Maceradan maceraya sürüklenip duruyorum

Sevgili Güzin ablacığım, ben 21 yaşında bir genç kızım. Yaşıma göre olgun bir kişiliğim var. Ama bazen hüzün yağmurlarında boğuluyorum. Mutlu olamıyorum.

Etrafımda benimle çıkmak isteyen çok sayıda genç var. Çok güzel olduğumu söylüyorlar. Zaten benim sorunum bu yüzden peşimde çok erkek olması ve insanlarla çok çabuk kaynaşmak. Özellikle de erkek arkadaşlarımla. Çok çabuk samimi oluyorum, geziyor tozuyorum. Hemen yakınlık kuruyor hatta ilişkiye bile girebiliyorum.

Aslında bu huyumdan nefret ediyorum, toparlanmalıyım diyorum, ama olmuyor. Hani bir söz vardır: ‘Hayatta her şeyini kaybedebilirsin ama, bir şey kazanırsın: Tecrübe.... ’ Ama işte ben bu tecrübelerden ders almayı bilmiyorum.

Bu yaz tatilinde hayatıma dul bir erkek girdi. Ancak beş gün sonra beni aldattı. Beni bir gençle dolaşırken gördüğü için kızmış, bu yüzden aldatmış. Bu arada beni gerçekten sevdiğine inandığım bir genç var. Ben de onu seviyorum. Benimle evlenmek istiyor ama, ona karşı cinsel yönden hiçbir şey hissetmiyorum. Yine de onunla evlenmeli miyim? Hayatım böyle maceradan maceraya sürüklenerek daha ne kadar sürecek? Öğütlerine gerçekten ihtiyacım var.

RUMUZ: MACERAPEREST

Yazdıkların bir anlamda bugünkü gençlerin aşka, ilişkilere bakış açısını gözler önüne seriyor. Birkaç sevgiliyi bir arada idare etmek, daldan dala konmak, ilişkileri yüzeysel yaşamak... Sanki sürekli bir arayış içindeler.

Bugünkü ilişkiler gerçekten ya birkaç haftalık ya da birkaç aylık ve gördüğüm kadarıyla ilişkilerde gerçek anlamda sevgi aranmıyor.

Canım kızım, daldan dala konarak, günlük ilişkiler yaşayarak aradığın gerçek sevgiyi bulamazsın. Tecrübe elbette insanı olgunlaştırır. Ama bu tür tecrübe insanı yıpratır. Güzel bir kız olduğun için çevrende elbette ki pek çok erkek bulunacaktır.

Seni elde etmek için ne mümkünse yaparlar. Sen de dışa dönük, kolay iletişim kuran bir kız olduğun için hemen karşılık veriyorsun. Ama, sen de bu halinden memnun olmadığını söylüyorsun. Bir şeylerin ters gittiğinin farkındasın pekala. Gerçek anlamda sevdiğin zaman, bir insanı her şeyiyle seversin, onu cinsel açıdan da beğenir, arzularsın.

Sanırım, bugüne kadar beraber olduğun erkeklerin seni çeken tek yanı, sana gösterdikleri ilgi, ettikleri iltifatlar. Anlaşılan bu genci sevmiyorsun. O halde evlenme! Aradığın aşkı bulana kadar bekle. Ama sana ilgi gösteren her erkeğe de yakınlaşma.

Dükkanımıza annesiyle gelen o kızı arıyorum

Gerçekten son ümit olarak sana yazmayı uygun gördüm. Yaşım 32, babamla birlikte tekstil işiyle uğraşıyoruz. Kendimize ait bir işyerimiz var. Bir süre önce annesiyle birlikte, Eminönü’ndeki dükkanımıza alışveriş için 20-25 yaşlarında bir kız geldi.

O an gerçekten çok etkilendim, tam evleneceğim biriydi. Uzun uzun bakıştık, fakat bir türlü konuşamadık. Birkaç gün sonra onu Eminönü’nde gördüm fakat yine annesi yanında olduğu için cesaret edip yanına gidemedim.

