek bu tür turnuvalara katılmasını sağlamaları gerek.
Yazının Devamını Oku

Sayın Şahin'e sorular

VOLEYBOL camiası sıcak günler yaşıyor. Tarihte ilk defa bir federasyon yönetimi, mali kongrede ibra edilmedi. Bu durum doğal olarak yeni ve olağan dışı bir seçimi gündemimize getirdi. Seçim, demokrasinin en önemli unsuru. Gerek genel seçimlerde, gerekse bu tip delege yöntemli seçimlerde hep küçük hesaplar, çıkarlar devreye girip, asıl sorunları görmemizi engeller. Şu anda Voleybol Federasyonu Başkanlığı seçimlerine katılan delegelerin de olaya bu gözle bakmayacaklarını umuyorum.

Çok yakın bir geçmişte Futbol Federasyonu seçimlerini yaşadık. Spordan Sorumlu Devlet Bakanımız Sayın Mehmet Ali Şahin, aklanmamış, yani bir anlamda ibra olmamış adayla sonuna kadar uğraşacağını söyleyerek, bazı imalarda bulunmuştu. Şimdi Sayın Şahin’e sormak istiyorum...

Mali genel kurulda ibra olmamış bir başkanın tekrar aday olmasına göstereceği bir tepki var mıdır, yok mudur? Yoksa, voleybol uğraşmaya değmeyecek kadar ufak mıdır? Açıkcası sayın bakanımızın bu sorulara cevabını merakla bekleyeceğim.

Bu inat niye?

Federasyon başkanlığı gibi fahri olarak görev yapılan bir yer için, istenmediği açıkça belliyken, hala inatla aday olunmasına hem şaşıyorum, hem de ister istemez aklıma başka şeyler geliyor.

Aslında şu koltuk sevdası insanları değiştirmese de, birlik ve beraberlikle yeni yapılanmaların önü, baştaki kişilerin teşvikiyle açılsa ne güzel olurdu. Sayın Hüsnü Can da iyi kötü bir dönem, hatta eskiyi de sayarsak iki dönem başkanlık yapmış biri. Yönetim kurulundan 6 kişinin istifa etmesi nedeniyle hiç böyle ibra edilmeme rezaletini yaşamadan seçim kararı alabilirdi. İşte o zaman ne olursa olsun ’ben başta olayım’ gibi sığ düşünceden de uzaklaşmış olurdu. Ama şu anda tablo tam tersi. O yüzden hala vakit varken adaylıktan çekilmenin ve verilecek birlik mesajının eski başkana yakışan bir hareket olacağına inanıyorum.

Birleştirici ve samimi

Yeni adayımız Sayın Erol Ünal Karabıyık birleştirici ve samimi mesajlarıyla ortaya çıkmış biri. Defalarca birtakım projelerden bahsetti. Ancak beni en çok Burhan Felek Spor Kompleksi ile ilgili yapmayı planladığı alışveriş-eğlence-spor kompleksi projesi heyecanlandırıyor.

Eğer bunu hayata geçirebilirse, ki burada özelleştirmeleri teşvik eden Sevgili Mehmet Atalay’ın da bu tip işlere sıcak baktığını biliyorum. Türk voleybolu maddi sorunlarını tamamen çözmüş olur.

Sevgili delegeler sizlerden ricam sözlerin tutulmadığı, tutulmayan sözlerin de takip edilmediği günümüzde mali genel kurul gibi önemli bir silahı kullanabileceğiniz gerçeğiyle, yapılmayanların takipçisi olun. Son anda oy avcılığı için takım sayısını artırmak gibi, düşmeyi kaldırmak gibi küçük hesapları ellerimizin tersiyle itip, oylarınızı Türk voleybolunun iyiliği için kullanın.
Yazının Devamını Oku

Suçlusun Hüsnü Can

NELER oluyor voleybol camiasında? Futboldaki rezaletlerin ve basketboldaki ‘ben’ kavgalarının ortalığı inlettiği şu günlerde, pırıl pırıl gözüken voleybola nazar mı değdi? Bayanlarda Avrupa finali oynamış, Dünya Kupası Finalleri’ne gitme hakkı kazanmış, son Avrupa Şampiyonası’nda altıncı olmuş ve bir sonraki finallere direkt katılma hakkını elde etmiş, erkeklerde Avrupa Ligi’nde final grubuna kalmış, Üniversiteler Dünya Şampiyonu olmuş iken, nedir bu son günlerdeki olaylar? Evet, camianın dışındaki bütün insanlar bunu konuşuyor. Bugünkü yazımızda elimizden geldiğince sizleri aydınlatmaya çalışalım.

