Geriİyi Yaşam Koronavirüse Karşı Yeni Öneri: Bol Bol Müzik Dinleyin
MENÜ
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
  • Hürriyet Twitter
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

Koronavirüse Karşı Yeni Öneri: Bol Bol Müzik Dinleyin

Koronavirüse Karşı Yeni Öneri: Bol Bol Müzik Dinleyin

"Koronavirüs sürecinde evde kalmanın hane içinde bazı gerginliklere yol açabileceğini dile getiren Psikiyatrist Prof. Dr. Önder Kavakçı, “Partnerimizin gerginliğinin bize yönelik olmadığını bilmekte fayda var. Bu dönemde bol bol müzik dinlemeliyiz. Çok duygusal ve hüzünlü müziklerin bile yatıştırıcı özellikleri var” dedi."

Dünyayı etkisi altına alan koronavirüs hasta veya hasta olmayan herkesin psikolojisini etkileyebiliyor. Koronavirüs sebebiyle pek çok kişide kaygı düzeyinin yüksek seyrediyor. Sürecin uzaması depresyonu beraberinde getirebiliyor. Müziğin kendiliğinden yatıştırıcı ve rahatlatıcı özelliği vardır. Bu süreçte çok müzik dinlemekte fayda var. Mümkünse dans edip, oynayabilirsiniz. Her tür müzik iyi gelir. Çok duygusal ve hüzünlü müziklerin bile yatıştırıcı özellikleri kanıtlanmıştır. Günün belli saatlerinde daha eğlenceli başlayıp, farklı saatlerinde de değişik müzikler tercih edebiliriz. Çok fazla film ve konser şu anda internet ortamında erişime açıldı. Bunlardan yararlanabiliriz.

Uyku ve bedensel problemler gözlemlenebilir

Şu anda hiç hazırlıklı olmadığımız bir tehlikeyle karşı karşıyayız. Tehlike olduğu zaman insanlarda kaygı, kaçınma, bazılarında dona kalma, sürekli tetikte kalma ve öfkesini kontrol edememe gibi durumlar olabiliyor. Uyku, nefes, bedensel problemler, mide sıkıntıları, göğüs ve kaslarda ağrılar gibi problemler baş gösteriyor. Ruhsal problemler, kaygılar, endişeler, insanların ilişkilerini de bozuyor. Tehdit ve tehlike algısının çok yükseldiği bir dönem yaşıyoruz.

Tükenmişlik ve depresyon görülebilir

Tehlikeden kaçar, kurtulur ve rahatlarız. Yakın tehdit alan, hastanelerde çalışan insanlarda kaygıdan çok korku daha da ön planda. Ama her an olabilir, gelebilir ihtimali kaygıyı artırıyor. Bu kişiden kişiye, evden eve değişiyor. Burada kaçmanın çok zor olduğu, uzun süren bir tehditle karşı karşıyayız. Bu da korkutucu bir şey. Bu durum yorgunluk, tükenme gibi ve bedensel hastalıkları; uzadığı zaman da tükenmişlik, çaresizlik ve depresyonu beraberinde getirir. 

İlişkilerde huzursuzluk olabilir: Kendinizi yatıştırın

Evlere kapanmayla birlikte dışarı çıkıp rahatlama şansının ortadan kalkması, ilişkileri gerebiliyor. Belli yaşın üstündekiler ve altındakiler sürekli evde. Bu da ilişkileri geren, huzursuzluk yaratan ve karşılıklı iki tarafı da alarm durumuna getiren bir ortama zemin hazırlıyor. Tehdit ve tehlike algısının çok yükseldiği bir dönem yaşıyoruz. Biz ne kadar dengede ve huzurlu olursak, bağışıklık sistemimiz de o kadar iyi çalışıyor. Dengemiz ne kadar bozulursa bağışıklık sistemi de sıkıntıya giriyor.

Kendimizi yatıştırmak, çocuklarımızı, partnerimizi yatıştırmak çok önemli. Görüyoruz ki uzun sürecek ve çok kısa sürede atlatılacak bir durum değil. Birdenbire eski yaşantımıza dönemeyeceğiz. Bu dönemin uzun sürmesi de yorgunluk, öfke, gerginlik yaratıyor. Dolayısıyla şu dönemde kendimize iyi bakmamız gerekiyor. 

Beden hareket ettiğinde savaştığını düşünüyor

Bu süreçte sabah kalkar kalkmaz egzersiz yapmak ruhen çok önemli. Beden hareket ettiğinde, sorunla başa çıktığını düşünüyor. Pasif kaldığında ise yenilgi hissi oluyor ve bırakmalar yaşanıyor. Aktivite ve sporla başladığınız zaman daha güçlü, bir şeyle savaşıyormuş ve yeniyormuşsunuz hissi oluşuyor. Bedeni, evimizde çalıştırmalıyız. Zamanımızı bütün gün televizyon karşısında dizi seyredersek geçirmemeliyiz.

Şefkati ve onlıne iletişimi artırmalıyız

Zor durumlarda insanların birbirine yaklaşma, temas etme ve sığınma isteği artıyor ve iletişime ihtiyaçları oluyor  Çocuğunuz ve partnerinize karşı şefkati arttırmakta fayda var. Tek başına izole olmak çok zor bir şey. Tensel teması yapamıyorsak, online yapacağız. İletişime ihtiyaç duyan varlıklarız. Tek başına yaşayabilen canlılar değiliz ve iletişime, ilişkiye ihtiyacımız var. Bunu da internet ve telefon üzerinden sağlamaya çalışmalıyız. Çok az aradığımız dostlara bile bu dönemde ulaşmak çok önemli. Denge ve samimiyeti, sevgiyi, şefkati paylaşarak iletişim kurmalıyız. 

Çocuklar için oyunu ön plana çıkarın

Çocuklarla birlikteysek oyunu ön plana çıkarmak gerekiyor. Oyunun hem erişkinler hem de çocuklar için yatıştırıcı özelliği var. Bu dönemde kutu oyunları, hareketli oyunlar tercih edilebilir. Çocukların sevebileceği kitaplar okunabilir” dedi. İçinde bulunulan dönemde ailece dayanışmanın daha fazla ön planda tutulması gerekiyor. Önemli olan bilginin keyifli olduğunu çocuklara vermek. Üzerimizde zaten bir tehdit var. Bu süreçte gerilmek yerine bu durumu eğlenceye çevirmek önemli. Eksik olduğumuzu düşündüğümüz yönlerin üzerine gidip peşine düşmek, içinde bulunduğumuz durumdan daha güçlü çıkmamıza yardımcı olabilir.

False