Meğer milletçe depresyondaymışız

Ne çok mail geldi, of of of. Herkesin öyle ya da böyle bir depresyon geçmişi var. Hatta bazılarınız şu an benden; yani depresyonda.

Aslında depresyon artık eskisi kadar ürkütücü algılanmıyor, hatta depresyonun yeni adı; “Ruh gribi”. Normal gribe yakalanmak kadar normal ve aynı sıklıkta da görülüyor artık.
Sizlerden gelen maillerin bazılarını aşağıda yayınlayacağım, hem enteresan hikâyeler olduğu için, hem de bu durumdan muzdarip insanlar yalnız olmadıklarını bilsinler diye.
Not: Beni okuyan okur dostlarım aynı benim gibiler; hepsi çılgın. Yazı biraz uzun oldu ama kesinlikle her birini okuyun.
Not: Şunu da eklemeden geçmeyeyim; bazı depresyonlar ağır geçebiliyor, mutlaka bir uzmana danışmakta fayda var. 
 
Bugün benim doğum günüm 01.02.2011, ben bugün 31 yaşıma bastım.
29’umdan itibaren her yılbaşında ve doğum günümde ağlar oldum.
Neden mi?
Geçen yıllarıma baktığımda hayatımın nasıl geçtiğini gördüğümde
hiçbir şey görmediğim için. Bununla ne kastediyorum biliyor musun?
13 yıllık evliliğimin boş geçmesi, bir evladımın bile olmaması her doktora gidişimde hüsranla geri dönmek, dökülen gözyaşları.
Hayatım boyunca bana küçücük, yumuşacık bir anne diyecek hiç kimsenin olmayışı.
Her gücümü toplayıp gittiğim doktordan olumsuz yanıtlar almak beni bitiriyor.
Doktora gitmiyorum uzun süre çünkü içimde umudum oluyor hiç olmazsa.
Doktora gittiğimde umudum bitmiş, yenilmiş hayatta yaşama sebebi olmayan, işe yaramayan, gereksiz bir ağaç ya da ot gibi hissediyorum kendimi.
Yarım kalmış, tamamlanmamış bir insan, verimsiz. 
Bugün yine aynı şey oldu.
Ben içimde umudumla birlikte doktora gittim, yine yıkıldım yine bittim.
Hayatımın ne kadar anlamsız olduğunu gördüm.
Sence ben depresyonda mıyım?
Sana yazıyorum çünkü yazmak iyi geliyor
Belki yayınlarsın, belki yayınlamazsın; istediğim dertleşmek, içimi sana dökmek.
Hani kızını anlatıyorsun ya işte ben yine gözyaşlarına boğuluyorum.
Her bebek gördüğümde, aile gördüğümde ben yarım kalmışlığımı görüyorum.
Galiba kadınlar hayatta anne olduklarında tamam oluyorlar
o halde ben hep yarımım.
 
YARIM KADIN
S.G

…………..

HOŞ GELDİN SEVGİLİ DEPRESYONUM

Merhaba,

Her gün mutlaka internetten gazete ve köşe yazılarını okurum (Yurt dışında yurdumla ilgili tek bağlantım sabah internetten gazete okumak).
Ama ilk defa bir yazıyı okuduktan sonra mail yazıyorum desem?
Evet, yazınızı okuyunca “Ben de” demekten kendimi alamadım, zira beni de zaman zaman yoklar kendisi, hem öyle belli de etmez, çat diye geliverir. Öylesini daha eğlenceli buluyor sanırım.

Ben öğrenciyim yurtdışında ve çok da kolay olmayan bir hayat yaşadım. Şöyle söyleyeyim her şeyi tırmalayıp mücadele etmek zorunda kaldım hayatta. Her alanda.
Enerjik ve hayat dolu bir insanken yavaş yavaş sönük bir insana dönüştüm. En kötüsü de  hayatımdaki zorluğumu o kadar tek başıma sırtlayıp, onunla savaşmaya o kadar dalmışım ki yalnız kaldığımın farkına bile varmamışım.
Yalnızlıktan nefret eden ben, hatta delice korkan ben, yalnızken karar vermekten bile korkan ben, hayatımın en yalnız dönemini yaşamaya başlamışım farkında olmadan.
Peki, depresyonla nasıl mı başa çıkıyorum? Önce kabullendim artık. Sonuçta hayatımda normal gitmeyen şeylere verdiğim normal bir tepki bu. O yüzden kendi canımı acıtmaktan vazgeçtim.
Ben bir de nefes alamadığımı fark ettiğim zaman hemen kendimi dışarı atıp yürüyüşe çıkıyorum. Yürüyorum, yürüyorum, nefes almaya çalışıyorum ve en önemlisi beni çekeceğini düşündüğüm tek kişiyi arayıp ağlıyorum.
Biliyorum karşıdaki insan için iyi olmasa da beni rahatlattığını itiraf etmeliyim. Bir de çok yalnız kalmamaya dikkat ediyorum.
Böyle durumlarda asılsız suçlamalar kendimize karşı dur durak bilmeden gelir çünkü. Yapamıyorsun, beceremiyorsun ahh bir de karşılaştırmalar yok mu, bak o nasıl da başarıyor yaşamayı.
İşte bunlar kalbinize saplanan kazıklar ki en çok uzak durulması gereken durumlar bunlar bence. Gerçekçi olmayan düşünceler. Benim durumumda bu biraz zor oluyor artık o kadar kendi dünyamda kendi sorunlarımla uğraşmışım ki enerjimin tükendiğini fark etmemişim bile. Kendimi sürüklemem gerekse bile dışarı atıyorum kendimi. Zaten bir süre sonra geldiği gibi ansızın çekip gidiyorlar kendileri.

Hayat zor gerçekten zor ama herkes için ayrı zor. Herkesin yaşadıkları ve mücadele ediş şekli farklı oluyor. Bu konuyu birileriyle paylaşmak bile altın bir adım bence depresyon yolunda atılan.

Saygılar
 
B.A
......................

DEPRESYON SADECE UNUTKANLIK ASLINDA

Dalgalı denizde yüzüyoruz her birimiz.  Bazen kulaç atmaktan yoruluyoruz ama yorgunluğumuz çabuk geçiyor ve bu sırada çok fazla su yutmuyoruz.
Hatta dinlenmişliğimizin verdiği zindelik ile daha da keyifli yüzüyoruz. Ama bazen yüzme bildiğimizi unutuyoruz.
İşte o zaman dalgaların arasında kaybolup, bol bol su yutuyoruz.  Birinin çıkıp bize yüzme bildiğimizi hatırlatmasını istiyoruz ama o zamana kadar sürükleniyoruz.
Bakıyoruz ki kimse yok bize yüzme bildiğimizi hatırlatan, o zaman kendimiz hatırlıyoruz ve güçlükle de olsa ilk kulacı atıyoruz. Sonra bir bakıyoruz ki yeniden yüzüyoruz
D.T.
.....................

AY HERKES  DEPRESYONDA

Facebook’ta arkadaşıma yazıyorum depresyondayım, ben lustral kullanıyorum, sen ne kullanıyorsun söylesene? Sabah sabah muhabbete bak.
Kafam dağılsın, bir iki köşe okuyayım Mısır olayları beni depresyona sokarken biraz da eğlenceli yazarlar… ooo ooo onlar da depresyona girmiş. Ne diyeyim ben de yazayım o halde dedim okur olarak alındım üstüme, hemen görev yerine gelsin bakalım.
Bir kere depresyon bende 3 yıldır misafir. İlk zamanlar “Aaa ne oluyor?” diye paniğe kapılıp hayatı daha da zindan etsem de şimdi alıştım “Kal, gitme” bile diyebiliyorum artık.
Çünkü hayatımın büyük bölümünde o var, valla giderse ne yaparım, boş kalırım yemin ediyorum.
Doktorum meşguliyet tedavisi diye beni işe postalayınca her şey geçecek sanmıştım ama üstün yeteneklerimle hem meşgul olup hem de depresyonumu yaşatabiliyorum ben.
Çalışmak ne kadar kafa yorabilir ki? Çalışırken ay kolum uyuştu, ay parmaklarımı hissetmiyorum demek ne kadar zor? Ya da patlayacağını hissetmek?
Ama şu bir gerçek; ne zaman “Ölüyorum ben” desem sonunda bir gaz çıkıyor ki heh işte tüm ülkenin gaz ihtiyacının bir kısmı da bende anlayacağın.
Depresyonun güzel tarafları da var. Müzik dinlemekten hoşlanıyorum, yağmuru soğuk havayı seviyorum, yürüyüş için bahane oluyor. Hemen spor yapmalıyım, içki, sigara, gece yaşamı kanserojen içeren besinler gitmeli hayatımdan diyorum.
Doktorların sağlıklı, düzenli, huzurlu yaşam ütopyası  oluşuveriyor  bir bakmışım. İşte benim hayatım ne kadar da kusursuz. Uzun bir süre uygulanıyor ve her şey bir bakmışsın en eğlenceli şekilde geri dönmüş waaoouuww bira daha güzel kafa yapıyor, sigarının incesi bile keyifli, cips ne kadar da lezzetli.
Depresyonun yine de en keyifli  tarafı  onunla nasıl baş edeceğini bilmek, inanılmaz bir zevk veriyor bana.
“Gel  gel güzelim, gel hiç acımayacak” diyen Tarkan havasındayım ona karşı. “Aman ya yine mi? Sen, gel gel iki dakikada canına okuyayım” modunu tavsiye eder, hürmetler ederim efendim.
S.G
..................

MÜKEMMELLİĞE GİDEN YOLDA EN AZ BİR DEPRESYON ŞART

Ablam öncelikle iyi günler,
 
Seni yaklaşık 1,5-2 aydır takip ediyorum. Staj gördüğüm iş yerinde internete girme fırsatı bulamadığım için yazılarının birikmesini beklemek durumunda kalıyorum.
İnternete girdiğim gibi de hepsini arka arkaya okumak var yaaa oooh değme benim keyfime; biriksin fotokopiler, yansın müdürler!

Öncelikle reşit olmama 7 ay kaldığı halde şiddetli ve ağır hasarlı depresyonlar geçirdiğimi söylemeliyim. 14 yaşımda güzeller güzeli anasının babasının herkesten sakındığı bir kızken, şu anda 90 kilolara ulaşmış, suratı ensesi sivilce dolmuş, hayattan beklentileri azalmış bir ''genç'' haline geldim.
İlk depresyon 13 yaşında yokladı beni. Benim annem babam hayatım boyunca çalıştılar ablam. Evde yalnız büyüdüm. Arkadan kardeşim geldi ona baktım. Küçük kadın oldum.
Üstüne bir de ekonomik sıkıntılar binince benim bir şeylere girmem şart oldu!