Talihsiz açıklamalar

2003 Avrupa Bayanlar Voleybol Şampiyonası’nı Türkiye’ye alan Ahmet Gülüm federasyonunu, turnuva başlamadan önce son basın toplantısında kendilerini yıpratmak için alındığını iddia eden ve ‘Burada ilk 4’e girmek bile mucize’ diyerek kızlara olan güvensizliğini belirten ve de başarısızlığın (ya da başarının) kendilerine mal edilemeyeceğini vurgulayan bir başkandan sözediyoruz. Talihsiz açıklamalar rekoru kıran Sayın Hüsnü Can, her basın toplantısını birilerini karalamak adına kullandı.

Hürriyet’in haberi doğru

Son Nedim Özbey’le başlayan ve de Voleybol Federasyonu Yönetim Kurulu’ndan 6 kişinin istifalarıyla devam eden olayların nedenleri Celal Demirbilek’in Hürriyet Gazetesi’ndeki ‘Başkan emir verdi, yenildik’ başlıklı haberiyle biraz netleşse de, karşılıklı suçlamalar ve tepkilerle olay iyice anlaşılmaz hale geldi. Erkek Milli Takımı’ndaki huzursuzluk yeni değildi. En az 5-6 kez Nedim Özbey ve ekibi istifaya niyetlenmiş ancak hep Üniversiade için vazgeçilmişti. Belki de bardağı Nedim Özbey için taşıran son damla, Yunanistan’daki telefon konuşması olmuştu.

Toplantıda sorduk

Şunları kesin belirtmek gerekiyor. Hedef haline gelen Celal Demirbilek’in haberinin içeriği yüzde yüz doğru... Doğru olduğunu nereden mi biliyoruz? CNN Türk’teki programıma bağlanarak açıklama yapan Merkez Valisi Mehmet Gündoğdu aynen şunları söyledi:

‘Nedim Özbey’in ağzından yazılan, Sayın Hüsnü Can’ın Portekiz maçını kaybetmemiz için telefonda telkinde bulunduğu iddiasının doğruluğunu bir yönetim kurulu toplantısında sorduğumuzda, aynen gazetede yazdığı gibi olduğunu öğrendik ve şok olduk.’

Hatalar zinciri

Yani konunun içeriğinde yanlışlık yok. Bu konunun böyle büyümesine bir sürü hatalar zinciri neden olmuştu. Nedim Özbey bu telefonu Hüsnü Can’dan alınca hem oyuncularla hem de ekibiyle bunu paylaştı. Ortak tavır, çıkıp oynayalım bize bu yakışır, oldu. Evet kimse maç satmadı ya da niyetlenmedi bile ama bir takımın aklına böyle bir şey soktunuz mu, bunun virüs etkisi yapacağını her spor adamı bilir. Yani suç yok. Ama bu imalara sebep olan ve aslında Erkek Milli Takımı’nı geniş bir kadroyla bildirmek gibi basit bir konuda bile yönetim becerisini gösteremeyen federasyon başkanı Hüsnü Can’ın gönüllerdeki suçunu yok kabul edebilir miyiz, bilemiyorum.

Oradaki işiniz ne?

Gerçek şu... Yunanistan’a ve Sırbistan-Karadağ’a yenilen millilerimiz eğer Portekiz’i yenerse Varna’da üçüncüler arasında bir turnuva oynama hakkı daha elde edecekti. Fakat dar kadro nedeniyle o tarihte Üniversite Milli Takımımız’ın maçlarıyla çakışınca, ikisinden birini tercih etmek gibi bir durumla karşı karşıya kalındı. Varna’ya kesin olarak Milli Takım’ın gitmemesi lazımdı. Başkan da tercihini kendince haklı olarak Üniversiade’den yana kullanmakta sakınca görmedi. Sormak lazım, çok önceden belli olan bu organizasyonların çakışma ihtimali göz önüne alınıp, neden daha geniş bir kadro bildirilmedi. Sizlerin oradaki işi ne?

