GeriSeyahat Medyadan : MAGAZİN
MENÜ
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
  • Yorumlar
    3
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi
Medyadan : MAGAZİN

Medyadan : MAGAZİN

Yazılı basının, 2004’ün ilk 10 ayında en çok bahsettiği sanatçı Hülya Avşar’mış ama “reytingi” 2003’e göre düşmüş. Eh, Türk magazin basınının en çok Hülya Avşar’dan, İbrahim Tatlıses’ten, Cem Yılmaz’dan bahsetmesi, Türk magazin okurunun bu haberleri okuması normal, Fazıl Say, Arif Sağ yahut Kerem Görsev çıksaydı şaşardım.

Ama bu kadarını da beklemiyordum, gazetelerin bu kadar “dibe vurabileceğini.” Bakın Hürriyet’in marifet gibi haberine:

 

Gelinim Olur musun’ yarışmasındaki agresif tavırlarıyla tüm Türkiye’nin konuştuğu isim haline gelen Semra Türk, son bir ayda tam 390 habere konu olarak, bu alanda magazin dünyasının birçok ünlü ismini geride bıraktı. Ajans Press’in yaptığı araştırmaya göre son bir ayda İbrahim Tatlıses 385, Hülya Avşar ise 335 habere konu olurken, Semra Hanım’ı geçmeyi başaran tek isim 693 haberle Cem Yılmaz oldu.

 

Bu ayıp da Türk basınına yeter!

 

Hürriyet, 21 Aralık

 

 

*

 

KOMPLE OLABİLİR Mİ?

 

Ayşe Arman, bu pazar kendisine NOEL HEDİYESİ olarak bebek patiği, bebek hırkası, nazar boncuğu filan gönderen iki girişimci hanımdan bahsediyor, gelen hediyeleri anlatıyor, bu yenilikten bizi de haberdar etmeyi kendine bir borç biliyor ve söz konusu şirketin telefonlarını veriyordu. (AŞAĞIDA) Aynı gün, aynı gazetede Latif Demirci’nin yandaki karikatürü çizmesi kasıtlı mıydı, o kadarını bilemem... (YANDA-YUKARIDA)

 

İşte Derya ve Mutlu ile Noel sabahı böyle tanıştım.

 

Onlar sepetçi iki kadın!

 

Son derece ilginç bir iş yapıyorlar, sepet sepet yumurta, sakın beni unutma hesabı dünyanın en şeker sepetlerini hazırlıyorlar...

 

Şöyle ki, yılbaşı sepeti, Sevgililer Günü sepeti, doğum günü sepeti, Anneler Günü sepeti, Babalar Günü sepeti, özel gün sepeti, normal gün sepeti, asılma sepeti, kandırma sepeti, baştan çıkarma sepeti, af dileme sepeti, kur yapma sepeti...

 

Henüz inşa aşamasında olan siteleri hediyeciniz.com’a giriyorsunuz, oradan istediğiniz sepeti tıklıyorsnuz ve arzu ettiklerinizi sepete atıyorsunuz...

 

Yani bir tür kendi sepetini kendin dizayn et, yakınlarını mutlu et durumları. Ama vaktiniz yoksa, uğraşmak da istemiyorsanız sepeti onlar da yapabiliyorlar sizin yerinize hem de seve seve...

 

Ocak’ın ilk haftası hayata geçecek olan bu site, çok uzun süredir arkadaş ve ortak olan iki kadının ‘Yeter artık. 10 senedir tekstil acenteliği yapıyoruz. Yurtdışından sipariş alıyoruz. Artık yaratıcı bir işle meşgul olmak istiyoruz. Varsın çok para da kazanmayalım, yeter ki keyif alalım’ diye giriştikleri bir iş.

 

Hani vardır ya, hediye paketi yapmaktan hoşlanan, çok ince zevkleri olan, her şeyin orasına burasına kart tutuşturan tipler...

 

Bu kadınlar onlardan...

 

İnsanların hayatını kolaylaştırmak için böyle bir hizmet sunuyorlar.