Geceleri kâbuslarla baş verdi bu misafir. Uyanınca alınamayan ya da zor alınan nefesler, yataktan kalkamama, okulda kavgacı halet-i ruhiye ( ki ailenin maymunuyumdur), insanlara isyan vs vs...
Ablam ben sporcuydum ilkokulda. Bir maç esnasında sahada rakip takım oyuncusunu dövdüm. Takımı diskalifiye ettim. Hoca beni dövdü. Ben kardeşimi dövdüm. Gece başımı yastığa koydum. Pişman oldum ağladım.
Sonra beni psikiyatri servisine götürdüler, sürekli ağlama nöbetleri geçirdiğim için. Yeni ergen hal ve tavrı denmişti ama değilmiş. Şiddetli depresyon başlangıcıymış. İlaçlar dayandı. Passiflora manyağı yapıldı. Sözde iyileştin dendi. Değildi.
Artık daha da hastaydım. 16 Yaşında 96 kilo bir genç olarak (ilaçlar sağolsun) her şeyimi kaybetmiştim.
Tedavi bittiği anda sudan çıkmış balığa dönmüştüm. Erkekler benim için faciaydı. Güzel kızlar da öyle. Hep eski resimlerime falan baktım üzüldüm, yine ağladım, yine depresyona girdim, yüzüm gözüm dayak yemişe döndü.
Güzelliğimi kaybettim, oturdum yine ağladım. Neyse ablam fazla uzatmayayım bu kadar acıklı yazmak istemedim aslında neden yazmak istediğimi de bilmiyorum.
İlk defa sana yazarken kendime itiraf ettim bunları. Şu anda harika bir ilişkim bana tapan arkadaşlarım var. Neden mi? İnsanları küçümsememeyi ne kadar b.k'tan olurlarsa olsunlar onları sevmeyi öyle bir öğrendim ki.
Yaş küçük ama tecrübe büyük. İnanmazsa inanmasın kimse, öyle bir hayat yaşıyorum ki cenneti de sürüyorum cehennemi de.
Uzun lafın kısası depresyonun kutsal bir şey olduğuna inandırdım kendimi. Bunu yaşamasam, bu yaşta olgunlaşamaz, farklı kitleleri bu kadar iyi anlayamaz bu kadar dikkatli bir dinleyici olamazdım.
Bence mükemmelliğe giden yolda en az 1 depresyon şart. Sevgilerimle Ablam. Sen yaz ben biriktirir biriktirir okurum.
 
 B.
...........

DEPRESYON VE BEN

Merhaba,
Ayşeciğim, depresyona girmeyen bayan var mı? Hepimiz zaman zaman giriyoruz bu girdaba, bazen de isteyerek giriyoruz galiba. Sanki ekmek, su gibi gerekli geliyor bana.
Depresyona girince etrafın da ilgisi çoğalıyor ya en keyiflisi o. Hele girdikten sonra bir de çıkabilirsen tüy gibi hafifliyorsun.
 
Şaka bir yana, en kötüsü depresyona girip de neden olduğunu bilememek, duygularını tarif edememek. “Neyin var?” sorularına cevap verememek.
 
Benim evimde iki stres topum var; biri oğlum, biri kocam. Alıştılar artık bana ve benim çılgın hallerime, biliyorlar ki ben bağırmadan ya da ağlamadan rahatlayamıyorum, üzerimdeki sıkıntıyı atamıyorum.
Eminim onlar da takıyorlar kulak tıkaçlarını bana çaktırmadan. Sanki peygamber sabrı var onlarda. Bu durumlarda, halen bana iyi davranıp beni terk edip gitmiyorlar ya, işte o zaman daha çok anlıyorum beni ne kadar çok sevdiklerini.
Bu durumların en iyi ilacı, seni sevenlerin sana verdiği destek, bir de kendini çok dinlememek.
Çok öpüyorum seni.
Ayşe s.s.
.....................

DEPRESYON YAŞAMA LÜKSÜM YOK

Sevgili Ayşe,
 
Bugün nasılsın? Ruh halin nasıl? Sabah işe gelir gelmez yazını okudum ve beğendim. En azından depresyonunu bağıra çağıra yaşıyorsun, benim senin gibi depresyonumu
yaşama lüksüm yok.
Çevremde benim ne yaşadığımı, ne hissettiğimi, psikolojimin
nasıl olduğunu merak edecek, düşünecek hiç kimse yok. Onun için de hep güçlü olmaya çalışıyorum. Aslında Polyannacılık oynuyorum. Bütün üzüntülerimi, acılarımı, hayal kırıklıklarımı içimde yaşıyorum, yatağım dışında hiç bir yerde
ağlayamıyorum. Onun için sana imrendim, bilmiyorum beni anlayabildin mi?
Seni ve yazılarını ruh halin nasıl olursa olsun çok beğeniyor ve seviyorum. Allah seni her daim korusun, kollasın Ayşeciğim.  Kendine iyi bak, çok öpüyorum.
 
Nurgül
..................

DEPRESYON BENİM NAZLI YÂRİMDİR?

Sevgili Ayşe,
Ne kadar imrendim sana depresyonda olup yazI yazabiliyorsun duygularını akıcılıkla ifade edebiliyorsun. Ben çok uzun zaman majör depresyonla mücadele eden biri olarak bayağı içerledim kendi depresyonuma.
Çünkü benim depresyonum;

*Konuşturmaz; için için ağlatır, için için çığlık attırır
*Yazabilmek ne kelime, kafam 1 ton olur, beynim ağırlaşır, adımı bile yazamam
*İçimi yiyen, iç sesimi dinlemek dışında yapabildiğim tek bir şey yoktur. Keşke yastıklarla sonu gelemeyen bir savaşa girebilsem
*Musakka ve yayla çorbası mı? Kendimden o kadar irite olurum ki yemek yapabilsem bile, biri yerken bile midem bulanır.

Yazabilmek büyük nimet, sende depresyon kısa sürer eminim, şimdiden geçmiş olsun. İnsanı elden ayaktan düşüren, yaşamla bağını kopartan bu mendebur rahatsızlığı dile getirmen ne büyük incelik.

Ben sana azıcık da bipolardan bahsedeyim. Herkesin diline pelesenk olan manik depresif olma durumu yani. Birileri ayyyy ben manik depresifim deyince içimdeki zaten arızalı olan o kadın bas bas bağırıyoorrr.O kadar basit mi bu?
İnsanlar efendi efendi depresona girer, 2- 3 ay sürer.  Çıkar tekrar. Ama bu meret bir kısır döngüdür. Mani nöbetleri de inan depresyon kadar tehlikelidir. Çünkü depresyondaki ataletsizlik vücudu terketmiştir yerine ayarsız bir enerji bırakmıştır.
Her şeyi yapabilmeye kadir hissedersin kendini. Tanrı sanırsın. Senden güzeli yoktur. Kahkahaların yeri göğü inletir. İşyerinde müthiş başarılı olursun, insanlar kendilerini sana imrenirken bulurlar.
Para harcamaya başlarsın aynı hafta  içinde aynı markanın rujunu 3 defa aynı renk olarak alırsın o alışveriş çılgınlığı seni iyice batırabilir çünkü önünü arkanı düşünmezsin ki.
Marliyn Manson dinlersin bubble bubble bitch bitch   rebel rebel party party sex sex sex and don’t forget the violence derken bulursun kendini (dinle bak this is the new shit tam bir mani şarkısıdır)

Ama eğer bir bipolarsan yaklaşık 2 ay sonra depresyonun en derin halinde bulursun kendini. O tanrıça gitmiştir yerinde enkazı bile yoktur. Aldığın rujları Batman’deki Joker’in kullandığı gibi kullanabilirsin ancak. Parasını da muhtemelen ödeyemeyeceksindir.

Sevgili Ayşeciğim işte depresyonun üvey kardeşi mani de böyle bir şeydir. Döner dolaşırsın bu iki kutup arasında o yüzden ben sadece depresyonla durumu atlatanlara bayılırım depresyonun ilacı vardır hem de bir sürü ama tavsiye etmem becerebilirsen ağla derim.
Antidepler bir süre sonra elinden bu yetiyi almadan ağlasın tüm depresifler çünkü antideplerle maniye girerlerse o sana tanrı hissini veren mani de göz açıp kapayıncaya kadar kaçaar gider ve maninin ilacı da depresyona sokmaktır seni.

Yaşayalım acımızı doya doya bir dostun bir evladın elini tutalım bir sevgili bir eş çıkarsın bizi bu bataktan

Sevgiyle kal Ayşeciğim
Dilek T.
...................................

YÜRÜDÜĞÜM YOLLARIN TAŞLARINI ESKİTTİM

Merhaba Ayşe Abla;
Depresyonum ziyarete gelmeden önce başlar mide bulantılarım, migren ağrılarım. 2 gün migren yüzünden hastaneliksem eyvah geliyor benim nezaketsiz depresyonum. Bir de üstüne üstlük yemek de yemiyorsam hayırlı olsun. Hastalıklı ruhum geri dönüyor demektir.
Ben genelde depresyona girdiğim an kapatırım kendimi hayata. Her şeyden soyutlanma telefonlar internet her şeyden elimi eteğimi çekerim. Takarım müzik çalarımı kulağıma, dağ bayır demeden gecenin yarılarına kadar yürürüm.
Ama ne yürümek kendimi unutuyorum, yorulduğumu o anda neye üzüldüğümü, depresyonda olduğumu. Bazen anıları olan bir parça çıkarsa ağlıyorum. Ama yürürken en sevdiğim şey avazım çıktığı kadar bağırmak çığlık atmak, gören sanırım deli der bana anlayacağın.
Ama gün geliyor bunlar bile işe yaramıyor. 10 gündür sanırım yürüdüğüm yolların taşları eskimiştir. Attığım çığlıklardan sesim kısıldı, açlıktan zafiyet geçirmeme az kaldı, ağlamaktan gözyaşım kalmamış ama yok, hala 1 gr iyileşme yok. Hafta sonu yeni bir yöntem deneyeceğim anne şefkati belki depresyondan çıkarır.
 
Sanırım 2011 depresyonu herkes için sert ve zorlu geçecek.
Öpüyorum çok.
Yağmur K.
.........................
 
DEPRESİF ÇIRPINIŞLAR

Ayşecim,
28 yaşına senden 1 gün sonra basacağım. Yaşım senden genç ama ruhumuz aynı mok. Bu depresyon manyağı hayatımıza hep boşluklardan giriyor maalesef. Bizim gibi çatlakların hayatlarının maalesef her bir tarafı dolu olacak, yoksa bu çatlaklardan bile depresyon girebiliyor.
Bak bana mesela hayatımda hiç olmadığım kadar huzurlu mutlu ve sorunsuz hissediyorum kendimi.(Hani hiç olmadığı kadar dediysem sen anladın ne kadar olamayacağını.
 Ama bu bile fayda etmedi depresyonlarıma. Daha geçen hafta MR, EEG gibi beyin filmlerimi çektirdim.
Nedenmiş efendim; unutkanlık, konuşamama, kekemelik gibi durumlarla karşılaşmaya başladım. Diyeceğim o ki mutsuzsak zaten gelip hayatımızın ortasına oturuyor. Ama her şey yolundaysa bu defa sağlımızla bizi tehdit ediyor, gözümüzü korkutuyor bu şerefsiz.
Bak buradayım, yanındayım, bekliyorum der gibi. Baş edebilmekse aslında kolay ama bize zor. Takmayacaksın,  saklamayacaksın, paylaşacaksın, konuşacaksın, coşacaksın. E yani bunun için de kıç lazım Ayşecim o da bizde yok.
Sevgiyle KAL. MUTLU SENELER.
Beyhan O.
.....................
SEN NE TATLI BİR KADINSIN 
 Sen ne tatlı bir kadınsın. Seni okumaya bayılıyorum. İnsan bu kadar sıkıntılı olduğu bir zaman dilimini bu kadar şeker anlatabilir mi?
Depresyondan, ciddi sıkıntılardan bahsediyorsun, ben gülümseyerek okuyorum. Moral kaynağımsın, yazdıklarını okumak çok iyi geliyor bana.

Tüm pozitif enerjimi gönderiyorum. Umarım en yakın zamanda hayatında her şey süt liman olur.
Kendine iyi bak lütfen. Çok yakın arkadaşınmışım gibi yazdım ama kusura bakma. Kendimi öyle hissediyorum.
Kocaman öpüyorum.
 
Didem G.
.............

