GeriBükre İkizer Sıkıcı Rutinimizi Ne Kadar Özledik?
MENÜ
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

Sıkıcı Rutinimizi Ne Kadar Özledik?

Sıkıcı Rutinimizi Ne Kadar Özledik?
Abone Olgoogle-news

"Ne kadar şikayet ediyorduk yaşadığımız hayatlardan. Birçok sıkıntımız, mutsuzluğumuz, gereksiz diyaloğumuz olduğunun hiç farkında olmadan."

Bütün dünyanın elini kolunu bağlayan, herkesi izole eden bu salgın sayesinde evlerimize kapandık. Kendimize, sevdiklerimize, yaşamımıza, işimize şöyle bir uzaktan bakma fırsatı yakaladık. İhtiyacımız olduğunu düşündüğümüz onlarca nesnenin hiçbirine ihtiyacımız olmadığını, birbirimize ne kadar zaman ayırmadığımızı, aslında boş ve gereksiz koşuşturma dolu hayatlar yaşadığımızı ani bir şekilde idrak ettik… Ne kadar çok şey bildiğimizi düşünüyorduk. Nasıl da her şeyi planlayabildiğimizi, olayların gidişatlarına yön verebildiğimizi, gücümüzün her şeye yettiğini birbirimize nasıl da göstermeye çalışıyorduk… Ne hadsizlik…

Evet tabii ki bu durum düzelecek. Hatta en kısa zamanda düzeleceğine ben gönülden inanıyorum. Bu salgın geçtiğinde tabii ki normal yaşam devam edecek. Rutin hayatlar yeniden şekillenecek. Ama böylesi bir dönemin üzerine hiçbir şey eskisi gibi olmayacak. Herkes bir kendine bakıp, neyi neden yaptığını, ne yapmak istediğini, istemediği neleri yapmak zorunda kaldığını görecek. Daha da önemlisi bu zorunluluk olarak gördükleri yaşam mücadelesi içinde sevdiklerinden nasıl uzaklaştıklarını fark edecek. Hayatta sıkıntı ya da problem gibi isimlendirilen birçok konunun nasıl da önemsiz olduğu anlaşılacak. Şikayet edilen günlük konuların hiçbir öneminin olmadığı, sevginin tek gerçek olduğu, hayatın boşa geçirilmeyecek kadar kısa olduğu anlaşılacak. Bu dönem dünya için bir dönüm noktası olacak. Manevi değerlerin önemi anlaşılacak. Gereksiz bütün maddi nesnelerden kopup maneviyata dönmek için karşımıza bu kadar bariz çıkan tek fırsat olarak tarihe geçecek.

İnsanlık olarak bu gerçekle bir an önce yüzleşmediğimiz sürece bir sonraki uyarı çok daha korkutucu olacak. Tarih boyunca doğa, üstünlüğünü insanlara hep göstermek zorunda kaldı. Çok daha acı tablolarla karşı karşıya kalmamak için yaşıyor olduğumuz rutin uykudan bir an önce uyanmamız şart.

Yapmamız gereken şeyler aslında o kadar da karmaşık ve zor değil. İyi insan olmak, sevmek, özen göstermek, ihtiyacından fazlasına sahip olma dürtüsünden kurtulmak, insani değerlere ve maneviyata biraz daha önem vermek… Bizlere verilen hayata, doğaya, canlılara saygı ve sevgi göstermek…

Hayatı zorlaştırmak yerine kolaylaştırmaya yönelmeyi ve azla yetinmeyi hatırladığımızda doğa ve yaşam bize bütün desteğini vermeye devam edecek.

INSTAGRAM

False