GeriNalan Abbasoğlu Beden Bilinci
MENÜ
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

Beden Bilinci

Beden Bilinci
Abone Olgoogle-news

"“İnsanın anavatanı çocukluğudur” demiş Epictetus. Dişlerimizin ana vatanı ise anne karnıdır. Ortalama altı aylıkken ağızda görülmeye başlayan dişlerimizin oluşumu çenelerimizin içinde, doğmadan önce başlar ve hayatımız boyunca alışkanlıklarımızın izlerini taşır. Çocuklarımız biraz büyüyüp kendi bedeni hakkında karar alacak duruma gelene kadar ağız sağlığı için önemli bir dönem geri gelmemek üzere hızla geçmiş olur. Peki neler yapabiliriz onlar için?"

Daha genel bakarsak, çocuklarımıza kazandırabileceğimiz en önemli şey, kendine bakma bilinci, bedenlerinin önemli olduğunu fark etme ve günlük rutin alışkanlıkların kolayca ve severek yapılmasıdır. Onlara bu konularda verdiğimiz emeğin kazanımlarını hayatları boyunca taşıyacaklar. Bu alışkanlıklar ve uygulamalar çocuklara öğretilirken en sık yapılan hata, bu kuralları stresli bir şekilde, sevimsiz şeylermiş gibi hissettirerek öğretmektir. Çocuklara, eğlenceli ve sevgi dolu bir şekilde bakım sürecini deneyimletirsek onlar da kendi öz bakımlarına karşı bu duygularla hareket edeceklerdir. O dönemde kazanılmayan alışkanlıklar, belirli kayıpları yaşayıp değişime hazır olduğumuz, yetişkinliğin ileri dönemlerinde çözülmesi gereken problemler olarak karşımıza çıkar.

Bu alışkanlıkların en başında sağlıklı bir ağız ve sağlıklı bir beden için beslenme ve bakım alışkanlıkları ve doktor kontrolü geliyor. Çürük, mikroorganizmaların karbonhidratları parçalamasıyla açığa çıkan asit sonucu oluşur. Bu yüzden beslenme bakım arasındaki dengeyi düzenleyerek çürükten kaçınabiliriz. Öncelikle çocukların yiyecek içeceklerini gereksiz şekerlerden arındırıp karbonhidrat yeme sıklığını azaltırsak önemli ölçüde çürüğe sebep olan mikroorganizmaların besin kaynağını ortadan kaldırmış oluruz.

Bakım alışkanlığına ise ağızlarında dişleri gördüğümüzden itibaren başlayabiliriz. Altı aylıkken steril gaz tamponlarla veya özel parmak fırçalarıyla dişleri temizlemeye başlayabiliriz. El becerilerini kazandığı yaştan itibaren kendileri özel fırça ve doğal macunlarla kendi bakımlarını yapmaya başlayabilirler. Bunun yanında doğduklarında çocuklarımızın ağzında mikroorganizma yoktur, kendimizden onların ağızlarına herhangi bir kontaminasyon oluşturmamalıyız. Yemeklerine üflemek, aynı kaşığı kullanmak gibi davranışlardan kaçınmalıyız. İki yaşından itibaren pedodontist ile tanışıp diş kontrolü alışkanlığını edindirebiliriz. Düzenli doktor kontrolünde olduğu sürece gerektiğinde koruyucu uygulamalar yapılacaktır.

Süt dişleri, görüntü ve çiğneme fonksiyonunun yanında, hem arkalarından çıkacak olan dişlerin sağlıklı sürmeleri için hem çene gelişimi açısından rehberdir. Nasıl olsa değişecek diye düşünmemek gerekir. On iki yaşına kadar kalması gereken süt dişleri vardır ve bunlar beş yaşında çürüdüğü zaman kalan yedi yılda onları ağızda sağlıklı tutmak oldukça zordur. Bir yanılgı da altı ile on iki yaş arası ağızda süt dişleri ve kalıcı dişler birlikte görülür ve çoğunlukla hayat boyu kalması gereken dişler de anne baba tarafından süt dişi zannedilir. Ayrıca çürüyen süt dişleri ağızda mikrop ortamı oluşturduğu için kalıcı dişler de hızla çürür. Erken kaybedilen süt dişlerinin arkasından sürmesi beklenen kalıcı dişler de çıkamaz veya yanlış yerden çıkarlar. Çene gelişimini ve kalıcı dişlerin sürmesini etkileyen erken süt dişi kayıplarında ortodontik tedavi gerekir.

Ayrıca ortodontik bozuklukların oluşmaması için iki buçuk yaşında parmak emme, meme kullanma alışkanlıkları da bırakılmalıdır. Bazı gelişimsel çene bozukluklarında erken basit müdahalelerle ileride oluşacak karmaşık problemlerin önüne geçilebilir.

Günlük alışkanlık, öz bakım bilincinin yanında erken başlayacak olan doktor kontrolleri ile hayat boyu sağlıklı bir gülüşe sahip olmak mümkündür.

Sağlıklı günler ve tüm çocukluklara selamlar.

False