DEPRESYONUM GELİR GELİR GİDER

Ayşecim adaşım,
Benim durumumu bire bir özetlemişsin sanki. Ben de yalnız yaşıyorum, sevgilim var, çokça da severim kendisini.  Ailem memlekette.
Sıkça akşamları evde yalnız kalıyorum, bazen oturduğum yerden ağlamaya başlıyorum, sebepsiz yere, sürekli kaşıntı hali, bir de gözlerim kırmızı ve şiş.
Tabi bazen fazla uyumaktan bazen de uyuyamamaktan. Kızıyorum kendime hem de çok, özellikle de senin yazılarını okuduktan sonra, insanların ne dertleri var, sen canım sıkılıyor diye depresyona giriyorsun.
Ağlayıp ağlayıp içimi boşalttıktan sonra şükrediyorum halime. Ama işte bir kaç gün sürüyor bu şükür hali, sonra yine sil baştan.  Bu benim genel ruh halim mi yoksa sadece yalnız yaşamaktan mı böyle bilmiyorum, artık çözemedim. Öğrenciyken arkadaşlarımla yaşarken iyiydim, ya da sadece yaşlanıyorumdur kim bilir.
En azından yazını okuduktan sonra yalnız olmadığımı anladım, iyi geldi.  Belki sana da iyi gelir.
Ayşe B.
............

DEPRESİF Mİ? BİRİ BANA MI SESLENDİ?

Öncelikle hayatıma hoş geldiniz diyorum.   Yine depresifliğimin tavan yaptığı bir dönemde şu haberlere bir göz atayım da halime şükredip, haddimi bileyim diye dolaşırken tanıştım yazılarınızla.
O kadar sıcak, o kadar içten, hatta o kadar da içimdendiniz ki arşivinizde ne kadar yazı varsa hatmettim resmen. Okudukça da gıyabınızda samimiyetimiz de büyüdü haliyle.
Gelelim depresyon olayına. Hayatımda yaşadığım bir takım sorunların bana bıraktığı terk edilemez bir dost oldu bana.
Yirmi sekiz yaşında, hala deli gibi âşık olduğu bir adamla evli, dünya tatlısı bir oğlu olan, işinde gücünde bir hatun kişiyim. Dönem dönem bu depresyon denilen arkadaş bana da çat kapı geliverir. İlk başlarda kovmak için uzun mücadeleler vermiş olsam da, şimdilerde salıveriyorum kendimi kollarına. Hadi diyorum bir dip görüp çıkayım ben en hızlısından.
Kendisinin bana ilk gelişi engellenemez bir uyku haliyle başlar. Nerede olursa olsun kıvrılıp bir köşeye vururum uykuya. Sonra kendimi beğenmeme durumu gelir oturur zihnime. Saçımla, başımla oynarım. Sonra, ayna karşısında cildimden tutun da, göbeğim mi çıktı, basenim mi büyüdü triplerine girer, alışverişte alırım soluğu.
Gardırobumun büyük bir bölümünü değiştirir, özellikle de yüksek topuk punto ayakkabı koleksiyonumu zenginleştiririm. Bir kaç gün full makyaj, şık şıkıdım, tık tıkıdım giyinir, süslenir giderim işe.
Toplayabildiğim kadar iltifat toplar, içimdeki ilgi delisi haline dönüşen kadını beslerim. Bol bol yazarım bir de. İçimdeki çeşit çeşit kadın dâhil, kim var kim yok geçiririm satırlarda.
Ahh eşim. O da nasibini alır tabi bu durumdan bolca. “Hayatım, sence de bu pantolon beni kilolu mu tuttu?” benzeri kadınsal bir zarf atar, hatayla da ''Sanırım biraz'' gibi bir cevap alırsam, Allah ne verdiyse döküveririm dilimden kelimelere. “Aman da aman paşamız kusursuz sanki! Sen önce kendi göbeğine bak! Saçların da dökülmeye başladı zaten!!!”
Ailemden kimseyi aramam. Beklerim onlar beni arasın. Aramazlarsa kendimce bir kapris alır götürür beni. Bu duruma alışmış, koy vermiş giderken bir şey oluverir.
Gördüğüm biri, duyduğum bir takım yaşanmışlıklar, okuduğum ya da izlediğim bir haber tokat gibi iner yüzüme. Birden “Hayytt!” derim. “Ne oluyor sana deli kadın? Silkelen bir kendine gel! Herkesin hayatı dörtdörtlük, herkesin görüntüsü mükemmel bir sen misin böyle? Doyumsuz seni, şükret haline!”
Oğlumu mıncık mıncık eder, yerlerde yuvarlanırım onunla. Sonra izlerim bir süre uzaktan onu. Çok şükür sağlıklı, dünyalar tatlısı bir oğlun var, al sana hayata karşı 1-0.
Eşime sarılır, öperim kocaman. Şaşırmaz hiç bu deli kadına ne oldu diye. Sarılıverir hemen ağzını açmadan, dengesizlik abidesi bana. Oldu mu sana 2-0.
Ya anacım, babacım, kardeşlerim... Sıcacık evim, yiyebileceğim yemeklerim, giyebileceğim kıyafetlerim her şey tamam.
E sabah gidilip sevilerek yapılabilecek bir iş de cepte! Hadi kafa dağıtalım dediğimde ayartılabilecek iki de dost! El, ayak sağlam, sağlık yerinde. “Tamam kızım işte. Ne istiyorsun daha? İçteki huzur; evdeki huzur ee ne demişler MUTLULUK budur.”
Çok uzattım biliyorum. Ama kimseyle paylaşmayan ben sizinle paylaşmaktan çok keyif aldım. Kocaman öpüyorum sizi en arsız halimle. Sağlıkla ve huzurla kalın.
Nilgün.
.................

DÜN GECE DEPRESYONU TEK BAŞIMA KARŞILADIĞIMI DÜŞÜNÜYORDUM

Merhaba Ayşe Hanım,
 
Dün gece saat 03.30 civarında, kulağımda kulaklık, ses sonuna kadar açılmış, bir elimde şarap bir elimde sigara zaman zaman dans ederek zaman zaman da hıçkırarak depresyonu karşılayanın sadece kendim olduğunu düşünüyordum.
Fakat yazınızı okuyunca yalnız olmadığımı düşünüp bir nebze rahatladım. Tüm bu kargaşa içinde 5 sayfa yazı yazdım. Ne yapmak istiyorum oysa ne yapıyorum?
 Kedilerim şaşkın. Ne oldu bu kadına der gibi yüzüme bakıp anlam vermeye çalışıyorlar. Gece klozette bitti. Sabah kalkıp işe gitmek lazım.
 
Neyse ki bu akşam psikoloğumla randevum var. En son görüşmemizde beni gayet iyi bırakmış olmasına karşın bu akşam depresyonu misafir ettiğimi görünce ne yapacak bilmiyorum.
 
Sevgiler.
Esra K.
.......................

BU DA BENİM HİKÂYEM

Merhaba Ayşe Abla,
 
Bugünlerde ben de depresyondayım. Üç gün sonra ameliyat olacağım.
Narkozun tadını biliyor olmama rağmen çok sıkıntılıyım. Genetikten gelen ve biraz da stres kaynaklı ileride belki de çocuk doğurmama engel olabilecek bir hastalığım var; 'endometriozis'
Yani çikolata kisti. Adı tatlı gibi görünse de içeriği pek de iç açıcı sayılmaz.
Neden ben de diğer kız arkadaşlarım gibi sağlıklı bir bünyeye sahip değilim diye soruyorum kendime.  Aynı sorunlarla tam 7 sene uğraştı ablam, sene sayısı kadar da tüp bebek denemesi ve ameliyat geçirdi.
Şimdi ikiz (biri kız, biri erkek) 4 yaşında çocukları var. Ben bu hastalığıma kafayı takarken çok yakından tanıdığım bir diğer insan ise göğüs kanserine yakalandı ve 2 göğsünü almak, lenflerini de kazımak zorunda kaldılar.
Şimdi ise kemoterapi görüyor. O yüzden hayatta ondan bile kötü durumlar var. Hayata makinelerle tutunan, bir insanın vereceği bir organla hayata dönecek olan binlerce insan var.
 
Ben sizin yerinizde olsam bunları düşünüp hayatıma kaldığım yerden devam ederdim.

Ne kadar çok doktor o kadar hastalık ve kafa karışıklığı getiriyor insana.
 
5 Şubat’ta siz doğum gününüzü kutlarken ben de hastaneden taburcu olmuş olacağım İnşallah.
 
Eğer kutlama imkânı bulamazsam şimdiden doğum gününüz kutlu olsun, sevdiklerinizle sağlıklı mutlu nice yıllar diliyorum.
 
(Bu arada yazılarınızı kaçırmadan, büyük bir sevgi ile okuyorum.)
 
 
Sevgiler.
Cansu K.
................

GEÇMİŞ OLSUN?

Güzel Ayşe'm geçmiş olsun canım, geçecek elbet, “Uzaktan söylemek kolay tabii herkes çektiğini bilir” dersen, onda da haklısın güzel kızım.
Ama yapacak bir şey yok. Sen en azından geleceğini hissediyor, belki beynini bile hazırlıyorsun, etrafın biliyor. Ama Ayşeciğim öyle meret hastalıklar var ki!  Pat  hazırlıksız geliyor, yakalıyor sen de etrafın da şokkk. Depresyonun alası da peşine ama güçlü olmak zorunluluğu da var.
Neyse kızcağızım giyin, kuşan gez, toz ya da gezme belki oralarda da canını sıkarlar boş ver, en iyisi bebeğinle evde ol  öp onu, sev onu nasıl iyi  geliyor değil mi, varlığı bile yetiyor canım ya.
Acil şifalar diliyorum, en kısa zamanda atlatırsın dilerim.
Semiha A.
........................
YAKIŞMIYOR SANA
 
Selam Ayşecim,
 
Ben depresyona hiç girmedim, yani girdiğimi düşünmüyorum
Sana da şunu söylemek istedim;
Takma bu kadar her şeyi kafana, kendine niye stres yapıyorsun ki,
biraz rahatla, rahat ol canını hiç bir şey için sıkmaya değmez.
Hayata olumlu bakmaya çalış yani her şeyin var, sağlığın da yerinde, kızın yanında.
Bu 40 yaş sendromları da sana hiç yakışmıyor, taş gibi hatunsun.
Her yaşın ayrı bir güzelliği, tadı var, keyfini çıkarmaya bak.
Bu gibi streslerle günlerini kendine zehir etme. Mutlu ol.
 
Çok öpüyorum
Sevgiler
Sezer
....................
Acaba E.H.S’de mi bulaştı bu bize???
Merhaba Ayşeciğim,

Yazılarını severek, gülerek, bazen de ağlayarak okuyorum. Seni bizim okuldan tanıyorum, soğan kabuğu saç rengini ilk sende görmüşlüğüm var.
Bir kaç sınıf alttan geldim peşinden.
Ne gariptir ki bizim okuldan mezun kızların hemen hemen hepsi nev-i şahsına münhasır.
Depresyon demişken "ooohhhooo" ben de girip girip çıkıyorum.
Dışarıdan bakınca hayatim tadından yenmez durumda.
Maddi imkânlarım iyi, eşim cillop, iki güzel çocuk, ben de fena sayılmam.
“Eee kazık mı battı?” diyeceksin. Evet, batıyor galiba. Kahkahalarla gülerken karalar bağlayabiliyorum, bir şeye takılayım elde edene kadar canımı çıkarıp sonra bir kenara fırlatıyorum.
Bir doyumsuzluk, bir mutsuzluk işin komiği etrafımdakilerin neşe kaynağıyımdır. (Delilikten olsa gerek.)