Bu yazıyı köşende yayınlarsan belki görür okur, size ulaşır. Beni hatırlayacağına inanıyorum.

Lütfen mutlu ettiğin insanlar kervanına beni de kat..

RUMUZ: ŞANS

Doğrusu yazını görüp okur mu, okursa gerçekten sana ilgi duymuş mudur da cevap vermek ihtiyacı hisseder mi?

Bu biraz hayal gibi geldi bana oğlum. Ama senin için bu dileğini yerine getiriyorum ve yazını yayınlıyorum.

Telefon numaran bende saklı. Umarım o beklediğin insandır. Mail adresini ise yayınlıyorum.

timur_sercan@mynet.com

Solaryum zararlı olabilir mi

Sevgili ablacığım, ben çalışan genç bir kadınım. Benim cildim çok soluk ve yazın güneşte yanmak bana çok yakışıyor. Hemen yüzüme bir canlılık geliyor ve herkes tarafından beğenildiğimi hissediyorum. Buna karşılık, kışın solgun ve silik görünüşümle hastalıklı bir ifade taşıyorum.

Arkadaşlarım da bana solaryuma gitmemi öğütlüyor. Bakıyorum, solaryum nedeniyle gerçekten pek çok ünlü televizyonda böyle hoş bir görünüm kazanıyor.

Kış ortasında da insanların yüzlerine tatlı bir esmerlik geliyor, daha çekici oluyorlar. Yine de endişeliyim, ne dersiniz? Aşırı güneşin zararlı olduğu söyleniyor. Solaryum da zararlı olabilir mi?

Bir dönemlerde cilt kanserine yol açtığını söylüyorlardı. Size danışmak istedim, umarım beni aydınlatırsınız.

RUMUZ: BEYAZTENLİ

Güzel kızım, solaryum çok aşırı olmamak şartıyla kış aylarında insana sağlıklı bir ifade kazandırıyor. Bu seanslara kesinlikle karşı değilim.

Endişen yersiz olabilir. Her şeyden önce solaryum yaptıracağın enstitülerde sana kaç dakika kalacağın, ışın kaynağından ne kadar uzaklıkta bulunacağın, gözlerini, dudaklarını nasıl koruyacağın öğretiliyor. Cilde koruyucu bir krem sürülüyor. Bütün bunlara özen gösterdikten sonra hiçbir sorun olmaz.

Kanser konusuna gelince, öğrendiğime göre güneşin tam tersine, bu yöntemde zararlı ışınlar filtre ediliyor. Aslına bakarsan, güneşte bronzlaşmak çok daha tehlikeli.

Son zamanlarda uzmanlar güneş ışınlarının kansere davetiye çıkardığını sık sık tekrarlıyorlar. Bu nedenle, güneş kremlerinin koruma faktörü giderek yükseltiliyor.
X

Benden 10 yaş küçük, ileride pişman olur diye korkuyorum

Eşim bana çok eziyet etti, üç çocuğa rağmen ondan ayrıldım. Şimdi bir başkası var ve beni çok seviyor. Ancak benden 10 yaş küçük.

Sevgili Güzin Abla, ben eşimle severek evlendim. Evlendiğimde 16 yaşındaydım. Üç çocuğumuz oldu. Ama eşim bana çok fazla psikolojik eziyet uyguladı. Bana hiç sahip çıkmadı, beni ailemden ayırdı.
Annesi acımasızdı ama eşim beni onun kucağına attı, kendi ise hayatına devam etti. Ailem bana çok uzak, aramızda 14 saatlik yol var. Kimseye derdimi söyleyemedim.
Eşim beni defalarca aldattı. Hatta bu yüzden bir sürü sağlık sorunu yaşadım. 7 defa vücudumun farklı yerlerinden ameliyat geçirdim, yaşadığım üzüntülerden dolayı.
Doktorların dediğine göre, bunların bir kısmı vücudumun tepkisiymiş. En son ameliyat olduğumda eşim beni kaderimle baş başa bıraktı. Ben de ondan ayrıldım. Boşanma davası açtım. 2 yıl oldu.
Şimdi yeni biri çıktı karşıma ve beni deli gibi seviyor.
Çocuklarımı da bağrına basmaya hazır. Benimle çok ilgileniyor. Tabii bekar ve bana “Senden vazgeçmeyeceğim, iyi anlaşıyoruz” diyor. Bir sorun var; o benden 10 yaş küçük ve ben ya ileride pişman olursa diye korkuyorum. İşte bu yüzden, defalarca ondan ayrılmaya çalıştım. Sırf benden küçük ve hiç evlenmemiş biri diye. Ama o benden vazgeçmiyor.
Hayatımda görmediğim her türlü güzelliği yaşatıyor bana.

