Memur kentinin sanayi kavgası

Oya BERBEROĞLU
Haberin Devamı

Ankaralı sanayiciler, memur kenti olarak anılan Başkent'in çehresini değiştirebilmek için Bayındırlık Bakanı'nın eşref saatini bekliyor!

Başkent'te ikinci bir organize sanayi bölgesi kuruluyor. Ancak tahsis edilen arazi büyüklüğü talebi karşılamıyor. Bölgeye yatırım yapmak için sadece Ankaralı sanayiciler değil İstanbul başta olmak üzere Elazığ'dan, Diyarbakır'dan, Adana'dan, Kayseri'den, Batman'dan daha bir çok yerden talep var. 638 firma başvuru yaptı. Yatırım için toplam arazi talebi 14 bin 580 dönüm. Sözlü başvurularla birlikte bu 20 bin dönüme kadar çıkıyor. Resmen başvuranlar arsa bedellerini de yatırmışlar. (Toplam 14.5 milyon dolar.)

Ankaralı sanayiciler bir süre önce Bayındırlık Bakanı Yaşar Topçu'ya bu dertlerini anlatmaya gittiler. Topçu, ‘‘Kardeşim Ankara'da sanayi mi var? Bu kadar araziyi kim alacak, kim yatırım yapacak, arazileri sağa sola peşkeş mi çekeceksiniz?’’ diye itiraz etti. Sanayiciler, yatırım türlerini, resmi başvuruları anlattılar ama Topçu'yu ikna edemediler.

Bunun üzerine Başbakan Mesut Yılmaz'a gidip Topçu'nun yaklaşımını anlatıp yardım istediler. Başbakan da ‘‘Kafanıza takmayın, ben Yaşar'ın bir eşref saatini yakalar, hallederim’’ diyerek yüreklerine su serpti!

Sanayiciler bir yandan Mesut Yılmaz'ın, Yaşar Topçu'nun eşref saatini yakalamasını beklerken, Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel'den randevu talep etmekten de geri kalmadılar.

Ne de olsa Yaşar Topçu, Demirel'e çok yakın bir politikacı.

Ayrıca ‘‘Ankara sanayi kenti olarak planlandı’’ diyen Demirel'in talimatını yerine getirir diye düşünüyorlar.

Niye olmasın belki de Çankaya'nın bahçesine bile bir iki fabrika izni çıkar Türkler için, öyle değil mi?

Eşref saat bu belli mi olur...

10 milyar dolar yatırım

İlk bakışta Ankara memur kenti olarak görünüyor, düşünülüyor. O yüzden ‘‘Savunma ve mobilya dışında Ankara'da ne var, ikinci, üçüncü organize sanayi bölgesinden söz ediliyor, büyük araziler isteniyor?’’ diye Ankara Sanayi Odası Başkanı Zafer Çağlayan'a sordum.

Çağlayan, ‘‘Aman siz de mi öyle düşünüyorsunuz, bu yaklaşıma isyan ediyorum’’ diyerek sitem etti. Çağlayan, Ankara 1. Organize Sanayi Bölgesi'nde 195 fabrikada üretim yapıldığını, metal ve ahşap işkolunda Türkiye birincisi olduklarını

vurguladı. Savunma sanayi, elektronik, iş makineleri gibi 26 ana sektörde, 100'ü aşkın üründen söz etti. Hedeflerinin 2000 yılına girerken 2. Organize Sanayi Bölgesi'nde yatırımların başlaması olduğunu, yatırım tutarının 10 milyar dolar civarında olacağını, 100 bin kişiye iş sahası açılacağını ileri sürdü. Yatırımcıların talebi kadar arazi tahsisi istediklerini, tüm altyapı çalışmalarını da kendi imkanlarıyla yapacaklarını belirtti. Çubuk'un Akyurt kazasında da üçüncü organize sanayii bölgesini kurmayı planladıkları söyledi.

Turiste ilk kazık

Turizm sorunlarının gündemde olduğu şu günlerde yabancı uyruklu eşiyle Antalya Havaalanı'na gelen bir okurumuz yaşadıklarını faksla aktardı. Biliyorsunuz, Türkiye bazı ülke turistlerine vize adı altında ayakbastı parası uyguluyor. Bu para turistlerden havaalanına iner inmez isteniyor.

Aslında rakam büyük değil, 10 dolar.

Ama çoğu turist dolar değil farklı döviz cinsiyle ödeme yapmak isteyince işler karışıyor. Çünkü yuvarlak hesap, mesela 20 mark veya 150 Avusturya Şilini talep ediliyor. Ödeme tutarı çapraz kurlar dikkate alınmadan hesaplanıyor. Ama turist alandan çıkar çıkmaz kurları öğreniyor ve daha Türkiye'ye ayak bastığı anda kazıklandığını anlıyor.

Turisti üzdüğümüz bir yana...

Aradaki farkı kim cebe indiriyor?

Diskotekte vergici var

Lokantadan, bardan, diskotekten, benzer yerlerden çıktığınızda ‘‘Fişiniz, faturanız lütfen’’ diye soran memurlarla sıkça karşılaşabilirsiniz şu günlerde. Bulunduğunuz mekanda kasanın başında oturan da o işletmenin bir çalışanı değil, vergi memuru olabilir...

İstanbul Defterdarı Akif Hamzaçebi ve Yardımcısı Ahmet Erol'la da fiş, fatura ve hasılat muhabbeti yapabilirsiniz gecenin bir yarısı.

Çünkü İstanbul Defterdarlığı'nın vergi denetim elemanları İstanbul'un yiyecek ve eğlence yerlerinde kol geziyor!

Bazı arkadaşlarımın başına geldi...

İstanbul'un ünlü, büyük restorant ve eğlence yerleri başta olmak üzere belirlenen 150'ye yakın işletme, cuma ve cumartesi geceleri ziyaret ediliyor. İstanbul Defterdarlığı'nın 197 elemanı vergi denetimi yapıyor.

Yaz dönemi için eğlence yerlerindeki gece vergi denetimi 17 Haziran'da başlamış. Şimdiye kadar 739 işlem yapılmış. Fatura veya fiş kesilmemesi, hasılatın düşük gösterilmesi gibi nedenlerle toplam 22 milyar liralık özel usulsüzlük cezası kesilmiş.

Ben her zaman alışverişlerimde fiş alıyorum, almayanlar düşünsün! Vermeyenler, adisyon kesmeyenler, kesip de fatura etmeyenler, hasılatı-geliri düşük gösterenler, vergi kaçıranlar iki kere düşünsün!

Trilyonlarca lira vergi kaçırıp, devletten yine kredi almayı becerebilen, göz göre göre yurt dışına tüyenler ne hikmetse(!) düşünmemişlerdi... Devlet kaçaklardan ceza faizi bile almıyor diye düşünebilirsiniz tabii... Ama yine de kötü emsalleri düşünmeseniz diyorum...













Yazarın Tüm Yazıları