Çocukluğumda geçirdiğim büyük bir hastalık ve onun bıraktığı bir takım marazlar mı sebep oldu bilmiyorum ama ben böyleyim işte.
İşin kötüsü biliyorum ki yaşadığım güzelliklere doyamadan geçiriyorum günlerimi.
Yurtdışında zor bir şehirde yaşıyorum burada en rahat yaşayanlardan biri olmama rağmen annelik çok ağır geliyor.
Bu şehirde anne oldun mu her şey bitiyor, hayat çocuklardan ibaret oluyor. Buna da alışamadım, etrafımdaki anneler de bana deli gözü ile bakıyorlar.
Hele önce kocam dediğimi duyan iyice aforoz ediyor beni. (Allah’tan eğlencemi kaçırmamak için kıyın kıyın yanaşıyorlar yine de).
Tabii ki çocuklarıma bayılıyorum ama ben bu adam ile damızlık diye evlenmedim ki sevdim, gözümü kararttım, işimi, ailemi, dostlarımı, memleketimi bıraktım arkamda onun için.
Neyse ki eşim arada bir dellense de ben kahkaha atmaya başlar başlamaz peşimden gelip damlalarımı veriyor direk ağzıma (kendisi doktor yoksa sermayeyi kediye yüklemiştik).
Bir de kızıyorum ne var mutluyum işte gülüyorum diye. Cevap hazır; aşkım şimdi yükseliyorsun birazdan düşeceksin, al şu ilacı.”
Tek derdim çocuklarımı etkilememek eğer onlarda benim yüzümden mutsuzluk ibaresi görürsem işte o zaman kendimi ömür boyu affedemem.
Senin kızın ile ilgili yazdıklarını okudukça içim rahatlıyor biraz, olmaz bir şey diye avutuyorum kendimi.
Sevgiler.
P.S: bizi seven böyle sevsin ya hu.
Aslı
.................

ELİME BİR ÇALI SÜPÜRGESİ ALIP SÜPÜRÜYORUM KAFAMDAKİLERİ

Birçok kadın yeni bir hayat kursa da eski kocası tarafından rahatsız edilir. Ben de nişanlımın daha doğrusu 2 ay sonra evleneceğim adamın eski eşi tarafından rahatsız edildim.
Tek suçum eşimle aynı yerde çalışıyor olmaktı. Boşanmalarından tut, yaz tatilinde çocuğunun eşimin ailesi tarafından tatile götürülmesinden (mecbur kaldılar çünkü kendi erkek arkadaşı ile tatilde olduğundan gelip almadı çocuğunu) beni sorumlu tuttu. Ağza alınmayacak küfürler, hakaretler tehditler vs.
Tıpkı senin geçenlerde yanlış bir numara çevirmenden ötürü rahatsız edilmendeki gibi. Şimdi bunları yazıyor olmak bile beni geriyor. Çok kötü günler yaşadım.
 
Onun yüzünden uzun zamandır çalıştığım işimden ayrıldım. 5 parasız tazminatımı da alamadım tabi ki. Depresyon halimi tarif edemem sana. Uykusuz gecelerim kalbim ağzımdaymış gibi atardı.
Her telefon çalışında titreme nöbetlerim. Kimse engel olamadı kadının arsızlığına. Ya da katil olmak gerekiyordu.
 
Şikâyetçi olduk kendisinden, konu adliyede bakalım ifade için çağırıldığında ne yapacak?
 
Şimdiki işimi sorarsan bulduğuma atladığım için ofisin temizliğinden tut kapısına kadar her işi yapıyorum sözde ön muhasebedeyim. Neyse o günlerden sonra şimdi çok iyiyim.
Elime bir çalı süpürgesi alıp süpürüyorum kafamdakileri, beni ne mutlu ediyorsa onu yapıyorum. Kısa geçiyorum konuyu ve hissettiklerimi.
 
Amacım seni germek değil, sen de başka bir kadın yüzünden eşinden ayrılmış bir insansın. Bana karşı önyargılı olma ama benim durumumda olan pek çok kadın vardır.
 
Ben kimsenin nedeni değilim, olmadım, olmayacağım. Yeni hayatımızı düzenlemeye çalışıyoruz.
 
 
Bu aslında başlı başına bir konu ama istersen yazma ya da bazı şeyleri ve ismimi değiştir sana bırakıyorum.
 
Belki bir gün tanışır, oturur papatya çayı içeriz.
 
Sadık ve devamlı okurun
E.
 
 
Not: Kendini kasma Veli ile çok mutlu olmanı, ikinci baharını yaşamanı, ikinci kez anne olmanı  gönülden diliyorum. Senin gibi sarılarak öpüyorum.
………………….

GELME..GELME..GİT...!

Sabah yataktan kalkar kalkmaz hemen karşımda duran boy aynasına bakmamla birlikte şeytan görmüş gibi irkilmemle başlar her şey.
Kendime tekme tokat giresim gelir. Saçımı başımı yolmak isterim. Aynanın karşısında kendime sivilcelerimden, tüylerimden, siyah noktalarımdan, kilolarımdan dolayı verip veriştirdikten ve ardından da iki üç cimcikle canımı acıttıktan sonra sıra gelir ev ahalisine.

İlk sırada 9 yaşındaki kız kardeşim vardır.
“Günaydın ablacım!”
“Ne günaydını be, uyutuyor musun sanki bütün gece üstümü açtın. Anneee, yataklarımızı ayırın bizim, yatmak istemiyorum ben bununla!”

Sıra anneme gelmiştir.
“Senin yüzünden istemediğim bir okulda okuyorum. Ben web programcılığı okumak istemiyorum. Ben rehber öğretmeni olacağım. Duydun mu beni, duydun mu?”
“Kızım bir hata oldu artık. Yolun yarısına geldin zaten. Üniversitede istediğin bölüme git tamam vallahi karışmayacağım.”
“Karış bir de ona da karış bir de.”
Ardından bir kahkaha veeeee hıçkırıklar... Saatlerce süren, gözlerimi mor bir balona çeviren hıçkırıklar.

Bütün bir günü evde üzerimde pijamalarımla o koltuktan o koltuğa yatıp ağlayarak, elimdeki gözyaşlarımla ıslanmış ve parça parça olmuş mendili her tuvalete atmaya gittiğimde de aynadaki görüntüme bakıp;
“Allah seni bildiği gibi yapsın, şu haline bak seni var ya seni anandan doğduğuna pişman ederim öss'yi kazanamazsan duydun mu? Saçını başını yolarım senin.” gibi sözler söyledikten, iki üç tokatla bir güzel acımı çektikten sonra tekrar gidip kaldığım yerden zırlamaya devam ederim.

Boy aynasının karşısına geçip göbeğime önce sağdan sonra soldan sonra önden baktıktan sonra, göbeğimi yumruklayarak ağlamaya devam eder ve en sonunda çileden çıkıp yapmaman gereken o şeyi yaparım.
Mutfağa gidip kraker dolabında ne kadar çikolata varsa hepsini alıp kendimi odamdaki yatağımın üstüne atıp bir taraftan slow şarkılar dinleyip bir taraftan da biri bitmeden diğerini açıp bütün çikolataları zırlama eşliğinde bitiririm.

Günün büyük bir bölümünü bu şekilde bitirdikten sonra anneme sarılıp;
“Niye benim düzgün arkadaşlarım yok anne? Neden hepsi erkekler için beni satıyorlar?” diye başlarım anlatmaya. İstediğim şey bellidir aslında; kız arkadaşlarımın erkek arkadaşları olmasın. Onlar da benim gibi feminist olabilirler. Evet, bunu yapabilirler. 18 yaşındalar daha, ne bu şimdiden bir erkeğin boyunduruğu altına girme hevesi? (Vallahi yazarken bile sinirleniyorum hepsine.)

“Anne neden ben çok zeki değilim? Neden okuduğumu bir kerede anlamıyorum, saatlerce çalışmak zorunda kalıyorum? Ben kesin aptalım anne.” Depresyonumun bir diğer sebebidir bu da.

Annemin kucağında ağlayıp zırlayarak geçirdiğim birkaç saatten sonra annem sever, okşar, öper, koklar beni ve annemin kucağından güçlü bir Zeynep olarak kalkarım.

Şimdi annemin işinin ne kadar zor olduğunu anlıyorum. Yazık kadıncağıza valla ya. Nasıl da uğraşıyor benimle bıkmadan usanmadan. Canım annem benim.


Not: Yedi aydır yazılarınızı okuyorum. Daha önce size yazmayı çok istedim fakat bir türlü cesaret edemedim. Sizi yakından tanımasam da sebebini bilmediğim bir şekilde çok seviyorum.
İdolümsünüz siz benim (bir de rehber öğretmenim Sibel D. var) İleride Sibel Hocam gibi bir rehber öğretmen ve sizin gibi bir anne olmak istiyorum. (Evlenmeyeceğim ama çocuk esirgemeden bir kız çocuğu evlat edineceğim Allah nasip ederse.)
Sevgilerimle.
Z.

…………………..


 

X

Yetiş Ayşe!

Sevgili dostlar geçen hafta Yetiş Ayşe yine birçok ailenin yüzünü güldürdü. Bu da sizlerin sayesinde oldu dostlar.

Kıyafet yardımı yapan Süheyla Hanım’a, bir okurumuzu sevindiren Başak Hanım’a, bir anneyi mutlu eden Füsun Hanım’a, 3 aileye yardım eden ve bizlere her zaman destek olan Elmas Hanım’a, yıllardır Yetiş Ayşe gönüllüsü olan ve yardım ettiği kişilerin sayısını unuttuğumuz Korhan Bey’e, yine her zaman yardım eden Hicran Hanım ve eczacı kızı Melodi Hanım’a, bir anneyi sevindiren Handan Hanım’a; mama ve bez yardımında bulunan Özge Hanım’a ve diğer yardımsever dostlar hepinize teşekkür ederiz…

Lütfen mama ve bez yardımı isterken çocuğun cinsiyetini-kilosunu-kaç numara ve hangi marka bez/mama kullandığını belirtin. Yardım yapacak okurlar da bunları dikkate alarak bez-mama gönderirse daha doğru olur çünkü her bebek maalesef her ürünü kullanamıyor. Böylelikle yaptığınız yardım gerçekten yerine ulaşmış olur.

Kıyafet yardımı yapacak dostlar, illa ki yeni kıyafet almak zorunda değilsiniz elbette ancak kullanılmış kıyafet gönderecekseniz lütfen kıyafetlerin temiz, yıkanmış, hasarsız olmasına özen gösteriniz.

Tüm talepler için adresimiz aaral@hurriyet.com.tr

Annemin dikiş makinesini tamir ettirebilir misiniz Babam olmadığı için evi annem geçindirmeye çalışıyor, evde dikiş dikiyoruz beraber. Makinesi yandı geçen ay. Tamire götürdük ama bize göre yüksek bir fiyat istediler. Makine olmayınca elindeki işleri bitiremedi, zor durumda kaldık. Allah rızası için bize yardım edebilecek birileri de olursa zor durumdan belki kurtulabiliriz. Teşekkür ediyorum. Makinenin fotoğrafını atabilirim isterseniz.

Hayallerime de umut olursanız çok sevinirim Merhaba Ayşe Abla daha önce bir kez yazdım ama yardım eden olmadı benim hayallerime de umut olursanız çok sevinirim. Liseden sonra bir kaç yıl ailevi sağlık durumlardan sınavlara hazırlanamadım. Geçen yılın yaz aylarından bu yana kuaförde çalışıyorum dershaneye gitmek için para biriktirmeye çabalıyorum. Ailemin ödeyecek durumu yok. Bu dönem sonundan itibaren dershaneye gidip sınavlara hazırlanmam gerekiyor. Damlaya damlaya bir şeyler yapmaya çabalıyorum. Hayallerim için destek istiyorum. Büyük yardımlara gözüm yok sadece sınavlara hazırlanabilmek istiyorum.

