‘Yanlış Biriyle Doğru Hikaye’ Yaşadığımız İçin mi ‘Eksik’ Kalıyoruz?

Batu, Batu, Batu seni çok dinleyeceğiz buna adım kadar eminim. Batu Akdeniz başucu isimlerimizden olacaksın. Yıllar içinde senin ismin daha da büyüdüğünde seni ilk dinleyen ve seven dinleyicilerin bununla gurur duyacak. Sen de bütün bunları sonuna kadar hak edeceksin çünkü çok ‘iyisin’. Şair tarafın müzisyenliğinle yarışıyor.

Haberin Devamı

Yazdığın şarkıların sözleri dinleyeni resmen içine çekiyor. ‘Eksik’i, ‘Yanlış Biriyle Doğru Hikaye’yi, ‘Artık Bi’ Manyağın Var’ı ya da ‘Hayat Böyle’yi dinlerken kendimi şarkının hikayesinin içinde buluyorum. Ben de aynen böyle şeyler yaşadım, bunları hissettim diyorum. Aşkların, şarkıların, ilişkilerin sentetikleştiği bir ortamdan bizi çekip çıkarıp gerçek duygularımızla yüzleştiriyorsun. Bir soluk alıyoruz. Biri tarafından aynen şarkılarında anlattığın gibi sevilmek ve o tutkuyu hissetmek istiyoruz. Sen bize işte böyle tutkulu bir hediye verdin. 

Batu Akdeniz, Yavuz Çetin’i, Teoman’ı, Bon Jovi’yi çok seviyor. Grup kültürüne değer veriyor ve grup arkadaşlarına çok bağlı, müzik yolculuğunda onların hep yanında olmasını istiyor. Çok seviyor ve sevgisini göstermekten de çekinmiyor. Hayatında konforlu alanını sevse de aşk ve ilişkiler söz konusu olduğunda konforlu alanından çıkıp duygularını sonuna kadar yaşıyor. 

Haberin Devamı

Bu yetenekli genç adamı ve müziğini yaptığımız söyleşide daha iyi tanıyıp anlayacaksınız.

Mahmure: ‘Yanlış Biriyle Doğru Hikaye’ yaşadığımız için mi ‘Eksik’ kalıyoruz?

Batu Akdeniz: Olabilir… ‘Eksik’i yazarken aslında onu ‘Yanlış Biriyle Doğru Hikaye’ ile ilişkilendirmek gibi bir fikrim yoktu. O sırada Jack London’ın Martin Eden romanını okuyordum, en sevdiğim romandır. Boynumdaki dövmem de onunla ilgili. Çok etkilenmiştim. Yaşadığım şeylerden yola çıkarak yazdığım iki parça. 

Mahmure: Böyle bir adamın varlığı biz kadınlar için de umut verici. Sevgisini göstermekten korkmayan, çekinmeyen senin gibi adamların olması ne kadar güzel.

Batu Akdeniz: Bunun iyi tarafları da kötü tarafları da var. Ama ben iyi ve kötü yaşadıklarımdan ibaret bir adam olduğum için bir sorun yok(gülüyor).

Mahmure: ‘Yanlış Biriyle Doğru Hikaye’ şarkısında doğru hikayeyi yakalıyorsun ama yanlış biriyle yakalıyorsun bunu hepimiz yaşıyoruz ve anlatmak istediğini hücrelerimize kadar hissediyoruz. ‘Eksik’ şarkını ‘loop’a aldım ve takıntılı bir şekilde dinliyorum. Kendimi dinlemekten alıkoyamıyorum. Şarkıda anlatılan hikayenin içinde buluyorum kendimi.

Haberin Devamı

‘Eksik’te her bir duygu tastamam yerine oturmuş durumda. Şarkının bendeki hissi şöyle: ‘İki aşık arasında gelinen son aşamada belki ortada fiziksel olarak bir şey kalmamış ama bir taraf üzerindeki etkisi, duygusal izleri hala unutamayan tarafın hücrelerine kadar işlemiş vaziyette. Diyorsun ki artık ‘azat et özgür bırak beni’. Ben dinlerken böyle hissettim, sana bu şarkıyı yazdıran duygu nedir?