Haydi bütün bunlar hataydı... Özerk federasyonun en önemli işi kaynak yaratmak olmalı... Yine istifalar nedeniyle bugüne kadar bu konuda da hiçbir şey yapılmadığını öğreniyoruz. Bu kaostan öğrenmemiz gereken en önemli şey; voleybol tek kişinin yönetemeyeceği kadar büyük. Amaç tek başına yönetmek adına voleybolu küçültmekse buna dur demek voleybol ailesine düşüyor.
Yazının Devamını Oku

Nerede kalmıştık

<B>GEÇEN</B> yıl bu zamanlarda Avrupa Şampiyonası’nda ikinci olurken, ortaya koydukları mücadeleyle Türk halkının gönlünde taht kuran Sultanlarımız, bugün ASKİ Spor Salonu’nda saat 18.30’da Bulgaristan maçıyla podyuma çıkacaklar. Grand Prix Avrupa Elemesi Sinan Erdem Turnuvası’nda ilk üçe girerek bir ilki daha gerçekleştirmek ve Grand Prix finallerine kalmak için mücadele edecek olan kızlarımızda sakatlar bulunmasına rağmen, seyirci desteği ile bunu başaracak potansiyel olduğuna inanıyorum.

TRT 1’in canlı olarak yayınlayacağı maçların çok zorlu geçeceği bir gerçek. Antrenör Reşat Yazıcıoğulları’nın dediği gibi, ‘Her maç bir final.’ Mutlu sona ulaşacak takımların son maça kadar belli olmayacak derecede güçleri birbirine yakın. Kızlarımızın her setin, hatta her sayının önemli olduğu bilinciyle hareket etmesi gerekiyor. Sultanlarımızın, gerek salondaki seyircilere, gerekse televizyon başındaki milyonlara mesajı: ‘Nerede kalmıştık!’

Dün yapılan basın toplantısından da bahsetmek istiyorum. Tanju Argun’un federasyon başkanlığına adaylığını açıklamasıyla içim coşku ile doldu. Özlenen vizyonuyla Türk voleyboluna çok şey katacak Tanju Argun’un federasyon başkanlığı adaylığı Türk voleybolunun geleceğine güvenle bakmamızı sağladı. Hayırlısı...
Yazının Devamını Oku

Haydi Haldun Alagaş’a...

<B>ERKEK</B> Milli Takımımız’ın başı döndü. Sert geçen Play-Off sonrası kısa bir süre soluk alıp kamp dönemine giren millilerimiz, yaklaşık 2 aydır leylek misali oradan oraya uçup duruyor. Sessiz, sedasız olmadık işler başarıyorlar. Ne mi yapıyorlar? Önce Hırvatlar’ı sahasında yeniyor, sonra Çek Cumhuriyeti’ni tarihimizde bir ilki gerçekleştirip deviriyor ve tarihimizdeki ilklere bir yenisini daha ilave ederek Rusya’yı Bursa’da yenme başarısını gösteriyor. Avrupa’da Birinci Lig’e çıkma maçlarında da iki galibiyet, bir mağlubiyetle önümüzdeki sene Türkiye’de oynayacakları ikinci etaba avantajlı dönmeyi başarıyor. Ancak bütün bunların kamuoyuyla paylaşılması lazım.

Sahadaki güzellikler tanıtılmaz ise ekonomik darboğazda olan voleybola nasıl sponsor bulunacak?

Başarılar gösterilmeli

Supiar diye bir firma var. Ne işe yarar merak ediyorum. Değişik bir yöntemle fısıltı gazetesinin kulaktan kulağa haber iletme yöntemini deniyor olabilirler. Ancak şunu bilmeliler ki, katkıda bulunacaklarsa Voleybol Milli Takımı’nın başarılarını allayıp pullayıp ortaya çıkarmak lazım.

Küçümsediğiniz Bahar Kupası şampiyonluğunu başka branşlar kazansa yer yerinden oynardı. Madalyonun bir de öbür tarafı var. Oyuncuların motivasyonunu neyle sağlayacaksınız? Onları tanıtmaz, ekonomik gelirini sağlamazsanız haydi çocuklar demekle bu işler olmaz. Önümüzde Çek Cumhuriyeti ile Haldun Alagaş Spor Salonu’nda çok önemli maçlarımız var. Cumartesi ve pazar saat 17.30’da tüm voleybolseverleri bu maçlarda çocuklarımızın yanında olmaya çağırıyorum. Onları motive edelim. Onlara inandığımızı salonları doldurarak gösterelim.
Yazının Devamını Oku

İyi yoldayız

<B>AVRUPA</B> Ligi Eleme Grubu’ndaki 6’ncı maçımızda, bir gün önce tarihimizde ilk kez mağlup ettiğimiz Rusya’ya 3-2 yenildik. Yeni yapılanma içinde olan Erkek Milli Takımımız genel yapısı ve görüntüsüyle iyi yolda olduğunun sinyallerini verdi.

