GeriKültür Sanat Kim Demiş Kadın Dahi Yok Diye?
MENÜ
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

Kim Demiş Kadın Dahi Yok Diye?

Kim Demiş Kadın Dahi Yok Diye?
Abone Olgoogle-news

"İnsanlık tarihinde kadınların yerinin araştırılması, 1970’li yıllarda, diğer kadın araştırma alanları gibi, güçlenen ikinci dalga kadın hareketlerinin bir sonucu olarak ilk defa ABD’de Women’s History adı altında ortaya çıkmıştır. Araştırmaların hemen hemen tamamında, insanlık tarihinde kadınların kültürel kalkınmaya çok fazla etkilerinin olduğu ancak ataerkil koşullar nedeniyle ön plana çıkamamış olmaları sonucuna ulaşılmıştır. Özlem Arslan Kart anlatıyor..."

Artık kabul edelim: Kadın dahi var, sadece tarihte kadının adı yok!

Ele alınan tarihi araştırmalarda, kadınların cadı olarak yakılmasından evden çıkamamasına, ikinci sınıf muamele görmesinden çalışmasına izin verilmemesine, kız çocuklarının doğar doğmaz öldürülmesinden erken yaşta evlendirilip anne olmasına kadar dünya üzerinde, coğrafya fark etmeksizin birçok zulümle karşı karşıya kalmış bir insan topluluğu olduğunu görebiliyoruz. Feminist bir yaklaşım sergilemeden bu araştırmalara tüm insanlıkla olarak objektif bakabilmeyi ve akan zamanda kadınların varoluş mücadelesini anlamayı denemek gerekiyor.

Farklı zaman dilimlerinde varoluş mücadelesine örnek olan ve adını tarihe altın harflerle yazdırmış kadın dâhilerimizden birkaç örnek...

- Tabitha Babbitt 1813'te dünyanın ilk daire testeresini insanlığa armağan etti.

- Nobel Ödüllü Marie Curie, X-ray teknolojisini tıp bilimine armağan etti.

- Mary Anderson araba sileceklerini tasarladı ve patentini 1903 yılında aldı.

- İşaret fişeğinin mucidi Martha Coston 10 yıl boyunca bu fikrin üzerinde durdu ve buluşu en sonunda ABD ordusu tarafından satın alındı.

- Mary Phelps Jacob modern sütyenin ilk yaratıcısı oldu.

- Stephanie Kwolek, Kevlar denen sert ve dayanıklı, günümüzde kurşungeçirmez yeleklerin yapımında kullanılan materyalin mucidi. Bu madde ayrıca asma köprülerin halatlarında, kasklarda, kayak malzemelerinde ve kamp malzemelerinde de kullanılıyor.

- Hem oyuncu hem de mucit olan Hedy Lamarr, 2. Dünya savaşı sırasında Amerikan donanmasına yardımcı olabilmek için frekans atlamalı yayılma spektrumunu icat etti.

- Patricia Bath ilk Afro- Amerikan kadın doktor aynı zamanda iki çocuk annesi, yaşadığı tüm sosyal baskının yanında katarak tedavi yönetimini buldu.

- İlk ev güneş enerji sistemlerinin yaratıcısı olan biyofizikçi Dr. Maria Telkes Macaristan doğumlu; daha sonra ise 1925 yılında Amerika’ya taşınarak yenilenebilir enerji ve güneş enerjisiyle çalışan sistemler üzerinde çalışarak uzmanlaştı.

- Marion Donovan, 1961'de tek kullanımlık bezleri geliştirdi.

- Alice H. Parker, 1919 yılında merkezi ısıtma sistemi üzerine ilk patentini aldı.

- Amiral Dr. Grace Murray Hopper, 'bilgisayarların annesi' olarak ün salmış bir dahi. 2. Dünya Savaşı'ndan sonra Hopper Harvard'ta çalışmaya başlamış ve burada IBM-Harvard Mark 1 isimli ilk zengin donanımlı bilgisayarı geliştirmek üzerine çalıştı. Yazıyı bilgisayar kodlarına dönüştüren derleyiciyi ve dünyanın ilk kullanıcı dostu kurumsal programlama dili COBOL'u geliştirdi. Yazılım hatalarına verilen 'bug' ismi de ilk olarak Dr. Hopper tarafından kullanıldı.

Yukarıdaki örneklerde olduğu gibi, kadın dâhilerimizin geliştirdikleri icatların, özellikle yaşadıkları yıllarda erkek işi olarak görülen birçok alanda bilimin önünü açtığını görebiliyoruz. Tıp bilimden teknolojiye, enerjiden savunma sanayiine kadar birçok buluş kadın dâhilerimizin elinden çıkmıştır, çıkmaya da devam etmektedir.

Her dataya ulaşamadığımızı ve tarihin erkek egemen bir kültürle kaleme alındığını düşünürsek, insan düşünmeden edemiyor!

Acaba kaç kadın dâhimiz, dönem koşullarını ve toplum baskısını düşündüğümüz de buluşu ile tarihe adını yazdıramadan yok olup gitmiştir?

False