GeriSevin TURAN Amerika'nın Orta Batı'sında bir Türk kahvesi rüyası
MENÜ
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
  • Yorumlar
    0
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

Amerika'nın Orta Batı'sında bir Türk kahvesi rüyası

Amerika'nın Orta Batı'sında bir Türk kahvesi rüyası
Fotoğraf Rüya'nın Instagram hesabından.
Abone Olgoogle-news

"Cincinnati, Ohio" denince aklınıza ne geliyor? Benim aklıma gelenler; ABD'nin Orta Batı diye adlandırılan bölgesinde bir yer, 90'larda televizyonda yayınlanan dublajlı Amerikan filmlerinde adı geçtiğine göre muhtemelen gelişmiş bir şehir, ama New York, San Francisco ya da Seattle gibi kozmopolit bir yer de değil yani...

Bütün bunları alt alta koyunca Cincinnati ve Türk kahvesinin aynı cümle içinde geçmesi kulağımda biraz garip çınlıyor. O nedenle bir yabancı lifestyle sitesinde Cincinnati merkezli Türk kahveci Rüya'dan ve sahibi Melis Aydoğan'dan bahsedildiğini gördüğümde epey şaşırdım. Tabii şaşırmakla da kalmadım kendisine internet üzerinden ulaşıp aklımdaki soruları sorma fırsatını da yakaladım. İşte Melis'in anlattıkları…

Melis Aydoğan kim ve Cincinnati Ohio'da ne yapıyor?

Şirketim Rüya aracılığıyla Amerika'daki göçmenler için olumlu bir ses olmaya çalışan birinci nesil bir Türk-Amerikalıyım. 28 yıl önce annem ve babam İstanbul'dan Cincinnati'ye göçmüşler. Klasik göçmenlik hikayesinde olduğu gibi, çocuklarına daha iyi bir hayat vermek için neredeyse hiçbir şeyleri olmadan gelmişler. Çocukluğum ve gençliğim boyunca bana sürekli Amerika'nın sağladığı fırsatları hatırlattılar. Ben de bu fırsatlardan mümkün olduğunca yararlanmak için elimden geleni yapıyorum. Tam da bu nedenle Amerika'yı en çok göçmenler seviyor. Bunu şahsen deneyimlemiş bir insanım, bu nedenle de manşetlerde sürekli sınırların kapatıldığını duvarların inşa edildiğini okumaktan bıktım. Rüya'yı da Amerika'daki göçmenler hakkındaki söylemi değiştirebilmek için kurdum.

Rüya'yı büyütmek için çalışmadığım zamanlarda beni sağa sola tekmeler savururken görebilirsiniz! 😊 İlginç bir bilgi: Üniversitedeyken tekvandoda ulusal düzeyde müsabakalara katılıyordum.

Rüya'yı kuralı ne kadar oldu? Neden bu ismi seçtin?

Benim için Rüya ömürlük tecrübelerin hayata geçişi. Rüya'nın tohumları ben çocukken ve Amerika'da herkesin göçmenleri çok sıcak karşılamadığını fark ettiğimde atıldı. Bu durum bana söz konusu alanda olumlu değişimler yaratma motivasyonu sağladı.

Şirketimi 24'üncü yaş günümde yani 12 Ağustos 2018'de kurdum. Yani Rüya neredeyse 2 yaşında. Bu ismi Amerikan rüyasını yaşayan ebeveynlerimden esinlenerek seçtim. Rüya aynı zamanda herkesin kendisini evinde hissedebileceği bir Amerika yaratma misyonunu da temsil ediyor çünkü rüyalar göçmen olalım ya da olmayalım hepimizin bir bağ kurabileceği şeyler.

Peki neden Türk kahvesi? Neden kebap ya da pide gibi çok bilinen klasik bir Türk lezzeti değil?

Benim hayatımda Türk kahvesi annemle, anneannemle ve arkadaşlarımla çok kişisel sohbetlerin, derin konuşmaların eşlikçisi oldu. Birbirimizin fincanlarına ve yüreklerine baktığımız o anları Rüya ile yeniden yaratmak istedim. İşe kahve falı bakarak başladık; insanlara kişisel hikayeleri üzerine düşünme, kökenlerini hatırlama ve geleceğe uzaktan da olsa bakma şansı verdik. Bu fal geleneği sayesinde birlikte hayal ediyor, Amerika'daki herkesi kucaklayan bir duygu yaratıyoruz.