Gıda yardımı istiyorum Merhabalar sevgili Yetiş Ayşe gönüllüleri. Ben evli ve bir çocuk annesiyim, eşim sabıkalı olduğu için düzgün bir gelirimiz yok. Malum ramazan geliyor, sizden gıda yardımı istiyorum Allah hepinizden razı olsun.

Oğullarım için kıyafet

Yazının Devamını Oku

Yetiş Ayşe

Sevgili dostlar geçen hafta tüm yardım isteyenlere ulaşıldı, hepinize sonsuz teşekkürler. Şu mübarek Ramazan ayında yardım isteyenlere canla başla koşan herkesten Allah razı olsun.

Bir aileye yardım eden Füsun Hanım’a, yatak isteyen okurumuzu sevindiren Zeynep Hanım’a, birçok kişiye gıda yardımı yapan Çağla Hanım’a, 2 okurumuza yardım eden Hatice Hanım’a, bir öğrencimize yardım eden Feride Hanım’a, hasta bir çocuğumuza yardım eden Buket Hanım’a, bir ailemizi sevindiren Özlem Hanım’a, 2 annemizi sevindiren Sayın Korkut’a, kıyafet yardımı yapan Melahat Hanım’a, bir ailemizi sevindiren Burcu Hanım’a, başka bir aileyi sevindiren Çiğdem Hanım’a, 3 aileye yardım eden Füsun Hanım’a, bir okurumuza yardım eden Gülnur Hanım’a ve tam 8 aileye yardım eden Özgür Bey’e çok çok teşekkürler. İyi ki varsınız dostlar.

Tüm talepler için adresimiz aaral@hurriyet.com.tr

 

Oğlum ek gıdaya başladı ona doğru düzgün gıda yediremiyorum

Ablacım size çekinerek yazıyorum, bir tanıdığımdan duydum muhtaç olanlara yardımcı oluyormuşsunuz, Allah razı olsun sizden de aracı olandan da yardım edenden de. Ablacım eşim asgari ücretle çalışıyor, evimiz kira, 9 aylık bir oğlum var. Ben çalışıyordum ama işten çıkarttılar. Düğün borçlarımızdan kaynaklanan kredilerimizi ödüyoruz hala. O kadar sıkışık durumdayız ki bir ay kiramızı ödesek, diğer ay faturalarımızı yatırabiliyoruz. Çocuğuma mama alacak durumum bile yok. Şu Ramazan ayında ne sahurda ne de iftarda doğru düzgün yemek bile pişiremiyorum. Oğlum ek gıdaya başladı ona doğru düzgün gıda yediremiyorum. Lütfen sizden rica ediyorum benim sesimi de duyurur musunuz, belki bir hayırsever çıkar da çocuğumu sevindirir.

Dershaneye gitmek istiyorum

Ayşe abla ben 11.sınıfa gidiyorum. 3 yaşında bir kız kardeşim var. Annem ev hanımı, babam asgari ücretle çalışıyor. Babam evimizi geçindirmekte zorlanıyor. Dershaneye gitmek istiyorum. Bana bu konuda yardımcı olacak biri olursa inanın çok memnun olurum.

Erkek bebek kıyafetleri ve bebek malzemeleri vermek istiyorum

Yazının Devamını Oku

Yetiş Ayşe!

Sevgili dostlar geçen hafta Yetiş Ayşe yine birçok ailenin yüzünü güldürdü. Bu da sizlerin sayesinde oldu dostlar.

Hepinize teşekkür ederiz.

Lütfen mama ve bez yardımı isterken çocuğun cinsiyetini-kilosunu-kaç numara ve hangi marka bez/mama kullandığını belirtin. Yardım yapacak okurlar da bunları dikkate alarak bez-mama gönderirse daha doğru olur çünkü her bebek maalesef her ürünü kullanamıyor. Böylelikle yaptığınız yardım gerçekten yerine ulaşmış olur.

Tüm talepler için adresimiz aaral@hurriyet.com.tr

KEMOTERAPİ TEDAVİSİ GÖREN OĞLUM İÇİN BEZ VE MAMA İSTİYORUMEvli ve iki çocuk annesiyim. Ev hanımıyım. Eşim işsiz. Kirada oturuyorum. Küçük oğlum 5/12/2014 tarihinde Ege Üniversitesi Beyin ve Sinir Cerrahisi Anabilim Dalı Bölümü'nde  omurilik tümörü ameliyat oldu. Bu ameliyattan sonra 2015 yılı ocak ayında 9 Eylül Üniversitesi Çocuk Hem./ Onkoloji servisine sevk edildi.

O tarihten itibaren 2015 eylül ayına kadar her hafta, 2015 eylül ayından itibaren ise iki haftada bir 9 Eylül Üniversitesi Hastanesi'ne kemoterapi tedavisi alıyor. Bazı haftalar maddi imkânsızlıklardan dolayı tedavi için İzmir'e gidemiyorum. Bazı haftalarda da doktorumuzun yardımlarıyla tedaviye gidebiliyoruz. Çocuğumuzun tedavisi aksadığı için bu durum beni çok üzüyor. Bezi ve maması için yeterli maddi gücüm de maalesef yok. Değerli okurlarınızdan ricam bana bu konuda yardımcı olmanızdır.

HAYALLERİME DE UMUT OLURSANIZ ÇOK SEVİNİRİM Merhaba Ayşe Abla daha önce bir kez yazdım ama yardım eden olmadı benim hayallerime de umut olursanız çok sevinirim. Liseden sonra bir kaç yıl ailevi sağlık durumlardan sınavlara hazırlanamadım. Geçen yılın yaz aylarından bu yana kuaförde çalışıyorum dershaneye gitmek için para biriktirmeye çabalıyorum. Ailemin ödeyecek durumu yok. Bu dönem sonundan itibaren dershaneye gidip sınavlara hazırlanmam gerekiyor. Damlaya damlaya bir şeyler yapmaya çabalıyorum. Hayallerim için destek istiyorum. Büyük yardımlara gözüm yok sadece sınavlara hazırlanabilmek istiyorum.

Yazının Devamını Oku

Yetiş Ayşe!

Sevgili dostlar mübarek Ramazan ayına girdiğimiz şu günlerde hepinizin ibadetlerinin ve yaptığının yardımların kabul olmasını dilerim. Sizden ricam, bu haftaki taleplere bütçeniz doğrultusunda ufak da olsa yardımcı olmanız. Yardım etmek sevaptır.

Ramazan ayında fitre ve zekâtlarınızı gerçekten yardıma muhtaç insanlarla paylaşmak isterseniz lütfen bize ulaşın. Adresimiz aaral@hurriyet.com.tr

Yardım etmek istediğinizde hangi tarihli Yetiş Ayşe’de yayınlandığını ve rumuzunu mutlaka belirtirseniz daha hızlı sonuçlar alabiliriz.

Özellikle geçen hafta Yetiş Ayşe’ye gönül veren tüm dostlara çok teşekkür ederiz.

Bir öğrencimize burs veren Dilek Hanım’a, 3 kişiye yardım eden Füsun Hanım’a, 2 kişiye yardım eden Burcu Hanım’a, gıda yardımı yapan Çağla Hanım’a, 3 aileye yardım eden Hüseyin Bey’e çok teşekkürler.

Ayrıca Güler Hanım’ın uzun süredir burs verdiği öğrencimiz Saliha’mız mezun oldu ve bizlere teşekkür ederek bu gururu paylaştı.

Özellikle burs isteyen öğrencilerden ricamız şudur, lütfen sabırlı olun! “Talebim yayınlandı mı?” diye sormanıza gerek yok,  Yetin Ayşe’yi okumanız yeterlidir! “Bana ne zaman yardım gelir?” diye lütfen sormayın, yardım etmek isteyen okur olunca hemen yönlendiriyoruz.

Benden ve asistanım Aslı’dan para isteyen okurlar, lütfen bize bu tarz taleplerle gelmeyin. Biz Yetiş Ayşe’de talebinizi yayınlarız, size yardım etmek isteyen okur olursa yönlendiririz. Bunun dışında benim ve Aslı’nın kimseye özel olarak yardım etme durumu yok, bu konuda anlayışınızı bekliyoruz.

Her hafta farklı bir okurun ihtiyacını karşılamaya, yardımcı olmaya çalışıyoruz. Aynı kişilerin taleplerini her hafta yayınlamıyoruz. Lütfen bu konuda ısrarcı olmayınız.

Yazının Devamını Oku

Yetiş Ayşe!

Sevgili dostlar mübarek Ramazan ayının yaklaştığı şu günlerde sizleri biraz daha duyarlı olmaya davet ediyorum. Gıda, burs, kıyafet ve diğer taleplere maksimum ilgi gösterirseniz mutlu olurum.

Tüm talepler için adresimiz aaral@hurriyet.com.tr

Mayıs ve Haziran'ı geçiremeyeceğimSadece 2 aylık cüzi miktar burs istiyorum. Erzurum'da okuyorum, iş arıyorum kimse okuldan dolayı iş vermiyor çok ihtiyacım var. Ailem yurt paramı ödeyip aylık 150 TL yolluyor, masraflarıma yetiştiremiyorum. Bu seneyi bitireyim yazın çalışıp biriktirip okula başlayacağım 2 aylık yardım bekliyorum.  

 

Canım Annem için Babamın bizi terk etmesiyle, 5 kadın birlikte yaşam mücadelesi verdiğimiz hayatımıza destek ricasında bulunmak için yazıyorum. Biz 4 kız kardeşiz, 2 yıl önce babam bizi terk etti. Küçük kardeşim 2 yaşında, ikiz kardeşlerim ise lise 3. sınıfa gidiyor. Annemin destek alabileceği ve tutunabileceği tek dal biziz. Ailem İstanbul'da yaşıyor, ben Ankara Hacettepe Üniversitesi'nde okuyorum. İlk yılım okulda sürekli cafelerde çalışarak kendimi geçindirmeye aileme destek olmaya çalıştım. Evimiz kira, annem tekstil fabrikasında asgari ücretle çalışıp 4 kızına bakmaya çalışıyor. En ufak bir desteğin bile anneme hayat olacağını düşünüyorum. Şimdiden çok teşekkür ederim.

Çaresizliğime çare ol Sevgili Ayşe Aral, bu yazıyı kararsızlığımı yenerek yazıyorum.  Ben kanser hastasıyım sağ akciğerimin %60 i  zorlu bir ameliyatla alındı. Çoğu zaman nefes sorunu yaşıyorum.  Doktorlar oksijen tüpü önerdiler, şu an her gece oksijen tüpü kullanıyorum.  Kemoterapi görüyorum  bu da beni fazlasıyla yıpratıyor, haftada en az 2 kilo zayıflıyorum, ek gıda takviyesi uyguluyorlar. Her hafta hastaneye gidiyorum, her gidişim 100 lirayı buluyor ayda 4 sefer gidiyorum. Taksi ile gitmek zorunda kalıyorum. Arkadaşlar dönüşümlü olarak benim bakımımı üstlendiler sağ olsunlar, tabi ki gıda da çok önemli protein ağırlıklı beslenme gerekli. Evim kira ve de rutubetli. Bu sağlığımı daha çok olumsuz etkiliyor. Ekonomik durumdan dolayı taşınamıyorum. Emekliyim maaşımız malum bu masrafları karşılamak mümkün değil bu nedenle borçlandım. Bu sıkıntılar yetmiyormuş gibi beni en çok üzen de oğlumun yurtdışında cezaevinde olması. 19 aydır çocuğumu göremiyorum, mahkemesi 22 Eylül’e ertelendi, ekonomik durumumuz iyi olmadığı için avukat da tutamadık. Gidip çocuğuma sarılıp hasret giderememem beni kahrediyor, ne kadar yaşarım bilemem ama şunu çok iyi biliyorum oğlumun hasreti gözlerimin açık gitmesine neden olur.

