GeriAyrılık 'Sadakat'siz Aldatmanın Anatomisi
MENÜ
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

'Sadakat'siz Aldatmanın Anatomisi

'Sadakat'siz Aldatmanın Anatomisi

""Son dönemlerde eşinde bazı değişiklikler seziyordu. Daha az konuşur olmuştu, iş gezileri sıklaşmaya başlamıştı. Daha bir dalgındı, telefonuyla daha haşır neşir bir haldeydi. Hatta zaman zaman sosyal medyada manidar paylaşımlar yapmaya başlamıştı. Ona ne olduğunu, neden değiştiğini sorduğunda aldığı cevap "işler çok yoğun" ya da "nereden çıkardın ki" şeklindeydi. Eşine inanırdı, bunca yıllık ilişkileri vardı ve hep yan yana olmuşlardı. Bir gün tamamen tesadüf, eşinin telefonunda, biriyle çekilmiş samimi pozlarını gördü. Tam bir şoktu onun için, onca güvendiği eşi onu aldatıyordu. Önce inanmak istemedi, sonra büyük bir acı, öfke ve hayal kırıklığı hissetti.""

Tabii ki bu bir kurgu, tüm aldatma öyküleri bu şekilde yaşanacak diye bir durum yok ama şu da bir gerçek ki, sadakatsizlik neredeyse insanlık tarihi kadar eski. Yunan Mitolojisinde bile Zeus'un karısı Hera'yı defalarca aldattığına dair öyküler anlatılır. Tarih Josephine'nin Napoleon'u defalarca aldatmasından tutun da  Elizabeth Taylor ve Richard Burton'un ilişkilerinin ikisinin de o dönemki eşlerini aldatarak başladığına dair öykülerle doludur.

İnsan neden aldatır?

Doğası gereği meraklı ve bilinmeze, yasağa ilgi duyan bir varlıktır. Sadakatsizlikse bu merakın bencilce ihanete geçiş yaptığı noktadır. 2017'de Florida Eyalet Üniversitesi'nde Frank D. Fincham ve Ross W. May tarafından yapılan araştırmada, araştırmaya katılan çiftlerin %2 ila 4'ü son 12 ay içinde bir başkasıyla beraberlik yaşadıklarını ifade etmişlerdir. Yetişkin birey için aldatma eğlenceli, heyecan verici, baştan çıkarıcı, yenileyici, gençleştirici olabilir. Aldatma bir ihanettir. Çünkü resmi bir sözleşme içersin içermesin, partnere verilen sözün tutulmamasıdır. Aldatma sadece aşk ya da sevgi bittiği için olmaz, mutlu devam ilişkilerde de aldatma olduğu araştırmalar tarafından kanıtlanmıştır.

Aldatan bireylerde görülen bazı ortak özelliklere bakacak olursak,

-  Zayıf oto-kontrol veya ilişkiye adanmış hissetmeme, genellikle dürtüsel davranma eğilimi gösterme, aksiyonlarının sonuçlarını düşünmeden davranma, verdiği sözlerde duramama,

- Bencillik veya öfke, kendi ihtiyaç ve isteklerini partnerinin ihtiyaçlarının önünde görme veya partneri cezalandırma eğilimi,

- Dikkat çekme isteği, mevcut ilişkide tatmin olamama,  fiziksel ya da duygusal ihtiyaçların karşılanmadığını düşünme,

- Sıkılma ve güvensiz hissetme, kendine güvenememe ve istenen olmanın teyidine ihtiyaç duyma.

Özetleyecek olursak aldatma eğilimi sadece bireyin karakter özellikleriyle açıklanamaz. Mevcut ilişkinin dinamikleri de bu noktaya gelinmesinde rol oynar.

Aldatılan taraf cephesinde durumlar nasıl?

Aldatılan birey için aldatılmanın travması genellikle büyüktür ve balyoz etkisi gösterir. Yaşanan şoka şaşkınlık, öfke, şüphe, acı, kalp kırıklığı, değersiz hissetme, kendini sorumlu tutma, depresyon gibi pek çok duygu eşlik eder. Aldatılan birey doğal olarak neden aldatıldığını  anlamak istese de genelde bunun basit bir cevabı yoktur. Mevcut ilişkideki tıkanıklıklar, partnerin karakteri, sevgi ve saygıda eksilme,  yeni heyecan arayışı gibi pek çok nedeni olabilir. Aldatılan taraf bu durumu kabullenmekte genelde zorlanır ve duygularını bastırmaya çalışır.

