GeriEce Demircan Koronavirus İle Hayatı Yavaşlatıyoruz
MENÜ
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

Koronavirus İle Hayatı Yavaşlatıyoruz

Koronavirus İle Hayatı Yavaşlatıyoruz
Abone Olgoogle-news

"Tüm dünya her gün bunu konuşuyor. Koronavirüs salgını… Ülkeler birçok tedbir alıyor, değişimler yaşanıyor, virüsün yayılması önlenmeye ve bir çözüm üretilmeye çalışılıyor."

Çözüm elbette ki bilim de. Aşı ve ilaç geliştirme çalışmaları sürüyor fakat o güne kadar bu süreci en az zararla atlatabilmek için zaman kazanmak gerekiyor. ‘Dışarı çıkmayın, kişisel ve çevre temizliğinize dikkat edin denmesinin’ nedeni de bu. Virüsün yayılmasını mümkün olduğunca engellemek.

Henüz birkaç aydır bu virüsle savaşıyoruz ama hayatımızda o kadar büyük değişiklikler oldu ki inanılmaz!

Birçok ülkede sokağa çıkma yasağı ilan edildi. Milyonlarca insan evde oturuyor, hastalığa yakalanmamaya ve başkasına bulaştırmamaya çalışıyor.

Okullar ve üniversiteler uzaktan eğitim yapıyor, şirketler evden çalışmayı teşvik ediyor, mekânlar her gün titizlikle temizleniyor, ülkeler birbirine seyahati durduruyor, sağlıkçılar belki de yüzyılın en zor sınavını veriyor.

Yalnızca sağlıkta, ekonomide değil dünya düzeninde de bir takım değişiklikler olacak. Bazı şeyler yeniden sorgulanacak ve alternatif yöntemler geliştirilecek.

Evde uzun uzun oturmaktan mıdır bilmiyorum ama aklımda deli sorular oluşmaya başladı. Madem şirketler uzaktan da çalışabiliyordu, peki neden insanlar ofis kirası verdi, her gün saatlerce trafik çekti ve çok katlı, çirkin beton yığınlarında oturup bir de üstüne para ödedi? Bir şehirde on beş milyon insanın yaşamasına çok da gerek yokmuş demek ki.

Benim gibi uzun süredir evde oturan insanlar öyle tahmin ediyorum ki sürekli haberleri takip ediyor, kitap okuma, film izleme gibi aktivitelerden de sıkılıp sık sık yemek yiyor, temizlik yapıyor, uzaktan da olsa tanıdıklarıyla görüşüyor. Bütün bunları yaparken ‘Aa bizim üst katta insanlar varmış, salondaki halının desenleri çok tuhafmış, sabahtan beri sokaktan şu kadar kişi geçti’ gibi daha önce hiç düşünmediğimiz ayrıntılara odaklanmamız da bence gayet normal. Hayır, delirmedik. Sadece beynimiz oyalanmaya çalışıyor. Can sıkıntısı işte. Apartmanda değil de bahçeli bir evde oturuyor olsaydık, sanırım bu can sıkıntısı biraz daha az olurdu. Bakın, buraya yazıyorum, ileride insanlar lüks rezidansta oturup çok para kazanmak yerine  ‘azıcık aşım kaygısız başım’ diyerek küçük de olsa bahçeli, müstakil evleri tercih edecek. Demedi demeyin.

İnsanların evlerine çekilmesi, iş yerlerinin kapatılması, ulaşım araçlarının kullanımının azalması gibi hayatı yavaşlatma çalışmalarıyla birlikte hava kirliliği azalıyor, denizler temizleniyor, doğa sanki dengesini buluyor. Yıllardır küresel ısınma, çevre kirliliği, doğal kaynaklar tükeniyor diye bas bas bağırıyordu bazı insanlar ama ses yoktu. Neden? Para daha değerliydi. İlla insanları öldüren bir virüs mü gerekliydi?

Yurt içinde ve yurt dışında birçok kurum kitap arşivlerini online olarak erişime açtı, müzeler ziyaretçilere internet üzerinden üç boyutlu olarak gezme imkanı tanıdı, bale opera gibi gösterileri online izleyebilme imkanı doğdu, sanatçılar konserlerini sosyal medyadan verdi, birbirine yardım eden ülkeler oldu. Belki de yüzyıllardır tek yürek olamayan dünya şimdi birleşti.

Bütün bunlar olurken ülkemizde hala durumun ciddiyetinin farkında olmayıp sokakta gezen, sahilde koşan, piknik yapan insanlar görüldü. Kahvede okey oynayanlar, düğün var diye halay çekenler, karantinadan kaçanlar da cabası. Deli misiniz kardeşim siz? Bu ne sorumsuzluk! Bunca insan keyfinden mi eve kapattı kendini? İlla yasak mı koyulması gerekiyor? Sizin beyniniz, iradeniz yok mu? Aklınızı başınıza alın da birazcık mantıklı düşünün. Yapılan bütün ihmallerin, uyulmayan kuralların, sorumsuz davranışların bedeli insan hayatı olacak. Hayatlarını ortaya koyan ve canla başla çalışan sağlıkçılar var ya, vaka sayısı arttıkça ruhen ve bedenen çok yıpranacak, sağlık sistemi yetersiz kalacak. İşlerin daha da kötüye gitmesi durumunda koronavirüs hastaları dışında örneğin kalp krizi vakaları, ağır trafik kazası geçirenler, hayati derecede ameliyat olması gerekenler vs. belki de bunlar tedavi edilemeyecek. Sonuç? Hayatını kaybeden yüzlerce insan, ekonomik sıkıntıların ve işsizliğin daha da artması, psikolojik problemler…

Anlayın artık durumun ciddiyetini! Kurallara uyun! Evden mümkün olduğunca çıkmayın! Temizliğinize dikkat edin.

Bu dönemler de geçecek ama şuan herkesin elini taşının altına koyması şart! Her birimiz tek tek sorumluyuz! Aynı gemideyiz. Ya birlikte batacağız ya da birlikte kurtulacağız!

INSTAGRAM

TWITTER

False