Yazının Devamını Oku

Annemle nişanlım anlaşamıyor

Annem ve nişanlım asla anlaşamıyorlar. Annem, babamdan ayrıldığından beri benim de mutsuz olacağımı düşünüyor. Ben de iki arada kaldım...

23 yaşındayım ve 5 yıldır bir ilişkim var. O, 27 yaşında... Bizim bunca yıl, öyle büyük bir kavgamız ya da sorunumuz olmadı. En ufak bir şeyde konuşup hallediyoruz ve küs kalmayı beceremiyoruz.

2018 yılında büyük bir nişan yaptık. Nişanda annem çalgı çalmaması gece 00.30’da elektrikleri kesti. Çünkü başı ağrıyormuş. Nişanlım o günden beri anneme zıt gidiyor.

Bu 5 yıl içinde, şehir dışında 2 yıllık üniversite okudum. O zamanlar ailemle pek görüşemiyordum.

Şimdi fark ediyorum, nişanlım bize ne zaman gelse, görüştüklerinde mutlaka bir konu bulup sürekli tartışıyorlar.

Sevdiğim, nişandan sonra askere gitti. Bu süre içinde borçları vardı, onları da ödedi. Aslında nişanlım yetiştirme yurdunda büyümüş, aile ortamını pek bilmiyor. Hiç sevgi görmemiş...

O askerdeyken annem de 32 yıllık evliliğini bitirdi. Babam, annemi aldatmış.

Psikolojik olarak çöktü.

Bizim de nikâhımıza çok az zaman kaldı. Bir gün ev temizliği yaparken annem, “Halıları şuraya koyarız” demeye başladı.

Yazının Devamını Oku

Her şeye oğlum babasız büyümesin diye katlandım

3 yıllık evliliğimiz bitmek üzere... Eşim, artık beni istemediğini söyleyerek boşanma davası için. Yıllarca hakaret ve şiddet gördüm fakat oğlumun anne ve babasız büyümemesi için her şeye katlandım...

Ben 23 yaşındayım, eşim 27 yaşında. Evliliğimizde üçüncü yılımıza girdik. 1.5 yaşında da oğlumuz var. İlk günlerden beri sürekli boş yere tartışırıyoruz. Kavgalarımız iyice büyüdü.
Eşim evlenmeden önce bir ve sonrasında iki kere beyin ameliyatı oldu.
Ailesi onu ben hasta etmişim gibi sürekli imalı konuşuyor.
Hatta eşim de arada böyle söylüyor. Fakat doktor hatası yüzünden birkaç kez ameliyat olduğu ortaya çıktı.
Eşim, son ameliyatından sonra ise beni hepten istemedi. Sürekli ona karşı iyi olmaya çalışıyorum fakat son zamanlarda iyice bana karşı kötüleşti. Sürekli hakaret ediyor, “Beyinsizsin, seni sevmiyorum, senden tiksiniyorum, nefret ediyorum. Seni boşayacağım” diyor.
Bana, defalarca şiddet uyguladı. Oğlum annesiz babasız büyümesin diye her şeye tahammül etmeye çalıştım. Ama o, ısrarla boşanmak istedi. Eşimin ailesiyle birlikte yaşıyoruz. Kendimize ait bir evimiz var. O eve gitmek istedim. Çünkü baş başa kalınca aramız iyi olur ve belki her şey düzelebilir diye düşündüm.
Kayınpederim çok sert bir şekilde, “Burada yaşamak istiyorsan yaşa, yaşamıyorsan babanın evine gideceksin” dedi. Sesimi çıkaramadım...

