Yeşilin inşası

Güncelleme Tarihi:

Yeşilin inşası
Oluşturulma Tarihi: Nisan 28, 2017 15:01

Resimlerinde daha önce terk edilmiş, endüstriyel mekânlar görmeye alışık olduğumuz Burcu Perçin, ‘Yeşili Doldurmak’ başlıklı yeni sergisinde insanın yaşamak için yarattığı yapay çevrelere, insanın doğayla olan sorunlu ilişkisine eğiliyor.

Haberin Devamı

İnsan, kendine bir yaşam alanı yaratma konusunda yabani doğa karşısında hâlâ bir şaşkın. Doğayı yok ediyor, ondan korunmak için yapılar oluşturuyor. Ardından yok ettiğine ihtiyaç duyduğunu fark ediyor. Onu tekrar yaratmaya çalışırken belki de kontrol etme arzusuyla yeşile kendince yapay biçimler veriyor. Sıklıkla büyük şehirlerde rastladığımız, hem belediyelerin hem de toplu konutların pazarlama amacıyla da kullandıkları bu yapay peyzajlar, estetik açıdan da sorgulanmaya çok açık. Resimlerinde daha önce terk edilmiş, endüstriyel mekânlar görmeye alışık olduğumuz Burcu Perçin, yeni sergisinde insanın yaşamak için yarattığı bu yapay çevrelere, insanın doğayla olan sorunlu ilişkisine eğiliyor. ‘Yeşili Doldurmak’ başlıklı sergide sanatçının farklı boylarda resimleri, fotoğraf üzerine yağlıboya uyguladığı işleri ve mermerden yaptığı bir duvar heykeli yer alıyor.
Küreselleşmenin doğaya etkileri, Burcu Perçin’in yakın tarihli önceki sergilerinde de temel sorunsalı olarak karşımıza çıkmıştı. 2012’deki ‘Duvar İktidarı’ adlı sergisinde daha önce fabrika ve tiyatro binası gibi insanın yoğun faaliyet gösterdiği yapıların insansızlaştıktan sonraki harabe yapıları Perçin’in özgün çizgisiyle resimlerine konu olmuştu. Sanatçının konuya sosyo-politik yaklaşımı 2014’teki ‘Dağların Sahibi Yoktur’ sergisinde dağların taş ve maden ocaklarına dönüştürülerek kazılması ve kâr amaçlı acımasızca yok edilişine odaklanmasıyla pekişmişti. Bu sergide ise insanın kendi kendine daralttığı yaşam alanının ve bu alanda sıkışmış, müdahale edilmiş yeşilin kaotik hissiyatı öne çıkıyor.

Yapay doğanın kaotik etkisi
“Yeşili bir dolgu malzemesi olarak görmeye başladık” diyen sanatçı, eylemlerimizin bir sonucu olarak maruz kaldığımız mekânlarla kurduğumuz ilişkiyi sorguluyor. Doğanın doğal serpilişine müdahale edilmesi, yeşile bina ve yollar gibi katı çizgilerle yapay formlar verilmesi, şehrin insanın üstüne gelen bir yapıya bürünmesine güçlü bir etki ediyor. Yeşillendirme çalışmalarına rağmen yapay doğanın bu kaotik etkisi, Perçin’in resimlerinde keskin çizgiler, katman katman yoğun boya ve yer yer soyutlamaya giden renk kullanımı ile izleyiciye geçiyor.
Burcu Perçin’in kolaj uyguladığı çalışmalarında boya katmanlarının arasına yumuşak bir geçişle eklenmiş fotoğraflar, sanatçının seyahatlerinde kendi çektiği karelerden oluşuyor. Sergide gösterilen ‘İnsanlığın Gün Batımı’ isimli fotoğraf üzerine yağlıboya çalışmaları ile ‘Beyaz Küp’ isimli yağlıboya tuvali, serginin merak uyandırıcı ve dikkat çeken işlerinden. Bu peyzaj manzaralarının ortasında alakasız denebilecek şekilde kondurulmuş küp formlu beyaz renk tonlu kütleler yer alıyor. Bu küpler, çeşitli çağrışımlara açık olmakla birlikte sanatçının resimdeki varlığına ve tepkisine dair birer işaret niteliğinde. İnsanın önce yok edip sonra inşa ettiği ve şekil verdiği bu çevreye, sanatçı da bu küpleri eklerken dahil oluyor.
Perçin’in sergide yer alan ‘Farklı Biten’ isimli mermer heykeli ise resimlerindeki detaylardan ve üslubundan belirgin izler taşıyor. Mermeri estetik açıdan yorumlayarak, malzemenin günlük hayattaki kullanımına özgün bir alternatif yaratıyor.
Burcu Perçin, bir röportajında “Mekânlardaki hapsolmuşluk, yalnızlık duygusu yapıtlarımda tekrar tekrar yer alan bir temadır” der. Daha önce terk edilmiş mekânlar üzerinden sorgulanan bu tema, bu sergi ile insanın aktif olarak yaşadığı alanlar üzerinden çarpıcı ve sorgulatıcı detaylarla işlenmeye devam ediyor. Konuyu tam anlamıyla zıt olmasa da bu farklı yaklaşımdan da izlemek, sergiyi ilgi çekici kılan özelliklerden biri.
Burcu Perçin’in ‘Yeşili Doldurmak’ başlıklı sergisi 20 Mayıs’a kadar x-ist’te.

Haberle ilgili daha fazlası:

BAKMADAN GEÇME!