 

‘Neden sepetciniz.com olmadınız?’ diyorum.

 

‘O ve benzeri isimlerin hepsi kapılmıştı. Yapabileceğimiz bir şey yoktu’ diyorlar.

 

Ben de bir taraftan kendi sepetimi açıyorum.

 

Neler çıkmıyor ki içinden...

 

Çığlıklar atıyorum.

 

Bebek patiği, bebek günlüğü, bebek çerçevesi, bebek oyuncakları, bebek hırkası, bir adet nazar boncuğu, uykusuz geçecek geceler için anneye son derece afilli bir kahve fincanı, bakar mısınız inceliğe, ayaklarımın altında dolaşan oğlum da unutulmamış, ona da kedi hediyeleri...

 

Ve nasıl güzel paketlenmiş her şey...

 

Mest oluyorum.

 

Ve bu yenilikten sizi haberdar etmeyi bir borç biliyorum.

 

Bakarsınız işinize yarar.

 

Ben de hamile hamile faydalı bir iş yapmış olurum.

 

Derya ve Mutlu’ya ulaşmak için:

 

0532 291 00 19.

 

(Ayşe Arman) Hürriyet-Pazar, 26 Aralık

 

*

 

HAYRET NASIL BULUŞMUŞLAR-1 ?

 

Aynı Hürriyet’te bir haber daha, yorumsuz, sadece başlığını veriyorum:

 

SEREN’İN (Serengil) ANNESİ BÜLENT ERSOY

 

Hürriyet, 21 Aralık

 

 

*

 

TELE-DIIT

 

Cengiz Semercioğlu’nun Full Ekran’ından arak...

 

Ebru Akel: Peki siz neden katıldınız bu yarışmaya?

 

Gelin adayı Billur: Kendime güveniyorum. İnsanlarla telekomünikasyonum kuvvetlidir.

 

Hürriyet-Kelebek, 21 Aralık

 

 

*

 

TRİPLE-DIIT

 

Şarkıcı Petek Dinçöz, ehliyet imtihanına üçüncü kez girmiş, yine alamamış. Vatan “Şarkıcılıkta yakaladığı başarıyı direksiyon başında yakalayamıyor” diyor. Eee, estetik ameliyat sahnede işe yarıyor ama, imtihanda yeterli değil tabii...

 

Vatan, 21 Aralık

 

 

*

 

HAYRET NASIL BULUŞMUŞLAR-2 ?

 

Ayşe Arman’ın Hürriyet “ana gazetede” 22 Aralık’ta çıkan yazısında, bir okur mektubu ve cevabı:

 

Yazılarınızı beğeniyle takip ediyorum. Siz takdir ettiğim bir yazarsınız. Efendim, şimdi söyleyeceklerimi yanlış anlamayınız: Ben bir ayak fetişistiyim. Ben hem sizin kişiliğinize hem de ayaklarınıza hayranım.


Yüz güzelliğiniz resmen ayaklarınıza vurmuş durumda. Yalnız yazılarınızın birinde, sağ ayağınızın 3. parmağının 3. ekleminin ve tırnağının olmadığını ihsas etmiştiniz. Ama 18.12.2004 tarihli Hürriyet gazetesinin ekinde, sağ ayağınızın 3. parmağında tırnak vardı. Acaba ben yanlış mı gördüm? Bakın, hiç önemi yok. Ben bir insanı sevdim mi her şeyiyle severim. Sağ ayağınızın 3. parmağının tırnağı olsun olmasın, size hayranlık duyuyorum. Kendinize ve bebeğinize iyi bakın diyorum. Rica etsem, mail adresime ayak resminizi yollayabilir misiniz
? (K. M Çakmak.)