Batu Akdeniz: Doğru hissetmişsin, bir yalvarış parçası o. Bir yandan yaşantıları atlatamıyorsun, öte yandan yaşamaya devam ediyorsun çünkü adapte olmak zorundasın hayata hayatta kalabilmek için. Üzerindeki etkisi o kadar büyük ki gittiğin her yerde onu görüp yaşadığın her anda onu yaşıyorsun. Bazen tekrar olmasını istersin ama yeni bir şeye başlamak değil de geçmişe dönmek istersin, çünkü içinde yaşattığın insan aslında olandan farklı biri. Ben bu şekilde hissetmiştim.

Haberin Devamı

Mahmure: Seni o kadar iyi anlıyorum ki...

Batu Akdeniz: ‘Ne bir eksik ne bir fazla gibi ne bi’ galip ne bi’ mağlup gibi’ derken  ‘egonu bir kenara bırak ve sal beni’diyorum ama aslında bu karşı tarafı ilgilendiren bir durum değil. Bu benimle ilgili bir şey. Ama ben içimdeki onunla konuşuyorum. Yani onun kendisiyle fiziksel olarak konuşmuyorum. Bu yakarışı ona yapmıyorum içimdeki ona yapıyorum, içimde yaşayan ona yapıyorum. 

Mahmure: Şarkı isimlerin de çok iyi. Şarkının ismi bize nasıl bir hikaye dinleyeceğimizi söylüyor. Şarkı isimlerin tüm sözleri yazıp bitirdikten sonra mı çıkıyor yoksa diyelim bir aşk yaşanıyor onun bir teması bir başlığı oluyor ve arkasından sözleri mi geliyor?

Haberin Devamı

Batu Akdeniz: Aslında şarkı ismi bulma konusunda biraz kötüyüm (gülüyor).

Mahmure: Bana çok yaratıcı geldin çok nokta atışı yapan isimler buluyorsun, şarkının hikayesini isminden anlayabiliyorum.

Batu Akdeniz: Bu EP’deki isimlere daha çok grup arkadaşlarımla karar verdik. Ben solo sanatçı gibi görünsem de biz grupça Batu Akdeniz’iz. Grup kültürüne çok inanıyorum. Ben Batuhan’ım aslında, biz birlikte Batu oluyoruz. O yüzden üretimimin her aşamasında grup arkadaşlarımın çok fazla emeği ve değerli önerileri var. ‘Eksik’ ismini gitaristim Che buldu. Ama hakkımı yedirmeyeyim ‘Yanlış Biriyle Doğru Hikaye’yi ben buldum. O parçayı ilk olarak İngilizce yazmıştım sonra Türkçe’ye dönüştürdüm. . 

Haberin Devamı

Mahmure: Çünkü o kadar çok insanın yaşadığı bir durumu şarkı yapmışsın ki hepimiz zaman zaman ‘Yanlış Biriyle Doğru Hikaye’ yaşıyoruz ve bunun bir yaşı da yok. 

Bu arada Heavy Sky adında bir grubunuz vardı sen Batu Akdeniz olarak devam etmeye başladın ama hala grup kültürüyle ilerliyorsun buna değer veriyorsun. Batu Akdeniz iken de grupsunuz bir nevi değil mi?

Batu Akdeniz: Yüzde yüz öyle. Ben “Bugünkü konsere gitaristim gelemiyor, başka gitarist çağırayım o bizi idare etsin" adamı değilim. Benim gitaristim olacak o gün orda. İki yıl, on yıl, yirmi yıl sonra da hep aynı adamlarla, bu adamlarla çalışmak istiyorum.

Mahmure: Grup arkadaşların bu konuya nasıl bakıyor?

Batu Akdeniz: Aynı yola baş koyduğumuz için, bir taraftan da çok sağlam dostluğumuz olduğu için istediğimiz grup havasını sağlayabildik. Yaşlarımız yetmese de gelenek olarak hepimiz  70’lerin grup kültüründen gelen insanlarız çünkü ruhlarımız o taraflara ait. Hangi tarz müzik yaparsam yapayım  onları her zaman bu işin içerisinde tutmak istiyorum. Mesela gitaristim Che’nin sesi çok güzel, isterim ki bir şarkıda o söylesin ben gitar çalayım. Biz böyle bir ekibiz. 

Mahmure: Sadece grup arkadaşı değil birbirini seven dostlarsınız aynı zamanda.

Batu Akdeniz: Sizin dostluğunuz seyirciye de geçer. Seyirci hiçbir zaman önde kendini paralayan bir solist ve yere bakan eşlikçi müzisyenleri izlemek istemez. Herkes o enerjiyi paylaşmalı.

