Oğuzhan Akay jpg

Oğuzhan Akay jpg

Gerek özde gerek biçimdeki yenilikleriyle ‘metinlerarası’ şiirler yazan Oğuzhan Akay’ın toplu şiirleri ‘Ağzımda Laf Varken Konuşamıyorum’da bir arada.

Haberin Devamı

Oğuzhan Akay şiiri, istenirse metinlerarası, disiplinlerarası diye de adlandırılabilecek bir şiirdir. “Şart mıdır? Nihayet hepsini bünyesine toplamış bir şiirdir” denilebilir ama ondaki farkın ne olduğunu anlamak için ‘içindekiler’e bakmak da zaman zaman icap edebilir.
Tabii istenirse premodern döneme de gidilip, nasıl şimdi kelime oyunu yapılıyor ve bu, postmodern çağın tezahürlerinden biri olarak görülüyorsa, Kavuklu’su, Pişekar’ıyla Direklerarası’nda bir ortaoyunundan da dem vurulabilir. Orada var mıydı bilmiyorum ama çıkışta, biraz ilerde mutlaka bir panayır kurulmuştur ve orada ‘hisseli harikalı güldürüşlü elemli hisli 32 kısım tekmili birden’ oyunlar oynayan bir kumpanyanın da tanıtımı yapılmaktadır.
Oğuzhan Akay şiirinden söz ederken sözünü edeceklerimizin yanında sözünü ettiklerimizin sözü mü olur? Olmaz haliyle. Madem Ortaoyunu’nu da oyuna kattık, öyleyse yakınlarda yitirdiğimiz sözün, güldürmenin ve düşündürmenin ustası Ferhan Şensoy’u da bir kez daha anmadan geçmek olmaz. Zira şiir oyununu en iyi anlayanların ve uygulayanların da başında Şensoy gelir ki, Akay da sıcağı sıcağına yetiştirdiği şiirleriyle bu oyuna katılmış ve sürdürmüştür.
Akay şiiri öte yandan ne Yeşilçam kültürünü reddeder ne de bir zamanların televizyon, şimdilerin yayın platformu olarak adlandırılan yapılardaki eğlence, yarışma programları ve dizilerini. Belki yeni şiir olarak adlandırılmamış, öyle karşılanıp selamlanmamıştır ama gerek özde gerek biçimdeki yenilikleriyle ‘Compact Risk’ten (Digital Poems, 1994) ‘Gölgede 100 Derece Jpg Şiirleri’ne (2014) gelmeyi de bilmiştir.
‘Ürk Şiirleri’ (1994) dördüncü kitabı ama ürkütmeye ilk kitabı ‘CinAyetler’le (1989) başlamıştır daha. Yerleşik şiir düzeninden konformist sözcüklere, can çekişen dizelerden kostaklanan şiirlere adeta ‘yort savul’ diyerek yalınkalem dalmıştır. Yalın malumunuz çıplak anlamındadır, burada ‘sivil’ anlamına da gelir. İki durumda da gözükara bir şiirden söz ediyoruz.
Ne tuhaf, yeni bir şiirden şairler ürker önce, okurun ürkmesi beklenirken. Devamında da okur kabul eder, benimser, sindirir, şairlerse ihtiyat taburu gibi pusuya yatar! Oysa yeni bir şiir sürmekte olanı da canlandırır, yeni bir hamle olanağı sağlar, ruh üfler, yol açar, bir şeyler alır bir şeyler katar. Çok az yeni vardır, eskisi olmayan.
Oğuzhan Akay şiiri de böyledir. ‘Eskimeyen’ eskiler çarşısında hazine bulmuş gibidir. Her zaman gökten nur yağacak değildir ya, bazen de gündüz gözüyle rüya yağar. Mucize gerçekleşir, bireşim olur. Akay’ın yaptığı da tam budur. Şarkının “Bir sürü haller içinde halim” dizesinin şiire uyarlanmış halidir.
Şiiri bazen yazar, çokça söyler. “Bu devirde bu da neyin nesi?” diyeceğim tuttu, dedim ki bu cümle de onun bir şiirinde nakarat olabilir ya da sözcük oyununa uygun bir soru. Bu türden bir soruyla da başlayabilir. Çünkü bir bakıma ‘radyofonik’ şiirlerdir bunlar. Şairimiz radyocudur, televizyoncudur, reklamcıdır, kreatif direktördür, ezcümle iletişimci bir yaratıcıdır. İnsani olan (ve olmayan) hiçbir şey ona da yabancı değildir. Bir eleştiri içerden de yapılır dışardan olduğu gibi ya da ironi de bir eleştiridir, yok saymak da. Oğuzhan Akay yok saymaz, aksine çoğaltmacı bir tutum izler. Arabesk de vardır sözgelimi, Türk hafif müziği de, fantastik olanı da içerir şiiri, klasik olanı da, bazen eski bir konağın penceresinden başını uzatabilecek sözcüklerle çıkar ortaya, bazen Karagümrük’te sokağa kaçmış, fırlama bir sözcükle, bazen de sosyeteye takdim edilmek üzere bekleyen bir sözcüğün sıkıntısı olur, onu duyurur. Bazen de bir asker ve mektubu: “Askerden geleli epey olmuş/ Mektuplarım zarfta ölmüş”.
Eskiden, yeniden, sokaktan, evlerden, televizyondan, sosyal medyadan, haber ajanslarından, şarkılardan, Zeki Müren’den, maçlardan, filmlerden, kavgalardan, aşklardan, sokak satıcılarından, reklamlardan, işyerlerinden, çarşılardan, AVM’lerden, başka şehirlerden, başka şairlerden, arkadaşlardan, mottolardan, sloganlardan, cıngıllardan, balkon konuşmalarından, ikindi susmalarından, Direklerarası’ndan, şakalardan, kaygılardan, göz kırpmalardan bir şiir nasıl olur derseniz... Daha söyleyeceğim çok şey var ama ‘Ağzımda Laf Varken Konuşamıyorum’.

AĞZIMDA LAF VARKEN

Oğuzhan Akay jpg

KONUŞAMIYORUM 
Oğuzhan Akay
Kırmızı Kedi Yayınları, 2021
408 sayfa, 46 TL.