 

CEVAP: Valla, olmayan tırnağın fotoğrafı da olmaz! Bilim henüz bunun çaresini bulamadı. Fotoşop denen bir şey var, ama tırnak için zahmete değmez. Fotoşopu yüzde botoks, bacakta selülit ilacı niyetine kullanıyorlar. Yani cumartesi günkü fotoğrafta gördüğünüz herhalde bir başkasının sağ ayağının 3 tırnağı! Asla hak etmediğim, ayaklarıma yaptığınız özel iltifatlar için de teşekkür ederim. Ama kendileri hiç bir zaman güzel olmadıkları gibi, bu son dönemde resmen pandispanya halindeler! Bu yüzden resmini filan yollayamam, beni mazur görün...

 

Hürriyet, 22 Aralık

 

 

*

 

TÜRKİYE’NİN EN İYİ TUVALETİ

 

Türkiye WC Kurulu 33 aday arasından ... “Türkiye’nin en iyi 9 tuvaletini” belirlemiş. Neden 10 değil de 9, bilmiyorum, ama ben aylardır bizim Kelebek’çilere söylüyorum, dinlemediler, “Türkiye’nin en iyi 10 umumi kenefi” sizi bekliyor diye...

 

Türkiye’nin en “iyisi” üstünüze afiyet, İstanbul-Bebek’teki balık lokantası Poseidon’un tuvaletişmiş.

 

Sizi bilmem, bu haberi okuyunca, koşup Poseidon’un tuvaletine edesim geldi! J

 

Hürriyet, 22 Aralık

 

 

*

 

SERİN DURUŞ’tan...

 

- Flash TV’de bir alt yazı: Azrail kadının canını alırken kameralara nasıl yakalandı?

 

- Lerzan Mutlu : Umarım 2004 yılı herkese mutluluk getirir! (Serin Duruş’un yorumu: Olmadı baştan...)

 

- Yaşar İpek: Kadınlarla erkekler % 50 – 50 olmasa da % 30 eşittir.

- Defne Samyeli: Semra Hanım, siz hep agresif ve asabi bir ruh hali içindeydiniz...
Semra Hanım: Teşekkür ederim!

- Dream TV’de bir kadın vi-cey: Ciddi anlamda bir takım uzuvlarım tavana vurdu

 

(Söylediği doğru olabilir çünkü Türkiye’de, beyninin yerinde g.t olanlar türedi son yıllarda...)

 

- ATV ana haberde, 17 yaşına gelen ilk Türk tüp bebeğin haber anonsu: O artık büyük tüp

 

Milliyet, 22-25 Aralık



*

 

OHA FİLAN BÖYLE OLUNUYOR ZAHİR

 

Türk medyası artık iyice dibe vurdu.

 

Sabah’ta ½ sayfa bir haber, Savaş Ay imzalı:

 

SEMRA HANIMA HACİZ ŞOKU

 

Ata’nın kredi kartı borcu yüzünden Semranım’ın (aynen böyle yazılmış) evine haciz geldi. Biz de tesadüfen (!) oradaydık.

 

Semranım dediği... hani o gelin-kaynana programındaki milli felaket...

 

Yok artık yahu, iki kelime okunacağım diye bu kadar da çatıyı indirmeyin!

 

Sabah, 22 Aralık

 

 

*

 

HATIRLATASI MI GELMİŞ

 

Müge Dağıstanlı “Geçenlerde Billur Kalkavan’ın bir sırrını öğrendim. Billur evde çırılçıplak dolaşıyormuş” diye yazmış.

 

Billur Kalkavan’ın hâlâ bir sırrı var mıdır, bilmiyorum ama... evde çırılçıplak gezdiğini anlattığı en az iki üç röportajını ben bile okudum...

 

Posta, 22 Aralık

 

 

*

 

İSTANBUL’UN NABZI BAKIN NEREDE ATIYORMUŞ

 

Vatan’ın ilavesi Vatan-34’ün sürmanşetinde göğüslerini avuçlamış bir tazenin fotoğrafı ve bir “haber” : Silikonlar yenilendi işler açıldı – 1,5 ay önce silikonları patlayan ve apar topar ameliyat masasına yatıp rektifiye olan Nilay Dorsa’nın operasyon sonrası işleri açıldı... “Yeni Yıla Adana Hilton’da DJ’lik yaparak gireceğim” dedi.

