GeriDoğa Huriye Özkaya Merhaba :)
MENÜ
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

Merhaba :)

Merhaba :)

Benim için çok keyifli olacağına inandığım ve hiç beklemediğim anda beni mutlu eden bir şey oldu “köşe yazarlığı”. Hem içten içe beni çok keyiflendiren hem de heyecanım gözlerimden okunan bir şey. Duygumu da tarif edemiyorum :) O yüzden her şeyden önce hoş bulduk... Tüm okuyucularımla buradan da buluşmak benim için büyük bir keyif olacak.

Yıllardır blog yazıyorum. Sosyal medya üzerinde çeşitli isim ve adres değişikliklerim oldu ama yazmayı neredeyse hiç bırakmadım.

Dün dönüp baktım da yazı yazarken her yeni adımım bir kışın bitişinde olmuş.. Kimi zaman gerçekten mevsim anlamında kış bitimi..

Kimi zaman benim mevsimim kışmış, onun bitimi.. Yani bahara çeyrek kala.. Yani bana bahar hep yazarak gelmiş :)

Başlangıçlarımın bir diğer büyülü meyvesi de çilekmiş.. Mevsime uygun değil gibi görünüyor, değil mi? Hala tam zamanı da geldi diyemeyiz.

Ama geçen gün azıcık Uludağ’a çıkma fırsatı bulduk. Size ne kadar anlatsam tasvirinde eksik kalacağımı düşündüğüm, masal gibi yollarda puf karlarla dolu ağaçlar arasında dolaştık.

İşimiz bitip de böyle iç ısıtan güneş bir yanımızda, dağdan aşağı süzüle süzüle inerken gözlerime inanamadım.

Gerçekten de, inanmadım. Şeker domates falan sandım.

Aylin “Çilek mi o kenardakiler?” dedi..

Bakmadım bile “Değil değil... Değildir yani, herlalde ufak domateslerden” dedim.

Öyle ya bu zamanda çilek ne alaka?

Bir yer daha gördük, bu sefer yavaşladık. Beni yalancı çıkaran görkemiyle ufacık tefecik kokulu hanımlar birer kiloluk plastik kaplarında serpilmiş yatıyor.

Evet, çilek... :)

Arabadan kendimizi nasıl attık bilmiyorum, hepimize birer kilo...

Bir rengi var... Ben yazın böylesini görmedim.

Bir kokusu var... Çilek değil, reçel olmuş hali sanki..

Bir tadı var... Bence anlatmayı burada kesmeli :)

"Ablacım, dedim "Bu çilek bu mevsim hayırdır? Nerede yetişir nasıl olur?" En az on beş soruyu üst üste sorduk ama istisnasız tek bir cevap aldık: Yediveren.

2,5-3 saat yol gittik belki. Arabanın içi balonlu ciklet gibi kokuyor.. İşte o Yediveren yine kışımın bitişine damgasını vurarak ilk yazıma konu oldu.

Sizi bilmem ama ben yeni tanıştım, Uludağ civarlarında, İnegöl’de, özellikle Bursa civarlarında yetişiyormuş.

Soğuk severmiş, sahil kenarında da sorun çıkartmazmış, aroması ve rengi güçlüymüş.

Elinize böyle bir çilek geçti mi tadını doyasıya çıkarmaya izin vermek lazım.

Gelin şahane olacağına emin oluğum önerimi yazayım, şimdiden afiyet olsun.

Merhaba :)

STRAWBERRY SHORTCAKE

Malzemeler:

Çilek için ön hazırlık:

2 su bardağı iri doğranmış çilek

2 yemek kaşığı pudra şekeri veya toz şeker (rafine şeker yerine 2 yemek kaşığı bal kullanabilirsiniz)

1-2 kaşık portakal suyu (opsiyonel)

Çeyrek portakalın kabuğunun rendesi (opsiyonel)

İç kreması:

200 mililitre buz gibi soğuk sıvı krema (yerine taze kaymak da kullanabilirsiniz)

2 yemek kaşığı pudra şekeri

1-2 damla vanilya

Shortcake:

150-160 gram un (250 mililitrelik su bardağı kullanırsanız 1 bardak +1/4 bardak gibi)

1 tam paket kabartma tozu (10 gram)

1 çay kaşığı ucuyla tuz

2 yemek kaşığı toz şeker (rafine şekersiz yapmak isterseniz Hindistan cevizi şekeri de bir alternatif)

140 mililitre sıvı krema (yaklaşık 2/3 paket)

1 adet yumurta

Üzerine serpmek için:

1 yemek kaşığı esmer şeker (Hindistan cevizi şekeri de kullanabilirsiniz)

Nasıl yapılır?

Çilekleri şeker, portakal kabuğu ve portakal suyu ile iyice karıştırın, buzdolabına kaldırın.

Buz gibi sıvı kremayı pudra şekeri ve vanilya ile mikserin en yüksek devrinde iyice çırpıp hacmini 2-3 katına çıkarın, krem şanti gibi olacak.

Onu da doğrudan buzdolabına kaldırın. Dilerseniz bu adım yerine güzel bir kaç dilim kaymak da kullanabilirsiniz.

Shortcake için; un, kabartma tozu, tuz ve toz şekeri iyice karıştırın. Aslında bu miktar kabartma tozu bu kadar az una çok fazla.. ama biz iyice kabarsın, havalı olsun istiyoruz.

O yüzden kabartma tozu un tuz ve şeker iyice birbirine geçsin. Çok kabarmış shortcakelerimiz olsun.

Fırını 180 dereceye ayarlayın. Bu unlu karışımın ortasını çukur yapıp için krema ve yumurtayı ekleyin.

Yapışkan, cıvık sayılabilir bir hamur olacak, aşırı cıvık olursa belki 1 yemek kaşığı un ekleyebilirsiniz.

Ama özetle bir kurabiye hamurundan cıvık ama bir kek hamuru kadar da akışkan olmamalı.

Hamuru 10 dakika kadar dinlendirin.

Tepsiye yağlı kağıt yayın, dinlenmiş hamurdan 2 kaşık yardımıyla 5 parça alıp, tepsiye top şeklinde dizin.

Şekli dağınık görünebilir sorun değil. Üstlerine biraz şeker serpin.

Önceden ısınmış fırında, 12 dakika kadar pişsin. Çıkarın.

Hafif ılınınca, dikkatlice enden ikiye bölün. Buzdolabından krema ve çilekleri çıkartın.

Taban kısmını servis tabağına alın, kaymak veya krema karışımınızdan biraz yayın.. Çileklerden şöyle 1-2 kaşık dökün. kapak kısmını koyun ve bir parça daha krema ve yine çilek ile ikinci katı bitirin.

Nefis olacak! Bayılacaksınız...

Instagram: @margauxthecook

False