GeriBükre İkizer ‘ZAMAN Her Şeyin İlacı’ mı?
MENÜ
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

‘ZAMAN Her Şeyin İlacı’ mı?

‘ZAMAN Her Şeyin İlacı’ mı?
Abone Olgoogle-news

"Yaşamımızın çeşitli dönemlerinde henüz çocukken hepimize öğretilen ‘zaman her şeyin ilacı’ anlayışının neticesinde birçok şeyi zamana bırakmayı sıklıkla tercih ediyoruz. Her sıkıntıda, istediklerimiz olmadığında, sevdiklerimizle bir araya gelmek isteyip gelemediğimizde, hata yaptığımızda hep bu cümlenin arkasına saklanıyoruz. "

Birbirimize akıl verip, telkinde bulunuyoruz; ‘zamana bırak bak göreceksin her şey düzelecek’, ‘zaman her şeyin ilacı’, ‘zamanla her şey düzelecek’, ‘zaman’… Herkesin düşüncesine sonuna kadar saygı duymakla birlikte bu anlayışa katılmıyorum. Evet zaman çok etkili bir süreç. Zaman bize olayları daha uzaktan ve objektif görmeyi sağlayabiliyor. Zaman bize farklı anlayışlara gelmemizde eşlik ediyor. Zaman durumlara alışmamızda yardımcı olabiliyor. Ama hiçbir şeyi iyileştirmiyor. Olmayan bir şeyi olduramıyor. Problemi çözmede bir rol oynayamıyor. Gidenleri geri getirmiyor. Sonuç olarak sadece bir şeylere alışmaya yarıyor. Size değişim için ilham ya da istek vermiyor. Durduk yere bir şeyleri tamir etmiyor.

Hepimiz duygularla, akılla, hislerle, dürtülerle ve birçok özellikle geliyoruz bu dünyaya. Bir defa yaptığımız hatadan ders alamıyorsak, zaman ders almamıza yaramıyor. Gelişmeyen insani değerlerimizi değiştirmiyor. Tecrübe edinmek zamanla doğru orantılı bir şey gibi görünse de tam olarak öyle bir şey değil. Bazen çok kısa zamanda birçok tecrübe yaşayabildiğimiz gibi, bazen de daha aralıklı olarak tecrübelerle karşılaşabiliyoruz. Zaman ve tecrübeyi birbirine karıştırmamak lazım. Tecrübe zaman içinde karşılaştığımız olay ve durumlarla artıyor olsa da ders almadığımız noktada zaman içerisinde edineceğimiz daha fazla tecrübenin işe yaradığı anlamına gelmiyor. Hep söylüyorum tecrübe bir işe yarıyor olsaydı insanlığın bugün yaptığı birçok hatayı yapmıyor olması gerekirdi.

Yaptıklarımızın sorumluluğunu almayı öğrenmemizin, eksikliklerimiz üzerinde değişim için çaba harcamaya niyet etmemizin, hatalarımızdan ders almanın ve objektif çıkarımlar yapmamızın zamanla hiçbir ilgisi yok. Zaman sadece hayatımızdan çalıyor. Günlerimizi, aylarımızı, yıllarımızı geri vermemek üzere alıp gidiyor. Hatta hayatımızı aldıktan sonra bize kendiliğinden bakış açısı bile vermiyor. Demek ki zamana değil, beynimizi kullanmaya, duygularımıza odaklanmaya, başımıza gelenlerden ders almaya ve bir saniye bile kaybetmeden yapılması gerekenleri yapmaya başlamaya ihtiyacımız var. Zamanın arkasına saklanmaktan vazgeçip, kendimize yönelmek ve bir şeyleri zamana bırakıp ömrümüzü tüketmenin aksine zaman kazanıp mutlu bir hayata ulaşmak için çalışmaya başlamamız gerekiyor. Hayata bir defa geliyoruz ve kaybedecek bir saniyemiz bile yok. Çoğumuz bunun kıymetini bilemiyoruz. Harekete geçip edindiğimiz tecrübelerden ders alıp, zamanı lehimize kullanmakla, aceleci olmayı birbirine karıştırmayın. Tabii ki bazı şeyler için de zamana ihtiyacımız var. Zamana ihtiyacı olan süreçleri seçebilmek ve bu süreçlerde sabırla beklemeyi de bilmek gerekli. Bu ince ayırımı yapabilmek ve sorumluluklarımızın gerektirdiği şeyleri hemen yapmaya başlayıp hayatımızda daha sağlıklı süreçler ve ilişkiler kurmaya başlayabiliriz.

‘Aman nasıl olsa her şey olması gerektiği gibi’ diyerek sanki olay ve durumlara bilge bir bakış açısıyla yaklaşıyormuş gibi başta kendinize sonra da diğerlerine yalan söylemeyin. Siz farkındalığınızı geliştirip, sorumluluğu alıp, hatalarınızı düzeltmeye en hızlı ve etkili biçimde başlayın. Elinizden gelen her şeyi eksiksiz yaptıktan sonra gerisini zamana bırakmanız gerektiğini unutmayın. Tam olarak bu noktadan sonra ‘her şey olması gerektiği gibi’ düşüncesinde hemfikir olabiliriz. Suçu zamana atmaya son verip ipleri elinize alın. Hayat çok kısa ve hızla tükeniyor. Harekete geçin.

False