GeriEce Demircan Korona Döneminde Tiyatroların Hali Ne Olacak?
MENÜ
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

Korona Döneminde Tiyatroların Hali Ne Olacak?

Korona Döneminde Tiyatroların Hali Ne Olacak?
Abone Olgoogle-news

"Beyaz perdenin, dizilerin ve tiyatro sahnelerinin usta ismi, oyuncu Tilbe Saran ile korona dönemini, tiyatroyu ve Dayanışmanın 100’ü Şiir projesini konuştuk."

Korona döneminden önce ne yapıyordunuz, koronadan sonra neler yaptınız, biraz anlatır mısınız?

Korona’dan önce herkes gibi, İstanbul’da trafiğe söylenerek okuldan tiyatroya, tiyatrodan seslendirme stüdyosuna yetişmeye çalışarak, dostlarıma zaman ayıramadığımdan, yeteri kadar okuyamadığımdan yakınarak yoğun bir koşuşturma içinde sürüklenip gidiyordum. Koronanın henüz bizleri eve kapatmadığı zamanlarda bir ahırı stüdyoya çevirdiğimiz Ula’daki köyümüze gelip ağaçlarımızı budamaya kaçmıştım ki sokağa çıkma yasakları geldi. Hayatım, doğanın ritminde akmaya başladı.

Dayanışmanın 100’ü Şiir projesinden bahseder misiniz?

Ali Düşenkalkar, E.Feza Soysal, Çağlar Çorumlu, Bahar Çuhadar ve Mehmet Sarıca’dan oluşan bir dost toplaşması... Pandemi sonrası kapanan perdelerin ardından İstanbul’un kültür hayatını on yıldan beri coşturmuş bağımsız tiyatro emekçilerinin ansızın  kararan geleceğini doğaldır ki dert ettik. Bizim işimiz ekip işidir. Bu süreçte maddi manevi yıpranırsak gemimizi bir daha yüzdüremeyiz kaygısıyla güvencesiz meslektaşlarımızın sıkıntılarına nasıl çare buluruz diye düşünmeye başladık. İşte böyle çıktı ortaya Dayanışmanın 100’ü Şiir. Şair dostlar, yayınevleri destek oldu. Oyuncular Sendikası, Tiyatro Kooperatifi, İhtiyaç Haritası da paydaşımız oldu.

Tiyatro neden var olmalı ve desteklenmeli sizce?

Sanat iyileştirir çünkü. Bir toplumun vicdanıdır, aklıdır, ruhudur. Hayatın ağırlığını hafifletir, nefes olur, en önemlisi de size hiç benzemeyeni anlamanızı sağlar.

Coronavirüs hayatımızda pek çok şeyi değiştirdi. Tiyatronun geleceğini nasıl görüyorsunuz? Ne gibi değişiklikler olabilir Türkiye’de ve dünyada tiyatro alanında?

Dünyada da ülkemizde de 'yeni normal'e geçildiğinde sahnelerde bu dönemin hikayelerini duyacağız. Bu dönemin iletişim teknikleriyle sağlanan görselliği, sahnelerdeki izdüşümlerini izleyeceğiz. Belki dijitale taşınan oyunlar artacak.

Korona Döneminde Tiyatroların Hali Ne Olacak

Muğla’da tiyatro atölyesi kurmanızın nedeni neydi? Neler yaptınız? Orada çalışmalarınız devam edecek mi?

Tamamen tesadüf eseri karşımıza çıkan yıkık bir ahır, çalışma mekanı, buluşma mekanı bulamayan biz tiyatrocular için acaba bir nefes olur mu diye düşünüp bu işe kalkıştık. Burası bir eğitim yerinden ziyade bir muhabbet, bir toplanma mekanı.

Bu dönemde özel tiyatrolar için neler yapılabilir?

Seyircilerimiz https://dayanismanin100usiir.org/ sitesine girerek destek olabilirler. Hem sevdikleri oyuncularla hasret giderirler, onların hiç bilmedikleri bir yüzünü keşfederler hem de Türkçenin en güzel şiirlerini dinlerler. Birbirinden kıymetli dostlar, ustalar, genç yetenekler bir arada. Adeta Türkiye sinema ve sahnelerinin resmi geçidi. Ayrıca sitede sürprizler de var. Mesela bir kişi şiir söylemedi, üç kişi şiiri şarkı biçiminde okudu… Devlet, tüm çağdaş ülkeler gibi üstüne düşen görevini idrak edip gereken uygulamaları gündemine alacaktır diye umut etmek istiyorum.

Oyuncular Sendikasından konuşalım mı biraz da? Neden kuruldu, neler yapılıyor?

Gösteri sanatlarında çalışan oyuncu, dansçı, koreograf, opera şarkıcısı, mikrofon oyuncusu, Kukla-Karagöz göstericisi gibi emekçilerin çalışma hayatını düzenlemek ve sosyal, kültürel haklarını korumak ve iyileştirmek için kuruldu.

Tiyatrolar için bir belirsizlik var bu dönemde ama özel tiyatrolar önümüzdeki sezonda yeni oyunlar sahnelemek için çalışmalar yapıyorlar mı yoksa her şey durmuş durumda mı?

Evet, tüm tiyatrolar şu anda kapalı. Tüm işler durmuş vaziyette. Özel ve kamusal tiyatrolarda prova yok.

Tiyatroların en büyük sorunu nedir sizce ve nasıl düzelebilir?

Yasal düzenlemelerdeki eksiklikler, manasız vergiler… Sanat toplumun iç zenginliğini köpürten, ruh sağlığını dengeleyen, yaratıcılığı tetikleyip toplumları daha iyiye, daha güzele ilerleten kamusal bir alandır. Çağdaş yönetimler, kültürlerini markalaştırmak üzere bu bilinçle sanatın özgürce kanat çırpması yönünde  olanak sağlarlar.

Uzun bir süre maske ve sosyal mesafe ile yaşayacağız gibi görünüyor. Peki, sinema ve dizi sektörü nasıl devam eder sizce? Ne gibi değişiklikler olabilir?

Umarım sizin öngördüğünüz gibi herkes maskesini takar, kişisel hijyenine azami dikkat eder ama asıl görev salon sahipleri, tiyatro yöneticileri, yapımcılar ve kanallarda.

Tiyatroda unutamadığınız bir anınızı paylaşabilir misiniz?

Son oyunumuz, DasDas’ın yapımı Vahşet Tanrısı oyunumuzun prömiyerinde bir baktım perdenin arkasında dördümüz de (Güven Kıraç, Levent Ülgen, Binnur Kaya ve ben) tir tir titriyoruz. Oysa hepimizin arkasında yıllar, nice oyunlar, nice deneyimler var. O gün bir daha anladım ki bu işe alışılmıyor!

Hayatta tek bir şeyi değiştirebilecek olsaydınız neyi değiştirirdiniz?

İnsan kendinden başka hiçbir şeyi değiştiremez! Hayata teşekkür ederim. Gracias a la vida!

INSTAGRAM

TWITTER

False