Yazının Devamını Oku

Ailem onu babası hapiste olduğu için istemeyecek

Ailem sevdiğim adamın babasının hapiste olduğunu öğrenince onu istemeyecekler. Ondan vaz mı geçeyim?

Erkek arkadaşımın aile yapısı karışık... Baba-anne ayrı, anne yeni bir evlilik arifesinde...
Babası adam öldürmeden hapis yatıyor. Ailem bunu ileride öğrenince onu, hiç istemeyecek.
Ona karşı ön yargılı olacaklar.
Ne yapacağım bilmiyorum. Onu çok seviyorum, bu hayatı o seçmedi ki...
O çok iyi bir insan ve bütün bu olanların sebebi o değil. Ama ailem böyle düşünmeyecek, onu kabul etmeyecek.
Söyleyin ondan vazgeçmem mi gerekiyor? Ya da sevgimin arkasında mı durmam mı?
 Rumuz: Vaz mı geçeyim

Yazının Devamını Oku

Sevgilim ve kariyerim arasında kaldım

İyi bir eğitim hayatım olmasına rağmen sevgilim, iş konusunda beni sınırlandırıyor. Bu yüzden evlenmeyi her geçen gün erteliyorum. İş arayamıyorum ama evlenmiyorum da... Yol ayrımındayım.

2 yıllık bir sevgilim var. İlişkimiz başladığı günden beri sevgilim, benimle ciddi düşünüyor. Ben daha ağır ilerlemek istemiştim ama o hemen yüzük alıp evlenme teklifi etti.
Teklifi kabul ederken ona hemen evlenemeyeceğimizi söyledim. Çünkü küçük bir şehirde yaşıyoruz ve daha düzgün bir iş bulamadım.
Beni burada iş bakma konusunda sınırlandırdığı için hayal ettiğim kariyere sahip olamıyorum. Bu dönemde güzel yerlerde iş buldum.
Fakat bulduğum işler başka şehirde olduğu için kabul etmeyip sorun çıkardı ve ben de gidemedim. Ailesi, “Oğlumuzu başka şehre göndermeyiz” dedi. Benim ailem ise “Nerede mutluysan orada yaşa” düşüncesinde.
Yurtdışında okudum ve ülkemde istediğim yerlere hep gittim. Ama sanki bu evlilikten sonra beni bu şehre mecbur edecekler ve hapsedecekler diye korkmaya başladım.
Sevgilim bu durumu anlamıyor, “2 yıldır uzattın, bir türlü evlenemedik” diyor. O da üniversite mezunu, başarılı bir akademik hayatı var.
Ama bu küçücük şehirde saplanıp kaldı. Belki bu ona yetiyor. Ben bu küçük şehirde istediğim şekilde çalışamıyorum, hatta iş bulamıyorum. Bu nedenle de evlenmiyorum.

Yazının Devamını Oku

Onu sevmediğini söylerken doğum günümde evlendi

Eski sevgilim nişanlısıyla evlenmeden hemen önce benimle buluştu. Onu sevmediğini ve evlenmek istemediğini söyledi. Beraber olduk. Fakat bir süre sonra doğum günümde evlendi.

