GeriKitap Sanat Ve şiiri yaz yağmurunda bir şair gibi mutlu...
MENÜ
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
  • Yorumlar
    0
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

Ve şiiri yaz yağmurunda bir şair gibi mutlu...

Ve şiiri yaz yağmurunda bir şair gibi mutlu...
Hakan Savlı
Abone Olgoogle-news

Hakan Savlı’nın şiiri bir sevinç bildirisi, bir yaz ilanı, bir esenlik defteri gibi. Hiç geçmeyen bir hatıranın defteri. Bir günlük gibi. ‘Kırgın Karnaval’, Savlı gibi mutlu, sanki özgür, kadar serseri, şahane bir kitap.

Hakan Savlı, “Şiir yayımlasa da okusam!” dediğim şairlerden. “Hangi şair için geçerli değil ki bu söylediğin?” diyebilirsiniz haklı olarak. Lakin bazı şairler uzak akraba gibidirler. Onları kendilerinden çok şiirleriyle tanır, özler, seversiniz. Hakan da onlardan biri. “Hamili şair yakinimdir” dediğim hayli şair var, eskilerden, bizim kuşaktan, sonrakilerden. Daha çok görüştüğüm, oturup kalktığım. Bir de Hakan Savlı gibi çok sevdiğim ama kentten, vakitten vb. sık görüşemediğim şairler var. İşte onların şiirleri de bana eski mektuplar gibi geliyor, ki tadına doyulmaz! Hakan’ın ve Cem Uzungüneş’in, Nazmi Ağıl’ın şiirlerini de bana gönderilmiş mektuplar sayıyor, sanıyor ve öyle okuyorum. Eskiden Coşkun Yerli’nin şiirleri de öyle gelirdi bana.
Her şiirin olduğu gibi her şairin de bir imgesi var. Hakan Savlı’nınki müzikli bir imge. Evet, ‘Yalnızca Müzik İçin’ (2003) adlı bir şiir kitabı var ama ondan önce, 1995’ten başlayarak yayımladığı dört şiir kitabı ve bunların müziği var belleğimde.
Hakan Savlı’nın şiirini özellikle Cem Uzungüneş şiiriyle buluşturmamın ve hiç kuşkusuz hem ayrı ayrı sevip hem de birlikte anmamın bir nedeni, hatırayı paylaşmadaki cömertlikleri ve sevince yaz günü gibi açık olmaları.
Yaşamın tümü Hakan Savlı’nın şiirlerinde hem unutulmaz hem de hep yinelenecek bir anı gibi. Bazı şeylerin daha yaşanırken anı değeri taşıması gibi, bazı şiirler de daha yazılırken, okunurken o anıyı ve kendilerini unutulmaz kılabiliyorlar. Hakan’ın şiiri bir sevinç bildirisi, bir yaz ilanı, bir esenlik defteri gibi. Bir çizgi roman gibi de desem, belki sevenleri kızabilir ama Hakan’ın bunu da gülerek karşılayacağına inanırım. Şiirin çizgi romanı mı oluyormuş ya da nasıl olur derseniz, açın ‘Kırgın Karnaval’ı, ‘Mankafa Poldi’ şiirini okuyun: “Smokinli kel bir adam olarak hatırlıyorum sizi, monokl gözlüklü./ Reader’s Digest’ın Türkçe tercümesinin son sayfasında./ Bay Poldi, ölü bir karikatür kahraman olarak,/ bir şaire ne kadar benziyorsunuz şimdi.” (s.44) Benzetmek gibi olmasın! Hatta ‘Schrödinger’in Kedisi’ şiirini de okuyup, “Güleriz ağlanacak halimize” dememiz bile mümkün: “Kutuya bir kedi koyuyorlar,/ sonra bakıyorlar ‘öldü mü acaba?’/ parçacık fiziğinde geçmiş birden çokmuş/ Oysa, zavallı kedi, miyavlıyor:/ beni Alev Alatlı’yla yalnız bırakmayın diye.”
Evinin arka odasında gitar çalan gençler vardır, eskiden Ankara’nın ev sesleriydi onlar. Orta halli ailelerin çocukları. O çocuklar sonra mühendis, bilim insanı, öğretim üyesi, belki de diplomat, yani ‘monşer’ filan olurlar, unutsalar da bir zamanlar müzikle yürümüşlerdir. Bazı genç çocuklar da gitar yerine şiirle uğraşırlar, kimseye göstermek gibi bir dertleri yoktur, ama okumak isteyen olursa da izin verirler. Hakan Savlı’nın şiirleri de öyle bir defterden önümüze gelmiş gibi. Bir hatıra defteri. Hiç geçmeyen bir hatıranın defteri. Bir günlük gibi. Öyle yalın, doğal, gelgitli, inişli çıkışlı, yer yer mektuplu ve iki şiirinde de dediği gibi: “Vahşeti ve kiraz ağaçlarını gördüm Bay Poldi./ Şiir, edebiyat değilmiş.” Ziyadesiyle katılıp destekliyorum bunu. Hakan Savlı’nın kitabına bakınca da anlaşılıyor; şiir, edebiyat değildir. İkincisi, ‘Şairin Bir Zampara Olarak Portresi’ şiirinde dediği, bence Hakan Savlı’nın bir şair olarak portresi ve şair her kimse onun ve şair olmak isteyen herkesin portresi: “Bir şair insanın bütün hallerini temsil eder,/ siz maymunlaştırmaya çalışırken onu”. Ve bu şiirin sonu şairin şahane tarifi, ki insan “N’olur beni de onlardan sayın!” diye çırpınır okudukça: “Şair, tayyare piyangosundan çıkan bir ‘son ihtimal’./ Ezilen çocukluğun sessiz zaferi./ Ve kalbi yaz yağmurunda oynayan bir yavru köpek/ gibi mutlu, sanki özgür, kadar serseri.” (s.46)
‘Kırgın Karnaval’, Hakan Savlı gibi mutlu, sanki özgür, kadar serseri, şahane bir kitap.

KIRGIN KARNAVAL  Ve şiiri yaz yağmurunda bir şair gibi mutlu...
Hakan Savlı
Yapı Kredi Yayınları, 2020
64 sayfa, 16 TL.

False
Haber Yorumlarını Göster
Haber Yorumlarını Gizle