Sorunlarımız yok mu? Tabii ki var.

En başta etkili smaç servisleri karşılayamıyoruz ve aynı zamanda rakibi zorlayacak etkili smaç servis atamıyoruz. Ama kazanmayı isteyen, defansta istekli, manşet geldiğinde iyi blok yapan, blokta mücadele eden bir takıma sahibiz. Bu da 2007’yi hedefleyen takımı kuranlara umut veriyor.

Üvey evlat muamelesi

Nedim,
takımına sahip ve her oyuncunun katılımını sağlamaya yönelik idare tarzıyla bulunduğu yeri dolduruyor. Ruslar genç bir takıma sahip. Kapasiteli ancak tecrübesizler. Bence 2 sene içinde çok iyi duruma gelecekler. Eğer biz de bu tip maçları çok oynarsak onlar gibi başarılı bir konuma ulaşırız. Bu tip turnuvaların önemli olduğunu hep söylüyoruz. Avrupa Ligi’nde olmamız önemli ancak erkek voleyboluna üvey evlat muamelesini hiç tasvip etmiyorum. Bu tip karşılaşmaların TV’de yayınlanmamasının hiçbir özürü olamaz.

Voleybolda sahada iyi şeyler oluyor ancak federasyon bunu nakide çevirecek hiçbir hamlede bulunmuyor. Bu tip başarılar her zaman olsun diyorsak bunları halkla paylaşmak, kamuoyu oluşturmak zorundayız.
Yazının Devamını Oku

Hak eden kazandı

<B>SON </B>güne kalmadan, şampiyonluğunu ilan eden Erdemirspor, önce inandı, sonra da mutlu sona ulaştı. Ancak, Erdemir’in sevincinde haksızlığa uğrayan bir takım havası vardı. Erdemir, favori gösterilmemeyi, kaale alınmamak olarak algıladı. Gerektiği kadar ilgi gösterilmemesini taraflı bir basın olgusuna bağladılar. Belki de bu hırs sayesinde böylesine motive olarak şampiyonluğu kazandılar. Gerçekten 2 turnuvanın en iyi voleybolunu oynayan takım olan Erdemir, şampiyon oldu. Tebrikler.

Güzel olmayan o kadar şey vardı ki, bu güzel maçın dışında sizleri şöyle bir hayale götürmek istiyorum. Düşünün ki, maçların yapılacağı salonlar minimum 3 bin kişilik olsun. Tanıtımları hem basında hem broşürlerle, hem panolarda ilanlarla çok önceden yapılsın. Önemli bir özel TV’nin maçları verdiğini ve tanıtım ilanlarının çok önceden gösterildiğini...

Çok mu abarttım?

Maçların yapılacağı salonların, satılan reklam panoları sayesinde bir örnekle cıvıl cıvıl olduğunu... Salonların gelin odaları gibi süslendiğini... Sponsorların promosyon yarışına girdikleri her maçtan sonra bilgisayardan en değerli oyuncuya ödüller verildiğini... İnanılmaz bir görsellik sağlandığını... Federasyon ve profesyonelce bir ekibin fıldır fıldır ciddi bir şekilde çalıştığnı... Takımların bu maçlara özel ilgisi yüzünden oyuncuların bütün hünerleriyle sahada ter attıklarını... Bir sürü tanınmış simalar, özellikle mankenler ve sanatçıların aslan gibi yakışıklı voleybolcularımızı görmek için gelmeleri, torpillerle yer bulmaya çalıştıklarını bir hayal edin. Nasıl, güzel olmaz mıydı?

Çok mu abartıyorum, bilmiyorum ama biz kendimizi nerede görürsek, hangi pencereden bakarsak başkaları da bizi orada görürler. Neyse, önemli bir şampiyonayı tüm ekibiyle hak eden Erdemir kazandı. Emeği geçen herkesi kutluyorum.
Yazının Devamını Oku