Mahmure: Aranızdaki bu dayanışma ve birlikte üretme tutkusu ortaya bu şahane işleri çıkarıyor.

Batu Akdeniz: Müzik böyle ortaya çıkıyor.

‘Yanlış Biriyle Doğru Hikaye’ Yaşadığımız İçin mi ‘Eksik’ Kalıyoruz

Mahmure: İstanbul’a taşındın mı Ankara’da mısın hala?

Batu Akdeniz: İstanbul’a yeni taşındım. Benim haftamın 2-3 günü Ankara’da geçiyor. Haftamın 4 günü de İstanbul’da geçiyor yani biraz yorucu. Tüm ekip arkadaşlarım Ankara’da. Kayıtlarımı Ankara’da alıyorum ve ailem Ankara’da.

Mahmure: Ankara’dan sonra İstanbul’da yepyeni bir hayata geçiş yaptın nasıl hissediyorsun?

Batu Akdeniz: Ben yengeç burcuyum yani ‘comfort zone’ adamıyım (gülüyor). Konforlu bir alanım olmalı, istediğimde evde olabilmeliyim, ev hissiyatım olabilmeli işte bu yüzden İstanbul’da Kozyatağı’nda oturuyorum (gülüyor). Kozyatağı İstanbul’un Ankara’ya en çok benzeyen yeri olabilir. Çok sessiz, sakin ve düzenli. Her şey elinin altında. Kendi alanına çok düşkün biri olarak şu an için doğru bir yerde olduğumu hissediyorum.

Mahmure: Sen başkasının evinde de pek kalamazsın günün sonunda evine dönmek istersin değil mi?

Batu Akdeniz: Evet, bazen rahatsız olurum ama başkasındaki yemeği severim.

Mahmure: Müziği İstanbul piyasası yönlendiriyor ve her şeyin kalbi İstanbul. Yalnız şu da bir gerçek ki Ankara’dan çok yetenekli müzisyenler çıktı ve hala çıkmakta. İki kentin bu anlamda güzel bir alışverişi var. Birçok iyi müzisyen Ankara’dan çıkıyor İstanbul’da ise büyüyor.

Batu Akdeniz: Ankara’da canınız çok sıkıldığı için mecbur kafayı müziğe yoruyorsunuz. Huysuz gri şehrimizde konsantre olabilmek kolaydır.

Mahmure: Grup arkadaşların hala Ankara’da onlarla kayıtları Ankara’da yapıyorsunuz. Onların da buraya gelmeleri söz konusu mu?

Batu Akdeniz: Evet, bütün kayıtları orada yapıyoruz. Onları buraya çağırmak, çekmek istemem çünkü onların da bir hayatı var ve bu iş bir fedakarlık işi ve benim ismim üzerinden yürüyor, öyleyse fedakarlığı başta ben yapmalıyım. Ankara benim için de iyi oluyor rehabilite oluyorum açıkçası. 

Mahmure: İlk Türkçe single’ın 2018’de çıktı ve şimdi de ‘Yarın Yokmuş Gibi’ EP olarak yayınlandı.

Batu Akdeniz: 2018’in Ekim ayında bir single sonra ‘Hayat Böyle’ EP’si oldu. ‘Yanlış Biriyle Doğru Hikaye’ şimdi de‘Artık Bi’ Manyağın Var’ ve ‘Eksik’ çıktı.

Mahmure: Biraz ‘Artık Bi’ Manyağın Var’ şarkını konuşmak istiyorum. Çok seksi bir parça, hepimiz ‘yarın yokmuş gibi’ sevilmek istiyoruz. Kendini ‘aşktan sakınmıyor, üzülmekten korkmuyorsun’.

Batu Akdeniz: O daha seksi bir aktarım. Bir taraftan da karşıdakinin gönlünü almaya çalışan bir tavrı var. “Batırdık ama toparlarız çünkü artık eminim seni ne kadar istediğime ve sevdiğime, sen de buna emin ol” diye bağırıyor. 

Mahmure: Bir de ‘Yaşasın Kötülük’ şarkısı var ki çok eğlenceli ve konserlerinde seyirciyle beraber ‘çıldıracağınız’ şarkılardan.