 

... haberiyle ilgili bir iki sorum var:

 

Vatan-34 ilavesi “İSTANBUL’UN NABZI BU GAZETEDE ATIYOR” sloganıyla çıkan bir İstanbul ilavesidir. Nilay Dorsa’nın patlayan memelerinin bu Şehri-Stanbul ile ne alâkası var? Bu haber niye İstanbul ilavesinin sürmenşetinde?

Acaba, İstanbul’un nabzı “orada” mı atıyor?


Yoksa... ilavenin sorumluları arasında Nilay Hanım’ın silikonlarıyla yakından ilgilenen biri mi var? Canım, bir doktor filan demek istiyorum...
J

 

İkinci soru: Gögüslere silikon taktırdı diye bir kadına niye... dicey’lik işi verilir? Bu konuda bir fikri olan var mı? Acaba, söz konusu otelde silikonlarla yakından ilgili biri mi var? J

 

Vatan-Vatan 34, 23 Aralık

 

 

*

 

HAFTANIN SPOTU

 

HOT’tan Saadet Özcan, Kurtlar Vadisi adlı dizide Nesrin rolünü oynayan İpek Tenolcay ile sohbet etmiş. Spot diyor ki: “Çakır’ın eşi olarak tanıdığımız, şu günlerde Memati ile kader birliği yapan Nesrin karakterini ete kemiğe bürüyen İpek Tenolcay...”

 

HO Tercüman, 25 Aralık

 

 

*

 

GELİN, KAYNANA DERKEN... SIRA DAMADIN SÜNNETİNE DE GELDİ!

 

Bizim “ünlülerden” kim bir halt eder de çuvallar, karizmayı çizdirirse, sanki kendisi pek bir matahmış da Türkiye kıymetini bilememiş gibi ... “Artık Türkiye’de yaşamak istemiyorum, Amerika’ya yerleşeceğim” diye ortaya çıkıyor.

 

Bunlardan, söylediğini yapıp Amerika’ya gidenler, üç beş ay sonra da, kuyruğu apış arasına kıstırıp, bir şey olmamış gibi geri gelenler oluyor.

 

Bir gazetenin hatırlattığı şekliyle “podyumda yürürken çocuk düşüren” (nasıl becerdiyse artık) manken Gizel Özdilli, bir hışımla gittiği ABD’den dönmüş demek ki, şimdi yeniden gündeme gelmek için, magazin gazetecilerinin de “sadece duygusal” destekleriyle, yırtınıyor.

 

Güneş’in sürmanşetindeki zâârif açıklaması:

 

Sevgilim (çok Amerikalı gibi gelmiyor ismi ama, Francesco adlı bir Amerikalı) bana evlenme teklif etti. Ancak annem sünnetsiz damat istemiyor!”

 

Bu güzellik bitmedi:

 

Şimdi benim mutluluğum, ünlü sünnetçi Kemal Özkan’ın maharetli ellerinde...”

 

Bence, bu atlatma haberi sürmanşet yapan Güneş, bir gazetecilik başarısına daha imza atsın ve, mesela, Francesco’nun sünnetsiz pipisiyle “söyleşi” yapsın!

 

Ayrıca, görsel malzeme yok mu, görsel malzeme?

 

Güneş, 25 Aralık

 

 

*

 

LAHAVLE

 

İdil Çeliker, Tüketici gazetesinde şöyle bir küçük ilana rastlamış:

 

Bir İstanbul Masalı'nda kullanılmakta olan 1971 model VW yürüyen aksamı çalışır vaziyette köfte arabası satılıktır.”

 

Güneş, 25 Aralık

 

 

*

 

KAFANIZA YATTI MI?