Sevgili Ayşe Hanım, ben bunları yazarken hayatımın bir kesitini dile getirdim, bu Türk filmi değil hepsi gerçek, hastane raporlarım mevcut dilerseniz birer kopyasını size gönderebilirim.  Benim ricam bu ekonomik sıkıntılarımı gidermeye yardımcı olacaklara aracı olmanız. Ayrıca kemoterapiden kaynaklı saçlarım azar azar dökülüyor.  Tamamen döküldüğünde kullanmam için kısa ve beyaz renkli bir peruk kullanmam icap edebilir yaşlı olduğum için, 63 yaşındayım. Beyazı tercih ediyorum. Bana peruk tedarik edebilecek bir okurunuz bulunur mu acaba? Şimdiden teşekkür ediyorum. Saygılar.

Gıda yardımı istiyorum

Yazının Devamını Oku

Yetiş Ayşe!

Sevgili dostlar geçen hafta Yetiş Ayşe yine birçok ailenin yüzünü güldürdü. Bu da sizlerin sayesinde oldu dostlar.

Bir öğrencimize yardım eden Gülnur Hanım’a,

Başka bir okurumuzun halı ihtiyacını karşılayan ve farklı iki anneyi sevindiren Korhan Bey’e,

Yardım isteyen bir okulumuza destek olan Azize Hanım’a,

Bir anneyi sevindiren Canan Hanım’a,

Üç aileye yardım eden kolilerce mama ve bez gönderen İrem Hanım’a,

Bir okulumuzun ihtiyaçlarını karşılayan Lale Hanım’a,

Kıyafet yardımı yapan Sibel Hanım’a sonsuz teşekkürler…

 Lütfen mama ve bez yardımı isterken çocuğun

Yazının Devamını Oku

Yetiş Ayşe!

Sevgili dostlar her hafta gelen yardım taleplerine gösterdiğiniz ilgi için çok teşekkür ederiz. Bu hafta da yardım isteyen dostlarımıza el uzatacağınızdan hiç şüphem yok. Yetiş Ayşe olarak sizlerle birlikte Türkiye’nin en büyük sosyal yardımlaşma platformu olduğumuzu biliyoruz ve bununla gurur duyuyoruz. Lütfen bütçeniz doğrultusunda yardımınızı esirgemeyin.

Tüm talepler için adresimiz aaral@hurriyet.com.tr

Oğlum ek gıdaya başladı ona doğru düzgün gıda yediremiyorumAblacım size çekinerek yazıyorum, bir tanıdığımdan duydum muhtaç olanlara yardımcı oluyormuşsunuz Allah razı olsun sizden de aracı olandan da yardım edenden de. Ablacım ben asgari ücretle çalışıyorum, evim kira 7 aylık bir oğlum var. Eşim çalışıyordu ama geçen ay işten çıkarttılar. Düğün borçlarımızdan kaynaklanan kredilerimizi ödüyoruz hala. O kadar sıkışık durumdayız ki çocuğuma mama ve bez alacak durumum bile yok. Oğlum ek gıdaya başladı ona doğru düzgün gıda yediremiyorum. Lütfen sizden rica ediyorum benim sesimi de duyurur musunuz belki bir hayırsever çıkar da çocuğumu sevindirir.

Çocuklarım için kıyafetBen Kayseri’de yaşıyorum 2 çocuk annesiyim. Çocuklarım için kıyafet ve erzak yardımı istiyorum.

Halıya ihtiyacım varEvli bir çocuk annesiyim, durumumuz nedeniyle oturduğum eve halı alamıyorum. Yerler beton. Evinde kullanılmayan halıları olan varsa gönderebilir misiniz Allah rızası için. 

Derdim o kadar büyük kiAblacım benim derdim o kadar büyük ki belki bir çare olursunuz diye size yazmamı söyledi komşular. Benim eşim hapiste. 3 çocuğum var abla. Kızım 16 yaşında, oğlum 10 yaşında. En küçük çocuğum da doğuştan engelli ve damak yarıklığı var. Sadece mamayla beslenebiliyor. Ben eşimle kaçarak evlendiğim için ailem beni sildi. Merdiven temizliğine gidiyorum, evim kira. Aldığım üç kuruş para ne kirama yetiyor, ne çocuklarımın okul masrafına, ne faturalarıma. Engelli olan çocuğumun tedavisini ve ilaçlarını bile alamıyorum. Ablacığım çok büyük çıkmazdayım. Bana bir el uzatan olursa duacı olurum.

Yol yemek yurt parası Merhaba ben ziraat fakültesi tarla bitkileri öğrencisiyim. Bölüm 2.siyim, babam 3 çocuk okutup  eve bakıyor. Annem ve babam işten çıkarıldı. Ben hem çalışıp  hem de okuyorum. 3. sınıfım  ve çok zorlanıyorum, yol yemek yurt parasını anca karşılamaya çalışıyorum  sizlerden yardımlarınızı bekliyorum.

Bana yardım eder misiniz Ben Ziraat Fakültesi 2. Sınıf öğrencisiyim. Bu sene yabancı dil kursuna gitmek istedim ama ailemin maddi durumu iyi olmadığından gidemedim. Bir meslekte en önemli şey yabancı dil hepimizin bildiği gibi. Bölümüm çizim ağırlıklı, çizim kurslarına gitmem de gerekiyor mezun olduğumda iyi bir yerde çalışa bilmem için. Bu kurslara ihtiyacım var. Maalesef babam serbest meslekle uğraştığı için maddi durumu bu iki kursa beni göndermeye yetmiyor, aynı zamanda devlet yurdunda kalıyorum ve yemekleri artık yiyemez hale geldim. Çok iyi bir ders çalışma ortamına sahip değilim bunların hepsinin yanı sıra banyo ve lavabolar görevliler ne kadar temizlerle temizlesinler çok pis. Çok sık hastalanıyorum artık. Ailemin gönderdiği para ile ay sonunu getiremiyorum sizlerden yardım bekliyorum...

Okula gidecek param yok

Yazının Devamını Oku

Yetiş Ayşe

Yetiş Ayşe için gösterdiğiniz ilgiye çok teşekkürler dostlar. Tüm talepler için adresimiz aaral@hurriyet.com.tr

38-40 beden kıyafet vermek istiyorum

18 yaşındayım. Birçok kıyafetim var ve bunları ihtiyacı olan insanlara vermek çok istiyorum. İhtiyacı olan kişiler olursa yönlendirebilir misiniz?

Kısa süre için yardım Kars’ta PDR okuyan bir öğrenciyim. Burada gerek iklim gerek de pahalılık nedeniyle maddi açıdan çok zorlanıyorum. Birkaç aylığına yardımcı olursanız çok mutlu olurum.

Burs istiyorum-Aksaray Üniversitesi

Aksaray Üniversitesi Yönetim Bilişim Sistemleri bölümünde birinci sınıf öğrencisiyim. Devletin verdiği bursa ve krediye başvuruda bulundum fakat bana çıkmadı. Çevreden de sizin öğrencilere burs şeklinde yardımda bulunduğunuzu duydum ve bana da burs verme imkânınız varsa yardımınızı beklemekteyim. Çok teşekkür ederim iyi akşamlar.

1,5 yaşındaki kızım için bez

Merhaba ben köyde oturuyorum. 2 tane çocuğum var, ihtiyaçlarını alamıyorum. Belimden rahatsızım, tedavi olamadım yataktan kalkamıyorum. Maddi imkânım yok, kızım bir buçuk yaşında bezi yok, oğlum 4 yaşında elbiseleri  ayakkabıları yok. Lütfen bize yardımcı olursanız sevinirim.

Burs istiyorum- Türk Dili ve Edebiyatı

Yazının Devamını Oku

Yetiş Ayşe

Sevgili dostlar Yetiş Ayşe için yaptığınız her iyilik ve yardımın sizlere katlanarak geri dönmesini diliyorum. Özellikle geçen hafta yardıma koşan herkese sonsuz teşekkürlerimi sunuyorum.

Bu hafta da özellikle çocukları için yardım isteyen zor durumda olan annelerin derdine derman olmanızı rica ediyorum. Bütçeniz doğrultusunda bez, mama, gıda alışverişi yapabilirsiniz. 

Tüm talepler için adresimiz aaral@hurriyet.com.tr

Oğlum ek gıdaya başladı ona doğru düzgün gıda yediremiyorum

Ablacım size çekinerek yazıyorum, bir tanıdığımdan duydum muhtaç olanlara yardımcı oluyormuşsunuz Allah razı olsun sizden de aracı olandan da yardım edenden de. Ablacım ben asgari ücretle çalışıyorum, evim kira 7 aylık bir oğlum var. Eşim çalışıyordu ama geçen ay işten çıkarttılar. Düğün borçlarımızdan kaynaklanan kredilerimizi ödüyoruz hala. O kadar sıkışık durumdayız ki çocuğuma mama ve bez alacak durumum bile yok. Oğlum ek gıdaya başladı ona doğru düzgün gıda yediremiyorum. Lütfen sizden rica ediyorum benim sesimi de duyurur musunuz belki bir hayırsever çıkar da çocuğumu sevindirir.

Yemek pişirmek için tüp bile alamıyoruz

Bir konuda utana sıkıla yazıyorum. Aylardır babamın sağlık sorunundan dolayı gelirimiz yok. İki küçük kardeşim var. Yemek pişirmek için tüp bile alamıyoruz. Takı yapıp satıyorum pazarda ama yapmak için de malzeme almam gerekiyor, alamıyorum. Bu konuda ve ailem için yardım istiyorum. Küçük de olsa bizim için çok önemli. Teşekkür ediyorum.

Çocuklarıma bez ve gıda Benim 2 tane çocuğum var, 2 yaşında kızım 4 yaşında oğlum var. Onlara kıyafet alamıyorum. 2 yaşında kızımın bezi yok, gıdamız yok. Benim bel fıtığım patladı 2 tane, sağ ayağımda çekilmez sancılarım var yürüyemiyorum, yataktan kalkamıyorum. Maddi imkânım yok tedavi olamadım. Zor durumdayız bize de yardımcı olsanız Allah razı olsun sizden.

Bez ve mama

Yazının Devamını Oku

Yetiş Ayşe

Sevgili dostlar geçen hafta Yetiş Ayşe için gösterdiğiniz ilgiye çok teşekkür ederiz.

Bir öğrencimize burs sağlayan Canay Hanım’a,

kıyafet yardımı yapan Serap Hanım’a,

iki anneyi sevindiren ve her zaman yardıma koşan Gökçe Hanım’a,

yurt dışından yardım etmek için çırpınan Gülnaz Hanım’a,

iki anneyi sevindiren ve isminin gizli kalmasını isteyen Yetiş Ayşe gönüllüsüne,

üç aileye ulaşan ve bizlere her zaman destek olan Korhan Bey’e sonsuz teşekkürler.

İyi ki varsınız…

Sizler sayesinde geçen hafta birçok ailenin yüzü güldü, aldığınız dualar çok emin olun dostlar. Sağ olun var olun…

Yazının Devamını Oku

Yetiş Ayşe

Sevgili dostlar bu hafta gelen yardım isteklerine maximum ilgi göstermenizi özellikle rica ediyorum.

Annelerin çocukları için yardım çığlıkları inanın ki içimizi dağladı… Allah kimseyi zor duruma düşürmesin, kimseyi kimseye muhtaç etmesin. Çaresizlik gerçekten çok zor.

Sevgili dostlar lütfen ama lütfen gıda talepleri, kıyafet ve çocuk bezi taleplerine özellikle ilgi göstermenizi rica ediyorum.