Şok, ajitasyon, acı, korku, depresyon, şaşkınlık, öfke bu süreçte hissedilen normal duygulardır. Bireyin bu duygular arasındaki gelgitleri gayet normaldir zira yaşanan acının ötesine geçmek için zaman gerekir. Aldatılan kişi için bir başka riskli hareket intikam arayışıdır. Öfke,  nefret ve acı duyguları karşı tarafı cezalandırma, intikam almaya itebilir. Unutulmaması gerekir ki: intikam almak için yapılanlar sadece geçici bir tatmin yaratır, sonrasında suçluluk duygusuna dönüşmesi kuvvetle olasıdır.

Bundan dolayı aldatılan bireyin intikam yerine kendini  iyileştirip yoluna devam etmeye odaklanması önemlidir. Kendini ya da karşıdakini suçlamaksa enerji kaybından başka bir sonuç yaratmaz. Aldatılan kişinin kurban rolünde kalması sadece daha çaresiz ve kendini daha kötü hissetmesine yol açar. Gerektiği durumlarda profesyonel destek almak çok önemlidir zira deneyimli bir profesyonel ile aldatılmanın tetiklediği suçluluk, utanç, çaresizlik gibi pek çok zorlayıcı duygudan daha hızlı sıyrılıp yola devam etmek çok daha sağlıklı olacaktır.

Peki ilişkide sadakat nasıl mümkün olur?

Yazının başında da belirttiğim gibi insanoğlu doğası gereği meraklı bir varlık,  çevrede her zaman yeni, bilinmeyen,  keşfedilmeyi bekleyenler olacaktır. Oysa ki her seçim bir vazgeçişi gerektirir, değil mi? Yenilik ve eğlence arayışının sonucunda gelişen sadakatsizlik, mevcut ilişkideki durum ne olursa olsun aldatılan tarafa yapılabilecek en bencilce davranıştır.

İlişkideki sorunlar taraflardan birini aldatmaya itiyorsa, bu eğilime kapılıp gitmek yerine ilişkinin iyileştirilmesine, sorunların açıklıkla masaya yatırılmasına ve birlikte paylaşımların arttırılmasına çaba harcamak önemlidir. Ancak ilişki kurtulamayacak noktaya geldiyse de sonlandırdıktan sonra yeni ilişki arayışına geçmelidir. Genelde aşık olmayla, aslında ilişkiden sıkıldığı için yeni birine çekilme hali karıştırılır. Aldatan birey aşık olduğunu düşünmek istiyordur oysaki hissettiği duygu yeni ve gizli olanın getirdiği hazdır. Bu noktada kendini gözlemlemek ve gerçeği anlamak önemlidir. Eşlerin birbirlerini sevmeye her gün karar vermesi önemlidir çünkü sevmek bir kararla başlar. Sadık olmak için onu neden sevmeyi seçtiğini hatırlamak gerekir.

İlişkideki tarafların birbirlerini başkalarıyla karşılaştırmayı bırakması sadık bir ilişki sürdürebilmek için önemlidir. "Bak onun eşi ne kadar şöyle", "bilmem kimin sevgilisi nasıl da böyle" tarzı yaklaşımlar ilişkiyi soğutmaktan başka bir işe yaramaz. Karşı tarafı başkalarıyla karşılaştırmak yerine,  bireyin ilişkide kendisi nasıl doğru bir insan olur üzerine düşünmesi daha yapıcı sonuçlar yaratır. Sadakat özen ve çaba gerektirir. Kişinin sorunlarından kaçması yerine onları çözmesi için harekete geçmesini gerektirir. Bir ilişki artık çıkmaza girdiyse ve kurtarılamayacak noktaya geldiyse de, bunun çözümü sadakatsizlik değil yolları dürüstçe ayırmak olmalıdır.

False