GeriLena Boynuinceoğlu 'Şükretmek' Sağlığımıza İyi Geliyor
MENÜ
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

'Şükretmek' Sağlığımıza İyi Geliyor

'Şükretmek' Sağlığımıza İyi Geliyor
Abone Olgoogle-news

"Hayatımız boyunca bir yarışın içindeymişiz gibi hareket ediyoruz. Kendimizi ve sahip olduklarımızı başkaları ile, başkalarının sahip oldukları ile kıyaslıyor ya da genel inanışlara, kriterlere uygunluğumuza göre değerlendirmeler yapıyoruz."

Tüm bu analizlerin sonucunda sahip olmamız gerekenler, yapmamız gerekenler, olmamız gerekenler ile dolu listelerimizin rehberliğinde ve hayatta olması gerekenlere dair beklentilerimiz ile yaşamaya çalışıyoruz.

Listedeki her bir madde negatif duygular hissetmemize, yokluğunu gideremediğimiz sürece de bu duyguların artmasına ve bizi etkisi altına almasına neden oluyor. İşin daha da vahimi her bir madde elde edildikten, her bir beklenti de gerçekleştikten sonra önemini yitiriyor ve diğer bir madde için aynı eksiklik ve bir an evvel tamamlama arzusu ile yola çıkılıyor. Eminim bu döngü hepinize çok tanıdık gelmiştir. Bu hiç bitmeyen döngünün içinde bir süre sonra kendimizi yorgun ve tatminsiz hissediyoruz ki bu durum hem psikolojik hem de fiziksel sağlığımızı olumsuz etkiliyor.

Şükretmek bakış açımızı ve duygularımızı olumlu yönde değiştiriyor!

Kendimize hedefler koymak son derece sağlıklıyken hayatımızda olması gerektiğine inandıklarımızı bir eksiklik olarak değerlendirmek, tüm odağımızı sahip olmadıklarımıza, var olmayana sabitlemek bünyemizde mutsuzluğu tetikliyor. Oysa bir yandan hedeflerimize adım adım ilerlerken diğer yandan elimizde olanları kendimize hatırlatmak, sahip olduklarımızın kıymetini bilmek, odağımızı yokluktan varlığa çevirerek enerjimizde otomatik olarak olumlu yönde bir dönüşüm yaratıyor.

Çoğu zaman eksiklerimizin, isteklerimizin, beklentilerimizin tamamını elde edince mutlu olacağımıza inanıyor, onları elde edene kadar da elimizdekileri görmezden gelme, yeteri kıymeti göstermeme eğiliminde oluyoruz. Böylece kendimizin gerçekte olan durumdan daha da kötü bir durum içinde olduğunu varsayıyor ve mutsuzluğumuzu katlıyoruz. Şükretmek ise bize elimizde olanları hatırlatarak, bizi gerçeğe getiriyor ve bu sayede de kendimize çizdiğimiz karamsar tablonun aydınlanmasına yardımcı oluyor.

Yapılan araştırmalar şükretmenin beynin serotonin ve dopamin seviyesini arttırarak depresyon ilaçlarının benzeri bir etki yarattığını gösteriyor. Bu etkiyi siz de basit bir egzersizle deneyip test edebilirsiniz. Bunun için 1 ay boyunca her sabah şükrettiğiniz en az 10 maddeyi kendinize hatırlatarak güne başlamanız yeterli olacaktır. Hayatınızda pek çok şey yolunda olmasa bile, içinde bulunduğunuz bir durum sizi mutsuz etse bile eğer kısa bir an odağınızı gördüğünüzü düşündüğünüz olumsuzluklardan ayırıp şükredebileceğiniz birkaç şey bulmaya çevirirseniz yine aynı etkiyi deneyimleyebilirsiniz.

Zihninizi, hayatınıza ve kendinize dair şükredecek şeyleri bulmaya odakladığınızda, hayatınızda aslında ne kadar da çok şükredecek şey olduğunu fark edersiniz. Kaybedince kıymetini anlamak yerine sahipken şanslı olduğunuzu fark ederek; hayatınızdaki olumsuzluklara, eksiklere takılıp kalmak yerine sahip olduklarınızı, etrafınızdaki güzellikleri, iyilikleri ve daha pek çok detayı fark edip şükretmeyi seçerek siz de daha sağlıklı bir yaşama, daha sağlıklı ilişkilere ve daha mutlu bir size sahip olabilirsiniz.

False