Tüm talepler için adresimiz aaral@hurriyet.com.tr 

Ablacım benim derdim o kadar büyük ki belki bir çare olursunuz diye size yazmamı söyledi komşular. Benim eşim hapiste. 3 çocuğum var abla. Kızım 16 yaşında, oğlum 10 yaşında. En küçük çocuğum da doğuştan engelli ve damak yarıklığı var. Sadece mamayla beslenebiliyor. Ben eşimle kaçarak evlendiğim için ailem beni sildi. Merdiven temizliğine gidiyorum, evim kira. Aldığım üç kuruş para ne kirama yetiyor, ne çocuklarımın okul masrafına, ne faturalarıma. Engelli olan çocuğumun tedavisini ve ilaçlarını bile alamıyorum. Ablacığım çok büyük çıkmazdayım. Bana bir el uzatan olursa duacı olurum.

Ablam için hamile kıyafeti Merhabalar ben sizden hamile giyim için yardım isteyecektim. Ablam hamile, durumları iyi olmadığı için eşine de ihtiyacım var diyemiyor. Çok üzülüyorum, ben de öğrenci olduğum için sadece bir pantolon alabildim onu giyiyor. Diğer  giysileri artık olmuyor. Ben de çaresiz kaldığım için sizinle paylaşmak istedim. Ablam beş buçuk aylık hamile ve 65 kiloda, kızı olacak. Sizlerden giymediğiniz, dolabınızın bir köşesinde olan hamile giyiminiz varsa paylaşmanız bizi çok mutlu eder. İlginiz için teşekkür ederim şimdiden.

Kitap okumayı çok seviyorum Ben 23 yaşında üniversite öğrencisiyim. Kitap okumayı çok seviyorum ancak öğrenci olduğum için alamıyorum. Bu konuda bana yardımcı olmanızı istiyorum. Herhangi bir kitap sitesi için çek veya başka bir şekilde. İlginiz için teşekkürler.

1,5 yaşındaki kızım için bez

Merhaba ben köyde oturuyorum. 2 tane çocuğum var, ihtiyaçlarını alamıyorum. Belimden rahatsızım, tedavi olamadım yataktan kalkamıyorum. Maddi imkânım yok, kızım bir buçuk yaşında bezi yok, oğlum 4 yaşında elbiseleri  ayakkabıları yok. Lütfen bize yardımcı olursanız sevinirim.

Yazının Devamını Oku

Yetiş Ayşe

Yetiş Ayşe’den yardım isteyen dostlara bazı hatırlatmalar yapmakta fayda görüyorum. Tüm taleplerinizi aaral@hurriyet.com.tr adresine gönderirken e-posta’nın konu kısmında ne istediğinizi (burs, yakacak, kıyafet, vs) belirtiniz. Kıyafet taleplerinde lütfen cinsiyet, yaş, beden bilgisi göndermenizi rica ederim.

Bilinmelidir ki Yetiş Ayşe öğrencilere burs, bebeklere bez, mama, ailelere gıda, yakacak, ihtiyacı olanlara kıyafet yardımı yapan ve tamamen gönüllülerden oluşan bir sosyal yardımlaşma platformudur.

Yetiş Ayşe para dağıtan bir platform asla değildir! “Bankadan kredi çektim ödeyemiyorum”, “kredi kartlarımı ödeyemiyorum”, “düğün yapacağım param yok”, “bankadan kredi çekeceğim ama sicilim bozuk bana borç verir misiniz”, “kiramı ödeyemiyorum” gibi istekler çok geliyor. Kimseye nakit dağıtmak, borç kapatmak, kredi almasına yardımcı olmak gibi bir misyonumuz asla yok! Lütfen bu tarz istekleri bize göndermeyin.

Ayrıca her talebin doğruluğunu araştırdığımız gibi burs isteyen öğrencilerimizin taleplerinde daha titiz davranıyoruz. Burs istemenin de bir üslubu olduğunu düşünerek “Aylık 200 lira burs istiyorum” şeklinde gelen e-postaları hemen siliyoruz ve asla yayınlamıyoruz! Ekibimizce istenilen bilgileri gönderen öğrencilerin taleplerini yayınlıyoruz.

Tüm Yetiş Ayşe gönüllülerine sonsuz teşekkürler…

Konuşsun, Kaynaşsın Kendine Yetsin İstiyoruz. Çok Mu? Sevgili Ayşe Hanım, sizlere bir arkadaşımın kuzenine yardım için aracı olmuşsunuz, bu şekilde ulaştım. Umuyorum bizlere de umut elini uzatacak gönlü zengin biri ya da birileri için vesile olursunuz. Her hayat bir mücadele içerisinde, bizdeki ise 6 yaşında her çocuk gibi dünyalar tatlısı, can paresi, yeğenim Alp. Şuan 6 yaşında nöro-gelişimsel gerilik tanısı ve aynı zamanda epilepsi hastası bir kuzu kendisi. 1. yaşını doldurduktan sonra geçirdiği ilk epilepsi nöbeti sonrasında tanısı konuldu ve tedavi/terapilerine başladık. İlk zaferimiz Alp in 2,5 yaşında bağımsız/desteksiz yürümesini sağlayarak aldık. Tarif edilemez bir mutluluktu.. henüz yolumuz çok uzun, diğer umutla beklediğimiz ise konuşması. Maalesef henüz konuşamıyor. Eylül 2017 itibariyle Alp'i ilköğretime başlatmamız gerektiğini söylediler. Bunun için onu Alp gibi özel çocukların dilinden anlayan, şefkatli ellere teslim etmek istiyoruz. Bir nöbet geçirdiğinde ne yapacağını bilen doktorunun, hemşiresinin olduğu ve aynı zamanda öğretmenlerinin de bu konularda eğitimli olduğu bir okula! Bunun için araştırmalarımız sonrası Sabancı Vakfı’na ait Metin Sabancı Spastik Çocuklar Okulunun Alp’in gelişimini destekleyip yetişkin olduğu zamanlarda, tek başına hayatta kalmasını amaç edinen bir kurum olduğunu gördük. Alp'i bu 8 yıllık eğitim serüveninde onu hayata kazandırılmasına oldukça büyük katkısı olabilecek, bu okul için eğitim desteği arıyoruz. Umuyoruz, sesimize ses, umudumuza ışık için aracı olursunuz. Güzel haberler alabilmek ümidiyle, Kuzusunun Bir tanecik Halası, Begüm.

BURS İSTEYENLER

Burs istiyorum-Tarla Bitkileri Tarla Bitkileri bölümü 3. Sınıf  öğrencisiyim. Annem ve babam işten çıkarıldı. 3 kardeşiz ve üçümüz de okuyoruz. Ailem para yetiştirmekte  zorlanıyor. Kış döneminde çiftçilik de yapamadığımız  için zor durumdayım, sizlerden yardım bekliyorum.

Burs istiyorum-Gıda Mühendisi

Yazının Devamını Oku

Yetiş Ayşe

Sevgili dostlar Yetiş Ayşe için gösterdiğiniz ilgiye çok teşekkür ederiz. Bize gelen her talep çok değerli. Gönül ister ki herkese yardımcı olabilelim…

Sizler sayesinde elimizden geldiğinde herkesi mutlu etmeye çalışıyoruz. “Benim göndereceğim 50 liradan ne olur” demeyin lütfen, damlaya damlaya göl olur derler ve oldu da! Yılbaşından bugüne kadar bakın o küçük yardımlarla neler yaptık!  55 öğrencimize burs sağladık, çocukları için gıda-kıyafet-bez-mama isteyen 46 anneye ulaştık. Çok önemli sağlık problemleri için ameliyat olması gereken çocuklarımızı sağlığına kavuşturduk. Bunları hep sizlerin katkılarıyla yaptık. Ve bu hafta da yine bir sağlık sorunu için sizlerden destek bekliyoruz. Hepinize sonsuz teşekkürler, sağ olun var olun dostlar…

Tedavi olmak istiyorum Ayşe Hanım benim sizden bir ricam var. 2 tane bel fıtığım patladı, sağ ayağımda his ve güç kaybı, uyuşma oldu. Yürümekte zorlanıyorum, tedavi olamadım. Yataktan kalkamıyorum. Maddi imkânım yok. Kök hücre tedavisi olmam lazım acilen ve yoksa  felç riskim var. Ne olur bana yardımcı olun. Mutlaka yüreği güzel bir insan bana el uzatır diye düşünüyorum. Çok ağrıyor sağ bacağım, dayanamıyorum Ayşe Hanım, benim yazımı yayınlasanız çok sevinirim çok çaresizim. 

BURS TALEPLERİ

Lütfen burs isteyen öğrencilerimize gereken ilgiyi gösterelim dostlar!

Kardeşimin servis ücreti için yardım Ayşe hanim merhaba, bir arkadaşımın tavsiyesi üzerine yazıyorum. Çünkü çok çaresiz olduğumu gördü bir yol araştırdı ve sizi buldu Allah razı olsun ondan da sizden de.19 yaşındayım. 4 kişilik bir aileyiz, bilinçsiz değiliz, hiçbir şey yapmadan bize yardım gelsin diye beklemiyoruz elbette. Eğitime önem veriyoruz kardeşim okuyor, ben sınavlara hazırlanıyorum, annem kurslara gidiyor bir şeyler öğrenmek meslek edinmek için. Babam da aslında çalışıyordu ve güzel geçiniyorduk. Ama çalıştığı şirket battı ve babamın da üstüne pek çok borç bırakıp kaçtılar. Şimdilik yeni bir iş bulmaya çalışıyor. Bizim için en önemlisi kardeşimin okuluna devam edebilmesi. Babamın üzerine kalan borçlardan ve ev kirası ve diğer faturalardan dolayı sömestr tatilinden önceki 2 aylık servis ücretini ödeyemedik. Yeni dönem başlarken ödeyemezsek yeni ayın ücretini de veremezsek okula gidemeyecek. Otobüsle gidilebilecek uzaklıkta değil ve maalesef, otobüs ücretini bile verecek durumda değiliz. Gerisi hallolur ama sadece bu konuda utanarak yardım istiyorum. Sevgiler gönderiyorum.

Dershaneye gitmek için yardım istiyorum

Merhaba Ayşe Abla benim hayallerime de umut olursanız çok sevinirim. Liseden sonra bir kaç yıl ailevi sağlık durumlardan sınavlara hazırlanamadım. Geçen yılın yaz aylarından bu yana kuaförde çalışıyorum, dershaneye gitmek için para biriktirmeye çabalıyorum. Ailemin ödeyecek durumu yok. Bu dönem sonundan itibaren dershaneye gidip sınavlara hazırlanmam gerekiyor. Damlaya damlaya bir şeyler yapmaya çabalıyorum. Hayallerim için destek istiyorum. Büyük yardımlara gözüm yok sadece sınavlara hazırlanabilmek istiyorum. Sevgiler.

Burs istiyorum-Gıda Mühendisi

Yazının Devamını Oku

Sen ne zaman bu kadar büyüdün ya!

 Geçenlerde Begüşüm’le yan yana oturuyoruz.Begüş yani Begüm benim 24 yaşındaki kızım.

Bir an telefonu çalıyor ve konuşuyor, “Kim?” diyorum.
En yakın arkadaşlarından birinin adını söylüyor.
Arkadaşı daha yeni evlendi.
Ve devam ediyor konuşmaya...
“Hah şekerim yok hamile değilsindir, miden başka şeyden bulanıyordur!”
Bu konuşma bende bomba etkisi yaratıyor!
Ağzımı kapalı tutmak için mutfağa gidiyorum, yoksa konuşacağım!

Yazının Devamını Oku

Yetiş Ayşe

Sevgili dostlar geçen hafta Yetiş Ayşe için gösterdiğiniz ilgiye çok teşekkür ederiz.

