Paylaş
27 yaşındaki Livia’ya 2019 yılında rahim dokusunun rahim dışında büyümesiyle karakterize edilen endometriozis teşhisi kondu.
Livia, 2023 yılında endometriozis tedavisi için ameliyat geçirdi. Ancak, işlem ağrılarını hafifletmiş ve kanamasını azaltmış gibi görünse de adet takvimi bir türlü düzene girmedi.
Kasım 2024'te, düzensiz adet dönemlerinin çocuk sahibi olma yeteneğini nasıl etkileyebileceğinden endişelenen Livia, doğurganlıkla ilgili bazı hormonların seviyelerini ölçen bir doğurganlık kan testi yaptırmaya karar verdi.
Kan testi, bazı hormonların belirgin şekilde yüksek olduğunu ortaya çıkardı. Bunlar arasında Livia'nın prolaktin seviyesi de vardı. Prolaktin normalde meme gelişimi ve süt üretimiyle bağlantılı bir hormondur, ancak seviyesi yükseldiğinde adet döngüsünü bozabilir.
Livia'ya aile doktoruna görünmesi ve daha detaylı kan testleri ve taramalar yaptırması tavsiye edildi. Aylar süren araştırmaların ardından Livia, düzensiz adet dönemlerinin sebebinin beyin tümörü olduğunu bildiren bir telefon aldı.

Peki ama adet düzensizliği ile beyin tümörü arasında nasıl bir bağlantı olabilir?
Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Op. Dr. Varujan Magar, “Adet düzensizlikleri çoğunlukla hormonal değişimlerden kaynaklansa da bazı hormon salgılayan bezlerin aşırı ya da yetersiz çalışması da döngüyü bozabilir. Özellikle tiroid hastalıkları ve prolaktin (süt hormonu) yüksekliği adet düzensizliğine neden olabilir” dedi ve şu bilgileri verdi:
-- Prolaktin hormonu, meme gelişimi ve süt üretimiyle ilişkilidir. Emzirme dönemi dışında göğüsten süt gelmesi ya da adet gecikmeleri varsa prolaktin yüksekliğinden şüphe edilir.
-- Prolaktin hormonu, beynin tabanında bulunan hipofiz bezinden salgılanır. Bu bezde oluşan iyi huylu tümörler (hipofiz adenomları) prolaktin düzeyinin yükselmesine ve buna bağlı adet düzensizliklerine yol açabilir.
-- Bu nedenle, özellikle sık tekrarlayan adet gecikmelerinde tiroid ve prolaktin düzeylerinin değerlendirilmesi gerekir. Prolaktin yüksekliği saptanırsa genellikle beyin MR görüntülemesi ile hipofiz bezi incelenir.
-- Çoğu vakada bu tümörler iyi huyludur ve erken tanı konulduğunda ilaç tedavisiyle başarılı şekilde kontrol altına alınabilir.

Hangi durumlarda ileri tetkik gerekir?
“Erken yapılan basit bir kan testi, ciddi bir hormonal sorunun erken teşhis edilmesini sağlayabilir” diyen Op. Dr. Varujan Magar, kadınların bir an önce doktora gitmesi ve tetkik yaptırması gereken kırmızı işaretleri şöyle özetledi:
- 3 aydan uzun süren adet kesilmesi
- 7 günden uzun süren yoğun kanama
- Emzirme dönemi dışında göğüsten süt gelmesi
- Şiddetli baş ağrısı ve görme problemleriyle birlikte adet düzensizliği
- Sık tekrarlayan adet gecikmeleri
Adet düzensizliklerinin en sık nedenleri
Birçok kadın hayatlarının bir döneminde adet düzensizliği yaşayabiliyor. Adet düzensizliklerinin en sık nedeni yaş gruplarına göre değişmekle birlikte, çoğunlukla vücudun hormonal değişikliklere uyum sağlama süreci olarak adlandırılıyor.
Varujan Magar, “Özellikle ergenlik dönemi ve menopoz öncesi geçiş süreci (perimenopoz) adet düzensizliklerinin sık görüldüğü dönemlerdir. Adet gecikmesine en sık neden olan durumların başında gebelik ve emzirme gelir” dedi, bunun dışında adet düzensizliğine neden olabilecek nedenleri sıraladı:
- Hormonal bozukluklar
- Doğum kontrol hapı kullanımı
- Aşırı egzersiz
- Ani kilo kaybı veya aşırı kilo alımı
- Yoğun stres
- Polikistik over sendromu (PCOS)
- Diyabet
- Tiroid bezinin az ya da fazla çalışması
- Menopoz süreci adet düzenini bozabilen başlıca faktörlerdir.

Adet düzensizliği nasıl takip edilir?
Adet düzensizliğini saptamanın en kolay yolunun, döngüyü düzenli olarak kayıt altına almak olduğunun altını çizen Varujan Magar, normal kabul edilen düzeni anlattı:
“Adet kanamasının süresinin 1–7 gün arası normal kabul edilir. 7 günden uzun süren kanamalar fazla olarak değerlendirilir. Döngü aralığı 21–35 gün arasında olmalıdır. 21 günden kısa ya da 35 günden uzun döngüler anormal kabul edilir. Günlük ped kullanımı ortalama 3–5 ped civarındadır (kişisel farklılıklar olabilir). Bu aralıkların dışındaki durumlar adet düzensizliği olarak değerlendirilir.”
Türkiye’de adet düzensizliği
Ülkemizdeki kadınların adet düzensizliği oranlarını sorduğum Varujan Magar, “Türkiye’de adet düzensizliği oranı yapılan çalışmalara göre %5 ile %35 arasında değişmektedir. Ancak yoğun stres dönemlerinde (örneğin doğal afetler sonrası) bu oranın %50’ye kadar çıkabildiği görülmektedir. Özellikle genç yaş grubunda adet düzensizlikleri kadın doğum polikliniklerine en sık başvuru nedenlerinden biridir. Bu nedenle adetlerin düzenli takip edilmesi, uzayan ya da değişen kanama düzeninin ihmal edilmemesi ve gerektiğinde bir jinekoloğa başvurulması önemlidir” cevabını verdi.
Paylaş