GeriSevil Erdoğan Gökhan Türkmen ‘Mavi’siyle Sevgiyi Hissediyoruz
MENÜ
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

Gökhan Türkmen ‘Mavi’siyle Sevgiyi Hissediyoruz

Gökhan Türkmen ‘Mavi’siyle Sevgiyi Hissediyoruz
Abone Olgoogle-news

"Gökhan Türkmen hayatımıza fon olmuş şarkılarıyla kalbimizde özel bir yere sahip. ‘Büyük İnsan’dan beri kendisinin takipçisiyim. Gökhan Türkmen söylediği şarkıya kendine has bir ruh kazandırıyor. ‘Büyük İnsan’, ‘Sen İstanbul’sun’, ‘Çatı Katı’, ‘Olsun’, ‘Biraz Ayrılık’, ‘Dön’ onun çok sevdiğim şarkıları. Ayrıca Harun Kolçak’la söylediği ‘Yanımda Kal’ ve Ayşegül Aldinç’le söylediği ‘Durum Leyla’ başucu şarkılarım arasındadır."

6 Ağustos’ta yayınladığı yeni şarkısı ‘Deli’ dinamik klibiyle ve Gökhan’ın danslarıyla ayrı bir tatlı olmuş. Kızları için yazdığı ve 1 Eylül’de yayınladığı ‘Mavi’yi Gökhan Türkmen, kızı Nil Rona ile birlikte söylüyor. ‘Mavi’nin klibi o kadar güzel ki izlemelere doyamıyorum. Ailenin ve sevginin gücünü temsil eden, doğada kökleriyle yaşama hayat veren koca bir ağacın etrafında çekilen klipte Gökhan Türkmen kızları Nil Rona ve Leyla Ada ile birlikte kameraların karşısına geçmiş. Bu duygusal şarkı vesilesi sevgili Gökhan Türkmen’le aşağıda keyifle okuyacağınız röportajı yaptım.

Sevgili Gökhan, ‘Mavi’ kızların için yazdığın bir şarkı. Daha doğrusu Nil Rona’nın ağzından kız kardeşi Leyla Ada için söylenen oldukça duygusal bir şarkı. ‘Mavi’yi kızın Nil Rona ile beraber söylüyorsun ve bu şarkıda Nil Rona’yı dinlemek ayrı bir mutluluk. Bu fikir nasıl doğdu, kızınla birlikte şarkı söylemek ve onlarla klip çekmek sana neler hissettirdi?

Ben ablamla birlikte büyüdüm. İki kardeş paylaşım ve sevgi üzerine kurulu bir ilişkimiz var. Bu nedenle kardeşliğin candan bir duygu olduğunu hep deneyimliyorum. Kızlarım Nil Rona ve Leyla Ada da aynı şekilde birbirlerine çok düşkünler. Nil Rona çok yetenekli bir çocuk. Evde şarkılar söylerken kendi kendine müziğe söz yazıyor. Çok eğleniyoruz, bazen öyle ifadeler kullanıyor ve sözleri birbirine bağlıyor ki ben de aynı şevkle ona eşlik ediyorum. Evde sürekli müzik olduğu için Leyla Ada ile birlikte o çocukluğun saf yaratıcılığıyla birden dahil olabiliyorlar. Bu, müzisyen bir babanın gerçekten tarif edilmez bir doyumu. O yüzden böylesine sevdiğim bir şeyi yaparken onların bana eşlik ederek yanı başımda oluyor olması çok güzel ve büyük bir şans benim için.

Gökhan Türkmen ‘Mavi’siyle Sevgiyi Hissediyoruz

‘Mavi’ gibi şarkılardan oluşan yani kızların için yaptığın şarkıların olduğu bir albüm yapma düşüncen var mı? Bu çalışmanın devamı gelecek mi?

Şimdilik böyle bir düşüncem yok; ama sağlığım yerinde oldukça onlar için şarkı yapmaya devam edeceğim.

Dinleyicinin seni tanıdığı ilk şarkı ‘Büyük İnsan’dı. Ne şahane bir şarkı ve yorumdur şarkının klibini de arada açar izlerim ve ben de kendimi klipteki adam gibi “ne kadar ne kadar” diye içimden bağırırken bulurum. Kendi diskografine baktığında eklemek ya da çıkarmak istediklerin oluyor mu? Ya da geriye dönüp bakar mısın senin için geçmiş geçmiş midir?

Teşekkür ederim. Sizinle birlikte onlarca müzisyenin ve teknisyenin de emek verdiği şarkılar için ben yalnızca zamanında kendimi geliştirmem, yaratıcılığımı ortaya çıkarmam için en doğru adımdı diye düşünebilirim. Her bir motifin bir dinleyicisi var. Benden çıkan ve dinleyiciye sunulan bir şarkı, onlarla birlikte yaşıyor. Bundan yalnızca memnuniyet duyabilirim.