Batu Akdeniz: O biraz daha benim içimdeki punk karakterin ortaya çıkması. Naif bir adam olarak tanınan biriyim sosyal çevremde. Öyle bir şarkı yapmama şaşırdı insanlar. Daha önce yazmadığım tarzda bir parça. Çalıp eğlenip çok fazla umursamayacağımız tarzda, çaldıktan sonra insanların yüzlerinde bir tebessüm bırakması için yapıldı 

‘KÜLT BİR TÜRKÇE ROCK ALBÜM’ YAPMAK İSTİYORUM 

Mahmure: Yaptığın yeni şarkılar nasıl şarkılar olacak?

Batu Akdeniz: İlk kez dile getiriyorum sanırım, kült bir Türkçe rock albümü yapmak istiyorum. İki tane EP yaptım bunu 1.5 senelik bir süreye sığdırdım.

Şimdiyse 10-11 parçalık baştan sona bir hikaye anlatan kocaman bir albüm yapmak istiyorum. Yaptığım her şeyden daha büyük. Yazdığım en büyük sözlerin, en yüksek çığlıklarımın ve en duygulu melodilerimin ortaya çıktığı. Bunu sadece bestecilik bazında değil, prodüksiyon bazında da gerçekleştirmek istiyorum. Elimde 25 kadar şarkı var, şu an elemelerini yapıyorum ve yavaştan kaydediyoruz.

Mahmure: Demek istediğin şeyi şarkı sözlerinde çok net anlatabildiğini düşünüyorum. Yapmak istediğin Türkçe kült rock albümünde de istediğin etkiyi yaratacağına inanıyorum. Senin şarkılarındaki sözleri dinlerken ‘Ha işte ben de tam bunu yaşadım ve bu duygu daha iyi anlatılamazdı’ o yüzden yeni albümünü şimdiden merak ettim albümün çıkacağı tarih belli mi? Ve çıktığında o yeni albümün röportajını da yapalım.

Batu Akdeniz: Umarım 2020’nin sonbaharı. Önden single da vermeyi düşünüyorum ama şu an tabi daha kayıt sürecindeyiz. Daha bir şey söylemek için çok erken. 

Mahmure: Ben şimdiden heyecanlandım, bu albümde neler yapabileceğini görmek için sabırsızlanıyorum.

Batu Akdeniz: Ben de heyecanlıyım çünkü bu sefer ne istediğimi ve nasıl istediğimi tam olarak biliyorum. Özgür hissediyorum.

Mahmure: Hangi tarzları birleştirmek istiyorsun?

Batu Akdeniz: Ritmik ögeleri işin içine daha çok katacağım. Orkestrasyon ve yaylılara yüklendiğim parçalar ve anlar olacak. Belki bir şarkıda hip-hop ve rocknroll'u birleştiririm.

İki tane cover yayınlamayı istiyorum bu albüme kadar. Onları da tamamen kendi tarzımda yorumlayacağım. Bir tane Yavuz Çetin parçasını cover’layacağım. Bir de The Animals’ın seslendirdiği ‘House Of The Rising Sun’. Bunların hakkını vermek istiyorum, “macun" olmadan saf rocknroll. Nisan başında bir tane akustik EP çıkıyor. Son yayınladığım ‘Yarın Yokmuş Gibi’nin akustik versiyonları olacak. 

Mahmure: Sen rock müziği yeniden öne taşıyacak isimlerden olacaksın 2020’lerde.

Batu Akdeniz: Birlikte göreceğiz, bunu istiyorum. Tarzlar değişir, dönemler değişir, dünya müziğinde  her on yılda bir başka bir tarz öne çıkar ve bu demek değildir ki öbür tarz öldü. 2000’li yıllarda herkes Türkçe Rap için “Türkçe Rap mi olur, Rap bizim kültürümüze ait değil, saçmalıyorsunuz, böyle bir şey olmaz” diyordu. Bunu yapımcılar menajerler,gazeteciler ve hatta müzisyenler de söylüyordu. Ben Sercan’ı (Ezhel) Ankara’dan tanıyorum. 2008’de bile Sercan rap yapıyordu. Ceza nasıl 2000’lerde bir öncü olduysa Sercan şimdi 2010’larda bir öncü oldu. Her on yılda bir, bir tarz öne çıkıyor. Bu güzel bir şey. Bunu rock ya da başka bir tarz için “öldü" şeklinde dillendirmek doğru ve yerinde olmaz. 

Mahmure: Şarkıların duyuluyor, tanınıyor, paylaşılıyor. Sen ne hissediyorsun şarkılarını çalınırken duyduğunda, konserler verdiğinde?

