GeriSevil Erdoğan Evdeki Saat ‘Uzunlar’ı Açınca Gözlerimiz Kamaştı
MENÜ
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

Evdeki Saat ‘Uzunlar’ı Açınca Gözlerimiz Kamaştı

Evdeki Saat ‘Uzunlar’ı Açınca Gözlerimiz Kamaştı
Abone Olgoogle-news

"Evdeki Saat röportajı uzun bir aradan sonra yüz yüze yaptığım ilk röportaj elbette maske ve sosyal mesafe kuralına uyarak. Öncelikle ben ‘Uzunlar’dan gelmedim. Evdeki Saat’i ‘Biraz Olsun’dan beri takip ediyorum ve seviyorum. Yazar bu satırlarda kendisiyle övünüyor ve övünürken fanlara bir de selam göndermek istiyor “En önce ben keşfettim kimse yokken ben vardım” diyerek. Fanların ezeli mücadelesidir “En çok ben seviyorum en önce ben gördüm” durumu."

“Uzunlar yanıyo’ arabamızda bu ışık hepimize fazla geceyi böler bilmem ne olabilir aramızda bu ışık ikimize fazla arayı bozar” şarkının nakaratını söylerken dans etmeye bayılıyorum ‘Uzunlar’ böyle bir etkiye sahip. Eren Alıcı öyle bir şarkı yapmış ki ‘sevgili ve birkaç arkadaşla işi gücü bırakıp arabaya atlayıp yollara düşmek istiyor’ insan. Gerçi onlar klipte arada durup uzunları yakıp dans ediyorlar farların ışığında biz onu yapar mıyız bilmem ama çok eğlenceli gözüküyor deneyebiliriz.

Şarkının iki versiyonu var ‘Uzunlar V1’ ve ‘Uzunlar V2’. Uzunlar V1’e klip çekilmiş olduğu için şimdilik bu versiyon daha çok dinleniyor. Benim favorim V2 ve bu ikinci versiyonun ilkini geçeceğini düşünüyorum. Şarkının iki versiyon olmasının sebeplerini röportajda okuyacaksınız.

Bartu Küçükçağlayan Mücbir Sebepler’de ‘Uzunlar’ı çalınca şarkının dinlenme grafiği de yükselmiş. Mücbir Sebepler belki şarkıyı varış noktasına biraz kestirmeden getirmiş olabilir ama Eren Alıcı’nın ‘Uzunlar’la yolu çok açık.

Benim için bir şarkıyı çok sevdiğimi anlamanın bir iki işareti var arabada radyo dinlerken o şarkı çıktığında hemen sesi açmak, bir kere dinlemeye başlayınca milyon kere dinlemeden bırakmamak ve şarkı hakkında acaba diğer dinleyiciler ne demiş diye merak edip yorumları okumak.

‘Uzunlar’da hepsini yaptım ve üstüne bir de şarkının klibini izlerken dans ediyorum. İşte şarkıyı nasıl sevdiğimi anlamışsınızdır herhalde.

Eren Alıcı çok genç yetenekli bir müzisyen kendisiyle aşağıda sizin de keyifle okuyacağınız samimi röportajı yaptık. Yeni çıkacak şarkısını da dinletti yine muhteşem bir şarkı geliyor.

Ben ‘Uzunlar’ın sadece Evdeki Saat’i değil müziği de ileri taşıyacak bir şarkı olduğunu düşünüyorum. Yeni müzisyenler, gruplar için gerek sözleri gerek sounduyla farklı bir bakış açısı kazandıracak bir parça ve ‘Uzunlar’ın ışığından birçok yeni müzisyen faydalanacak. Bir benzetme yapacak olursam nasıl ki Matrix’in sinemaya kazandırdığı teknik ve içerik yenilikleri, Matrix’ten sonra çekilen bir sürü filmde izlediysek, ‘Uzunlar’ın izinden de çok şarkı yapılacak. Sen ne dersin?

Böyle bir şey olması beni çok mutlu eder. Alternatif bir grup Evdeki Saat ama ‘Uzunlar’ aslında pop bir şarkı. ‘Uzunlar’a Fransız funk/pop tınıları koymaya çalıştım. Biraz daha funky oldu diğer poplara göre. Bu söylediğimi V1 için konuşuyorum. Şarkının çok dinlenmesinde o funky ritmlerin katkısı olduğunu düşünüyorum. Umarım yeni bir yol açar aynı müzik geleneğinden bir şeyler daha çıkarsa dinlemeyi çok isterim.