Fener’in günü

<B>FİNAL</B> grubunda ikinci gün sonunda lig lideri ve ikincisi Halkbankası ve Ziraat bir anda devre dışı kaldı. İlk maçta F.Bahçe, çok rahat bir oyunla Ziraat’ı 3-0’la geçerken, Erdemir de, Halkbankası’nı aynı skorla ve muhteşem oyunla 3-0 yendi. ‘F.Bahçe finallere renk getirir diyorduk’ Onlar play off’u sarı lacivert yaptı. Özellikle Barış, Darius uyumu görülmeye değerdi. İkinci maçta ise Erdemir pasörü Donald’ın şovunu izledik. Uzun zamandır bu kadar oyuna katkı yapan pasör görmedim. Onun böylesine muhteşem oynamasını Ali Pekin’in yüzde yüzlük servis karşılaması sağlıyor olsa da, Erdemir takım olarak çok iyi görünüm verdi. Halkbankası’nda Stefanov’un sakatlığı takımın dengelerini bozmuş. Ziraat Bankası umulmadık derece tüm hatlarıyla kötü oynuyor.

Federasyona çağrı

Özellikle belirtmek istediğim bir konu da federasyonun Erkek Voleybol Ligi’ni bu kadar üvey evlat muammelesine maruz bırakmasıydı. Eğer siz kendi liginize bu kadar az değer verirseniz, oyuna nasıl sponsor, nasıl yatırım yapan kulüp bulursunuz? Şampiyonlar Ligi’nde CEV kulüplerde onca şeyi eziyet etmek için mi istiyor? Önce görsellik gelir. Sonra da bunun sunumu ve pazarlanması. Adana’da finaller mi oynanıyor, yoksa liselerarası maçlar mı, belli değil. Lütfen biraz hassasiyet. Bayanlarla yakalanan rüzgar zayıflamadan önce plan ve biraz emek.
Yazının Devamını Oku

Teşekkürler

<B>MUHTEŞEM </B>Bursa seyircisi her set sayısında ve son setteki maç sayısında hep bir ağızdan <B>‘‘set, set’’</B> ya da <B>‘‘maç, maç’’</B> diye bağırırken, bir anda geçmişteki Roma arenalarındaki gladyatör mücadelelerini anımsadım. Ve buradaki atmosferin ondan hiç farklı olmadığını fark ettim.

Evet, koskoca Alman Ligi lideri Ulm'ü aslanlarımıza yem etmiş, son sayıda bütün seyirci ‘‘maç, maç’’ derken en büyük gladyatörümüz Neslihan, tribündeki seslere uyarak son darbeyi vurmuş ve şampiyonluğumuzu ilan etmişti.

Bu tacı hak ettiler

Şaka değil, Avrupa Top Teams Kupası'nın şampiyonu Vakıfbank Güneş Sigorta oldu. Takım halinde tek vücut mücadelenin bir sonucuydu bu şampiyonluk. Pasör Elif'ten Tanya'sına, Lena'sından Olga'sına, Aysun'una Necla'sından kraliçemiz Neslihan'a kadar her oyuncu yedekleriyle birlikte bu tacı hak etti. Teknik kadrosu, başkanı, kapıcısı, menajeri, masörüyle bu tip şampiyonluklar kulübün bütünüyle kazanılır. Emeği geçenlere yürekten teşekkürler.

İşin teknik yönüne girmeyecğim. Ancak, milli takımımızın yakaladığı bu çıkışın kulüp takımlarında da devam etmesi çok önemliydi. Milli takım olarak yenemediğimiz Almanların şu andaki lig liderlerini yenerek şampiyon olmamız ayrıca daha da anlamlı. Teşekkürler kızlar. Tarih yazdınız. Tarih de sizi yazacak.
Yazının Devamını Oku

Daha iyi olacak

Herzaman söylüyoruz. F.Bahçe'nin, G.Saray'ın, Beşiktaş'ın iddialı takımları oldumu voleybola renk geliyor. Sevgili Aziz Yıldırım sadece maddi destek vermiyor. Önemli maçlarına gelerek manen de takımın yanında olduğunu gösteriyor. Seyircisiyle, maçı kazanma arzusuyla bu F.Bahçe çok daha iyi şeyler yapacaktır. Ziraat, yeni yabancıları ve ameliyat sonrası toparlanma döneminde olan Bedulin ile iyi başladığı maçı kaybetti. Hüseyin'in formu ve Fatih'in hücumdaki etkinliği, Türk voleybolu adına olmluydu. Çek Tomas, pasör çaprazı mevkiinin oyuncusu ancak Ziraat'te mecburen 4 numara smaçörü oynuyor.

