Llosa’dan destansı bir büyülü gerçekçilik şöleni

Güncelleme Tarihi:

Llosa’dan destansı bir büyülü gerçekçilik şöleni
Oluşturulma Tarihi: Eylül 17, 2021 09:15

Günümüz edebiyatının en önemli isimlerinden Nobel ödüllü Mario Vargas Llosa, tam 40 yıl sonra Türkçeye çevrilen başyapıtı ‘Dünya Sonu Savaşı’nda 1897’deki Canudos Savaşı’nı yeniden canlandırıyor. Gerçeklerden yola çıkan Llosa, pek çok karakter ve hikâyeyi ustaca birbirine bağlayıp oya gibi işliyor. Sayfalar ilerledikçe büyülü gerçekçiliğin büyük eserlerinden birini okuduğunuzu hissediyorsunuz. Ama anlatılan hiçbir şey mantıkdışı değil. Destansı bir büyülü gerçekçilik şöleni, bir başyapıt...

Haberin Devamı

Jorge Mario Pedro Vargas Llosa, okurların bildiği adıyla Mario Vargas Llosa, günümüz romancılarının ve denemecilerinin en önemlilerinden biri olarak kabul edilir. 1960’larda ‘Kent ve Köpekler’ (1962), ‘Yeşil Ev’ (1965) gibi romanlarıyla ün kazanmış. 2010 Nobel Edebiyat Ödülü ve İspanyolcanın en önemli ödülü kabul edilen Cervantes Ödülü (1994) dahil sayısız ödül almış. Romanlarının yanı sıra deneme ve eleştirileriyle de dikkati çeken bir yazar. Romanlarından bazıları sinemaya uyarlanmış, dünya dillerinin çoğuna çevrilmiş, birçok eseri Türkçede de yayımlanmış.
Latin Amerikalı birçok yazar gibi o da siyasetle yakından ilgili. Gençliğinde komünizme sempati duyduktan sonra, 1970’lerde liberalizme kaymış. 1990 seçimlerinde merkez sağ siyasi koalisyon Frente Democrático için Peru cumhurbaşkanlığı adayı olmuş ve ikinci turda seçimi kaybetmiş.
Sonradan İspanyol tabiyetine geçse de Mario Vargas Llosa’nın eserlerinin çoğu memleketi Peru’dan kaynaklanır ve orayla ilgilidir. Türkçeye çevrilmemiş nadir başyapıtlarından ‘Dünya Sonu Savaşı’ ise Brezilya’da geçen bir roman.

Haberin Devamı

BİR VAİZİN PEŞİNDE
1981’de ilk yayımlanışından tam 40 yıl sonra, usta çevirmen Süleyman Doğru’nun sabrı ve güzel Türkçesiyle okuyoruz bu dev eseri. Dev bir eser, çünkü tam 856 sayfa. Sadece nicelik olarak değil, nitelik olarak da dev. Destansı, çok katmanlı, çok boyutlu bir roman olan ‘Dünya Sonu Savaşı’nda 1897’de yaşanan ve 10.000’den fazla askerin Brezilya’nın kuzeydoğusunda seferber edildiği tarihi bir olay olan Canudos Savaşı’nı yeniden yaratıyor Llosa. Canudos Savaşı, Brezilya ordusu ile Antonio Conselheiro liderliğindeki sosyo-dini içerikli popüler bir hareketin üyeleri arasında bir çatışma. 1896-97 arasında, Cumhuriyetçi Brezilya’nın ilk yıllarında, o zamanlar ülkenin kuzeydoğu bölgesindeki Bahia eyaletinin iç kısmındaki Canudos’da yaşanmış.
Bahia, büyük şehirleri olmayan, tarım ve sığır çiftliğine dayalı bir ekonomili ve esas olarak eski siyah kölelerden, yoksullaşmış yerlilerden oluşan bir nüfusa sahip çok fakir bir bölge. Dini duyguların çok yoğun olduğu ve din adamlarının etkisinin belirgin bir şekilde yaşandığı bu bölgede ortaya çıkan birçok manevi mistik vaizden biri de Antonio Conselheiro. Hıristiyan geleneğinin ayinlerini uygulamak için kasabadan kasabaya dolaşıyor ve tavır ve davranışlarıyla zaten maddi ve manevi bir yoklukta yaşayan insanları çok kolay etkileyip kendine bağlıyor.
Cumhuriyetçi yönetimin getirdiği yeni uygulamalar da Conselheiro’nun işini kolaylaştırıyor. Conselheiro, ‘dünyanın sonunun yakın olduğunu ve Brezilya İmparatorluğu’nun çöküşünü ve onun yerine bir cumhuriyetin geçmesini çevreleyen siyasi kaosun şeytanın işi olduğunu’ vaaz ediyor. İyi İsa’nın ilkelerini yeniden tesis etmenin zamanının geldiğini söylüyor. Yoksulluk, adaletsizlik, ağır vergiler ve bitmek bilmeyen kuraklıktan yılmış vaziyetteki insanlar, Conselheiro’nun dinin özüne dönüp paradan, vergiden, evlilik kurumundan, nüfus sayımından muaf daha iyi bir dünya vaadine bir kurtuluş umudu olarak sarılıyor ve vaizi izlemeye başlıyorlar. Conselheiro’nun takipçileri arasına, yaptıkları kötülüklerden pişmanlık duyan katiller, suçlular, hırsızlar ve çeteler de katılıyor.

