GeriEbru Alper Doğumumun Başladığını Nasıl Anlarım?
MENÜ
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

Doğumumun Başladığını Nasıl Anlarım?

Doğumumun Başladığını Nasıl Anlarım?

"Daha önce doğum yapmış olanların pek çoğu belirtileri tanısalar da, özellikle ilk gebeliğini yaşayanların kafalarında hep bu sorunun olduğunu biliyorum. Gebeliğin son ayında, yani 36. haftadan itibaren düzensiz kasılmalar başlar. Bazen bu kasılmalar doğum eylemiyle karışır ve yanlış alarmla hastaneye başvurmaya neden olabilir."

Doğum eylemindeki  kasılmaların en tipik özelliği, düzenli gelmeleridir. Önce daha seyrek olan ve 20 dakikada bir gelen kasılmalar giderek sıklaşır, araları kısalır, 10 dakikaya, 5 dakikaya düşer ve şiddetleri de artar. Çok düzenlidir, yalancı eylemden ayıran en önemli özelliği de budur. Karında sertleşmeyle birlikte olur. Karnınızın taş gibi kasıldığını, aşağıya doğru baskı hissi olduğunu ve sonra karnınızın gevşediğini elinizle takip edebilirsiniz.

Kasılmalar ilk başta ağrılı olmayabilir ya da çok hafif şiddette olabilir. Belde ya da kasıkta adet ağrısı gibi gelir. Kadınların pek çoğu adet öncesi ya da adet sırasındaki ağrıları tanıdıkları için, aynı nitelikte bir ağrı diye tarif edebilir. Zamanla rahim ağzındaki açılma ve silinme dediğimiz incelme başladıkça daha ağrılı bir hal alır.

Doğum ağrısı pozisyonla değişmez, dinlenmekle, uzanmakla geçmez. Gün içinde ara sıra gelen batıcı bir ağrı, doğum ağrısı değildir.

Doğum eylemi başlamadan önce bazen rahim ağzındaki mukus tıkacı hafif vaginal kanamayla gelebilir. Halk arasında “nişan gelmesi” olarak bilinen bu durum, doğumun birkaç gün içinde başlayacağının habercisidir. Aslında rahim ağzının yumuşaması ve gevşemesiyle içindeki mukus tıkacının düşmesi nedeniyle olur. Rahim ağzında doğum için bir hazırlık olduğunun göstergesidir. Mukus tıkacının gelmesi hemen hastaneye gitmenizi gerektirmese de, doktorunuzu bilgilendirmeniz gerekebilir. Yine kasılmaları beklemek yerinde olacaktır. Nişan gelmesini takip eden ilk 72 saat içinde doğum eylemi genellikle kendiliğinden başlar.

Vajinal akıntıda artış, dikkate alınması gereken bir durumdur. Gebeliğin her döneminde vajinal akıntı şikayeti olabilir, ama özellikle son haftalarda miktarın artması ve daha sulu karakterde bir akıntı rahim ağzının olgunlaşması ve doğuma hazırlık anlamı taşıyacağından, dikkate alınmalıdır.

Su kesesinin açılması, hastaneye gitmeyi gerektiren bir durumdur. Bazen ağrıların başlamasını takip eder ama bazen de hiç ağrı başlamadan amnion kesesi açılıp su gelebilir. Genellikle ağrıların başlaması için 12-24 saat kadar beklenebilir. Ama yine de suyun gelmesi durumunda doktora danışmak ve onun yönlendirmesiyle hareket etmek ya da hastaneye gidip kontrol olmak doğru olacaktır.

Sık idrara çıkmak da gebeliğin son döneminde sık rastlanan bir semptomdur. Bebeğin başının doğum kanalında aşağı doğru yerleşmesi ve idrar kesesine bası yapması nedeniyle mesane kapasitesi küçülür ve sık tuvalete gitme ihtiyacı doğabilir. İdrar yanması olmadan ortaya çıkan bu şikayette diğer belirtiler de izlenmelidir.

Bazen doğum eylemi  ishalin arkasından ya da ishalle birlikte başlayabilir. Doğum ağrıları ishale bağlı bağırsak kramplarıyla karışabilir.

Ağrı eşiği ve ağrı algısı kişiden kişiye göre değişebilen bir özelliktir. Bazı anne adayları fazla ağrı hissetmeyebilir ve bu süreçte rahim ağzında açılma ilerleyebilir. Ya da rahim ağzındaki gevşeme nedeniyle zaten belirli açılma başlamış da olabilir. Doğumun ileri evrelerinde bebeğin başının doğum kanalında ilerlemesi ve çıkıma bası yapması nedeniyle makata vuran ağrı ve büyük tuvalet hissi oluşur. Böyle bir şikayet varsa, hiç vakit geçirmeden doğum yapacağınız hastaneye gitmenizi öneririm.

False