GeriRüzgar Sünbül Mutfak bilgileri: Pastacılık ve ekmekçilik
MENÜ
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

Mutfak bilgileri: Pastacılık ve ekmekçilik

Mutfak bilgileri: Pastacılık ve ekmekçilik
Abone Olgoogle-news

Merhaba Sevgili Hürriyet Lezizz Okurları... Bundan sonra bu köşede sık sık tariflerim ve mutfakla teknikleriyle ilgili öğretici içeriklerimle karşınızda olacağım. Bugün ilk olarak pastacılık ve ekmekçilik konusunda temel bilgilerle başlıyoruz. Dilerseniz hemen başlayalım...

EKMEKÇİLİK

Ekmek nedir?

Tahıl unundan yapılmış hamurun fırında, sacda veya tandırda pişirilmesiyle yapılan yiyeceğe ekmek denir. Ekmek, çeşitli tahıl unundan yapılmış hamurun ateşte, sac üzerinde, tandırda, fırında veya tepside pişirilmesiyle hazırlanan yiyecektir.

Ekmeğin tarihçesi

Ekmeğin tarihi, medeniyetlerin tarihi kadar eskidir. Ekmek, insanoğlunun bilinen en eski ve önemli gıda maddesidir. Genel kabule göre, ilk insanlar su ile ıslatılmış ve kendi haline bırakılmış buğday kırmasında gözeneklerin meydana geldiğini görmüşler ve gözenekli kütleyi sıcak taşlar üzerinde pişirdikleri zaman tat ve lezzetinin iyi olduğunu anlamışlardır. Cilalı Taş Devri’nde (Neolitik Çağ) kestane, meşe palamudu gibi bazı bitkisel ürünlerin ezilip suyla karıştırıldıktan sonra elde edilen hamurun, kızgın taşlar üzerinde ya da kül içerisinde pişirilerek yendiği de bilinmektedir.

Yapılan araştırmalardan elde edilen bilgiye göre MÖ 4000 yıllarında Babilliler özel fırınlarda ekmek pişirmeyi biliyorlardı. Yine MÖ 4300 yıllarında değirmencilik ve fırıncılık sanatının icra edildiği, yapılan kazılarla elde edilen bulgulardan anlaşılmaktadır. MÖ 2600 yıllarında Eski Mısırlılar, buğday unu ve su karışımından elde edilen hamura maya kattıklarında ekmeğin daha yumuşak, daha kabarık olduğunun farkına vardılar.

Çeşitli sınıflardan oluşan Mısır halkı ekmeği uzun zamandan beri bilmekteydi. Ancak mayanın tesadüfen bulunmasının ardından beyaz ekmek soyluların ve sarayın simgesi haline geldi. Zenginlerin ve soyluların rağbet ettiği mayalı ekmekler o kadar değer kazandı ki, Eski Mısır'da bu ekmekler para yerine bile kullanılmaya başlandı. Mısır'dan Roma'ya ve ardından Batı Avrupa'ya yayılan mayalı ekmek, son asırlarda hemen hemen bütün dünyada sofralardaki yerini aldı.

Ekmek daha sonra orta ve diğer Avrupa ülkelerine güneyden yayılmıştır. Avrupalılar buğdaydan önce çavdar gibi diğer tahıl ürünlerini kullanmışlar, ancak 15'inci yüzyılda buğdaydan beyaz ekmek yapımına başlamışlardır. Mikroorganizmaların ve mayanın aktif olarak bilinmesinden (19'uncu yüzyıl) sonra ekmek üretimi sanayi kolu haline gelmiştir. Yeryüzünde en fazla ekmek tüketen toplumların başında Türkiye gelmektedir.

Yurdumuzda yaygın olarak buğday unundan ve mayalanmış hamurdan üretilen ekmek tüketilmektedir. Ancak kısıtlı da olsa bölgelere göre mısır, yulaf, çavdar ve benzeri tahıllardan da ekmek üretilmektedir. Ekmek, bir emek ürünü, alın teri simgesi ve Allah'ın kullarına nimeti olarak hemen bütün dinlerde övülmüş ve kutsal sayılmıştır. İslam dininde de ekmek çok değer verilen gıdaların başında gelmektedir.

