GeriBeslenme Önerileri Pandemi, Alzheimer Hastalarını Nasıl Etkiledi?
MENÜ
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

Pandemi, Alzheimer Hastalarını Nasıl Etkiledi?

Pandemi, Alzheimer Hastalarını Nasıl Etkiledi?

"Alzheimer’da ileri yaş ve genetik faktörlerin yanı sıra hayat tarzı ve beslenmenin önemli risk faktörleri arasında olduğunu belirten uzmanlar, kırmızı ete dayanan, bol kolesterollü, yağlı bir beslenme tarzının Alzheimer belirtilerini hızlandırdığına dikkat çekiyor. Uzmanlar, sosyal izolasyon nedeniyle pandemi döneminin Alzheimer hastalarını olumsuz etkilediğini de vurguladı. Nöroloji Uzmanı Prof. Dr. Oğuz Tanrıdağ, Alzheimer hastalığına ilişkin değerlendirmelerde bulundu."

Alzheimer hastalığının tanımlandığı ilk zamanlarda yaşlı insanlarda damarsal vasküler hastalıkların söz konusu olduğuna inanılıyordu. Dolayısıyla o ara yaş grubuna sıkışıyordu. Daha sonra her türlü yaşam şartının iyileşmesi, hastalıkların azalması tedavilerin artması ortalama yaşam süresini artırdı. Konfor düzeyinin artmasıyla insanlar daha uzun yaşamaya başladılar. Dolayısıyla Alzheimer hastalığı yaş grubu olarak ileri yaşlara doğru kaydı.  

Yaş, tek başına risk faktörü değil

1990’ların başında Alzheimer hastalığının 65 yaş üzerinden tanımlandığını, 2000’li yılların başından itibaren hastalığın 65 yaşın çok üzerinde olan insanlarda olmadığı, aynı zamanda 65 yaşın oldukça altında olan insanlarda da bu hastalığın olduğunun anlaşıldığını kaydeden Prof. Dr. Oğuz Tanrıdağ,

Araştırmalar sürdü ve dolayısıyla sadece yaş faktörünün bu hastalık için temel faktör olmadığı düşüncesi gelişti.

Alzheimer’da 4 sorunlu kromozom var

Şu an için Alzheimer hastalığına neden olan hatalı protein üretiminde sorunlu 4 tane kromozom biliniyor. Bu kromozomlar 1, 14, 19 ve 21. Bunlardan 1, 14 ve 21 65 yaşın öncesindeki Alzheimer hastalığının genetik riski için önem taşıyan, kromozom 19 ise 80 yaş ve sonrası Alzheimer hastalığının oluşmasında rol oynayan genetik faktör olarak tanımlandı. Dolayısıyla şu anda genetik risk faktörlerinin içerisinde bir numara.

Risk faktörleri arasında yaşam tarzı, kronik depresyon, eğitim azlığı gibi etkenler de risk faktörleri içerisinde sıralanıyor.

Alzheimer belirtilerini hızlandıran beslenme

Yanlış beslenmenin yönetilmesi için doğru beslenmeyi önce tanımlamak lazım. Burada yaklaştığımız zaman Alzheimer belirtilerini artıran hızlandıran bir beslenme türü var. O da kırmızı ete dayanan, bol kolesterollü, yağlı bir beslenme tarzı. Buna karşı olarak da Akdeniz diyeti tanımlandı. Daha çok beyaz et, balık, salata, meyve sebzeden oluşan bir diyet. Alzheimer için damarsal yoldan koruma sağlayan bir beslenme tarzı olarak önerilmektedir. Bunun dışında B12 vitamini, genel olarak da B vitaminini azaltan diyetler, açlık bu hastalığı tetikliyor. Çünkü B12 vitamininin eksikliğinde Alzheimer hastalığının başlangıcındaki belirtiler oluyor. Yani unutkanlık, depresyon sıklığı gibi.