Ve yerini yadırgıyor. F.Bahçe'de yeni transfer Samaras, tam yerinin oyuncusu. F.Bahçe, eğer Brezilyalı Andre de iyileşirse şampiyonluğun en büyük adayı olur. Aslında Fener'in en büyük ihtiyacı bugünkü gibi bir Gökhan'dı. Gökhan, ameliyatından sonra farklı pozisyonlarda oynamanın dezavantajıyla kaybolan güvenini bu maçta tazeledi. Biz Gökhan'ı böyle görmek istiyoruz. Takımın emniyet sübabı Barış, görevini tam olarak yerine getirdi. Son sözümüz Darius'a.

Bu kiloyla olmaz. Boğazını kesmeden zayıflanmaz. Bu takımın sana, özellikle kötü gelen manşetin altına girip pas atacak Darius'a ihtiyacı var. Eğer bunu yaparsa, F.Bahçe'yi kimse tutamaz.
Yazının Devamını Oku

Hoşgeldiniz kızlar

Özlediğimiz milli kızlarımızın çoğunu görmek umuduyla salonu dolduran seyirciler, gönüllerinin starları Neslihan, Natalia, Özlem, Bahar, Gözde, Sinem ve Gökçen'i, taraf tutmadan alkışladı. Heyecan yönünden mutlu olsalar da, voleybol kalitesi özellikle servis karşılama hatalarıyla düşük olunca, bunu ilk maç olmasına yorduk.

Güneş Sigorta'dan başlarsak önceliği Antrenör Buzeyev'e vermemiz lazım. Adam voleybolu başka boyuttan görüyor herhalde? Ünlü çılgın ressam Salvador Dali'ye 'Gel şu takımı yönet' deseler, ortaya çıkacak tablonun bundan farklı olmayacağına inanıyorum. Her şeye rağmen Güneş Sigortalı oyuncular birlikte bir şeylerin yapılacağının farkına varmışlar. Neslihan'ın liderliğini kabullenmişler. Mütevazı yabancı oyuncuları tam takım oyuncusu. Aysun zaten, Neslihan'la beraber dünya markası. Genç Gözde de, gösterdiği performansla göz doldurdu.

Gizli güç Radostina

Eczacıbaşı'nda taşların yerine oturması için zamana ihtiyaç var. Özellikle Barbara-Bahar uyumu sağlanamazsa problemler bitmez. Natalia son iki sette kendini hatırladı. Takımın gizli gücü Bulgar Radostina. Ancak Bahar ortadan Özlem'le, Sinem'i biraz daha hücuma katmalı. Eczacı'nın en büyük iki sorunu blok ve servis karşılama olarak gözüküyor. Ancak bu ilk ciddi maçları zaman onların lehine işleyecektir. Ümit Sokulluoğlu'nun mükemmel yönettiği maçta gülen taraf Eczacıbaşı da olsa, Güneş mütevazı kadrosuyla daha takım gibi. Hoşgeldiniz kızlar ve hoşgeldin Voleybol Bayanlar Ligi.
Yazının Devamını Oku

Tek eksik tecrübe

<B>HAYAL </B>etmeden hiçbir şey olmuyor. Eğer birileri Avrupa Şampiyonası'nı Türkiye'ye almayı ve bu turnuvada başarılı olacağımızı hayal etmese -ki ciddi bir grup buna karşıydı- belki de bugün gerçekte hakedilen bu yerde olamazdık. Aslında buraları ilk hayal edip, Avrupa Şampiyonası'nın Türkiye'ye alınmasının arkasındaki kişilerin başında o dönemin federasyon başkanı Ahmet Gülüm ve şu andaki Milli Takım'ın çekirdeğini oluşturan gençlerin başarılı antrenörü Adnan Kıstak vardı.

Daha sonra şimdiki federasyon başkanı Hüsnü Can, güvendiği Deniz Esinduy ile beraber bayrağı eline aldı ve Esinduy'un ölümünün ardından antrenörlük görevini en uygun kişi olan Reşat Yacıoğulları'nun üstlenmesiyle bugünkü başarılar ortaya çıktı. Geçmiş dönemlerde de bayan voleybolunun yerinin burasu olduğunu söylesek de bunu gerçekleştiremiyorduk.

Avrupa Şampiyonası'nda ikinciliğe sevindik, ancak içimizdeki ses kaçan şampiyonluğa ağıtlar yakıyordu. Voleybolun tanıtım kampanyası için tarihler belirlense biz bile bu kadar uygununu hesap edemezdik. Türkiye'nin gündemine bomba gibi düşen bayanlarımız, Avrupa ikinciliğinden hemen sonra Dünya Kupası'nda da derece kovalaması, çıktığı maçlarda verdiği mücadele ile onlara inanan Türk halkının güvenlerini boşa çıkarmaması buralarda kalıcı olduklarının en büyük göstergesi oldu. Başta Neslihan ve Natalia olmak üzere artık onlar gündemin yeni yükselen değerleri oldular.