Batu Akdeniz: Alışmaya çalışıyorum(gülüyor). Geçen Ankara’da bir kafeye gittim, benim şarkım çalıyordu hatta espri yaptım kötü kötü şarkılar çalıyorsunuz diye gülüştük oradakilerle. Daha tam idrak edemedim olanları, benim için çok yeni bir duygu bu ve çok kısa zamandır Türkçe müzik yapıyorum.

Mahmure: Her şey üst üste geldi değil mi taşınman müzikle ilgili yeni çalışmalar Türkçe müziğe geçişin biraz başın dönüyor mu bu hızdan?

Batu Akdeniz: Askere de gittim bu arada. Ama müzik yapmak için gerekli enerjiyi tüm vücudumda ve ruhumda hissediyorum bu yaşlarda ve bu olanlardan, bu hızdan şikâyet edemem.

Mahmure: Batu bir de saçlarını uzat kes diyenler var sana nedir bu saç durumun?

Batu Akdeniz: Eskisi kadar uzatmayacağım çünkü artık kontrolden çıkmıştı, sabahları ağzımda saçımla uyanmak istemiyorum artık (gülüyor).

Mahmure: Aşk ve ilişkiler hayatında çok belirleyici, şarkılarını yaptıran temel motivasyonun. İlişki bitse de içinde bir türlü bitmiyor senin için bir ilişki ne zaman bitmiş oluyor?

Batu Akdeniz: Ben geçmişle iç içe yaşayan bir insanım, 6 yaşındayken de 4 yaşımdaki halimi özlüyor olabilirim (gülüyor). Bazen yeni ilhamları eski hatıralarda bulabilirim, bir şekilde yaşadığım hatıraları hep canlı tutmak zorundayım bu bana bazı zamanlar ne kadar acı verse de, ben böyleyim. Yaşadığım her şeyle gurur duyuyorum. Yaşadıklarımı ve bir zamanlar hissettiklerimi gururla taşıyorum, eğer birini çok sevdiysem çok sevmişimdir, hakkını vererek sevmişimdir, ne mutlu bana. Beni bağlayan tarafı bu. Bu soruya genelleme yaparak cevap vermem imkansız yine de.

Mahmure: Eski sevgiliyle arkadaş kalır mısın?

Batu Akdeniz: Ben arkadaş kalınabileceğine inanmam. Gerek yok bir de. Benim zaten çok arkadaşım var yahu! Ama her arkadaşımın elini tutup Cihangir’de, Tunalı'da gezmeyi de istemiyorum. Ortada bir zamanlar yaşanmış yüce bir aşk varsa arkadaş kalınamaz, bir gün bir kıvılcım olur, ortalık karışır (gülüyor).

Mahmure: Ortalık karışır tabii çünkü o arkadaş kalmalarda bir tarafın ilgisi devam ediyordur o yüzden biri diğerinin hayatından çıkmak istemez kendini unutturmak onun kadrajından çıkmak istemez.

Batu Akdeniz: Bir ana bakar. Bir kıvılcıma bakar ortalığın karışması. Ben hiç taraftarı değilim, “bitir hoca bitir" diyorum (gülüyor).

Mahmure: Kıskanç mısın Batu?

Batu Akdeniz: Kıskancım ama hayatı zindan edercesine değil. Karşımdakinin alanına saygısızlık etmeden kendi içimde mutlaka kıskanırım. 

Mahmure: İflah olmaz bir aşık olarak bu röportajı okuyanlar için ayrılık acısıyla sen nasıl baş ediyorsun? Belki şu an acı içindeki birine iyi gelecektir söyleyeceklerin.

Batu Akdeniz: Yaşadığınız şeyden gurur duyun derim. Birini çok sevdiyseniz bu utanılacak bir şey değil. Terk edildiyseniz bu utanılacak bir şey değil. Birini çok sevme potansiyeliniz varsa ama bu hoş karşılanmayacak bir şeyse bile umursamayın ve duygularınızın arkasında olun. Bence aşk hayatı güzelleştiren bir şey. Bunu yaşama ihtimaliniz, potansiyeliniz varsa sonunuzu düşünmeden yaşayın derim. Çok acı çeker misiniz kesinlikle çekebilirsiniz. Ama güzelliği de burada. İpin üzerinde yürümek gibi. 

Mahmure: Öfke duyar mısın?