İngiliz radyo istasyonu Planet Rock dinleyicileri, tüm zamanların en iyi rock şarkılarını seçti. Led Zeppelin grubunun 1971'de çıkardığı 'Stairway to Heaven'ın birinci seçildiği listenin ilk 10'u şöyle:

 

1- Led Zeppelin - Stairway to Heaven

2- Lynyrd Skynyrd - Free Bird

3- Queen - Bohemian Rhapsody

4- Deep Purple - Smoke On The Water

5- Black Sabbath - Paranoid

6- Led Zeppelin - Whole Lotta Love

7- The Eagles - Hotel California

8- Led Zeppelin - Rock and Roll

9- AC / DC - Highway to Hell

10- Jimi Hendrx Experience - All Along the Watchtower

 

Milliyet, 25 Aralık

 

 

*

 

ÖNCE PROFESÖR DOKTOR SONRA ÖĞRENCİ OLUNSAYDI MESELA...

 

“Reyting rekorları kıran” (ıyğ!) Kurtlar Vadisi dizisinin (iddialara göre Kadiri Tarikatı kadrosundan) esasoğlanlığına terfi eden Polat rolündeki Necati Şaşmaz, öğrencilerle sohbet ederken itiraf etmiş:

 

Hayır, (Polat karakterinin üzerime yapışmasından) korkmuyorum. Zaten Müşfik Kenter’den oyunculuk dersi alacağım...”

 

Bu TİPİK bir Türkiye vakasıdır.

 

Önce en çok seyredilen televizyon dizisinin başoyuncusu olursun, sonra ... Müşfik Kenter’den oyunculuk dersi alırsın!

 

Önce “in mekanlarda” (in dediğim İngilizce in, moda olan manasına, ayı ini değil... gerçi o mekânları genellikle ayı babasının çaldığı paraları yiyen ayıcıklar tercih ediyor ama...) gecesi 50 bin dolara şarkıcı olursun, sonra Udi Bilmemkim’den şarkı söylemeyi öğrenirsin.

 

Önce başbakan olur... Neyse, uzatmayalım!

 

Vatan, 26 Aralık

 

 

*

 

TECRÜBEYLE SABİTTİR Kİ...

 

Artık rahat ulaşılacak... diyor başlık. Modacı Cemil İpekçi “Size ulaşmak çok zor, arıyorum ama bulamıyorum” diye, bir davette karşılaştığı Milli Eğitim Bakanı Hüseyin Çelik'e şikayet edince, Çelik cep telefonunun numarasını vermiş de... İpekçi artık istediği zaman ulaşacakmış.

 

Tecrübeyle sabittir, Cemil Beyciğim, ilk bir iki aramanızda koruma çıkacak karşınıza, bir iki kere Bakan Bey’e ulaşabileceksiniz iyi kötü.

 

Ardından “Aradığınız numara artık kullanılmamaktadır...” ile idare etmeye alışacaksınız.

 

Bakan Bey’in işine gelmezse, Başbakan ve Özel Kalem Müdiresi hariç, kimse ulaşamaz kendisine...

 

Posta, 26 Aralık

 

 

*

 

HETEROSEKSÜEL OLMA ENDİŞESİ

 

Burhan Ayeri diyor ki:

 

Kafa yapısı bozuk, sapık cinsel eğilimlilerin medyada iyi yerler bulup, üstüne üstlük bolca para kazandıkları dönemdeyiz. Bunların, ‘üçüncü cinsi’ temsil ettiklerine dair sözlerine inanmayın sakın. Her tarafları yamuk yumuk, gazeteci bozuntularının sığındığı laf ‘solculuk’. Hani adam – ya da adı her neyse – komünist olsa, saygı duyarız. Bunlar resmen bölücü...” (Güneş, 26 Aralık)

 

Ya Ayeri’nin kafası karışık ya benimki, ne dediğini anlamadım çünkü ama, Gönül T. adlı Mersinli bir hanımın bana (Serdar Abla misali) yazdığı imdadî e-posta geldi aklıma.

 

13 yaşındaki oğlunun kızlarla fazlaca ilgilendiğinden yakınan Gönül Hanım, “Çocuğumun heterosektüel olmasından endişe ediyorum, Serdar Bey” diyordu, “Ne büyük bir türkücü, ne sanatçı, ne köşe yazarı olamayacak bu gidişle...”

False
Haber Yorumlarını Göster
Haber Yorumlarını Gizle