İlki gerçekleştirin

Neslihan'
ın bu turnuvanın en skorer ikinci oyuncusu olurken kaçırdığı birinciliğe ülke olarak üzüldük. Hatta son maçlarda bütün topları niye ona atmadığımızı soranlar çıktı. Dünyanın en iyileriyle oynadık ve gördük ki, aslında yok öyle bir fark. Hatta yaş ortalamamız ve kapasitemizle fazlamız var. Tek eksiğimiz tecrübe. O da her geçen turnuva kapanıyor.

Ocak ayında da Azerbaycan'da olimpiyat için vize arayacağız. Sevgili kızlar, pardon SULTANLAR, siz bu ülkeye voleybol diye bir spor olduğunu hatırlatarak zaten görevinizi fazlasıyla yaptınız. Ancak sizden bir ilki daha gerçekleştirip olimpiyatlara gitme hakkını kazanmanızı istiyoruz. Sevgili Atamızın dediği gibi, bu sizin damarlarınızdaki asil kanda mevcuttur.
Yazının Devamını Oku

Oynadıkça açılıyoruz

Kızlarımız Dünya Kupası'ın şu anki en büyük favorisine, maçı alabilecekken 3-1 kaybetti. Sultanlarımız resmen maçlar oynanırken gelişme kaydediyorlar. İlk 3 maç Kagoshima'da yapıldı ve biz 3. maçta alışabildik. Uzun bir uçuş periyodundan sonra Sendai şehrindeki ilk maçta ilk setten sonra salona alıştık ve oyuna ortak olduk.

Şu kesin bir gerçek ki, biz hem fiziksel, hem teknik, hem de moral motivasyonu anlamında bu seviyenin takımıyız. Tek eksiğimiz bu platformda oynadığımız maç sayısının azlığıdır. Eğer bu kızlarımız -ki daha yaş ortalaması 24- birkaç turnuva daha oynarlarsa, ilk sıralarda kendilerine yer bulacaklardır. En önemlisi kızlar da bunun farkına vardılar.

Kazanmanın yolu

Maça gelince... Çin takımı çok iyi defans yapan, çabuk toplarla sonuca giden ideal bir voleybol takımı. Biz file üstünde bu kadar çabuk oynanan voleybola, blok ve defansta uyum sağlayamıyoruz. Bu tip takımlara karşı iyi servis atıp, topu pasöre getirmelerini engellersen başarılı olabilirsin ki, biz de Neslihan'ın etkili servisleriyle zaman zaman bunu başardık.

Hücumda Natalia mükemmel oynadı. Seda, eğer file önünde olduğu gibi servis karşılamada etkili olduğunu gösterebilirse, takımımız çok daha güçlenecek. Baharın da iyi gelen manşetlerde ortayı biraz daha kullanması lazım. Ancak milli takımımızın gösterdiği mücadeleye ve milyonları televizyon başına kilitlemesine, voleybol adına yaptıkları tanıtıma yürek dolusu teşekkürler. Önümüzde galip geleceğimiz maçlar var. Eğer bu maçları alırsak, ABD, Japonya ve İtalya maçlarının da sonucu lehimize olabilir.
Yazının Devamını Oku

Çok şımarık çook

Kızlarımız destan yazmaya devam ediyor. İlk maçta Polonya'dan rövanşı alamadık, elimizden kaçırdık, üzüldük. İkinci maçta (Brezilya) son set hariç çok iyi sinyaller verdik ve bu turnuvada misafir olmadığımızı gösterdik. Ancak sahadan mağlup ayrıldık. Küba maçı öncesi kimse galibiyeti düşünmüyordu. Ancak filenin sultanlarının sürprizleri alışkanlığa dönüştürdüğünü hepimiz unuttuk. Bu maçı bir kaç açıdan ele almak lazım.

Dünya şampiyonası, tek devreli lig usulü oynanan yani bütün takımların birbiriyle oynadığı bir sistemle oynanıyor. İlk defa Dünya Kupası'nda olmamızın sorunlarını yaşıyoruz. Ancak önümüzdeki maçlarımızı kazanarak ilk 5'e girmemiz uzak bir hedef değil. Hedef maçlarımızı Mısır, Arjantin, Güney Kore, Dominik Cumhuriyeti, İtalya, ABD, Japonya, Çin olarak zayıftan güçlüye sıralarsak çok fazla yanılmış olmayız.