7 sene önce bir adama âşık oldum. Ayrılıklarla beraber 1 seneye yakın birlikte olduk... Son ayrılığın ardından senelerce hiç konuşmadık.
Uzun zaman sonra arkadaşım vesilesiyle bir araya geldik. Ben belki yeniden başlarız düşüncesindeyken, o “nişanlanıyorum” dedi.
Zaten beni hiç sevmedi ve hiç değer vermedi. Benim ne hissedeceğimi düşünmeden suratıma nişanlanacağını söyledi. Günlerce ağladım ve o günden sonra da hiç konuşmadım.
Evlenmeden 1 buçuk ay önce, görüşmek istediğini mesaj attı. Ben de bir umut, “Belki evlenmez, vazgeçer” diye düşündüm. Hatta istemeyerek onunla birlikte bile oldum ve ilkimi yaşadım.
Fakat bunun da bir değeri olmadı. Arkasına bile bakmadan çekti gitti ve üstelik doğum günümde evlendi. Oysa “Onu sevmiyorum, evlenmek istemiyorum” diyordu.
Çok mutlu fotoğraflar çektirmişler. Hatta o kadar mutlu ki sanki huzur bulmuş gibi. İçimden, “Bu mu evlenmek istemeyen, sevmeyen adam? Kendimi ziyan ettiğim adam...” dedim. Tahmin edeceğiniz gibi çıldırdım, sinir krizleri geçirdim.
Şimdi de psikiyatriste gidiyorum ama ilaçlar da fayda etmiyor.

Yazının Devamını Oku

En çok istediğim şey bebekti ama onu doğuramazdım

Eşimle evliliğimiz boyunca en çok istediğimiz şey çocuktu... Yıllarca denememize rağmen olmadı. Maalesef eşimi aldattığım adamdan hamile kaldım ama onu doğuramazdım...

Bu sırrımı mutlaka birine anlatmalıyım rahatlamak için... Bu da siz olacaksınız çünkü sizin tarafsız, dürüst ve şefkatli biri olduğunuza inanıyorum.

Aradan yıllar geçtiği halde, aklımdan çıkmıyor ve vicdanımı zorluyor. Evli bir kadınım. Eşimi seviyorum, ondan çok da memnunum, beni sever, sayar, kollar... Ama uzun yıllardır evliyiz ve aramızda heyecan kalmamıştı.

Çalışıyorum, bir işyeri sahibiyim. Eşimin de benim de kazancımız yerinde. Ne yazık ki çocuğumuz olmadı.

Önceleri doktor doktor dolaştık ama sonunda bunu kabul ettik. Ama işte bu doktor doktor dolaştığımız sırada...

Bir hastanede bir röntgen uzmanıyla tanıştım. Adamı görünce anında vuruldum. Sanırım bu duygular karşılıklıydı. Raporumu vermek bahanesiyle özel telefonumdan beni aradığında, bunu hissettim.

Biraz konuştuk, bir kahve içimlik buluşmaya karar verdik...

Ve tahmin edeceğiniz gibi bir süre sonra kendimizi birbirimizin kollarında bulduk.

Ona çılgın gibi âşık olmuştum, o da bana. Dünyayı unutmuştuk, hiç kimse umurumuzda değildi. Sonuçta o da evliydi ve iki çocuk babasıydı. Artık düzenli olarak buluşuyor, birlikte bulutlarda yaşıyorduk...

Yazının Devamını Oku

Eşim beni en yakın arkadaşımla aldattı

Eşimin telefonunda üniversiteden en yakın arkadaşım, hatta oda arkadaşım olan bir kişiyle cinsel içerikli mesajlaşmalarını yakaladım. Eşim aralarında fiziksel bir yakınlaşma olmadığını söylese de ondan soğudum.

Güzin Abla, eşimle 7 yıldır beraberiz. 1 yıldan beri de evliyiz. Çok mutluyduk. Ya da ben öyle sanıyormuşum...

2 hafta önce eşimin telefonunda ailece görüştüğümüz, benim üniversiteden en yakın, hatta oda arkadaşım olan bir kişiyle cinsel içerikli mesajlaşmalarını yakaladım.

Dünya başıma yıkıldı ve evde kıyamet koptu. Bu süre içinde kendisini asla savunmadı. Ancak çekip gitmeme izin vermedi. Çok pişman olduğunu, neden böyle bir şey yaptığını bilmediğini, baştan sona saçmalık olduğunu söyledi. 

Anlattığına göre sadece yazışmışlar, aralarında kesinlikle bir fiziksel yakınlaşma olmamış.