Eve kapatılmak olumsuz etkiledi

Pandemi dönemi birçok konudaki etkisinin yanı sıra bu konuda da oldukça etkili olmuş gibi görünüyor. Hasta yakınları ve hastalar olarak iki bölümde değerlendirmek lazım. Hasta yakınları, çoğu hastanın yaşı 65 yaş ve üzerinde olduğu için ve 65 yaşla ilgili toplumda bir hassasiyet ve alınan tedbirlerde hassasiyet olduğu için hastalarını riske maruz bırakmamak için deyim yerindeyse resmen evlere kapattılar. Hasta yakınlarının haklı korkuları ve tedirginlikleri böyle bir hastayı koruma davranışıyla sonuçlandı. Buna karşılık hastaları tanı konduktan sona mümkün olduğu kadar sosyal yaşam, dışarıda gezme, parka ve bahçeye gitme gibi dış dünyayla temas önerilerinde bulunmamıza rağmen bunun tersi oldu ve hastalara tavsiye etmediğimiz ‘Evinizin içine kapanmayın izole etmeyin’ dediğimiz öneri aynen gerçekleşti. Dolayısıyla pandeminin Alzheimer hastalarına ve yakınlarına olumsuz etkide bulunduğunu söyleyebiliriz.

Alzheimer paneli ile risk oranları belirleniyor

Son zamanlarda bu riskin saptanmasında hastanemizde Alzheimer genetik paneli devreye girdi. Basit bir kan testi ve sonuç oldukça güvenilir. Alzheimer genetik panelinde 65 yaş ve sonrası Alzheimer kromozomu olan kromozom 19’a ait parçacıklar inceleniyor. Yaklaşık bir hafta sonra sonuç çıkıyor. Üç tip parçacık var. Bunlardan koruyucu parçacık, normal popülasyon parçacığı ve hastalık parçacığı olarak değerlendirmemiz mümkün. Burada E2 koruyucu, E3 %75 oranında toplumda görülen, E4 ise hastalık parçacığı olarak değerlendirilebilir. Bu genetik testi yaptırıp durumumuzu anladıktan sonra Alzheimer konusunda alacağımız tedbirleri ona göre saptamamız ve ona göre düşünmemiz gerekir. Yani annemizin annesinden ve babasından E4 parçacıkları gelen bir hasta için gündelik yaşamda alınacak tedbirlerin çok fazla rolü olduğunu düşünmüyorum. Genetik riski artmış oluyor ama E3 grubuna giren kişiler, normal popülasyonda %75 oranında. O zaman bu oranı daha da yükseltmek için dış dünyaya yönelik yaşam, sosyal ilişkiler, düzenli beslenme, düzenli uyku, hastalıklardan korunma gibi tedbirler önerilebilir.

Her unutma Alzheimer belirtisi değil

Unutma çok doğal, tıpkı hatırlama ve öğrenme gibi bir fizyolojik işlevdir ama bu işlevin sürekli bir davranış biçimi haline gelmesi yani unutkanlık olması, bizim dikkatimizi çeken bir özelliktir. Unutkanlıkta zaten kimse nadiren unuttuğu için ve çok arada sırada unuttuğu için doktora gelmez. Bize gelen hastalar sonuç ne çıkarsa çıksın, son zamanlarda unutkanlıklarının arttığını söyleyen kişiler. Dolayısıyla unutkanlık davranışı var.

Beyin check-up’ı ile belirleniyor

Tiroid hormonlarınız düşükse daha çok unutkan olursunuz. Depresyon tanısı almışsanız daha fazla unutkan olursunuz. B12 vitamininiz düşükse daha fazla unutkan olursunuz. Kafa travması geçirmişseniz daha fazla unutkan olursunuz. Bütün bunları elemek lazım ve bundan sonra hastalık ihtimaline bakmak lazım. Bunun için hastaların yüzüne bakmıyoruz. Tetkik yaptırıyoruz. Beyin check-up’ı denilen incelemeler yapıyoruz. Birçok yerde yapılmayan ve yapılmasına da gerek duyulmayan son derece önemli bir elemeden geçiriyoruz verileri. Beyin MR’ını çektiriyoruz. Beyin haritalarını yaptırıyoruz. Sonuçlara baktığımızda hangi neden unutkanlığa yol açıyorsa o ortaya çıkıyor. Yani hormonları, B12’si normal mi, düzenli bir hayat mı yaşıyor, eğilimi var mı? Bu soruların yanıtı evet olmasına rağmen kişide unutkanlık davranışı sürekli hale geliyorsa, testler bunu göstermişse tanıyı koyuyoruz.

Unuttuğunu unutmak önemli bir belirti

Unuttuğu konu, kendine söylendiği ya da hatırlatıldığı zaman da bunu hatırlamaması doktora başvurmak için önemli bir nedendir.

Erken tanı ile önleme ilaçları verildiği takdirde, hastalar uzun zaman izlendiği takdirde geç tanı konulan ve hiç ilaç verilmeyen hastalara göre önemli ölçüde yavaşlamalar görülmektedir.

False