GeriKurthan FİŞEK Kurthan Fişek: Gündem yine değişti şerefe, nazdarovye!
MENÜ
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

Kurthan Fişek: Gündem yine değişti şerefe, nazdarovye!

Kurthan FİŞEK

TÜRKİYE gündemi son bir hafta içinde çok hızlı değişti. Hızına yetişemiyoruz. Yolsuzluklara ‘‘Beyaz Enerji’’ eklenince, önceleri kimse heyecanlanmadı. ‘‘Bir eksik bir fazla, ne çıkar? Yola tam gaz devam!’’ demeye hazırlanırken, ilginç ve abes iki müdahale oldu.

Panik tırmandı.

‘‘Askeri darbe çağrılıyor...’’

‘‘Asker gelirse yolsuzluk büsbütün artar...’’

Hoppalaaaa! Quelle aláka?

Enerjiye dış müdahale olduğunda, ya sularım, ya elektriğim kesilir.

Ama, bunun asker-sivil ikilemiyle ne ilgisi var?

Son yazımda, ‘‘Gündemi saptırmanın en kestirme yolu, sıradan vatandaşı askerin postal sesiyle korkutmaktır!’’ demiştim.

Dediğim çıktı. ‘‘Abesle iştigal’’ pahasına, bütün hafta, bunu konuştuk.

Herkes bunu konuşurken, yangından mal kaçırıldı. İspirto ve İspirtolu İçkiler İnhisarı Kanunu alelacele değiştirildi, rakı üretimi özelleşti.

Herkes, özgürce, ya gávur, ya kaçak rakı içebilecek artık... İki-üç katrilyon cirolu bir sektörde, şimdi seyredin paylaşım kavgasını...

* * *

Bugüne kadar, özellikle güneydoğu illerimizde kaçak üretilen ‘‘boğma rakısı’’ vardı. Gerçi üretim teknikleri biraz geriydi, ama, boğma rakının özelliği, anasonsuz olması, beyazlaşmamasıydı.

Alkollü içki üretimi devlet yönetiminde olduğu için, bunların üstüne gidilir, damıtma tesisleri sürekli basılır, kapatılır veya cukkalanırdı.

Peki, boğma rakının günahı ne?

Mádem içki üretimi özelleştirilecekti, kaçak içki üretimi bunca yıl niye yasak tutuldu?

* * *

Kár amaçlı özel teşebbüsün birkaç katrilyonluk bu piyasaya elini kolunu sallayarak girmesi, tüketici sağlığı için çok ciddi bir tehdittir.

Fiyat kırma yarışına girilirse, ilk yapılacak iş, malzemeden kısmaktır.

Gündemi değiştirmeye çalışmak gibi olmasın, ama, içkiyi bırakmayı ciddi şekilde düşünüyorum. Düşünüyorum, çünkü, içtiğimin içine kimin edeceğinden korkuyorum. Şerefe! Nazdarovye!

* * *

1 Demokrasiyle alkol tüketimi doğru orantılıdır. Ne kadar demokrasi varsa, o kadar içki içilir. Osmanlı padişahları, ‘‘içki yasağı’’ koyarken, içkiye kızdıkları, onu haram saydıkları falan yoktu. Kumkapı'da kafayı bulanların, ‘‘Ben böyle padişahın...’’ diye dellenip Topkapı sarayına yürümelerinden korkarlardı. Aynı uygulamanın bugünkü Türkiye'de adı nedir?

a. Yazılı-sözlü basına sansür

b. İfade özgürlüğünü kısıtlama

c. İşkence d. Hepsi

2 Çok içki yasağı gördük, yaşadık, boğazımız kurudu. ‘‘Men-i Müskirat Kanunu’’ adıyla gelen yasağımız ne zamandı?

a. Birinci Meşrutiyet

b. II. Abdülhamit dönemi

c. İkinci Meşrutiyet

d. Kurtuluş Savaşı

3Hava, toprak, ateş... Bunları tanrı yarattı. Suyu da o yarattı. Peki, ‘‘Tanrı suyu yarattı ama, insanoğlu boş durmadı, şarabı icat etti!’’ hikmetini hangi ayyaş buyurdu?

a. Ernest Hemingway b. Lev Tolstoy

c. George Bernard Shaw d. Victor Hugo

4Muammer Kaddafi Libya'da içki içeni yakalarsa ne yapar?

a. Meydan dayağı atar b. Hadım eder

c. Yüz kırbaç çeker d. Bir kadeh de o alır

5 İnönü sinirlendi, Atatürk'e bağırdı: ‘‘Bu memleketin meseleleri içki sofrasında hálledilmez!’’ İnönü masaya yumruğunu indirdiğinde, kolalı örtüye altı damla rakı dökülmeseydi, Atatürk belki bu kadar kızmayacaktı. Beş yıllık planda olmamasına rağmen Atatürk'ün özel emriyle yaptırılıp İnönü'yü çileden çıkartan fabrika hangisiydi?

a. Kavaklıdere Şarap b. Bomonti Bira

c. AOÇ Bira d. Tekirdağ Rakı

X