Hâlâ aynı evi paylaşmaya devam ediyoruz. Ama bu olayı yakaladığım günden beri üzerime titriyor, “Sana bunları unutturacağım, her şey normale dönecek” diyor.

Pişmanlığını hissettiriyor aslında. Ben de ne düşüneceğimi bilemiyorum. Çok soğudum ondan, o günden beri hiçbir şeyine tahammül edemiyorum, sürekli kötü davranıyorum.

O ise aksine bana karşı çok sabırlı, eskiye oranla aşırı ilgili. Ama bana her hareketi batıyor. Bazen unutur gibi oluyorum ama erkeklik gururuma yediremiyorum.

Bazen bir an eskisi gibi sevgi dolu oluyoruz ama ben mutlu olduğumuzu hissettiğim o anda yine sinirleniyorum, ona iyi davrandığım için kendimi suçluyorum.

Yazının Devamını Oku

Boşanma aşamasındaki sevgilimle devam edeyim mi

Erkek arkadaşım boşanma aşamasında ve bu durum kafamı çok karıştırıyor. “O olgun biri, başından evlilik geçmiş, beni üzmez kırmaz” diye düşünüyorum. Yine de emin olamıyorum...

Selam Güzin Abla, bekar bir genç kızım... Karşıma boşanma aşamasında olan bir adam çıktı. Eşiyle anlaşamadıkları için anlaşmalı boşanmak istemişler. Ama pandemi dolayısıyla mahkeme uzamış. Kendisi de benden 10 yaş büyük.

Aynı yerlerde oturuyoruz. Bir süre yazıştık, konuştuk. Bana âşık olduğunu söyledi. Her an beni çok seveceğini de dile getirdi.

Birkaç kez de buluştuk, görüştük. Kanım kaynadı ona... Gerçekten de ruhumuz uyuşuyor. Ama işte çocuklu biri kendisi.

Çocukları ise şu an eşinde. Boşanınca da eski eşinde kalacaklarmış. Ama içimde hep kötü bir his var. Onun geçmişini nasıl unutabilirim ya da nasıl görmezden gelebilirim!

İlişkimiz evliliğe kadar gitse durum ne olur? İleride çocukları yüzünden aramıza soğukluk girer mi? Benim bekar olmam, onun ise çocuklu ve dul biri olması herhangi bir sorun yaratır mı? 

Ailem ve arkadaşlarımın ne diyeceklerini çok düşünüyorum. Fakat onunlayken de çok mutluyum. Kafam çok karışık. Ne yapmam gerektiğini bilmiyorum.

Bir yandan şöyle düşünüyorum: “Benden olgun biri sonuçta başından bir evlilik geçmiş. Neyin ne olduğunu biliyor... Beni üzmez, kırmaz...”

Yine de emin olamıyorum.

Yazının Devamını Oku

Sevgilim benden önce başkalarıyla birlikte olmuş

Sevgilimin benden önce başkalarıyla birliktelikleri olmuş. Bu benim ve ailemin kabulleneceğim bir şey değil. Birbirimizi seviyoruz ama ne yapmam gerektiğini bilmiyorum.

Bundan yaklaşık 4 buçuk yıl evvel bir evlilik geçirdim. Fakat eşim olacak kişi, Doğu’dan Batı’ya tayin olmak için beni kullanmış. Bunu öğrenince beraberliğimiz yürümedi.

5 ay sonra hemen boşanma kararı alıp boşandık. Ama insanlara güvenim yerle bir oldu.

Aradan yıllar geçti... Ne kadar evlenmeye olumlu bakmasam da yeni birini hayatıma almaya karar verdim. Aynı işyerinde çalıştığım, hep abi dediğim biri vardı. Kendisi bana açılınca “deneyeyim” dedim.

Aramızda 7 yaş fark var.

Onun geçmişinde birçok sevgilisi olmuş.

 Cinsel birliktelikleri de olmuş ve yabancı bir kadınla 6 ay birlikte yaşamış.