Hıristiyanlık ve Musevilikte olduğu gibi İslam kültüründe de ekmeğin özel bir yeri vardır. Ekmeğin özel bir yer tuttuğu kültürlerde fırıncılık da önemli bir yer tutmaktadır. Bizim inancımıza göre, Cebrail (AS), Hz. Adem'e(AS) unu öğüterek ekmek yapmayı öğretmiştir: Bu nedenle de fırıncılar Hz. Adem'i (AS) "PİR" olarak kabul ederler. İslam Peygamberi Hz. Muhammed (SAV) devrinde Medine'de yaşayan Amr Bin Ümran'ı da ikinci "PİR" olarak sayarlar.

Mutfak bilgileri: Pastacılık ve ekmekçilik

Ekmek nasıl yapılır

Ekmek, buğday unu (Mısır, çavdar ve arpa gibi tahılların unlarıyla da ekmek yapılabilir. Burada, ekmek tarifi verilirken buğday ekmeği esas alınacaktır.) maya, katkı maddesi, tuz ve suyun belli oranlarda karıştırılıp yoğrulması ve hamurun belli bir süre mayalandıktan sonra pişirilmesi ile elde edilen temel bir gıda maddesidir. Karbonhidrat ve protein kaynağı olan ekmek, özellikle tahıla dayalı bir beslenmenin yaygın olduğu ülkemizde, beslenme açısından büyük öneme sahiptir. Türkiye’de, insanların gündelik hayatlarında tükettikleri enerjinin yüzde 66’sı tahıllardan, bu oranın yüzde 56’lık kısmı yalnız başına ekmekten karşılanmaktadır.Ülkemizde, kişi başına günde ortalama 450 gram ekmek tüketilmektedir.

Un

Buğday unu, temizlenmiş ve tavlanmış buğdayın öğütülmesi ile elde edilen yarı işlenmiş bir gıdadır. Un kalitesi, genellikle unun ve hamurun ölçülebilir nitelikteki fiziksel, kimyasal ve teknolojik özellikleri ile tahmin edilmektedir. Genellikle kaliteli un deyimi ile kuvvetli un ifadesi karıştırılmaktadır.Unun kuvvetli oluşu, özellikle ekmekçilikte protein miktarı ve kalitesi ile ilgilidir. Unların rengi, protein miktarı, protein kalitesi, uniformitesi, su tutma kapasitesi, yoğurma ve fermantasyon toleransı, hamurun gaz meydana getirme kabiliyeti, glutenin gaz tutma kapasitesi ekmeklik unların başlıca kalite göstergeleridir. Ekmeklik unlar öğütme işleminden hemen sonra kullanılmazlar. Yaz aylarında en az iki hafta, kış aylarında ise normal şartlarda 3 hafta dinlendirilerek olgunlaştırılmaları gerekir. Bu dinlendirme sonucu un oksidasyona uğramakta, bunun sonucu unun rengi ağarmakta, hamur kolay işlenebilirlik kazanmakta, hamurun mayalanma kabiliyeti artmakta, daha kaliteli ve verimli ekmek elde edilmektedir.

Su

Hamurda, diğer bileşenlerin karışmasını sağlayan, hamura arzu edilen akışkan yapıyı kazandıran mayalanmayı temin eden ve son ürün kalitesi üzerinde etkili olan bir bileşendir. Ekmek yapımında orta sertlikte su kullanılmalıdır (8-12 Fransız sertliği).

Tuz

Genel anlamda sodyum ve klor elementlerinden ibaret beyaz kristal bir maddedir. Ekmeğe tat vermesinin yanında hamur yapısını düzeltmektedir.Ekmekçilikte kullanılan tuzda aranan başlıca özellikler şunlardır:

Ø Depolanması sırasında topaklaşmaya neden olmayacak granül bir yapıda olması.

Ø Fiziksel olarak temiz, parlak ve beyaz olması.

Ø Suda çözünürlüğünün yüksek olması.

Ø Bakır ve demir minerallerini içermemesi.

Maya

İlk ekmeğin üretimi ile ilgili bilgiler MÖ 4000 yıllarında, Babil’e kadar uzamasına rağmen, ilk mayalı ekmek üretiminin MÖ 1800 yıllarında eski Mısır’da, hamurun tesadüfen kendi haline bırakılmasıyla gerçekleştiği bilinmektedir.Başta ekmek olmak üzere genellikle çeşitli fırın ürünlerinin üretiminde mayalanma, hamurda hacim artışı ve karbondioksitin varlığı ile ortaya çıkmaktadır. Maya faaliyetinin en verimli olduğu sıcaklık 30-36 derece, bağıl nem yüzde 60-70'tir.