Evdeki Saat’in hikayesi de ‘Uzunlar’la ivme kazandı, sanki asıl heyecanlı yerler bundan sonra başlıyor gibi bunu bekliyor muydun?

Yeniden bir start oldu. Evdeki Saat beş yıldır vardı hatta 2014’ten beri var altıncı yıl oldu. Bugün olmasının belki bir sürü dinamiği var ama öncelikle şöyle söyleyeyim Mücbir Sebepler çok etkili oldu. Bartu Küçükçağlayan’ın Mücbir Sebepler öncesi ve sonrası grafiğimiz değişti. Şarkıyı canlı yayında çaldılar ve asıl patlamayı ondan sonra yaptık. Böyle bir durum oldu bu bir faktör öteki faktör de yaşım hala genç 24 yaşındayım ve bazı şeylerin oturması biraz zaman alabilir. Söz/müzik anlayışı, hayat görüşü gibi şeyler de aslında yeni yeni oturmaya başladı. Bunun da büyük bir etkisi var diye düşünüyorum. Onun dışında her şeyini kendim yapmaya çalışıyorum. Bunları öğrenmem de zaman aldı ve bu öğrenme aşaması bitmeyecek sonsuza kadar öğrenmeye devam edeceğim.

Zaten çok gençsin…

Evet önümde de vakit var gibi görüyorum. Daha da çok şey öğrenip daha da güzel şeyler yapmayı istiyorum. Kapasitemin belki tamamını kullanamıyorum çünkü o kadar bilgiye sahip değilim ama öğrendikçe daha da güzel şeyler üretmek daha farklı şeyler üretmek istiyorum.

‘Uzunlar’ Mücbir Sebepler’de çalınınca belki biraz kestirmeden geldi varış noktasına ama orada çalınmasa da bu şarkı yerini bulacak ve dinleyicisiyle buluşacaktı ben öyle düşünüyorum. Ama bu buluşma süresini kısalttığı için dinleyici adına ben Mücbir Sebepler’e çok teşekkür ediyorum. ‘Uzunlar’ın böyle bir etki yaratacağını düşünüyor muydun?

‘Uzunlar’ın diğer şarkılardan daha fazla dinleneceğini biliyordum. Şimdiye kadar yüklediklerimden ama bu kadar olacağını tahmin etmemiştim beklediğimden daha fazlası oldu.

Evdeki Saat ‘Uzunlar’ı Açınca Gözlerimiz Kamaştı

Neden iki versiyon yaptın?

O da şöyle oldu ilk başta V1’i yaptım müzik şirketime gittim dedim böyle bir şarkı var. Dinlendi beğenildi ama “Sanki bir şeyler eksik bir şeyleri mi değiştirsen” dendi. Sonra eve gittim dedim ki değiştireceğime baştan sıfır bir şey yapayım sonra oturdum baktım biraz daha Anadolu tınıları çıktı.

İkisi de çok güzel ama bir süre sonra V2 öne geçecek gibi ne dersin?

Bende de öyle oldu şimdi herkeste galiba süreç öyle oluyor. İkisinin de anlattığı şey derdi aynı aslında sözlere bakılırsa.

Biraz isyan var sanki sözlerde

Aslında Uzunlar V1 daha kolay yutulabilir bir şarkı Uzunlar V2’ye göre. Şarkıların içinde de öyle bir diyalektik oluştu. V1’in daha kolay yutulabilir olduğunu düşündüm ve gerçekten de öyle oldu. V2 biraz daha zor bir şarkı sözleri dinlemesi anlaması daha zor bir şarkı o yüzden V2’de de onun isyanı var aslında. Asıl benim yönlendirmek istediğim ikinci versiyon.

Uzunlar V1’i dinleyip seven Uzunlar V2’yi merak edip daha fazlasını isteyecek ve işte o daha fazlasını da ikinci versiyonda bulacak.

Bence de bana da öyle geliyor.

Uzunlar V2’ye Anadolu tınıları eklemişsin bu türü seviyorsun öyleyse?

Neşet Ertaş’lar, 70’ler Anadolu Pop, TRT Türkü’de çalan türküler hepsini seviyorum. Böyle bir kültürde yetiştim annem babam da halk müziğini çok severdi. 70’lerde bu toprakların müziği başka bir seviyeye taşınmıştır. Bunu bir üst seviyeye daha taşıyabiliriz.