Türk kahvesinin kendine ait ritüelleri var. Ayaküstü içilebilecek bir şey değil. Pişirirken de ağır ağır yapılanı makbul. Amerikan kültürü denince aklımızda uyanan fikre pek uyan bir durum değil bu. Türk kahvesi ABD'de nasıl kabul gördü?

Özellikle koronavirüs salgını gibi dönemlerde insanlar kahveden turizm gibi bir tat alıyor. Dünyanın içinde bulunduğu belirsizlik ortamında Türk kahvesi deneyimi basit ve yeni bir zevk. Kendi kültürü ve sohbeti olan bir kahve. Bu ritüeller her zamankinden daha da önemli hale geliyor.

Dünya normalleştiğinde insanlar Türk kahvesi eşliğinde sohbetler etmeye devam edecek. Bu zamana kadarki sohbetlerin konuları bana kaygılarımızın çok benzer olduğunu ve hepsinin kökeninde insani ilişkilerin yokluğu olduğunu gösterdi. Sosyal medya sayesinde birbirimize her zamankinden daha yakınız ama yalnızlığın tavan yaptığı ve duygusal açıdan iyi hissetmenin dibe vurduğu bir zamandayız. Anlamlı sosyal ilişkiler sadece yalnızlığa çözüm değil aynı zamanda strese karşı daha dirençli olmamızı ve hislerimizi daha iyi yönetmemizi sağlıyor. Düşünsenize, toplum olarak hepimiz bir kahve içimi süre kadar yavaşlayıp birbirimizle konuşsak neler neler başarırız…

Rüya'da kahvenin yanı sıra çikolata da var değil mi? Onlardan da bahsedelim mi biraz?

Herkesin kahve sevmeyeceğinin farkındaydım. Bu nedenle Amerikalılara bu aromayı sevdikleri bir tat üzerinden tanıyacakları, Türk kahvesi geleneği ve kültürü hakkında daha fazla şey öğrenebilecekleri bir kanal yaratmaya çalıştım. Çikolatalarımız da buradan çıktı. Küçük miktarlarda üretiyoruz ve hepsi adil ticaretle elde edilen Rüya kahvesi, kakao çekirdekleri ve kakule kullanılarak üretiliyor.

Adil ticaret demişken, ürünlerinizin yerel kaynaklardan ve organik malzemelerden üretildiğini fark ettim. Biraz da Rüya'nın bu etik kaygılarından bahsedebilir misin?

Dünyada bugün karşı karşıya olduğumuz çevre krizlerinin en büyük sebebi tarım. Ben şahsen çiftçi bir aileden geliyorum. Bu nedenle Rüya'nın malzemelerinin etik ve sürdürülebilir kaynaklardan elde edilmesini şahsen çok önemsiyorum.

Herkesin atmosferdeki zararlı gazların yoğunluğunu azaltmak için yapabileceği bir şey var: Bu konuda bilinç sahibi ürünleri tüketmek. Eğer kullandığım malzemeler sürdürülebilir kaynaklardan gelmezse, insanlığa kötülük etmiş olurum.

Son sorum! Genç bir kadın girişimci olarak her gün karşılaştığın zorluklar neler? Özellikle bugünün Amerika'sında...

Genç kadın girişimci olmak bir engel değil bir güç. Ancak girişimcilik dünyasında (kadın-erkek, genç-yaşlı fark etmez) değişim için en büyük fırsatın daha geniş bir temsil olduğuna inanıyorum. Temsil konusunda öyle eksiklikler var ki bir kişi başarılı olduğunda onun parçası olduğu toplumdaki herkesin hikayelerini temsil edebilmesi bekleniyor. Bu gerçekçi bir yaklaşım değil. Melis Aydoğan, Amerika'daki tüm göçmenlerin hikayelerinin toplamı değil. İnsanların bulunduğum platform üzerinden anlatmamı beklediği ama anlatmadığım bazı hikayeler beni çok üzüyor çünkü bu hikayeleri de duymak ve görmek istiyorum.

Ancak her şeyi bilen ve her şeyi deneyimlemiş bir insan olmaya çalışmıyorum. Dürüstlüğüm ve kırılganlığımla ortaya çıkmış ve diğer göçmenlere kendi değerli hikayelerini ve fikirlerini paylaşma konusunda ilham olmuş bir kişi olmaya çalışıyorum.

False
Haber Yorumlarını Göster
Haber Yorumlarını Gizle