Haberin Devamı

ORDUNUN MÜDAHALESİ
1893’te binlerce takipçisiyle birlikte Bahia’da Monte Santo şehri yakınlarında bulunan Canudos çiftliğine kalıcı olarak yerleşmeye karar veriyor Conselheiro. Burada vaat ettiği cennet düzenini kuracaktır. Canudos’da karınların doyup, sakin ve güvenli bir hayat yaşanmaya başladığı duyulunca bölgedeki diğer insanları da kendisine çekmeye başlıyor. İnsanlar, akın akın Canudos’a göç edip Conselheiro’nun takipçilerine katılıyor. Bu yönetim biçiminin yayılacağından, kendi çiftliklerinin Conselheiro’nun takipçileri tarafından işgal edileceğinden endişe eden eyalet yöneticileri Conselheiro’yu monarşik bir ayaklanmaya önderlik etmeye çalışmakla suçlayarak bu oluşumu dağıtmaya çalışıyor. Ama başarılı olamıyorlar ve sonunda rejimi tehlikede gören Brezilya ordusu bu işe müdahale etmeye karar veriyor.
Mario Vargas Llosa, gerçeklerden yola çıkarak yazdığı romanında çok sayıda karakter ve hikâyeyi birbirine ustaca bağlayarak oya gibi işliyor. İlk başlarda karakter ve olay çokluğu, öykülerin birbirinden bağımsızmış gibi gelişmeleri hem kafa karışıklığı hem de takip güçlüğü yaratıyor. Ama sayfalar ilerledikçe öyküler birleşiyor, karakterlerin yolları kesişiyor ve aslında her şeyin birbirine nasıl sıkı bağlarla bağlı olduğu ortaya çıkıyor. Devletin tepesinde geliştirilen politikalarla, Bahai’nın ücra bir köyünde yaşanan olayların nasıl çok ilgisizmiş gibiyken birbirini karşılıklı olarak belirlediğini kavramaya başlıyorsunuz. Llosa, gerçek bir olaydan yola çıkıp anlatısını kronolojik olarak kurarken tüm tarafların ve farklı bakışların romanda yer almasını sağlıyor.

Haberin Devamı

YÜKSEK EDEBİYAT ZEVKİ
Anlatıya bir de savaş vahşeti katılıyor. Savaşın insanların hayatını nasıl değiştirdiği, ilişkileri ve coğrafyaları nasıl belirlediğini tüm gerçekliğiyle ustaca anlatmış Llosa. Anlatı aynı zamanda masalsı öğeler de barındırıyor. Sayfalar ilerledikçe büyülü gerçekçiliğin büyük eserlerinden birini okuduğunuzu hissediyorsunuz. Ama anlatılan hiçbir şey mantıkdışı değil ve gerçek hayatta yaşanabilecek, en azından yaşandığına inanılacak olaylar. Zaten hayat da böyle değil midir?
Mario Vargas Llosa, destansı bir roman, bir başyapıt yazmış. Kitabın kalınlığı göz korkutsa da daha ilk sayfadan anlatıya, maceranın çekimine kapılıp hızla okuyor ve edebiyat zevkini tadarak son sayfaya geldiğinizde hiç bitmeseydi diye düşünüyorsunuz.

Haberin Devamı

Llosa’dan destansı bir büyülü gerçekçilik şöleni
Dünya Sonu Savaşı
Mario Vargas Llosa
Çeviren: Süleyman Doğru
Can Yayınları, 2021
856 sayfa, 65 TL.

BAKMADAN GEÇME!