GeriKitap Sanat Suskun kızın kalabalık dünyası
MENÜ
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
  • Yorumlar
    0
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

Suskun kızın kalabalık dünyası

Suskun kızın kalabalık dünyası
Abone Olgoogle-news

Sokak sanatçısı, müzisyen, illüstratör David Ouimet, 'Suspus'ta içine kapanık, çekingen bir kız çocuğu üzerinden derin suskunluk ve yabancılık hissinin göz kamaştırıcı bir görsel betimlemesini sunuyor.

Anlaşılma isteği insanlığın varoluşsal ihtiyaçlarından biri. Hepimiz bir şekilde iletişim kurmak, dünyayı anlamak, birileri tarafından anlaşıldığımızı hissetmek istiyoruz. Aksi halde yolumuzu kaybetmiş, şaşkın, yabancı ve yapayalnız hissediyoruz kendimizi. Bazılarımızsa çok daha derinden yaşıyor bunu. Özellikle dış etkenlere ve toplumsal baskılara çok daha duyarlı olan halihazırdaki içe dönük insanlar bir de anlaşılmadıklarını düşündüklerinde, adeta görünmez olmayı ve susmayı hayatı sürdürmenin yollarından biri belliyor. Kendi içine kıvrıla kıvrıla karanlık dehlizlerdeki ürkek farelere dönüşenler tam da böyleleri.
Sokak sanatçısı, müzisyen, illüstratör David Ouimet içine kapanık, çekingen bir kız çocuğu üzerinden bu derin suskunluk ve yabancılık hissinin göz kamaştırıcı bir görsel betimlemesini sunuyor bizlere. Endüstriyel şehir manzaralarını andıran, figürlerin belirginleşip silikleşerek tek bir kütleymiş izlenimi verdiği buğulu bir fon. Her şey dev bir makinenin işleyişi gibi düzenli ama yine de bir keşmekeş hâkim atmosfere. Hiç kimse konuşmuyor, sadece fısıltılar ve kocaman megafonlardan baskıcı bir gürültü yayılıyor etrafa. İlk bakışta herkes birbirine benziyor.
Etrafını saran ve hepsi de kedi maskeleri taşıyan gölgeler arasında fare maskesini yanından ayırmayan ürkek, çekingen bir kız çocuğu. Nasıl olması, nasıl görünmesi, nasıl konuşması gerektiğini bilmiyor. Konuştuğunda kimsenin onu anlamadığını düşünüyor. Kalabalık bir yere girdiğinde ya da konuşma sırası ona geldiğinde suspus oluyor. Suskunluk karanlığın en koyu tonlarından biri ve o da bunu derinden hissediyor: “Farklıyım. Akortsuz nota gibiyim. Tıpkı bir fare gibi suspus oluyorum. Kurşuni bir kasvet kaplıyor içimi.”
David Ouimet’in çizimleri o kadar gizemli ki taşıdığı karanlık havaya rağmen cezbedici bir davet barındırıyor. Kısacık şiirsel metniyse hüzünlü olmakla birlikte çatlaklardan sızan ışık gibi umudu taşıyor. Küçük kız her şeyin kusursuz bir nizam içinde işlediği okul sıralarından, boğucu gürültüden, yargılayıcı bakışlardan, fısıltılardan, maskelerden yaratıcılığın, hayallerin ve edebiyatın gücüne sığınarak uzaklaşıyor. Okudukça hayalini kurduğu, hep uzaktan izlediği kuzgunlar gibi gökyüzünde süzülüyor, büyülü ormanlardan geçiyor. Kütüphanede kitapların arasında korkularını, endişelerini ve maskesini bir kenara bırakıp özgürleşebiliyor. Ancak kitaplar ve hayaller sadece sığınağımız değil kendimizi, dünyayı ve bu dünyadaki yerimizi keşfettiğimiz geçitlerdir de aynı zamanda. Küçük kız o kadar da farklı olmadığını, her şeyin onun olduğu gibi, onun da her şeyin bir parçası olduğunu işte bu geçitten geçerek keşfediyor. Yanlış anlaşılmasın, değişip bambaşka biri olmuyor, olması da gerekmiyor zaten. Evet, hâlâ susup kalıyor bazen ama çatlaklardan sızan ışığı büyütmeyi öğreniyor.

Suskun kızın kalabalık dünyasıSUSPUS
David Ouimet
Çeviren: Seda Ersavcı
Çınar Yay., 2020
48 sayfa, 18 TL.
 

False
Haber Yorumlarını Göster
Haber Yorumlarını Gizle