Şarkının içinde bu tınıları duyunca ayrıca bir hoşuma gitti sonuçta bizim topraklarımıza ait ezgilerin hiç ummadığımız türler içinde muhteşem bir şekilde kullanıldığını duyunca çok mutlu oluyorum adeta gurbette bir tanıdığa rastlamış gibi hissediyorum yani özetle bunları da yapmaya bu türleri de kullanmaya devam et şarkılarında Eren, kendi adıma dinlemeyi çok isterim.

Peki Uzunlar V3 gelir mi yoksa film bitti mi?

Gelmez, bitti artık Uzunlar yeter (gülüşmeler)

Bundan sonra seni nasıl şarkılarla dinleyeceğiz, yakın gelecekte dinleyeceğimiz yeni şarkılar var mı?

Temmuz ayının ilk ya da ikinci haftası ‘Kötü Zamanlar’ diye bir parça çıkacak.

‘Kötü Zamanlar’ı karantina günleri için mi yaptın Eren ne zaman yaptın bu şarkıyı (gülüşmeler)

Ben zaten karantinadaydım karantinaya girmeden iki üç ay önce yapmıştım. İlk başta o parçayı yükleyeceğim. Ondan sonra albüm fikri var kafamda bütün şarkılar hazır altyapıları aşağı yukarı hazır onu da en geç eylül/ekim gibi paylaşmayı düşünüyorum.

Gelelim en klasik sorumuza Evdeki Saat’i tanıyalım sadece ben kaldım dedin grup musunuz şu an değil misiniz isminizin macerası nedir?

Ben Bursa’da kendi başıma müzik yapıyordum SoundCloud’a yüklüyordum şarkılarımı ondan sonra yavaş yavaş kendi parçalarımı yazmaya başladım. O sırada Sunguralp diye bir arkadaşım vardı onunla zaten ortaokuldan beri arkadaşız. Sonra ben üniversiteye geldim üniversitenin bir programı vardı Liverpool’a gittik orada ‘Biraz Olsun’u yazdım o sırada 18 yaşındaydım.

‘Biraz Olsun’u 18 yaşında mı yazdın? Ne diyebilirim müzik yapmaya devam et Eren kendini müziksiz bizi de sensiz bırakma (gülüşmeler)

Bir ara bırakma raddesine geldim ama şu an yeniden bağlandım. Devam ediyorum hikayeye sonra İstanbul’a geldik Sunguralp’le ev arkadaşı olduk. Dedim ki böyle bir şarkı var ne yapalım. Hadi bunu YouTube’a koyalım dedik. Adı ne olsun diye düşünürken birkaç garip isim geldi aklımıza ama sonra Sungur’un Evdeki Saat diye bir YouTube hesabı vardı ve ismi Evdeki Saat koyduk aslında ismi hiç düşünmedik. ‘Biraz Olsun’u öyle koyduk. Sonra şarkı biraz dinlenmeye başladı bin iki bin beş bin on bin dinlenmeye başlayınca dedik galiba insanlar sevdi. Ondan sonraki parçaları koyduk ‘Deli Miyim’i koyduk sonra her ay bir şarkı koymaya başladık. Yavaş yavaş isim duyulmaya başladı.

Ben ‘Mümkünse Uzaya Çıkmayalım’ı da seviyorum

Onu da tam aynı dönemde yapmıştım 18-19 yaşlarımda. Hikayeye devam ediyorum ondan sonra birileri geldi gruba toplamda 8-10 kişi girip çıkıyordu. En sonunda şuna karar kıldım benim istediğim kafamda canlandırdığım bir sound var ve o soundu ancak tek başıma yapabiliyorum. Tamam kolektif bir şeyin yapılması çok güzel ama bir taraftan da o konuda biraz kendi dediğim dedik bir yönüm var. O sounda ulaşmak istiyordum onun için de gerçekten çalıştım. Bazen günde 7-8 saatimi aralıksız müziğe veriyorum. Programlara veriyorum. Yabancı gruplar ne yapmış nasıl yapmış şu efekti nasıl koymuş bunlara bakıyorum. Hala da bunu yapıyorum bunları öğrenmeye devam ediyorum. Bunun bir sonu yok. Sürekli bir öğrenme süreci. Evdeki Saat’in soundunu kendim belirliyorum. Üretim noktasında tek olmayı daha çok seviyorum.