Ekmek yapımı işlemleri

Yoğurma

Ekmek üretiminde ilk önemli işlem, hamuru oluşturmak üzere çeşitli maddelerin, karışımın (hamurun) her tarafına aynı elastikiyet ve yoğunluğu kazandıracak şekilde yoğurulmasıdır.

Fermantasyon

Yoğurmadan sonra hamurun belli bir süre mayalanması (fermente edilmesi) gereklidir. Zira, hafif yüksek hacimli kaliteli bir ekmek üretimi için fermantasyon şarttır.

Hamur işleme

Kazan fermantasyonu ile hamurun pişirilmesi arasındaki sürede, hamur şu işlemlerden geçer:

Ø Kesme

Ø Yuvarlama

Ø Ara fermantasyon

Ø Şekil verme

Ø Son fermantasyon

Ø Bıçak atma

Pişirme sonucu, hamur, sıcaklık yardımıyla kolayca hazmedilebilen aromatik bir ürüne (ekmeğe) dönüşür. Ekmeğin ortalama pişirme sıcaklığı 220-245 derece, pişirme süresi ise ekmek büyüklüğüne bağlı olarak 18-20 dakikadır.

Mutfak bilgileri: Pastacılık ve ekmekçilik

PASTACILIK

Temel maddesi hamur olan, içine çikolata, krema, meyve ezmesi gibi maddeler katılarak fırında pişirilen çeşitli kalıp ve şekillerde olan şerbetsiz tatlılar. Böyle tatlı çeşitlerine “pasta”, bu işe de “pastacılık” ismi verilmektedir. Terzilik mesleğinde elbiselerdeki dikişli kıvrımlara, lehimcilikte kullanılan bir cins karışıma, oto boyacılığında, boyanın kolay kuruması ve parlaklığın korunması için, asıl ciladan önce boyanmış otomobillere sürülen astarlara da “pasta” denmektedir.

Pasta ve pastacılık tarihi eski çağlara kadar ulaşmaktadır. Eskiden Romalılar pastacılığa çok önem verirlerdi. Sofralarından bu çeşit yemekleri hiç eksik etmezlerdi. Süt, zeytinyağı ve biber karışımından meydana gelen pastayı çok severlerdi. Bunların çeşitli peynir tatlıları ile, misafirlerini ağırlamak için yulaf ununa bal ve peynir karıştırarak yaptıkları tatlılar da ünlüdür.

Ortaçağ'da pastanın önemi biraz azaldı. Bunun yerine galeta, çörek, kurabiye vb. kuru yiyecekler değer kazanmaya başladı. Günümüzdeki pastacılık tarihinin 150-200 yıllık bir mazisi vardır. Pasta yapımında genelde şu malzemeler kullanılmaktadır: Un, yumurta, süt, tuz, şeker, su, kakao, çikolata, değişik meyve ezmeleri, kahve vb. Pastaların süslenmesinde ise, portakal kabuğu, üzüm, vişne vs. gibi reçeller kullanılır. Bazılarının üstlerine de, krema ve çikolata konur. Pastanın yapımında kullanılan maddelere göre pişirme usulleri de vardır.

Pasta malzemesini hazırlarken ve pişirirken mutlaka hakkını vermek lazımdır. Malzemeden kısılırsa pastanın lezzeti azalır. İstenilen randıman alınamaz. Onun için pasta tariflerinde verilen malzeme miktarları ile pişirme usullerine çok dikkat etmek lazımdır. Bu şartların yanında pasta hamurunun hazırlanışı ve kalitesi de çok önemlidir. Pasta hamurlarında mayalanma yoktur. Bunun yerine pasta tozu ve karbonat kullanılır. Pastalar, yaş ve kuru olmak üzere iki kısımdır: Kuru pastaların çeşitleri vardır. Elmalı pasta, fındıklı pasta, Türk pastası, soğuk pasta, vole pasta vb. gibileriyse yaş pasta çeşitleridir.

Instagram: @ruzgarsunbul

False