Bir anneyi ve kızını sevindiren Ayşen Hanım harikasınız…

Bir öğrencimize el uzatan Elif Ece Hanım süpersiniz…

Başka bir annemizi ve çocuklarını sevindiren Ebru Hanım ne tatlısınız… Yaptığınız yardımları Allah kabul etsin, rahmetli babanızın mekânı cennet olsun…
İki güzel yavrumuzu ve annesini sevindiren Semra Hanım sağ olun var olun…

Sevgili dostlar sizlerden ricam bu hafta özellikle burs isteyen öğrencilerimize destek olmanız. Bir çok talep haftalardır yayınlanıyor ancak maalesef henüz bu çocuklarımıza yardım ulaşmadı. “Benim göndereceğim 50 liradan ne olur” demeyin lütfen, damlaya damlaya göl olur derler. Bütçeniz doğrultusunda bu çocuklarımıza yardım ederseniz çok mutlu oluruz.

Ayrıca “Diğer yardım talepleri” ve “Kıyafet talepleri” kısmında yayınlanan isteklere de dikkat etmenizi dilerim, belki evinizde kullanmadığınız fazladan bir eşya vardır ya da giymediğiniz kıyafetler. Bunları ihtiyaç sahiplerine ulaştırmanız ne büyük iyilik olur. Ya da gıda, mama, bez isteyen taleplere el uzatırsanız bir anneyi nasıl sevindireceğinizi düşünün…

Hepinize şimdiden sonsuz teşekkürler…

MomTalks…

Yazının Devamını Oku

Yetiş Ayşe

Sevgili dostlar Yetiş Ayşe için gösterdiğiniz ilgiye sonsuz teşekkürler. Her hafta olduğu gibi geçtiğimiz hafta da e-posta kutumuz yardım talepleriyle doldu taştı.

Bu yoğun ilgi Yetiş Ayşe’nin çok kişi tarafından okunuyor olduğunu gösteriyor. Bu da bizi hem mutlu ediyor hem de bu kadar çok yardım talebi gelmesi, yardıma muhtaç bu kadar çok kişinin olduğu gerçeği karşısında üzülüyoruz.

Elimizden geldiğince her talebi karşılamaya çalışıyoruz.

Bu hafta çok yoğun talep geldiği için özellikle kıyafet, gıda ve diğer yardım taleplerine yer verdik.

Sizlerden ricam lütfen her talebi okuyup, bütçeniz doğrultusunda gıda taleplerine yardımcı olmanız.

Evinizde dolabınızda giymediğiniz kıyafetleriniz mutlaka vardır, bunları ihtiyaç sahipleriyle paylaşmanızı isterim.

Tüm talepler için adresimiz aaral@hurriyet.com.tr

Tek gözü görmeyen kediciğe Ankara’da yuva arıyoruz

Yazının Devamını Oku

Yetiş Ayşe

Sevgili dostlar her hafta bizim yanımızda olduğunuz ve Yetiş Ayşe’den desteklerinizi esirgemediğiniz için çok teşekkür ederiz.

Bu hafta burs isteyen öğrencilerimize dikkatinizi çekmek istiyorum. Henüz yardım gelmediği için taleplerini tekrar yayınladıklarımız var. Sizden ricam lütfen bütçeniz doğrultusunda bu öğrencilerimize yardımcı olun. “Benim göndereceğim 50-100 liradan ne olur” demeyin, inanın öyle çok ihtiyaçları var ki o paralara…

Bu hafta da bizlerden yardım bekleyenlere duyarsız kalmayacağınızdan eminim dostlar. Tüm talepleri aaral@hurriyet.com.tr adresimize bekliyoruz…

BURS İSTEYENLER

Burs istiyorum- üniversiteli
Üniversite 1.sınıf öğrencisiyim. Annem ve babam 5 sene önce boşandılar annemle beraber kalıyorum. Ailemden aldığım parayı ailemin yüzüme vurmasından şikâyetçiyim. Babam evlendi ve onun da çok giderleri var birden fazla aileye bakıyor ve ona artık yük olmak istemiyorum. Bu bursa çok ihtiyacım var eğer geri ödemesi olursa öğrencilik hayatımdan sonra fazlasıyla ödeyebilirim. Bana yardımcı olabilirseniz çok sevinirim.

Servis ücretim için yardım

Ben lise 3 öğrencisiyim. Okula servisle gidip geliyorum ve servis ücretim 300 lira oldu. Evimiz kira. Babam inşaat işçisi, 58 yaşında olduğundan çalışırken zorlanıyor. Sizden okulum için yardım bekliyorum.

Burs istiyorum- Türk Dili ve Edebiyatı

Yazının Devamını Oku

Yetiş Ayşe

Geçen hafta bir annenin yüzünü güldüren Nergis Hanım’a çok teşekkür ederiz…Bir başka aileye yardımcı olan Selen Hanım iyi ki varsınız…Üç öğrencimize bur sağlayan ve ayrıca da iki ailemize yardım eden Mine Hanım harikasınız…

Bir okulumuza yardım eden Pelin Hanım çok çok teşekkürler…Ayrıca her ay öğrencilerimize düzenli burs desteğinde bulunan ve bunun bilgisini bizimle paylaşan Korhan Bey’e, Zerrin Hanım’a, Alpay Bey’e sonsuz teşekkürler.Yetiş Ayşe sizlerin sayesinde günden güne daha da çok güçleniyor dostlar. Hepinize sonsuz teşekkürler…Bu hafta da bizlerden yardım bekleyenlere duyarsız kalmayacağınızdan eminim dostlar. Tüm talepleri aaral@hurriyet.com.tr adresimize bekliyoruz…

Hayvanlar için…Sevgili dostlar Gamze ve Felix Bildiriyor… Bu haftaki bölümde size Gamze’nin bildirdiği bir yardım ihtiyacını paylaşmak istiyoruz.İrtibat için aaral@hurriyet.com.tr ve  aralgamze@yahoo.com adreslerine ulaşabilirsiniz.

YUVA ARIYOR!!!

Şu hayatta tüm devrelerimi yakan bir şey varsa o da; kendinden ve hayattan vazgeçecek kadar kötülük görmüş masum bir canlının gözleri. Karşıma çıktığında ayakta duracak hali yoktu ve sığınabileceği en kötü yere yığılmıştı. O Kopay cinsi bir güzellik. Ama onu alan sadece ırkını sevmiş, kendisini değil. Kullanmış, doğurtmuş, işi bitince de doğru sokağa, sokaktan belediyenin eline. Enfeksiyon tavan yapmış durumda, vücudundan iltihap akıyor ve sistit. Şu an klinikte, önce bedenindeki yaraları sarıyoruz. Ruhundaki yaralar için ve gözlerinin içinin tekrar gülebilmesi için klinik çıkışı çok acil geçici/kalıcı yuvaya ihtiyacı var.

DİĞER YARDIM TALEPLERİ

36-38 beden kıyafet vermek istiyorum

Yazının Devamını Oku

Yetiş Ayşe

Sevgili Yetiş Ayşe dostları hepinize kucak dolusu teşekkürler… Bu hafta yine harikalar yarattınız…

Yurt dışından bize ulaşıp iki ailemizin yüzünü güldüren Müge Hanım çok teşekkürler…

Bir öğrencimizin eğitimine katkıda bulunan Seza Bey’e teşekkürler…

Bir anneyi sevindiren Özlem Hanım harikasınız…

Geçmiş haftalardaki Yetiş Ayşe yazılarını okuyup daha fazla kişiye yardım etmeye çalışan Sema Hanım ne güzel yüreğiniz var sizin…

Arkadaşlarıyla birlikte yardım ekibi oluşturan ve üç aileyi sevindiren Nilüfer Hanım süpersiniz…

Bir annemizi sevindiren Aysel Hanım sağ olun var olun…

Ve yıllardır birlikte çalıştığımız, ülkemizin dört bir yanındaki okullara yardım eden Anıl öğretmene de kocaman teşekkürlerimizi gönderiyoruz….

Bu hafta da bizlerden yardım bekleyenlere duyarsız kalmayacağınızdan eminim dostlar. Tüm talepleri aaral@hurriyet.com.tr adresimize bekliyoruz…

Yazının Devamını Oku

Yetiş Ayşe

Sevgili dostlar geçen hafta yayınlanan Yetiş Ayşe çok büyük ilgi gördü, bunun için hepinize ayrı ayrı teşekkür ederiz.

Bir annenin çığlığına sessiz kalamayan Ebru Hanım harikasınız… Gıda desteğinde bulunan Gökçe Hanım çok teşekkürler… Hızır gibi yetişen Serap Hanım iyi ki varsınız… Yetiş Ayşe’ye her zaman yardımcı olan Korhan Bey’e sonsuz teşekkürler… Pınar Hanım çok teşekkürler… İki ailemizin yardımına koşan Özlem Hanım süpersiniz… Yardım ekibiyle birlikte bu sefer de Yetiş Ayşe’ye koşan Şeyda Hanım harikasınız… Yine seve seve yardıma koşan Ozan Bey ne zarifsiniz… Gıda taleplerine duyarsız kalamayan Özdem Hanım’a çok teşekkür ederiz…

Bütçeniz doğrultusunda bir öğrenciye burs verebilir ya da bir aileye gıda yardımı yaparak yardımcı olabilirsiniz. Tüm talepler için aaral@hurriyet.com.tr adresimiz.

Bu haftaya gelen acil bir yardım isteği ile başlıyoruz. Ameliyat olacak kızımız için yardımcı olmak isteyen tüm dostları, doktorlarımızı ve hastaneleri göreve çağırıyoruz. 

KARACİĞER AMELİYATI OLACAK KIZIMIZA ÇOK ACİL YARDIM

Ayşe Hanım merhaba, ben Gıda Yüksek Mühendisi Gözde. Sizi ve birlikte çalıştığınız kişileri çok acil olan bir konu ile ilgili rahatsız ediyorum, daha önce hiç böyle bir yardım talebinde bulunmadım, nasıl yönlenebileceğimi de bilememekteyim açıkçası, öncelikle umarım kusuruma bakmazsınız. Ailemin ve benim çok yakinen tanığı, geçimini tarım işleri ile uğraşarak sağlamaya çalışan bir aile dostumuzun 23 yaşındaki üniversite mezunu kızı küçüklüğünden gelen bir karaciğer sorunu ile yaşamakta, bu sorun kızımızın yaşı ilerledikçe çok daha tehlikeli bir hal almıştır.

Kızımızın bu sorununu çözmek için hastane hastane dolaşılmış, en sonunda birçok doktor tarafından gerçekleşmesi gereken ameliyatı Türkiye'de sadece 3-4 kişinin yapabileceği belirtilmiştir. Bu kişilerden (diğerleri zaten yurt dışında yaşamaktadır), A… Hastanesi Öğretim üyesi Prof Dr. ile anlaşılmış, kendisi …. Üniversitesi Hastanesinde 70.000 TL karşılığında ameliyat edebileceğini belirtmiştir.

Aile kendi imkânları ile ücretin ancak 20.000’lik kısmını toparlayabilmiş, diğer geri kalan ücreti ise maalesef ve maalesef hala muallâkta kalmıştır. Aile parayı henüz toparlayamadığı için, kızımız maalesef hastaneye yatamayarak ameliyat olamamaktadır. Kızımızın sağlığı maalesef kötüye gitmekte olup, maalesef zaman aleyhimize işlemektedir. Kızımıza yardım etmek isteyenlere tüm bilgileri ve raporları sunabiliriz. Şimdiden yardımlarınız için çok ama çok teşekkür ederim.

HAYVANLAR İÇİN…

Yazının Devamını Oku
YAZARIN DİĞER YAZILARI
Yazarın Tüm Yazıları