Kurthan Fişek: ‘YÖK’ adı, artık ‘YOK’ olmalıdır!

Kurthan FİŞEK

BAŞKA üniversitelerde, değişik alanlarda ihtisaslaşan fakültelerde ne gibi konuların okutulduğunu, anlatıldığını, öğretildiğini bilmem...

Mekteb-i Mülkiye-i Fünûn-u Şáhane'de, yani Yüksek Devlet Bilimleri Okulu'nda, tastamam 20 sene, demokrasiyi, katılmayı, yerel yönetimleri, insanların özgürce düşünüp söyleyemediklerini yayma hakkını anlattım.

Kovulunca anladım.

Faşizm gelmişse cihane, YÖK bahane...

* * *

YÖK geldi başa, herkes kafasını vurdu taştan taşa...

77 doçent ve profesör kovulduk.

27'si Mülkiyeli'ydi.

İlk kovulan Prof.Bahri Savcı'ydı. Hepimiz şaşırdık.

1961 anayasasını, Türkiye'nin ilk ve tek özdemokratik anayasasını hazırlayan kurulun üyesiydi, başıydı, akıl hocasıydı.

Bahri hoca kovulunca, olacaklar belliydi.

Temizlendik.

* * *

Biraz geriye gidelim...

12 Mart müdahalesinin hemen sonrasıydı.

Mümtaz Hoca dekandı, ‘‘Anayasaya Giriş’’ dersini anlatmak için SBF'nin büyük salonuna girmişti.

Askeri araçlar dayandı kapıya...

Başçavuşun biri bağırdı.

‘‘Mümtaz nerede?’’

‘‘Kendisi dekandır, sanıyoruz, ya makamındadır, ya ders anlatıyor...’’

Dekanlığa çıktı askeri birlikler...

Sevgili hocalarım Cahit Talas, Seha Meray, Muammer Aksoy oradaydı.

Cahit Talas hocam vekáleten ve niyabeten dekan koltuğunda oturuyordu.

Diyalog gelişti.

‘‘Mümtaz diye biri varmış... Nerede lan o adam?’’

‘‘Derste...’’

‘‘Sen kimsin?’’

‘‘Ben Prof.Dr.Cahit Talas... 27 Mayıs'ın çalışma bakanıydım...’’

‘‘Haaaaa! Siz miydiniz o? Müşerref olduk! Toplama listemizde sizin de adınız var. Şimdi sizi şöyle alalım...’’

* * *

Başçavuşlar demokratik operasyon yönetirse, bazı dümbükler de üniversite yönetir. Ha 12 Eylül, ha 12 Mart...

Özgür düşünceyi yayma görevi üniversitelerindir.

‘‘Demokrasi’’ anlatılır bazılarında...

Bazılarında kürtaj (kazı-kazan) yapılır, adı ‘‘jinekoloji’’ olarak geçer. Hukuk, devlet bilimleri, siyaset, ekonomi okutan okullarımız var.

YÖK üyelerinin akademik formasyonlarını incelemeye koyuldum.

Demokrasiye, seçmen eğilimine bu kadar saygısız ikinci bir kurum görmedim, tanımıyorum, bilmiyorum...

* * *

YÖK'ün son tavrını iyi ve doğru buldum.

Cumhurbaşkanına kararnameyi aynen iade etti.

Yirmi iki parçaya bölerek...

Sezar da öyle düşünüp söylerdi: ‘‘Böl ve yönet!’’

Faşizm ilginç bir rejimdir, el elden büyüktür.

* * *

Geriye kaldı 9 Eylül Üniversitesi meselesi... Onu iki kişi çözebilir...

Prof.Orhan Uslu...

Prof.Güzin Gökmen

Komiklik olsun diye rektör adayı oldular, birer oy aldılar, muhtemelen kendilerine bile oy vermediler. Ama, Türkiye'nin gündemini değiştirdiler.

‘‘Hüda-i Zabit’’ YÖK'ü gündeme getirdiler.

‘‘Şaka yaptık!’’ diye adaylıktan çekilirlerse, mesele ne kadar kolay çözülür, değil mi?

* * *

YÖK'ün adı artık YOK olmalıdır.

RTÜK neyse, CMUK neyse, DGM neyse, YÖK de odur.

Türkçeye tercümesiyle, faşizmdir.

Aziz Nesin'in kulakları çınlasın, ırgattan cumhurbaşkanına açılan bir yelpazede, insanımızın kişisel zekásı kıt olabilir, ama, sandık başındaki kollektif zekámız, 5-20 langa hıyarının hem bireysel kurnazlığına, hem kişisel eblehliğine on basar.

X