Şarkılarında İstanbul’a dair çok şey geçiyor İstanbul’u seviyor musun?

İstanbul’u seviyorum bir taraftan çok boğulduğum bir dönem de oldu.

İstanbul’a üniversite için mi geldin eğitimin ne üzerine?

Medya İletişim Sistemleri aslında gazetecilik gibi bir bölüm okudum gazetecilik dersi de aldım haber verseniz yazarım.

Eren o zaman şu röportajı yazsan (gülüşmeler)

Medya ve İletişim Sistemleri okudum iki sene önce bitirdim. Ama onunla ilgili çok bir şey yapmayacağım.

Müzik ne zamandan beri hayatında?

Müzik 13-14 yaşımdan beri hayatımda.

Müzikle ilgili bir şey okumayı düşündün mü?

Düşündüm ama aileme söylemedim gerçi o dönem ben de kendimden emin değildim. Annem CEO, bankacı, ekonomist olmamı bekliyordu kendisi de bankacı.

Aileleri de anlıyoruz çünkü onlar da çocukları için daha garantili ve güvenli alanlar istiyorlar bu noktada onlar da kendi açılarından haklı (Ben de galiba iyice yaşlandım artık ebeveynleri çok iyi anlıyorum)

Sonuçta bir insan sevdiği işe vakit ayırıyorsa sonunda mutlaka bir yere ulaşmış oluyor. Medya ve İletişim’le alakalı iki tane reklam ajansında çalıştım. İlk reklam ajansında çalışırken üniversitede okuyordum. İkincisinde okulu bitirdikten sonra girdim. Ondan sonra da müzik yapayım en iyisi dedim.

Artık hayatımda sadece müzik var başka maceralar aranmam diyebiliyor musun?

Şu an diyebiliyorum bundan belki bir beş ay önce diyemiyordum çünkü insan yaptığı şarkıyı paylaştığı zaman dinlenme rakamları ve yorumlar olarak bir değer görmeyi istiyor. Yıllardır uğraşıyorum onu görmediğimi düşünüyordum.

Oralarda mı vazgeçmeyi istedin?

Vazgeçmeyi istedim çünkü bir hayalim var o hayale ulaşamıyorum çok uğraşıyorum gerçekten. Severek de uğraşıyorum. Ama artık bu hayal benim sırtıma bir yük olmaya başlamıştı. Boşuna mı çabalıyorum gibi, o zaman biraz depresif bir haldeydim ama geçti.

‘Uzunlar’ın klibine bayıldım araba sürmeyi yollarda olmayı seven biri olarak çok hoşuma gitti. ‘sen ben birkaç kişi arabaya binip yolda durup dans edip gidiyoruz’ nasıl çıktı bu fikir?

Ben yola çıkmayı hep seviyorum. Ya araba süreyim ya otobüsten saatlerce dışarıya bakayım öyle saatlerce giderim. ‘Uzunlar’ Karadeniz tatilinden esinlenilmiş gerçek bir yol hikayesi.

Karantina sürecini nasıl geçirdin?

Bursa’da ailemleydim. Albüm yapma fikri vardı onun altyapılarını bitirdim albümün sesini nasıl bir şey yapmam gerektiğini buldum. Her şarkının aşağı yukarı altyapısını bitirdim.

Belki evde kaldığın bu süreç yeni şarkılarına etki edecek

Aslında bir kişisel gelişim dönemiydi.

Seni kimleri dinlemeden duramazsın?

Spotify’da French Oje diye bir listem var Fransız pop kültürünü çok seviyorum. Yabancı grupları çok dinliyorum. En çok Tame Impala diye bir grup var. Orda da bir gelenek var. O gelenekten bir şeyler almaya çalışıyorum.

Vazgeçme noktasına gelen genç müzisyenlere sen de bir dönem böyle hisseden biri olarak ne söylemek istersin?

Bir an geliyor vazgeçtiğim bir an ve işte o anda şöyle oldu: Son bir kurşun atayım. Eğer seviyorlarsa çünkü bazen insanlar bir şeyi sevdiğini düşünüp aslında sevmediğini anlıyor. Gerçekten müziği seviyorlar ve bunu yapmak istediklerinden eminlerse bırakmasınlar ama emin değillerse bunu bir sorgulasınlar belki de sevdikleri şey bu değildir.

Son olarak bir şey demek ister misin?

Dikkatli olun maskenizi takın sosyal mesafenizi koruyun.

False