Batu Akdeniz: Kesinlikle duyarsın ama zaten bütün bunları yapmaya cesaret edebiliyorsan aşık ol. 

Mahmure: Bütün bunlar senin beslendiğin de noktalar ve senin yeteneğine yansıyan duygular. Hiç başka bir iş yapmayı düşündün mü?

Batu Akdeniz: Gazetecilik okumaya çalıştım Ankara Üniversitesi İletişim Fakültesi’nde. Gazetecilikte iki sene okudum ve ayrıldım. Hukuk dersinde şarkı sözü yazıyordum. Hazırlığı atlamıştım, annemler bir sene serbestsin ne istiyorsan onu yap dediler ve hala o bir seneyi değerlendiriyorum (gülüyor).

Mahmure: Müzik hayatına hangi aşamada girdi?

Batu Akdeniz: Benim iki dönemim var, beş yaşında Ankara Çok Sesli Müzik Derneği’ni kazandım. Orada çok yetenekli bir çocuk koromuz vardı. Cumhurbaşkanlığı Senfoni Orkestrası’nda konserler veriyorduk.  Dedem bana bir klavye almıştı o şekilde ben müzik kabiliyetimi keşfettim, yoksa bizim ailede teyzem dışında bir sanatkar yoktur. Benim dinlediğim müzikleri dinleyen biri de yoktu aslında. Korodan sonra bir dönem tamamen ara verdim. Çok sıkıldım korodan, müzikten hiç ilgimi çekmiyordu. Sonra çok yakın bir arkadaşım gitar kursuna yazılmaya gitti, ben de ona eşlik etmeye gittim ama yazılmak falan aklımda yok. Arkadaşım kursa yazılırken konuştuğu öğretmen(Serkan abi)bana “Niye sen de yazılmıyorsun, bak koro geçmişin de varmış" dedi. Tamamen tesadüfi bir şekilde gitara başladım ve devamı geldi. Bu ikinci döneme gitarist olarak başladım . Sesim o yaşta çok kötü çıkıyordu. Sesim oturduktan sonra tekrar söyleme başladım. 

Yazmaya başlamam Ankara Üniversitesi İletişim Fakültesi yıllarına denk geliyor. 2012 olmalı. Şu an Hacettepe’de konservatuar bölümündeyim ama eğitimim yarım yamalak devam ediyor. Okulla ilgili çok fazla idealistliğim yok çünkü zaten yapmak istediğim şeyi yapıyorum. Gittiğim yoldan memnunum.

Mahmure: Hedefler koyuyor musun?

Batu Akdeniz: En büyük hedefim Türkiye’de stadyum konseri verebilecek bir duruma gelmek. Türk bir rock grubunun herhangi bir yabancı gruba muhtaç kalmadan 50 bin kişiyi doldurduğu bir stadyum konseri. Türkiye için en büyük hayalim bu. Yurt dışında da yine İngilizce müzik yapmayı çok istiyorum. Amerika’da arkadaşlarım var müzisyen, müziğin içinde olan insanlar. Bir gün Amerika’da ya da İngiltere’de müzik yapmayı çok isterim. Tekrar İngilizce albüm yapmayı çok isterim. Ama önce burada kanıtlamam gereken çok şey var. Rocknroll’a karşı duygusal bir bağım olduğunu hissediyorum, dinlediğim insanlara karşı bir sorumluluğum olduğunu hissediyorum. Önce Türkiye’de yeni bir şeyler kanıtlamayı isterim.

Mahmure: Sen kimleri dinliyorsun?

Batu Akdeniz: Yavuz Çetin’i, Teoman’ı severim buralardan. 70’lerden bugüne kadar bir sürü insanı çok seviyorum. Vokalist olarak Jon Bon Jovi’nin bende etkisi çok yüksektir. Journey’i çok severim. İngiliz alternatif rock gruplarını çok severim. Sahnede kendi şarkılarım dışında Bon Jovi çalınca çok mutlu oluyorum. Bana hep ilk başladığım zamanları hatırlatıyor. O zamanlar hayal ederdim kendimi kocaman bir sahnede çalarken, bana bunu ilk hayal ettiren grup. 

Mahmure: Seni hiç dinlememiş olan insanlara ne demek istersin?

Batu Akdeniz: Umarım müziğimi dinlediğiniz zaman ruhunuzda hissedersiniz.

Yazarın Tüm Yazıları