Neslihan yükseliyor

İkinci açı ise oyuncuların performanslarıyla ilgili. Avrupa Şampiyonası'ndaki hücum yükünü taşıyan oyuncular burada da değişmemiş hatta Neslihan gün geçtikce bu yükteki payını arttırmış.

Natalia hücumdaki görevini fazlasıyla yapıyor ama defansta daha çok şeyler bekliyoruz ondan. Aysun'un bloktaki başarısı çok iyi. Nedense tek ayak hücumlarda Bahar'la zaman zaman sorunlar yaşıyor. Bu da hücumdaki etkinliğini olumsuz etkiliyor. Özlem hücum da biraz daha fileden açık sıçrayarak daha etkili olmalı. Ona top atılmayacak diye ikili bloklar köşe oyuncularının önüne gidiyor bu da zorlanmamıza neden oluyor. Esra hücumda elinden geleni fazlasıyla yapanlardan. Ancak bu turnuvada servis karşılamada toplar Bahar'a değil çoğunlukla üç metre çizgisine geliyor.

Hücumlarımızda nereye atılacağı belli toplarda yüksek bloklarla rakiplerimizin işi kolaylaşıyor. Önceliği kafasında servis karşılamaya vermeli. Ayça defansta muhteşem oynuyor hele son Küba maçının kahramanlarından biri. Ancak onun da servis karşılamada daha dikkatli olması lazım. Zaten bu turnuvada en çok aksayan yönümüz bu oldu. Bahar'a gelince muhteşem oynadığı Ankara'dan sonra belki manşetlerin iyi gelmemesi belki de stres nedendir bilemiyorum ancak çok tutuk oynuyor.

Kızlar bizi nasıl şımarttılar. Son 4 Dünya Kupası Şampiyonu, son Olimpiyat Şampiyonu Küba'yı hem de 2-0 geriden gel ve 3-2 yen biz hala neler yapılmıyor onları konuşalım. Çok şımardık çook.
Yazının Devamını Oku

Derbiye yakıştı

Uğrunda mücadele ettiğiniz bir işi başarmışsanız bununla gurur duymak hakkınızdır. Sahada mücadele veren genç G.Saraylı voleybolcuları ve de kenar yönetimini canı yürekten kutluyorum. Voleybol şubesini yok etmek için elinden geleni ardına koymayan, önce bayan şubesini kapatıp sonra da kuşa çevirdiği ve hiçbir destek vermeyerek adeta silahsız sahaya sürdüğü bir avuç genci hesaba katmadığı için de başkan sayın Özhan Canaydın'ı bir voleybolsever olarak kınıyorum.

Ancak bu gençlerden bazıları ortada Şevki, köşelerden Bekir, Can ve özellikle pasör Ulaş başkanı üzmeye devam edecek.

Bana sorarsanız G.Saray futbol takımına destek olur diye bu çocukları da başka takımlara kiraya verin. Maşallah başarılı olurlarsa seneye 3 puanı olan erkekleri de kapatma kararını uygulamazsınız.

Şampiyonluk adayı

F.Bahçe'ye gelince; rahat kazanmaları beklenirken gereksiz stres ve sarı kartlarla oyunu zora soktu. Kurulan takımda bazı sorunlar olsa da, bu ekip şampiyonluğun en büyük adayıdır.

Sayın Aziz Yıldırım ve yönetim kuruluna salonlara yeniden heyecan getirdiği için teşekkürler. Barış formunun zirvesinde. Eğer sinirlerine hakim olursa, çok daha iyi oynayacaktır. Dariusz biraz daha ortadan oynamalı. Burak, gerek serviste, gerekse hücumda mükemmel oynadı. Ancak Brezilyalı Franca, Dariusz'la bir an önce vuracağı topu bulmalı. Gökhan çok formsuz. Gürsel ise inişli çıkışlı oynuyor. Hasan görevini yapanlardan.

Sonuçta heyecanlı ancak kalitesi inişli çıkışlı bir maç seyrettik. Derbiye yakıştı. Erkek voleybolu oynanan maçlarda heyecanın yanına kaliteyi de koyarsa, tadına doyulmaz bu ligin.
Yazının Devamını Oku
YAZARIN DİĞER YAZILARI
Yazarın Tüm Yazıları