GeriSema Yazıcı Gökkuşağı, Diğer Adıyla Alaimisema…
MENÜ
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

Gökkuşağı, Diğer Adıyla Alaimisema…

Gökkuşağı, Diğer Adıyla Alaimisema…
Abone Olgoogle-news

"İçinde adımın geçmesinden mi yoksa o masalsı görüntüsünden mi? "

Gökkuşağındaki renklere hayranlığım neden bilemiyorum. Adına hikayeler yazılan, her bakışında insanı mutlu eden bu güzelliğin efsanelere yakışır bir şekilde oluşması gerekir diye düşünürdüm. 

Oysa tanımı çok net ve basit. 

Gökkuşağı, güneş ışınlarının yağmur damlaları tarafından kırılarak yansıtılması sonucu oluşan bir meteoroloji olayıdır. Güneş ışığının rengi beyazdır. Beyaz renk, tüm renkleri içinde barındırır. O renkler, gökkuşağı aracılığı ile ayrışarak kırmızı, turuncu, sarı, yeşil, mavi, açık mavi ve mor olarak yansır. İşte doğanın fizik gerçekliği ile muhteşem uyumu.

Peki gökyüzünü taçlandıran bu renk harmonisine hepimiz hayransak günlük yaşantımızda renkleri kullanmaktan neden kaçıyoruz?

Risk almaktan korktuğumuz için mi? 

Renkleri kullanmayı bilmediğimiz için mi? 

Yılların yorgunluğunu üzerimizden atamadığımız için mi? 

Öyleyse kendinizi bir okyanusun ortasında hayal edin. 

Gördüğünüz sadece sonsuz bir mavi.

Veya karlarla kaplı bir ovada. Göz alabildiğince beyaz.

Ve bir çölün ortasında… Sayısız kum taneleri ve kum rengi. 

Ne hissederdiniz? 

Yalnızlık, korku, endişe…

Hiç şüphesiz içinde bulunduğumuz alanlar duygu durumunuzu ve psikolojinizi birçok yönden etkiliyor. Bu durumun en belirleyici etkilerinden birisi de iç mekanlarda kullanılan renkler. Koyu, soğuk ya da tek renkli ruhsuz ortamlarda bulunduğunuzda, farkında olmadan yukarıda saydığım duygulara kapılabiliyorsunuz. Nedenini bilmediğiniz bir huzursuzluk kaplıyor içinizi. Oysa bazı mekanlara girdiğinizde içiniz açılıyor, kendinizi daha enerjik ve mutlu hissediyorsunuz. Genellikle böyle alanlarda renkler tıpkı gökkuşağı gibi bir arada, içerinin fiziki şartlarıyla uyumlu, malzeme ve dokularla ahenk içerisinde kullanılır. 

Mevcut eşyalarınızı koruyup düzeninizi bozmadan evinizin ruhunu değiştirmek istiyorsanız işe renklerden başlayabilirsiniz. 

Uzun ve dar koridor duvarlarınızı düşünün. Ne kadar soğuk ve duygusuz. Oysa asacağınız renkli tablolar ile enerjisi bir anda değişecektir. Adımlarınıza eşlik edecektir senfonileri. 

Salonunuzda koyu ve sönük renkli kumaşlarla kaplı kanepeleriniz, perdeleriniz mi var? İçiniz kararır, ruhunuz sıkılır. Hadi içinizdeki tutkuyu, heyecanı, umutları dışarı çıkarın. Sarıyı, turuncuyu, mercan rengini serpiştirin içeriye. Bakın nasıl da canlanacak önce gönlünüz sonra odanız. 

Yılların birikimini taşıyan kütüphaneler vardır birçoğumuzun evinde. Ahşabın sıcaklığı ve metanetini görürsünüz üzerinde. Biraz ilgi, biraz canlılık gerekir. 

"Sizin alınız al, morunuz mor" demiş usta şair. Kitaplar ve renkler dile gelir işte böyle… 

Ah en sevgili, en masum çocuk...

En nazlı en şımarık günlerin odanda geçsin. Kahkahaların duyulsun oynarken pembe, mavi ve yeşil ile. Umut olsun, aşk olsun sana çocuk.

Siz, kendi gökkuşağınızı oluşturmak için neyi bekliyorsunuz? Yeni bir yaş ? Yeni bir yılı mı? Yoksa güneşi ve yağmuru mu? Sadece yedi renk mi var zannediyorsunuz? Bir tane mi olmalı en sevdiğin renk? 

Hadi uyan aç gözlerini, doğanın bütün güzellikleri sana kapılarını açıyor, sen yeter ki dönüp bak. Mavinin derinlerindeki balıkların, mercanların rengini, ormanın içinde açan çiçeklerin enerjisini, yeşilin binbir tonunu, gökyüzünde uçan kuşların parıltısını gör. 

Her doğan günde sana da günaydın güneş ve teşekkürler yağmur damlaları belki bugün bir sürpriz yapar taçlandırırsınız dünyamızı. 

Not: Bu yazıda kullanılan renk kombinasyonları temsili olarak belirtilmiştir. Bana istediğiniz konuda yazabilirsiniz.

False