GeriSevil Erdoğan Yasak Helva Memleket Hasretiyle Avare Yaşamış Bir Müzisyenin Hikayesini Anlatıyor
MENÜ
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

Yasak Helva Memleket Hasretiyle Avare Yaşamış Bir Müzisyenin Hikayesini Anlatıyor

Yasak Helva Memleket Hasretiyle Avare Yaşamış Bir Müzisyenin Hikayesini Anlatıyor

"Alternatif ve folk müzik sahnesinin sevilen grubu Yasak Helva’nın yeni teklisi ‘To Dervisaki’, 100 yıllık bir İzmir şarkısı. “100 yıl öncesinin memleket hasreti, 100 yıl sonrasında, büyümüş ve karmakarışık olmuş bir dünyanın tınısında olsun istedik” diyor grup. Şarkıda memleket hasretiyle avare bir şekilde yaşayıp giden bir müzisyenin hikayesi anlatılıyor. Yasak Helva; birbirinden farklı müzikal geçmişlere sahip olan üç müzisyen Salih Korkut Peker, Onur Ertem ve Hakan Görkem Bıyık tarafından kuruluyor. Grup, tarzını ‘electric folk’, ‘progressive folk’ olarak nitelendiriyor. “Çok farklı müzik türleri ile hayatlarını geçirip, en sonunda İzmir’de birbirini bulmuş 3 kişilik, bol kalorili bir yolculuk türü diyebiliriz.” Bir araya geliş hikayelerini bu cümlelerle anlatan Yasak Helva’nın ‘1 Mumdur 2 Mumdur’ ve ‘Silifke Zeybeği’ cover’larını da mutlaka dinlemelisiniz. Yasak Helva, yeni teklileri ve müzikleri hakkındaki sorularımı yanıtladı. "

Sevgili Yasak Helva yeni çalışmanız ‘To Dervisaki’ vesilesi ile bu röportajı yapıyoruz. Haliyle ilk soru da bu şarkıyla ilgili. Şarkı 100 yıllık bir İzmir şarkısı. Bize hem şarkının hikayesini hem de sizin şarkıyı dinleyiciyle buluşturma hikayenizi öğrenebilir miyiz?

‘To Dervisaki’, İzmirli müzisyen Evangelos Papazoglou’nun, yoğun İzmir hasretiyle yazdığı, rebetikonun ilk dönem örnekleri arasında sayabileceğimiz bir şarkı. Sonraki yıllarda, yine İzmirli olup, ABD’ye göç etmiş olan şarkıcı Marko Melkon Alemşeryan tarafından iyice meşhur bir şarkı haline gelmiş. Bizler de çok farklı zamanlarda, aileleri Balkanlar’dan ve Girit’ten Anadolu’ya göç etmiş ailelerin çocukları olarak, bu tutkulu memleket hasretini, kendi müziğimizle birleştirmek istedik. Şarkıyı prova ederken hep bir reggae ritminin içine sürükleniyorduk ve konserlerde de böyle çalmaya başladık. Single sürecinde de düzenlemeyi yapan basçımız Hakan Görkem Bıyık’ın bir süredir kafasında olan, ‘canlı çalınmış elektronik ritimler’ ile yola çıktık. 100 yıl öncesinin memleket hasreti, 100 yıl sonrasında, büyümüş ve karmakarışık olmuş bir dünyanın tınısında olsun istedik. ‘To Dervisaki’yi (Yunanca’da derviş kelimesi sıklıkla, avare ve serkeş yaşayanlar için kullanılır) her çaldığımızda, memleket kelimesinin din, dil, ırk demeden her insanın içinde büyüyen bir tutku olduğunu tekrar tekrar fark ediyoruz.

Yasak Helva Memleket Hasretiyle Avare Yaşamış Bir Müzisyenin Hikayesini Anlatıyor

Bugüne dek yaptığınız çalışmalardan ve bulunduğunuz platformlardan bahseder misiniz?

2017 yılında bir araya geldik ve tek derdimiz, sadece canımızın çektiği şekilde çalmaktı. Bu derdimizin yanına herhangi bir ‘sektörel’ kaygı koymadan aynen devam ediyoruz. Bu sayede yaptığımız kayıtlar ve videolarla, daha albümümüz çıkmadan Tunus Caz Festivali’nden, dünyanın en önemli müzik organizasyonlarından biri olan Macaristan’daki Sziget Festivali’ne kadar uzandık. İlk kaydımız ‘Silifke Zeybeği’, farklı ülkelerde de satışa çıkmış, Ironhand Records’un Saz Power saykodelik toplama albümünde yayınlandı. Ekim 2019’da ise ilk albümümüz Rektefe’yi dijital platformlarda yayınladık. 2020 sonbaharında da Tuva Türkleri’nin gırtlak vokal tekniğinin başarılı icracısı Akdeniz Erbaş ile bir Tuva ezgisi olan Eki Attar (İyi Atlar)’ı yorumladık. Ülkemizde de, başta İstanbul Caz Festivali olmak üzere, birçok festival ve mekanda müziğimizi insanlarla paylaştık.

2019’da yayınlamış olduğunuz Rektefe’de ‘1 Mumdur 2 Mumdur’ benim en sevdiğim yorumlardan biri oldu? Yakın gelecekte sizden yine böyle coverlar dinleyecek miyiz?

Çok teşekkür ederiz. ‘1 Mumdur 2 Mumdur’, sanırım bizim müzikal yelpazemizi en net anlattığımız yorumlarımızdan biri olabilir. Funk’tan black metal’e uzanan bir yelpazeyi, halayın içine katmak çok keyifli bir tecrübeydi bizim için. Yakın gelecekte, cover’lar Rektefe albümündeki kadar ağırlıkta olmayacak. Özellikle yeni albümümüzün hemen hemen tamamı Yasak Helva parçalarından oluşacak.

Sizi hiç dinlememiş dinleyiciler için ne tür bir müzik yaptığınızı anlatır mısınız?

Sektörel etiketlerle anlatmamız gerektiğinde ‘elektrik folk’ ya da ‘progressive folk’ diyoruz. Kendimizce anlatmamız gerekirse, her şeyin birbirine karışıp, birbiriyle kaynaştığı Anadolu’da yaşayan müzisyenler olarak, ucu nereye varacağı belli olmayan karışımlar yapıyoruz.

Yasak Helva’da kim kimdir? Sizi daha yakından tanımak isteriz.

Yasak Helva, Onur Ertem (Davul, perküsyon), Salih Korkut Peker (cümbüş, çağlama, perdesiz gitar, vokal) ve Hakan Görkem Bıyık (bas, perdesiz bas, vokal)’tan müteşekkil, çok farklı müzik türleri ile hayatlarını geçirip, en sonunda İzmir’de birbirini bulmuş 3 kişilik, bol kalorili bir yolculuk türü diyebiliriz.

False