Ayşegül Aldinç’le ‘Durum Leyla’ ve sevgili Harun Kolçak’la ‘Yanımda Kal’ı birlikte söyledin. İçine girdiğin şarkılara çok özel bir duygu kattığını düşünüyorum. Bu iki olağanüstü çalışmada bir araya gelme hikayenizi merak ediyorum. Bu arada ‘Çeyrek Asır’ albümünden radyolarda en çok çalınan şarkı ‘Yanımda Kal’ oldu. Gerçi bir istatistik yok elimde ama albümün yayınlandığı sene radyolarda en çok duyduğum şarkılardandı. Bir de hep merak etmişimdir insan radyoda kendi şarkısını duyduğunda ne hissediyor, hala ilk seferin duygusu oluyor mu?

Çok teşekkür ederim benim de çok keyif alarak söylediğim ve eşlik ettiğim 2 şarkıydı. Ve tabii ki iki özel ve güzel insanla böyle anılmak benim yaşımda bir müzisyen ve şarkıcı için paha biçilemez bir duyguydu. Sevdiğim şarkıların içine girmeyi, duygusunu verebilmeyi ve bu bağlamda da karşı tarafa hissettirebilmeyi becerebildiğimi sanıyorum. En önemlisi de bunu çalışarak yapmadığımı ilahi bir duyguyla yaptığımı da çok iyi biliyorum. Çalışmak sadece çok şarkı söylemek diye düşünülebilir! Onun dışında yaşadığınız, gördüğünüz, tanık olduğunuz tüm duygular sizi bu sihirli anlara götürebiliyor. Tam da bu yüzden radyolarda çalınmak, kendi sesinizi duymak bu işi ne kadar doğru yaptığınızı düşündürüyor ve gurur duyuyorsunuz.

Gökhan Türkmen ‘Mavi’siyle Sevgiyi Hissediyoruz

Ortak çalışmalar konusunda da hissiyatım çok seçici olduğun yönünde. Öyle misin? Birileriyle ortak bir projede yer almanın en önemli kriteri senin için nedir?

Aslında birlikte çalışabileceğim insanlar ile karşılaşıyoruz biz. Rast geliyoruz. Çalışmaktan ve üretmekten yılmayan, kendini geliştirmek adına yeniden ve dönüşümden korkmayan o değerli insanlarla bir araya elbet geliyoruz. Benzer vizyonlar birbirini buluyor ortak projelerde.  

Müzikle ilgili işin sadece kendi şarkını çalmak söylemek kısmının yanı sıra işin mutfağında arka planında da bulunuyorsun. Seni bu süreçlerde en çok hangisi mutlu ediyor böyle bir ‘en’ler sıralaman var mıdır?

İkisi birbirinden hem çok farklı hem de aynı paydada buluşuyor. Ben üretmeyi seviyorum, üreterek büyümekten keyif alıyorum. Yapımcı olmak ise benim hayalimdi. Bir müzisyen olarak yıllardır tecrübe ettiğim her şeyi, müziğini icra etmek isteyen müzisyen arkadaşlarımıza sunmak ve güzel bir şey ortaya koymak için ekip çalışması yapmak ayrı bir keyif. Bir müzisyenin heyecanına katkı sağlayabilmek inanın ayrı bir memnuniyet. İkisinin de mutfağı, malzemeleri, tadı ve sunumu ayrı ayrı mutlu ediyor.

Gökhan Türkmen ‘Mavi’siyle Sevgiyi Hissediyoruz

Bir pandemi senesinden geçiyoruz ve karantina günlerini tecrübe ettik sen bu süreci nasıl yaşadın neler yaptın, müziğine yansıması oldu mu? Bu arada tam ‘çatı katında inziva vakti’ günleri yaşadık hala da yaşıyoruz. Ne dersin ‘Çatı Katı’nın tam vakti sanki!

Pandemi sadece beni sizi, ülkemizi değil, tüm dünyayı hala zorluyor. Bu süreç tabii ki herkes gibi benim için de endişe vericiydi. Ailem, dostlarım herkesin iyiliği için bir adım atmak istiyorsun ancak tek yapabildiğin kendi alanını koruyarak onları da dolaylı yoldan korumak. Ben ve arkadaşlarım pandemi sürecindeki bu endişemizi canlı konserlere kanalize ettik, sağlık çalışanları adına 9 saat kesintisiz yayında şarkılar söyledik, müzikseverlere müzikle şifayı anımsatarak endişeleri bir nebze de olsa gidermeye çalıştık. 100 binlerce insanla bir olduk onlarca gece. Birlik olmak hepimize çok iyi geldi. Şimdi ise, biraz daha sabır gerekli. Elbet her şey yoluna girecek, dünya farkındalığımızın artması adına uyarılarını arttırdı. Bunu gördükçe biz de yeni dünyaya, onun ihtiyacı olduğu şekilde ayak uyduracağız.

Son olarak yakın gelecekte yeni şarkılarını duyacak mıyız?

2019 yılından beri bir albüm projesine çalışıyoruz. Her ay yayınladığımız parçaların yanında sürpriz 4 parça ile müzikseverlerle buluşacağız. Heyecanla Kasım ayının gelmesini bekliyoruz, hem dijital platformlarda hem de plak formatında dinleyicilerle buluşacağız.

INSTAGRAM

False