Muhafazakâr biriyim ve bunlar kabulleneceğim şeyler değil. Ama “her insan hata yapar” diyerek göz yumdum.

Ben, bu adamı sevmeye başladım...

Yazının Devamını Oku

Evliyim ama eski sevgilimi hâlâ unutamıyorum

Ailemin üzülmemesi için sevdiğim adamla değil başkasıyla evlendim. Ama eski sevgilimle hâlâ birbirimizi seviyoruz. Eşimden ayrılıp eski sevgilimle mi beraber olmalıyım?

Merhaba Güzin Abla, ben evli, 1 çocuk annesiyim. Eşimle nişanlıyken onu sevmediğimi söyledim. Ama eşim ısrarla beni sevdiğini söyledi ve vazgeçmedi.

Şu an evliyiz ve sürekli kavga ediyoruz. Hiçbir zaman yanımda olmadı, beni ailesine karşı hiç savunmadı ve hep yargıladı. Evliliğimiz boyunca, eski sevgilimi başıma kaktı.

Akrabamız olan eski sevgilim, nişanlıyken kaçmamızı istedi ama cesaret edip onunla gitmedim.

Onu çok sevmeme rağmen ailemin, üzülmesini istemedim.

Eşimin ailesinin bedduasının bizi mutsuz edeceğini düşündüm.

Onu sevsem de eşimle evlenmek zorunda kaldım.

Eşim de kendisini istemediğimi biliyor ve “Aklın, kalbin hâlâ onda. Ruhun benimle değil” diyor.

Eşimle yataklarımız ayrı.

Yazının Devamını Oku

Evlendiğim gece “bakire çıkmadın” diyerek beni babaevime bıraktı

Evlendiğimiz gece, eşimin ailesi evimize gelerek “Çarşaf almaya geldik” dedi. Ardından da eşim “bakire çıkmadın” diyerek beni babaevime bıraktı.

2 senelik nişanlımla ağustos ayında evlendim. 27 yaşındayım, iki üniversite bitirdim. Eşim lise mezunu, ben ikinci üniversitemi okurken ailesinin ısrarı üzerine üç ay içerisinde nişanlandık.

Bu dönemde bir küs, bir barışık bir sürü badire atlattık. Sonunda evlendik... Tam “Bitti, artık mutlu oluyoruz” diyordum ki ilk gece birlikteliğimizde kan gelmediği için eşim bana hiçbir şey hissettirmeden, ailesinin yanına gidip bakire çıkmadığımı bildirmiş. Yengeleri oyun kurup bize geldiler. “Çarşaf almaya geldik” dediler.

Ben de “O halde bir hastaneye gidelim” dedim. Evden “hastaneye” diye çıktık. Ancak eşim beni babamların evine bıraktı.

Annemler şok oldu... “Evinize dönün, biz kızımızdan eminiz” dedilerse de ikna olmadı. Annesi ve babası o gün konuyu sonradan duymuş gibi bize geldi. Bana sarılıp ağladılar... Onlarla birlikte iki hastaneye gittik.

Biri özeldi, ancak adli vaka olmadan muayene olunamayacağını söylediler. Bu arada eşim de beni annemlere bıraktıktan sonra, evimize dönüp evdeki altınları alıp gitmiş.

Biz ailesiyle hastaneye gittikten sonra “Sen bizim kızımızsın” diyerek evlerine götürdüler. Onu da çağırdılar yanımda çok dil döküp onu ikna etmeye çalıştılar. İçi rahat değilmiş, öyle söyledi. Eve döndük. Ertesi gün yine yengeleri, kardeşi bana yüklendi.

Bir doktor bulduklarını, onu seviyorsam gitmem gerektiğini söylediler. Ben de “Hepinizden şikayetçi olacağım” dedim.

Dayısı öğretmendi, eşi de hemşireydi. Onlar olaya sonradan dahil olup onu ikna etmeye çalıştı. “Sizin baş başa konuşmaya ihtiyacınız var” diyerek bizi evimize getirdiler...

Yazının Devamını Oku